Öneri Formu
Hadis Id, No:
22095, N002522
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَعْدَانَ بْنِ عِيسَى قَالَ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا مُوسَى ح قَالَ وَأَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَزِيعٍ قَالَ حَدَّثَنَا الْفُضَيْلُ قَالَ حَدَّثَنَا مُوسَى عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِصَدَقَةِ الْفِطْرِ أَنْ تُؤَدَّى قَبْلَ خُرُوجِ النَّاسِ إِلَى الصَّلاَةِ . قَالَ ابْنُ بَزِيعٍ بِزَكَاةِ الْفِطْرِ .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Ma'den b. İsa, ona Hasan, ona Züheyr (b.Harb), ona da Musa (b. Ukbe),T Bize Muhammed b. Abdullah b. Bezi', ona Fudayl (b. Süleyman), ona Musa (b. Ukbe), ona da Nafi' (Mevlâ İbn Ömer), (Abdullah) b. Ömer’in (r.anhüma) şöyle dediğini rivayet etti:
Rasulullah (sav) fıtır sadakasının (fitrenin) cemaat bayram namazına çıkmadan önce verilmesi gerektiğini emretti.
İbn Bezîğ, (Fıtır sadakasının yerine) fıtır zekatı dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 45, /2250
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Nafi' Mevlâ İbn Ömer (Ebu Abdullah Nafi')
3. Ebu Muhammed Musa b. Ukbe el-Kuraşî (Musa b. Ukbe b. Ebu Ayyaş)
4. Fudayl b. Süleyman en-Nümeyri (Fudayl b. Süleyman)
5. Ebu Abdullah Muhammed b. Bezi' el-Basrî (Muhammed b. Abdullah b. Bezi')
Konular:
Sadaka, Fıtır sadakası, verme zamanı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22097, N002524
Hadis:
أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ بَكَّارٍ قَالَ حَدَّثَنَا عَلِىُّ بْنُ عَيَّاشٍ قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبٌ قَالَ حَدَّثَنِى أَبُو الزِّنَادِ مِمَّا حَدَّثَهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجُ مِمَّا ذَكَرَ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ يُحَدِّثُ بِهِ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ « قَالَ رَجُلٌ لأَتَصَدَّقَنَّ بِصَدَقَةٍ فَخَرَجَ بِصَدَقَتِهِ فَوَضَعَهَا فِى يَدِ سَارِقٍ فَأَصْبَحُوا يَتَحَدَّثُونَ تُصُدِّقَ عَلَى سَارِقٍ فَقَالَ اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ عَلَى سَارِقٍ لأَتَصَدَّقَنَّ بِصَدَقَةٍ فَخَرَجَ بِصَدَقَتِهِ فَوَضَعَهَا فِى يَدِ زَانِيَةٍ فَأَصْبَحُوا يَتَحَدَّثُونَ تُصُدِّقَ اللَّيْلَةَ عَلَى زَانِيَةٍ فَقَالَ اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ عَلَى زَانِيَةٍ لأَتَصَدَّقَنَّ بِصَدَقَةٍ فَخَرَجَ بِصَدَقَتِهِ فَوَضَعَهَا فِى يَدِ غَنِىٍّ فَأَصْبَحُوا يَتَحَدَّثُونَ تُصُدِّقَ عَلَى غَنِىٍّ قَالَ اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ عَلَى زَانِيَةٍ وَعَلَى سَارِقٍ وَعَلَى غَنِىٍّ فَأُتِىَ فَقِيلَ لَهُ أَمَّا صَدَقَتُكَ فَقَدْ تُقُبِّلَتْ أَمَّا الزَّانِيَةُ فَلَعَلَّهَا أَنْ تَسْتَعِفَّ بِهِ مِنْ زِنَاهَا وَلَعَلَّ السَّارِقَ أَنْ يَسْتَعِفَّ بِهِ عَنْ سَرِقَتِهِ وَلَعَلَّ الْغَنِىَّ أَنْ يَعْتَبِرَ فَيُنْفِقَ مِمَّا أَعْطَاهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ » .
