Öneri Formu
Hadis Id, No:
232214, İHS002920
Hadis:
2920 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى، قَالَ: حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الطَّالَقَانِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا جَرِيرُ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ، عَنِ الْعَلَاءِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَعْدٍ، قَالَ: سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَيُّ النَّاسِ أَشَدُّ بَلَاءً؟ قَالَ: «الْأَنْبِيَاءُ، ثُمَّ الْأَمْثَلُ فَالْأَمْثَلُ، يُبْتَلَى النَّاسُ عَلَى قَدْرِ دِينِهِمْ، فَمَنْ ثَخُنَ دِينُهُ، اشْتَدَّ بَلَاؤُهُ، وَمَنْ ضَعُفَ دِينُهُ ضَعُفَ بَلَاؤُهُ، وَإِنَّ الرَّجُلَ لِيُصِيبَهُ الْبَلَاءُ حَتَّى يَمْشِيَ فِي النَّاسِ مَا عَلَيْهِ خَطِيئَةٌ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Alî İbnu'l-Müsennâ haber verdi: Bize İshâk İbn İsmâîl et-Tâlkânî anlattı: Cerîr İbn Abdulhamîd bize, el-Alâ İbnu'l-Müseyyeb'den, o da babasından, o da Ebû Saîd'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (s.a.v.)'e, belâ'nın en fazla kimlerin başına geldiği soruldu? Buyurdu ki: Peygamberlerin; sonra da sırasıyla dindeki üstünlüğüne göre insanların başına gelir. Dindarlığı artanın belâsı da artar, azalanın da azalır. İnsanların arasında yürüdüğünde üzerinde hiç bir hata kalmayıncaya dek, kişinin başından belâ eksik olmaz.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2920, 7/183
Senetler:
1. Ebu İshak Sa'd b. Ebu Vakkâs ez-Zührî (Malik b. Vüheyb b. Abdümenaf b. Zühre b. Kilab b. Mürre)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232213, İHS002919
Hadis:
2919 - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ السَّلَامِ، بِبَيْرُوتَ، قَالَ: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَلْفٍ الدَّارِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا مَعْمَرُ بْنُ يَعْمُرَ، قَالَ: حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ سَلَامٍ، قَالَ: حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ: حَدَّثَنِي أَبُو قِلَابَةَ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ نَسِيبٍ، أَخْبَرَهُ، أَنَّ عَائِشَةَ أَخْبَرَتْهُ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، طَرَقَهُ وَجَعٌ فَجَعَلَ يَشْتَكِي وَيَتَقَلَّبُ عَلَى فِرَاشِهِ، فَقَالَتْ لَهُ عَائِشَةُ: لَوْ صَنَعَ هَذَا بَعْضُنَا لَوَجِدْتَ عَلَيْهِ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ الصَّالِحِينَ قَدْ يُشَدَّدُ عَلَيْهِمْ، وَإِنَّهُ لَا يُصِيبُ مُؤْمِنًا نَكْبَةٌ مِنْ شَوْكَةٍ فَمَا فَوْقَهَا إِلَّا حُطَّتْ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةٌ، وَرُفِعَ لَهُ بِهَا دَرَجَةٌ».
