10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Amr en-Nâkıd ve Züheyr b. Harb, ona Züheyr, ona Süfyan b. Uyeyne, ona Zührî, ona Salim, ona babasının rivayet ettiğine göre o, Nebi'yi (sav) şöyle buyururken dinlemiştir; (T) Bize Muhammed b. Abbâd –lafız ona aittir-, ona Süfyan, ona Amr, ona Tâvus, ona İbn Ömer; (T) Bize Zührî, ona Salim, ona babasının rivayet ettiğine göre bir adam Nebi'ye (sav) gece namazına dair soru sormuş, O; "ikişer ikişer kılınır, sabahın olacağından korkarsan bir rekât ile vitir (o kıldıklarını tek rekâtlı) yap" buyurmuştur.
Bana Harmele b. Yahya, ona Abdullah b. Vehb, ona Amr, ona İbn Şihab, ona Salim b. Abdullah b. Ömer ve Humeyd b. Abdurrahman b. Avf, onlara da Abdullah b. Ömer b. el-Hattab şöyle demiştir: Bir adam kalkarak; ey Allah'ın Rasulü, gece namazı nasıl kılınır? diye sorunca Rasulullah (sav); "gece namazı ikişer ikişer (rekâtlar halinde) kılınır. Sabahın olacağından korkarsan bir rekât kılmak suretiyle (kıldığın rekâtlar sayısını) vitir yap" buyurdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Amr en-Nâkıd ve Züheyr b. Harb, onlara İbn Uyeyne, -Züheyr dedi ki: Bize Süfyan b. Uyeyne-, ona Zührî, ona Salim, ona da babasının rivayet ettiğine göre Nebi (sav) şöyle buyurdu: "Yalnız iki şeyde kıskançlık olur. Allah'ın kendisine Kur'an'ı verip (öğrenmeyi nasip edip) gece ve gündüzün her vaktinde onun gereklerini yerine getiren bir adam ile Allah'ın kendisine verdiği malı gece ve gündüzün her vaktinde infak eden bir kimse."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, Amr en-Nâkıd ve Züheyr b. Harb, onlara İbn Uyeyne, -Züheyr dedi ki: Bize Süfyan b. Uyeyne-, ona ez-Zührî, ona Salim, ona da babasının rivayet ettiğine göre Nebi (sav) şöyle buyurdu: "Yalnız iki şeyde kıskançlık (imrenme) olur. Allah'ın kendisine Kur'an'ı verip (öğrenmeyi nasip edip) de gece ve gündüzün her vaktinde onun gereklerini yerine getiren bir kimse ile Allah'ın kendisine verdiği malı gece ve gündüzün her vaktinde infak eden bir kimse."
Bize Züheyr b. Harb, Osman b. Ebu Şeybe ve İshak b. İbrahim, onlara Cerir, ona Mansur, ona Ebu Vâil, ona da Abdullah'ın söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Bir kimsenin şu, şu ayeti unuttum demesi ne kötüdür. Aksine (kendisi unutmadı), ona unutturulmuştur. Bu sebeple siz Kur'an'ı hatırlamak için müzakere yapın. Çünkü onun kişinin zihninden kaybolması, develerin yularlarından boşanıp kaçmalarından daha hızlıdır."
Bize Züheyr b. Harb, Osman b. Ebu Şeybe ve İshak b. İbrahim, onlara Cerir, ona Mansur, ona Ebu Vâil, ona da Abdullah'ın söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Bir kimsenin şu, şu ayeti unuttum demesi ne kötüdür. Aksine (kendisi unutmadı), ona unutturulmuştur. Bu sebeple siz Kur'an'ı hatırlamak için müzakere yapın. Çünkü onun kişinin zihninden kaybolması, develerin yularlarından boşanıp kaçmalarından daha hızlıdır."
Bize İbn Nümeyr, ona babası ve Ebu Muaviye; (T) Bize Yahya b. Yahya –lafız ona aittir- ona Ebu Muaviye, ona el-A'meş, ona da Şakîk, ona da Abdullah şöyle söylemiştir: Bu mushafları –bazen de Kur'an'ı demiştir- iyi belleyin. Şüphesiz ki o, onu ezberlemiş olanların zihninden develerin yularlarından kurtulmalarından daha hızlı uzaklaşır. Ayrıca onun söylediğine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Herhangi biriniz şu şu ayeti unuttum demesin, aksine o kendisine unutturulmuştur."
Bize İbn Nümeyr, ona babası ve Ebu Muaviye; (T) Bize Yahya b. Yahya –lafız ona aittir- ona Ebu Muaviye, ona el-A'meş, ona da Şakîk, ona da Abdullah şöyle söylemiştir: Bu mushafları –bazen de Kur'an'ı demiştir- iyi belleyin. Şüphesiz ki o, onu ezberlemiş olanların zihninden develerin yularlarından kurtulmalarından daha hızlı uzaklaşır. Ayrıca onun söylediğine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Herhangi biriniz şu şu ayeti unuttum demesin, aksine o kendisine unutturulmuştur."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, o ikisine Hafs, ona el-A'meş, ona İbrahim, ona Ubeyde, ona da Abdullah şöyle demiştir: Rasulullah (sav) "bana Kur'an oku" buyurdu. Ben “ey Allah'ın Rasulü! Kur'an sana indirilmişken sana Kur'an mı okuyayım?” dedim. "ben onu başkasından da dinlemeyi arzu ediyorum" buyurdu. Bununüzerine Nisâ suresini okudum ve "her ümmetten birer şahit getirip bunlara karşı da seni şahit getireceğimiz zaman halleri nice olur" (Nisa 4/41) ayetine gelince başımı kaldırdığımda, –ya da yanımdaki bir adamın beni dürtmesi üzerine başımı kaldırınca- Rasulullah'ın (sav) gözyaşlarının aktığını gördüm.