Tercemesi:
Bize İmran b. Bekkâr (el-Kela'î), ona Ali b. Ayyâş (el-Elhânî), ona Şuayb (b. Ebu Hamza el-Ümevî), ona Ebu Zinâd (Abdullah b. Zekvan el-Kuraşî), ona Abdurrahman (b. Hürmüz) A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Adamın biri; 'Vallahi, mutlaka bir sadaka vereceğim.' dedi ve sadakasını çıkarıp bir hırsızın eline bıraktı. Bilahare sabah olunca insanlar; 'Bu gece bir hırsıza sadaka verilmiş.' diye lâf etmeye başladılar. Bunun üzerine adam [şaşkınlığını ifade ederek]; 'Allah'ım, hamd sancak sana mahsustur. Bir hırsıza sadaka vermişim! Vallahi, tekrar bir sadaka vereceğim.' dedi. Ardından sadakasını çıkarıp zinakâr bir kadının eline bıraktı. Sabah olunca insanlar, 'Bu gece zinakâr bir kadına sadaka verilmiş!' diye laf etmeye başladılar. Adam da; 'Allah'ım, hamd sancak sana mahsustur. Zinakâr bir kadına sadaka vermişim!' Vallahi, tekrar bir sadaka vereceğim.' dedi ve sadakasını çıkarıp bu sefer de zengin bir adamın eline bıraktı. Sabah oluca bu kez de insanlar; 'Zengin bir adama sadaka verilmiş!' diye laf etmeye başladılar. Buna karşın adam; 'Allah'ım, hamd sancak sana mahsustur. Zinakâr bir kadına, bir hırsıza ve zengin bir adama sadaka verdim!' dedi. Derken (rüyasında) adama gelenler oldu ve kendisine şöyle söylendi: 'Sadakana gelince; sadakan kabul edilmiştir. Zinakâr kadına gelince; umulur ki o kadın da aldığı bu sadaka sebebiyle zinadan vaz geçip iffetli biri olur. Hırsıza olan kişi de umulur ki bu sadaka sebebiyle hırsızlığından vaz geçip iffetli biri olur. Zengin olan adam da umulur ki ibret alır ve Allah azze ve cellenin kendisine lutfettiği maldan infak eder. "
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 47, /2251
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Davud A'rec Abdurrahman b. Hürmüz (Abdurrahman b. Hürmüz)
3. Ebu Zinad Abdullah b. Zekvan el-Kuraşi (Abdullah b. Zekvan)
4. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
5. Ebu Hasan Ali b. Ayyâş el-Elhânî (Ali b. Ayyâş b. Müslim)
6. İmran b. Bekkar el-Kela'i (İmran b. Bekkar b. Raşid)
Konular:
Zekat, zekat alma veya verme adabı
Zekat, zekat kimlere verilebilir?
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22099, N002526
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِى سَعِيدٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « مَا تَصَدَّقَ أَحَدٌ بِصَدَقَةٍ مِنْ طَيِّبٍ وَلاَ يَقْبَلُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ إِلاَّ الطَّيِّبَ إِلاَّ أَخَذَهَا الرَّحْمَنُ عَزَّ وَجَلَّ بِيَمِينِهِ وَإِنْ كَانَتْ تَمْرَةً فَتَرْبُو فِى كَفِّ الرَّحْمَنِ حَتَّى تَكُونَ أَعْظَمَ مِنَ الْجَبَلِ كَمَا يُرَبِّى أَحَدُكُمْ فَلُوَّهُ أَوْ فَصِيلَهُ » .