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ: «يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ وَاهِمٌ فِي قَوْلِهِ: عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نَسِيبٍ، إِنَّمَا هُوَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ نَسِيبُ بْنُ سِيرِينَ، فَسَقَطَ عَلَيْهِ الْحَارِثُ فَقَالَ: عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نَسِيبٍ*»
Tercemesi:
Bize Muhammed İbn Abdullâh İbn Abdusselâm, Beyrut'ta haber verdi: Bize Muhammed İbn Halef ed-Dârî anlattı: Bize Ma'mer İbn Ya'mer anlattı: Bize Muâviye İbn Sellâm anlattı: Bana Yahyâ İbn Ebû Kesîr anlattı: Bana Ebû Kılâbe anlattı, kendisine Abdullâh İbn Nuseyb haber vermiş, ona da Âişe haber vermiş:
Peygamber (s.a.v.)'i geceleyin bir sancı yakaladı; o da bu sancının etkisiyle inleyerek yatağında kıvranmaya başladı. Bunun üzerine Âişe ona: Bunu bizden biri yapsaydı ona çok görürdün, dedi. Peygamber (s.a.v.) de buyurdu ki: Acı, iyi kullara kat kat verilebilir; çünkü bir müminin bir dikenden ya da daha büyük bir şeyden çektiği her acıya karşılık, kendisinin bir hatası düşürülür ve bir derecesi yükseltilir.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân) (r.a.): Yahyâ İbn Ebû Kesîr burada Abdullâh İbn Nüseyb demekle yanılmıştır. Çünkü o, Abdullâh İbnu'l-Hâris Nüseyb İbn Sîrîn'dir. Burada el-Hâris'i fark edemediği için, Abdullâh İbn Nüseyb demiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2919, 7/182
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232215, İHS002921
Hadis:
2921 - أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى بْنِ مُجَاشِعٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَاصِمِ ابْنِ بَهْدَلَةَ، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ مَنْ أَشَدُّ النَّاسِ بَلَاءً؟ قَالَ: «الْأَنْبِيَاءُ، ثُمَّ الْأَمْثَلُ فَالْأَمْثَلُ، يُبْتَلَى الْعَبْدُ عَلَى حَسَبِ دِينِهِ، فَمَا يَبْرَحُ بِالْعَبْدِ حَتَّى يَمْشِيَ عَلَى الْأَرْضِ وَمَا عَلَيْهِ خَطِيئَةٌ»
Tercemesi:
Bize Imrân İbn Mûsâ İbn Mücâşı' haber verdi: Bize Hudbe İbn Hâlid anlattı: Hammâd İbn Seleme bize, Âsım İbn Behdele'den, o da Mus'ab İbn Sa'd'dan, o da babasından anlattı:
Ey Allâh'ın Elçisi, En büyük belâ kimin başına gelir? Buyurdu ki: Peygamberlerin; sonra da sırasıyla dindeki üstünlüğüne göre kulların başına gelir. Öyle ki, kul ayağını toprağa bastığında üzerinde hiçbir hata kalmayıncaya dek, onun başından belâ eksik olmaz.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2921, 7/184
Senetler:
1. Sa'd b. Malik el-Ensarî (Sa'd b. Malik b. Halid)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232216, İHS002922
Hadis:
2922 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا الْقَوَارِيرِيُّ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَبُو مَعْشَرٍ الْبَرَاءُ، قَالَ: حَدَّثَنَا شَدَّادُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي الْوَازِعِ جَابِرِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ: سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْمُغَفَّلِ، يَقُولُ: أَتَى رَجُلٌ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: وَاللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي لَأُحِبُّكَ، فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ الْبَلَايَا أَسْرَعُ إِلَى مَنْ يُحِبُّنِي مِنَ السَّيْلِ إِلَى مُنْتَهَاهُ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Alî İbnu'l-Müsennâ haber verdi: Bize el-Kavârîri anlattı: Bize Ebû Ma'şer el-Berrâ' anlattı: Şeddâd İbn Saîd bize, Ebu'l-Vâzi' Câbir İbn Amr'dan anlattı: Ben Abdullâh İbnu'l-Muğaffel'i şöyle derken işittim:
Bir adam Peygamber (s.a.v.)'e gelerek şöyle dedi: Vallâhi ey Allâh'ın Elçisi, ben seni gerçekten seviyorum. Bunun üzerine Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) ona şöyle buyurdu: Belâlar, beni sevenlere, selin varacağı yere doğru hızla akmasından daha çabuk musallat olur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2922, 7/185
Senetler:
1. Ebu Said Abdullah b. Muğaffel el-Müzenî (Abdullah b. Muğaffel b. Abdünehm)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232219, İHS002925
Hadis:
2925 - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَسَنِ بْنِ قُتَيْبَةَ، قَالَ: حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي السَّرِيِّ، قَالَ: حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ: أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَا مِنْ سَقَمٍ وَلَا وَجَعٍ يُصِيبُ الْمُؤْمِنَ إِلَّا كَانَ كَفَّارَةٌ لِذَنْبِهِ حَتَّى الشَّوْكَةُ يُشَاكُهَا وَالنَّكْبَةُ يُنْكَبُهَا»
Tercemesi:
Bize Muhammed İbnu'l-Hasen İbn Kuteybe haber verdi: Bize İbn Ebu's-Serî anlattı: Bize Abdurrazzâk anlattı: Ma'mer bize, ez-Zührî'den, o da Urve'den, o da Âişe'den haber verdi:
Allâh'ın Elçisi (s.a.v.) buyurdu ki: Mümine isâbet eden bir hastalık ya da bir ağrı yok ki, onun günahlarına kefâret olmasın; batan bir diken ya da içine doğan bir sıkıntı bile olsa!
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Kitabu'l-cenâiz ve mâ yete'allaku bihâ mukaddemen 2925, 7/187
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
Konular: