Açıklama: Hadisin yorumu için bk. [İM001603] nolu hadisin açıklaması. “O ancak yeminini çözecek kadar bir zaman cehenneme girer” anlamına gelen bu cümleden neyin kastedildiği açık değildir. Genel kanâat, buradaki yemin ile; “Rabbine yemin olsun ki biz onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş vaziyette hazır tutacağız” (Meryem, 19/68) meâlindeki âyette geçen yeminin kastedilmiş olduğudur. Bu yemini çözen şey de, daha sonra gelen; “Sizden cehenneme varmayacak hiç bir kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür” (Meryem, 19/71) meâlindeki âyettir. Buna göre hadis, ‘Yemin olsun ki, vallahi her biriniz mutlaka cehenneme varacaksınız’ manasına gelir. Ancak Tirmizî ve İbn Ebî Hâtim’in İbn Mes’ûd’dan rivâyetlerine göre; maksat cehenneme girmek değil, uğrayıp geçmektir. (İbn Hacer, Fethu’l-bârî, III, 461-462). Yukarıdaki âyetin devamında gelen; “Sonra biz kötülükten sakınanları kurtarır, zâlimleri ise diz üstü çökmüş vaziyette orada bırakırız” (Meryem, 19/72) ifâdesi, kötülükten sakınanların bu “varmak”tan zarar görmeyeceklerini te’yîd etmektedir. Hadîsteki ifâde, azlıktan kinâyedir. Ancak çok az bir zaman cehenneme uğrayacaklar demektir. Bu da onların cehenneme gireceklerini değil, şöyle bir uğrayıp gördükten sonra geçip gideceklerini ifâde eder. Buradaki uğramak da, muhtemelen sırat köprüsünden geçerken cehennemi görmekten ibârettir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232236, İHS002942
Hadis:
2942 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ سِنَانٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيِّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا يَمُوتُ لِأَحَدٍ مِنَ الْمُسْلِمِينَ ثَلَاثَةٌ مِنَ الْوَلَدِ فَتَمَسَّهُ النَّارُ إِلَّا تَحِلَّةَ الْقَسَمِ»
Tercemesi:
Bize Ömer b. Sâid b. Sinân, ona Ahmed b. Ebu Bekir, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
“Bir Müslümanın üç çocuğu ölürse, cehennem ona ancak yemini çözecek kadar dokunur.”
Açıklama:
Hadisin yorumu için bk. [İM001603] nolu hadisin açıklaması. “O ancak yeminini çözecek kadar bir zaman cehenneme girer” anlamına gelen bu cümleden neyin kastedildiği açık değildir. Genel kanâat, buradaki yemin ile; “Rabbine yemin olsun ki biz onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız. Sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş vaziyette hazır tutacağız” (Meryem, 19/68) meâlindeki âyette geçen yeminin kastedilmiş olduğudur. Bu yemini çözen şey de, daha sonra gelen; “Sizden cehenneme varmayacak hiç bir kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür” (Meryem, 19/71) meâlindeki âyettir. Buna göre hadis, ‘Yemin olsun ki, vallahi her biriniz mutlaka cehenneme varacaksınız’ manasına gelir. Ancak Tirmizî ve İbn Ebî Hâtim’in İbn Mes’ûd’dan rivâyetlerine göre; maksat cehenneme girmek değil, uğrayıp geçmektir. (İbn Hacer, Fethu’l-bârî, III, 461-462). Yukarıdaki âyetin devamında gelen; “Sonra biz kötülükten sakınanları kurtarır, zâlimleri ise diz üstü çökmüş vaziyette orada bırakırız” (Meryem, 19/72) ifâdesi, kötülükten sakınanların bu “varmak”tan zarar görmeyeceklerini te’yîd etmektedir. Hadîsteki ifâde, azlıktan kinâyedir. Ancak çok az bir zaman cehenneme uğrayacaklar demektir. Bu da onların cehenneme gireceklerini değil, şöyle bir uğrayıp gördükten sonra geçip gideceklerini ifâde eder. Buradaki uğramak da, muhtemelen sırat köprüsünden geçerken cehennemi görmekten ibârettir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2942, 7/203
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Aile, Çocuk, erken ölümü
Çocuk, üç çocuğu ölen Cehennemden kurtulur
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232234, İHS002940
Hadis:
- أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْحُسَيْنِ، قَالَ: حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ حَازِمٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا الْحَسَنُ، قَالَ: قَالَ صَعْصَعَةُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَمُّ الْأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ: أَتَيْتُ أَبَا ذَرٍ، بِالرَّبَذَةِ، فَقُلْتُ: يَا أَبَا ذَرٍّ، مَا مَالُكَ؟ فَقَالَ: مَالِي عَمَلِي، قُلْتُ: حَدِّثَنَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَدِيثًا سَمِعْتُهُ مِنْهُ، قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: "مَا مِنْ مُسْلِمَيْنِ يَمُوتُ لَهُمَا ثَلَاثَةٌ مِنَ الْوَلَدِ لَمْ يَبْلُغُوا الْحِنْثَ، إِلَّا أَدْخَلَهُمَا اللَّهُ الْجَنَّةَ بِفَضْلِ رَحْمَتِهِ إِيَّاهُمْ".