Tercemesi:
Bize Kuteybe (b. Said), ona Leys (b. Sa'd), ona Said b. Ebu Said, ona Said b. Yesar, ona da Ebu Hureyre (Abdurrahman b. Sahr) şöyle demiştir: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Allah, bir kimsenin helal olarak kazandığı maldan verdiği zekatı ki bu bir hurma kadar bile olsa sağından alıp mutlaka kabul eder. Rahman olan Allah'ın avucunda (himayesinde) sizin tayınızı ve deve yavrunuzu besleyip büyüttüğünüz gibi bir dağdan daha büyük oluncaya kadar artıp büyür."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 48, /2251
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Hubab Said b. Yesar (Said b. Yesar)
3. Ebu Sa'd Said b. Ebu Said el-Makburî (Said b. Keysan)
4. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Zekat, fazileti
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ عَنْ مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَهُوَ يَذْكُرُ الصَّدَقَةَ وَالتَّعَفُّفَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ « الْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى وَالْيَدُ الْعُلْيَا الْمُنْفِقَةُ وَالْيَدُ السُّفْلَى السَّائِلَةُ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22110, N002534
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ عَنْ مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَهُوَ يَذْكُرُ الصَّدَقَةَ وَالتَّعَفُّفَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ « الْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى وَالْيَدُ الْعُلْيَا الْمُنْفِقَةُ وَالْيَدُ السُّفْلَى السَّائِلَةُ » .
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona Malik, ona Nafi' isnadıyla aktardığına göre, Abdullah b. Ömer anlatıyor: 'Efendimiz sadaka ve dilencilikten uzak durmaktan bahsediyordu. (konuşmasında) şöyle buyurdu:
Veren el alan elden daha üstün ve hayırlıdır. Üstün olan el, infak edip veren eldir. Aşağı olan ve alan el ise dilencilik yapan eldir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 52, /2251
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Nafi' Mevlâ İbn Ömer (Ebu Abdullah Nafi')
3. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
4. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Geçim, dilencilikle geçim sağlamak
İnfak, Veren el olmak
Öneri Formu
Hadis Id, No:
277631, N002528-2
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِى سَعِيدٍ وَالْقَعْقَاعِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ « سَبَقَ دِرْهَمٌ مِائَةَ أَلْفِ دِرْهَمٍ » . قَالُوا وَكَيْفَ قَالَ « كَانَ لِرَجُلٍ دِرْهَمَانِ تَصَدَّقَ بِأَحَدِهِمَا وَانْطَلَقَ رَجُلٌ إِلَى عُرْضِ مَالِهِ فَأَخَذَ مِنْهُ مِائَةَ أَلْفِ دِرْهَمٍ فَتَصَدَّقَ بِهَا » .
Tercemesi:
Bize Kuteybe (b. Said es-Sekafî), ona Leys (b. Sa'd el-Fehmî), ona (Muhammed) b. Aclan (el-Kuraşî), ona da Said b. Ebu Said ve Ka’kâ (b. Hakîm), Ebu Hüreyre'nin şöyle anlattığını nakletti: Rasulullah (sav) “Bir dirhemin (değeri sevapça) yüz bin dirhemi (in değerini) geçer” deyince (Oradakiler) “Bu nasıl olur?” diye sordular. Rasulullah (sav) şöyle cevap verdi: “(Bir adam düşünün ki) iki dirhemi vardır. Bir dirhemini (malının yarısını) ihtiyaç sahiplerine verir. Diğer adam da (çok olan) malının yanına gider ve ondan alıp yüz bin dirhemini ihtiyacı olanlara verir. (Fakir yarısını, zengin bir kısmını tasadduk ettiği için bir dirhem yüz bin dirhemi geçmiş olur.)
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 49, /2251
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Sa'd Said b. Ebu Said el-Makburî (Said b. Keysan)
3. Ebu Abdullah Muhammed b. Aclân el-Kuraşî (Muhammed b. Aclân)
4. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Sadaka, fazileti
Bize Kuteybe, ona Süfyan, ona Zühri, ona Said ve Urve, onlara da Hakim b. Hızâm şöyle demiştir:
Rasulullah’tan (sav) (dünyalık) istedim, bana verdi, sonra tekrar istedim, yine verdi, sonra tekrar istedim yine verdi ve sonrasında şöyle buyurdu: "Şüphesiz bu mal, caziptir, tatlıdır. Kim bunu kanaatkar bir şekilde alırsa onun için bereketli olur. Kim de açgözlülükle alırsa ona bereketi olmaz. O yiyip yiyip de doymayan kimse gibi olur. Veren el de alan elden üstündür."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
277632, N002532-2
Hadis:
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنِ الزُّهْرِىِّ قَالَ أَخْبَرَنِى سَعِيدٌ وَعُرْوَةُ سَمِعَا حَكِيمَ بْنَ حِزَامٍ يَقُولُ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَعْطَانِى ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَانِى ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَانِى ثُمَّ قَالَ « إِنَّ هَذَا الْمَالَ خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ فَمَنْ أَخَذَهُ بِطِيبِ نَفْسٍ بُورِكَ لَهُ فِيهِ وَمَنْ أَخَذَهُ بِإِشْرَافِ نَفْسٍ لَمْ يُبَارَكْ لَهُ فِيهِ وَكَانَ كَالَّذِى يَأْكُلُ وَلاَ يَشْبَعُ وَالْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى » .
Tercemesi:
Bize Kuteybe, ona Süfyan, ona Zühri, ona Said ve Urve, onlara da Hakim b. Hızâm şöyle demiştir:
Rasulullah’tan (sav) (dünyalık) istedim, bana verdi, sonra tekrar istedim, yine verdi, sonra tekrar istedim yine verdi ve sonrasında şöyle buyurdu: "Şüphesiz bu mal, caziptir, tatlıdır. Kim bunu kanaatkar bir şekilde alırsa onun için bereketli olur. Kim de açgözlülükle alırsa ona bereketi olmaz. O yiyip yiyip de doymayan kimse gibi olur. Veren el de alan elden üstündür."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 50, /2251
Senetler:
1. Hakîm b. Hizam el-Kuraşî (Hakîm b. Hizam b. Huveylid b. Esed b. Abdüluzza b. Kusay b. Kilab)
2. Said b. Müseyyeb el-Kuraşî (Said b. Müseyyeb b. Hazn b. Ebu Vehb)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Ebu Muhammed Süfyan b. Uyeyne el-Hilâlî (Süfyân b. Uyeyne b. Meymûn)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
Bereket, malın bereketinin kaybolması
İnfak, Veren el olmak
Mal, mal - mülk hırsı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22096, N002523
Hadis:
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ قَالَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ قَالَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ إِسْحَاقَ - وَكَانَ ثِقَةً - عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ صَيْفِىٍّ عَنْ أَبِى مَعْبَدٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ مُعَاذَ بْنَ جَبَلٍ إِلَى الْيَمَنِ فَقَالَ « إِنَّكَ تَأْتِى قَوْمًا أَهْلَ كِتَابٍ فَادْعُهُمْ إِلَى شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّى رَسُولُ اللَّهِ فَإِنْ هُمْ أَطَاعُوكَ فَأَعْلِمْهُمْ أَنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ خَمْسَ صَلَوَاتٍ فِى كُلِّ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ فَإِنْ هُمْ أَطَاعُوكَ فَأَعْلِمْهُمْ أَنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ قَدِ افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ صَدَقَةً فِى أَمْوَالِهِمْ تُؤْخَذُ مِنْ أَغْنِيَائِهِمْ فَتُوضَعُ فِى فُقَرَائِهِمْ فَإِنْ هُمْ أَطَاعُوكَ لِذَلِكَ فَإِيَّاكَ وَكَرَائِمَ أَمْوَالِهِمْ وَاتَّقِ دَعْوَةَ الْمَظْلُومِ فَإِنَّهَا لَيْسَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ حِجَابٌ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Abdullah b. el-Mübarek, ona Veki‘, ona Zekeriyya b. İshak –ki sika bir ravi idi-, ona Yahya b. Abdullah b. Sayfî, ona Ebu Mabed, ona İbn Abbas’ın rivayet ettiğine göre Nebi (sav), Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken şöyle buyurdu:
-Sen kitap ehli bir kavmin yanına gideceksin. Onları Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına, benim de şüphesiz Allah’ın Rasulü olduğuma şehadet getirmeye çağır. Eğer onlar sana itaat ederlerse kendilerine Aziz ve Celil Allah’ın, gecesi ve gündüzüyle birlikte her günde beş vakit namazı farz kıldığını bildir. Sana itaat ederlerse onlara Aziz ve Celil Allah’ın kendilerine mallarında zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere bir sadakayı/zekâtı farz kılmış olduğunu bildir. Eğer bu hususta da sana itaat ederlerse sakın mallarının değerli olanlarını almayasın. Mazlumun bedduasından da sakın, çünkü onun ile Aziz ve Celil Allah arasında bir perde yoktur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 46, /2250