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Muhammed b. Huseyn, ona Şeybân İbn Ebû Şeybe, ona Cerîr b. Hâzim, ona el-Hasen, ona El-Ahnef İbn Kays'ın Amcası Sa'saa İbn Muâviye şöyle dedi:
Rebeze'de Ebû Zer'i ziyaret ettim. Ona: Ey Ebû Zer, mal olarak neyin var? diye sordum. O da: Benim malım ibadetlerimdir, diye cevap verdi. Bize, Allâh'ın Elçisi'nden (sav) bizzat işittiğin bir hadis anlatır mısın? dedim. Dedi ki: Allâh'ın Elçisi'ni (sav) şöyle derken işittim:
"Henüz günah işleyecek çağa gelmemiş üç çocuğu ölen her müslüman ebeveyni Allâh, onlara olan rahmetiyle Cennet'e sokar."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2940, 7/202
Senetler:
1. Ebu Zer el-Ğıfârî (Cündüb b. Abdullah b. Cünade)
Konular:
Aile, Çocuk, cennete girme vesilesi
Aile, Çocuk, erken ölümü
Allah İnancı, kullarına karşı sevecen ve merhametlidir
Çocuk, üç çocuğu ölen Cehennemden kurtulur
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232235, İHS002941
Hadis:
2941 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْهَمْدَانِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا الدَّرَاوَرْدِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا سُهَيْلُ بْنُ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ نِسْوَةَ مِنَ الْأَنْصَارِ قُلْنَ لَهُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّا لَا نَسْتَطِيعُ أَنْ نَأْتِيكَ مَعَ الرِّجَالِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَوْعِدُكُنَّ بَيْتُ فُلَانَةَ» فَجَاءَ فَتَحَدَّثَ مَعَهُنَّ، ثُمَّ قَالَ: «لَا يَمُوتُ لِإِحْدَاكُنَّ ثَلَاثَةٌ مِنَ الْوَلَدِ فَتَحْتَسِبُهُ إِلَّا دَخَلَتِ الْجَنَّةَ» فَقَالَتِ امْرَأَةٌ مِنْهُنَّ: وَاثْنَتَيْنِ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: «وَاثْنَتَيْنِ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Muhammed el-Hemdânî haber verdi: Bize Ahmed İbn Abde anlattı: Bize ed-Derâverdî anlattı: Süheyl İbn Ebû Sâlih bize, babasından, o da Ebû Hureyre'den anlattı:
Medineli kadınlardan bazıları ona: Ey Allâh'ın Elçisi, biz senin yanına erkeklerle birlikte gelemiyoruz, dediler. Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (s.a.v.): Falanca hanımın evinde toplanın, buyurdu. Onlar toplanınca kendisi de oraya gidip onlara konuşma yaptı. Bir ara şöyle buyurdu: İçinizden üç çocuğu öldüğünde, karşılığını yalnız Allâh'tan bekleyerek sabreden her kadın Cennet'e girer. Onların arasından bir kadın: Peki iki olmaz mı? diye sordu. Buyurdu ki: İki de olur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2941, 7/203
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Aile, Çocuk, cennete girme vesilesi
Aile, Çocuk, erken ölümü
Çocuk, üç çocuğu ölen Cehennemden kurtulur
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232240, İHS002946
Hadis:
2946 - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ مُوسَى، بِعَسْكَرِ مُكْرَمٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُقَيْلِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ الْأَعْلَى، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ: حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ مَحْمُودِ بْنِ لَبِيدٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنْ مَاتَ لَهُ ثَلَاثَةٌ مِنَ الْوَلَدِ دَخَلَ الْجَنَّةَ» قَالَ: قُلْنَا: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَابْنَانِ؟، قَالَ: «وَابْنَانِ».