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Mabed Nafiz Mevla ibn Abbas (Nafiz)
3. Yahya b. Abdullah el-Kuraşi (Yahya b. Abdullah b. Muhammed b. Yahya)
4. Zekeriyya b. İshak el-Mekki (Zekeriyya b. İshak)
5. Ebu Süfyan Veki' b. Cerrah er-Ruâsî (Veki' b. Cerrah b. Melih b. Adî)
6. Ebu Cafer Muhammed b. Abdullah el-Mahrami (Muhammed b. Abdullah b. Mübarek)
Konular:
Dua, beddua, mazlumun bedduası
İbadet, Namaz
İslam, İslamın Şartları
KTB, NAMAZ,
Zekat, farziyeti
Zekat, zekat alma veya verme adabı
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22098, N002525
Hadis:
أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدٍ الذَّارِعُ قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ - وَهُوَ ابْنُ زُرَيْعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ . قَالَ وَأَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ قَالَ حَدَّثَنَا بِشْرٌ - وَهُوَ ابْنُ الْمُفَضَّلِ - قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ - وَاللَّفْظُ لِبِشْرٍ - عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَبِى الْمَلِيحِ عَنْ أَبِيهِ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ لاَ يَقْبَلُ صَلاَةً بِغَيْرِ طُهُورٍ وَلاَ صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ ."
Tercemesi:
Bize Hüseyin b. Muhammed ez-Zari', ona Yezid -b. Zürey'-, ona Şu'be rivayet etmiştir. Bize İsmail b. Mes'ud, ona Bişr -b. el-Mufaddal-, ona Şu'be -lafız Bişr'e aittir-, ona Katâde, ona Ebu'l-Melîh, ona babası (Üsame b. Umeyr el-Hüzelî) şöyle rivayet etmiştir: Rasûlüllah'tan (sav) şöyle derken işittim:
"Allah (azze ve celle), taharetsiz (abdestsiz) kılınan namazı ve ganimetten (kamu malından) aşırılarak verilen sadakayı kabul etmez."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 48, /2251
Senetler:
1. Üsame b. Umeyr el-Hüzelî (Üsame b. Umeyr b. Amir)
2. Ebu Melih b. Üsame el-Hüzeli (Amir b. Üsame b. Umeyr b. Amir)
3. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Ebu İsmail Bişr b. Mufaddal er-Rakâşi (Bişr b. Mufaddal b. Lahik)
6. İsmail b. Mesud el-Cahderi (İsmail b. Mesud)
Konular:
KTB, NAMAZ,
KTB, SADAKA
Namaz, abdestle tamamlanacağı
Zekat, kimlere zekat verilebilir?
Zekat, zekat alma veya verme adabı
أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى عَنِ الْحُسَيْنِ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ شَقِيقٍ عَنْ أَبِى مَسْعُودٍ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُنَا بِالصَّدَقَةِ فَمَا يَجِدُ أَحَدُنَا شَيْئًا يَتَصَدَّقُ بِهِ حَتَّى يَنْطَلِقَ إِلَى السُّوقِ فَيَحْمِلَ عَلَى ظَهْرِهِ فَيَجِىءَ بِالْمُدِّ فَيُعْطِيَهُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنِّى لأَعْرِفُ الْيَوْمَ رَجُلاً لَهُ مِائَةُ أَلْفٍ مَا كَانَ لَهُ يَوْمَئِذٍ دِرْهَمٌ .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22103, N002530
Hadis:
أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى عَنِ الْحُسَيْنِ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ شَقِيقٍ عَنْ أَبِى مَسْعُودٍ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُنَا بِالصَّدَقَةِ فَمَا يَجِدُ أَحَدُنَا شَيْئًا يَتَصَدَّقُ بِهِ حَتَّى يَنْطَلِقَ إِلَى السُّوقِ فَيَحْمِلَ عَلَى ظَهْرِهِ فَيَجِىءَ بِالْمُدِّ فَيُعْطِيَهُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنِّى لأَعْرِفُ الْيَوْمَ رَجُلاً لَهُ مِائَةُ أَلْفٍ مَا كَانَ لَهُ يَوْمَئِذٍ دِرْهَمٌ .
Tercemesi:
Bize Hüseyin b. Hüreys, ona Fadl b. Musa (es-Sinanî), ona Hüseyin (b. Vâkid el-Mervezî), ona da Mansur (b. Mu'temir es-Sülemî)), ona Şakik (b. Seleme)’nin şöyle anlattığını nakletti: “Rasulullah (sav) sadaka vermemizi emrederdi de içimizden bazıları sadaka verebilecek bir şeyler bulamazdı. Fakat pazara gider sırtında yük taşır, (yaptığı hamallığın karşılığı olan) bir müd miktarı (kazancını) alır ve onu (sadaka olarak) Rasulullah’a (sav) verirdi. Ben bugün öyle kişi tanıyorum ki o gün bir dirhemi yoktu, bugün yüz bini var.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 49, /2251
Senetler:
1. Ebu Mesud el-Ensarî (Ukbe b. Amr b. Sa'lebe b. Esire b. Asire)
2. Ebu Vâil Şakik b. Seleme el-Esedî (Şakik b. Seleme)
3. Ebu Attab Mansur b. Mu'temir es-Sülemî (Mansur b. Mu'temir b. Abdullah)
5. Hüseyin b. Vâkid el-Mervezî (Hüseyin b. Vâkid)
6. Ebu Abdullah Fadl b. Musa es-Sînani (Fadl b. Musa)
Konular:
Çarşı, alışveriş yerleri, pazarlar
Sadaka, fazileti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
22109, N002533
Hadis:
أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ عِيسَى قَالَ حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ - وَهُوَ ابْنُ زِيَادِ بْنِ أَبِى الْجَعْدِ - عَنْ جَامِعِ بْنِ شَدَّادٍ عَنْ طَارِقٍ الْمُحَارِبِىِّ قَالَ قَدِمْنَا الْمَدِينَةَ فَإِذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمٌ عَلَى الْمِنْبَرِ يَخْطُبُ النَّاسَ وَهُوَ يَقُولُ « يَدُ الْمُعْطِى الْعُلْيَا وَابْدَأْ بِمَنْ تَعُولُ أُمَّكَ وَأَبَاكَ وَأُخْتَكَ وَأَخَاكَ ثُمَّ أَدْنَاكَ أَدْنَاكَ » . مُخْتَصَرٌ .
Tercemesi:
Bize Yusuf b. İsa, ona el-Fadl b. Musa, ona Yezid b. Ziyad b. Ebu'l-Ca'd, ona Cami b. Şeddad, ona da Tarık el-Muharibi'den (ra) rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Medine'ye geldik Rasulullah (sav) insanlara minberde hutbe verip şöyle buyuruyordu:
"Veren el üstündür. Yedirip içirmeye geçimini üstlendiğin kimselerden başla; annen, baban, erkek ve kız kardeşlerin… Sonra yakınlık durumuna göre devam et."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Nesâî, Sünen-i Nesâî, Zekât 51, /2251
Senetler:
1. Tarık b. Abdullah el-Muharibi (Tarık b. Abdullah)
2. Ebu Sahra Cami b. Şeddad el-Muharibi (Cami' b. Şeddad)
3. Yezid b. Ebu Ca'd el-Eşcei (Yezid b. Ziyad b. Rafi')
4. Ebu Abdullah Fadl b. Musa es-Sînani (Fadl b. Musa)
5. Yusuf b. İsa ez-Zührî (Yusuf b. İsa b. Dinar)
Konular:
İnfak, Veren el olmak
Sorumlululuk, herkes konumuna göre