قَالَ مَحْمُودٌ: قُلْتُ لِجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، إِنِّي لَأَرَاكُمْ لَوْ قُلْتُمْ وَاحِدًا، لَقَالَ وَاحِدًا قَالَ: «وَاللَّهِ أَظُنُّ ذَلِكَ»
Tercemesi:
Bize Abdullâh İbn Ahmed İbn Mûsâ, Askermükrem'de haber verdi: Bize Muhammed İbn Osmân el-Ukaylî anlattı: Abdula'lâ bize, İbn İshâk'tan anlattı: Muhammed İbn İbrâhîm bana, Mahmûd İbn Lebîd'den, o da Câbir İbn Abdullâh'tan anlattı:
Allâh'ın Elçisi (s.a.v.)'i şöyle buyururken işittim: Üç çocuğu ölen Cennet'e girer. Peki ey Allâh'ın Elçisi, ya iki çocuğu ölen? diye sorduk. Buyurdu ki: İki çocuğu ölen de. Mahmûd şöyle dedi: Câbir İbn Abdullâh'a şöyle dedim: Bana öyle geliyor ki, ya bir çocuğu ölen, diye sormuş olsaydınız, bir çocuğu ölen de, derdi. Câbir: Vallâhi, ben de öyle zannediyorum, dedi
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2946, 7/208
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
Konular:
Aile, Çocuk, erken ölümü
Çocuk, üç çocuğu ölen Cehennemden kurtulur
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232231, İHS002937
Hadis:
2937 - أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى بْنِ مُجَاشِعٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، قَالَا: حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الْأَعْمَشِ، عَنِ ابْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ سُوَيْدٍ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ: دَخَلْتُ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَمَسِسْتُهُ، فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّكَ لَتُوعَكُ وَعْكًا شَدِيدًا، فَقَالَ: «أَجَلْ إِنِّي أُوعَكُ مَا يُوعَكُ رَجُلَانِ مِنْكُمْ» قُلْتُ: إِنَّ لَكَ أَجْرَيْنِ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَجَلْ» ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، مَا عَلَى الْأَرْضِ مُسْلِمٌ يُصِيبُهُ أَذًى مِنْ مَرَضٍ فَمَا سِوَاهُ، إِلَّا حَطَّ اللَّهُ عَنْهُ خَطَايَاهُ كَمَا تَحُطُّ الشَّجَرَةُ وَرَقَهَا»
Tercemesi:
Bize Imrân İbn Mûsâ İbn Mücâşi' haber verdi: Bize Hennâd İbnu's-Serî ve Osmân İbn Ebû Şeybe anlattı: Ebû Muâviye bize, el-A'meş'ten, o da İbrâhîm et-Teymî'den, o da el-Hâris İbn Süveyd'den, o da İbn Mes'ûd'dan anlattı:
Peygamber (s.a.v.)'in yanına girip ona dokundum ve dedim ki: Ey Allâh'ın Elçisi, senin çok ateşin var. Bunun üzerine buyurdular ki: Haklısın; ben sizden iki kişinin ateşine denk bir şekilde ateşleniyorum. O zaman sana iki kat sevap veriliyordur, dedim. Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) buyurdu ki: Doğru. Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) devamla şöyle dedi: Canımı elinde tutana yemin olsun ki, yeryüzünde bir hastalıktan ya da başka bir şeyden ötürü acı çeken bir Müslüman yok ki, Allâh onun hatalarını, ağacın yaprak dökmesi gibi dökmesin.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2937, 7/199
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232232, İHS002938
Hadis:
2938 - أَخْبَرَنَا أَبُو يَعْلَى، قَالَ: حَدَّثَنَا الْقَوَارِيرِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا الْحَجَّاجُ الصَّوَّافُ، قَالَ: حَدَّثَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، قَالَ: حَدَّثَنِي جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، دَخَلَ عَلَى أُمِّ السَّائِبِ - أَوْ أُمِّ الْمُسَيَّبِ - وَهِيَ تُرَفْرِفُ فَقَالَ: «مَا لَكِ يَا أُمَّ السَّائِبِ - أَوْ يَا أُمَّ الْمُسَيَّبِ - تَرَفْرِفِينَ؟ » قَالَتِ: الْحُمَّى لَا بَارِكَ اللَّهُ فِيهَا، فَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا تَسُبِّي الْحُمَّى فَإِنَّهَا تُذْهِبُ خَطَايَا ابْنِ آدَمَ كَمَا يُذْهِبُ الْكِيرُ خَبَثَ الْحَدِيدِ»
Tercemesi:
Bize Ebû Ya'lâ haber verdi: Bize el-Kavârîrî anlattı: Bize Yezîd İbn Zurey' anlattı: Bize el-Haccâc es-Savvâf anlattı: Bana Ebu'z-Zübeyr anlattı: Bana Câbir İbn Abdullâh anlattı:
Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) Ümmü's-Sâib'in veya Ümmü'l-Müseyyeb'in yanına gittiğinde o çırpınıyordu. Buyurdu ki: Ey Ümmü's-Sâib veya ey Ümmü'l-Müseyyeb, neyin var, neden çırpınıyorsun? Dedi ki: Kökü kuruyasıca sıtmadan. Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (s.a.v.): Sıtmaya sövme; çünkü o, ademoğlunun günahlarını, körük ateşinin demirin pisliğini yok ettiği gibi yok eder, buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2938, 7/200
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232233, İHS002939
Hadis:
2939 - أَخْبَرَنَا ابْنُ قُتَيْبَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ: حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، أَنَّ عَائِشَةَ، أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا دَخَلَتْ عَلَيْهَا امْرَأَةٌ مَعَهَا ابْنَتَانِ لَهَا تَسْتَطْعِمُ قَالَتْ: فَلَمْ تَجِدْ عِنْدِي إِلَّا تَمْرَةً وَاحِدَةً، فَأَعْطَيْتُهَا إِيَّاهَا، فَأَخَذْتُهَا فَشَقَّتْهَا بَيْنَ ابْنَتَيْهَا وَلَمْ تَأْكُلْ مِنْهَا شَيْئًا قَالَتْ: ثُمَّ قَامَتْ فَخَرَجَتْ، وَدَخَلَ عَلَيَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَأَخْبَرْتُهُ خَبَرَهَا، فَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنِ ابْتُلِيَ بِشَيْءٍ مِنْ هَذِهِ الْبَنَاتِ، فَأَحْسَنَ صُحْبَتَهُنَّ كُنَّ لَهُ سِتْرًا مِنَ النَّارِ»
Tercemesi:
Bize İbn Kuteybe haber verdi: Bize Harmele İbn Yahya anlattı: Bize İbn Vehb anlattı: Yûnus bize, İbn Şihâb'dan, o da Urve'den anlattı;
Âişe'nin Urve'ye haber verdiğine göre, onun yanına iki kızıyla birlikte bir kadın gelip yiyecek istemiş. Âişe şöyle anlattı: Kadın, bende bir hurmadan başka bir şey bulamadı; hurmayı ona verdim. Hurmayı alıp iki kızına pay etti ve kendisi hiçbir şey yemedi. Sonra kadın kalkıp gitti. Yanıma Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) geldiğinde, ona, kadını anlattım; buyurdu ki: Bu kızlarla sınanan bir kimse, onları iyi yetiştirirse, onlar kendisi için Ateş'ten bir korunak olurlar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2939, 7/201
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232237, İHS002943
Hadis:
2943 - أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَلْمٍ، بِبَيْتِ الْمَقْدِسِ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ: حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ: أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْأَشَجِّ أَنَّ عِمْرَانَ بْنَ نَافِعٍ، حَدَّثَهُ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنِ أَنَسٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنِ احْتَسَبَ ثَلَاثَةً مِنْ صُلْبِهِ دَخَلَ الْجَنَّةَ»
Tercemesi:
Bize Abdullâh İbn Muhammed İbn Selm, Kudüs'te haber verdi: Bize Harmele İbn Yahyâ anlattı: Bize İbn Vehb anlattı: Amr İbnu'l-Hâris bize, Bükeyr İbn Abdullâh İbnu'l-Eşec'den haber verdi, ona da Imrân İbn Nâfi' anlatmış, o da Hafs İbn Ubeydullâh'tan, o da Enes'ten, o da Allâh'ın Elçisi (s.a.v.)'den aktarmış:
Karşılığını yalnız Allâh'tan bekleyerek, soyundan üç kişi için sabreden kimse Cennet'e girer.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2943, 7/205
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232238, İHS002944
Hadis:
2944 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى، قَالَ: حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، قَالَ: حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْأَصْبَهَانِيِّ، عَنْ ذَكْوَانَ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ: قَالَ النِّسَاءُ: غَلَبَنَا عَلَيْكَ الرِّجَالُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، فَاجْعَلْ لَنَا يَوْمًا، فَوَعَدَهُنَّ يَوْمًا، فَجِئْنَ، فَوَعَظَهُنَّ، فَقَالَ لَهُنَّ فِيمَا قَالَ: «مَا مِنْكُنَّ امْرَأَةٌ تُقَدِّمُ ثَلَاثَةً مِنْ وَلَدِهَا إِلَّا كَانُوا لَهَا حِجَابًا مِنَ النَّارِ» قَالَتِ امْرَأَةٌ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَاثْنَيْنِ؟ وَقَدْ مَاتَ لَهَا اثْنَانِ، فَقَالَ لَهَا النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «وَاثْنَانِ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Alî İbnu'l-Müsennâ haber verdi: Bize Ebû Hayseme anlattı: Bize Şebâbe anlattı: Şu'be bize, Abdurrahmân el-Isfehânî'den, o da Ebû Sâlih Zekvân'dan, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den anlattı:
Kadınlar: Ey Allâh'ın Elçisi, size ulaşmakta, erkekler bize baskın çıktılar; en iyisi sen bize bir gün ayarla, dediler. Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) de onlara bir gün belirledi. O gün olunca kadınlar geldiler; Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) de onlara vaz etti. Onlara söylediklerinden biride şuydu: İçinizden, Çocuklarından üçünü gönderen hiçbir kadın yok ki, çocukları, kendisiyle ateş arasında bir engel olmasınlar. İki kızı ölmüş bir kadın: Ey Allâh'ın Elçisi; iki çocuk olmaz mı? diye sordu. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.): İki de olur, buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2944, 7/206
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232239, İHS002945
Hadis:
2945 - أَخْبَرَنَا أَبُو يَعْلَى، قَالَ: حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ فِطْرٍ، عَنْ شُرَحْبِيلَ بْنِ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا مِنْ مُسْلِمٍ لَهُ ابْنَتَانِ، فَيُحْسِنُ إِلَيْهِمَا مَا صَحِبَتَاهُ، أَوْ صَحِبَهُمَا إِلَّا أَدْخَلَتَاهُ الْجَنَّةَ»
Tercemesi:
Bize Ebû Ya'lâ haber verdi: Bize Ebû Hayseme anlattı: Cerîr bize, Fıtr'dan, o da Şurahbîl İbn Sa'd'dan, o da İbn Abbâs'tan anlattı:
Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) buyurdu ki: Kızları babalarıyla veya baba kızlarıyla bir arada oldukları sürece, iki kızını iyi yetiştiren her müslümanı bu kızları Cennet'e sokar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2945, 7/207
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
Konular: