Giriş

Bize Mekkî b. İbrahim (el-Hanzalî), ona Yezid b. Ebu Ubeyd (el-Eslemî), ona da Seleme b. Ekva' (ra) rivayet etmiş ve şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'in (sav) yanında oturuyorduk. Derken bir cenaze getirildi. Dediler ki; 'Ya Rasulallah!' Onun cenaze namazını kıldırsanız?' Hz. Peygamber (sav); 'Onun bir borcu var mıydı?' diye sordu. 'Hayır.' dediler. 'Geriye bir şey bırakmış mıydı?' diye sordu. 'Hayır.' dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) onun cenaze namazını kıldırdı. Ardından bir başka cenaze getirildi. Dediler ki; 'Ya Rasulallah!' Onun cenaze namazını kıldırsanız?' Hz. Peygamber (sav); 'Onun bir borcu var mıydı?' diye sordu. 'Evet.' diye cevap verdiler. 'Geriye bir şey bırakmış mıydı?' diye sordu. 'Üç dinar.' diye cevap verdiler. Hz. Peygamber (sav) onun da cenaze namazını kıldırdı. Sonra üçüncü bir cenaze daha getirildi. 'Ya Rasulallah!' Onun cenaze namazını kıldırsanız?' dediler. Hz. Peygamber (sav); 'Geriye bir şey bırakmış mıydı?' diye sordu. 'Hayır.' dediler. 'Onun bir borcu var mıydı?' diye sordu. 'Üç dinar.' diye cevap verdiler. Hz. Peygamber (sav); 'Arkadaşınızın cenaze namazını kılınız.' buyurdu. (Durumu gören) Ebu Katade; 'Onun cenaze namazını kıldırsanız ya Rasulallah! Onun borcunu ben üstleniyorum.' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) onun da cenaze namazını kıldırdı."


    Öneri Formu
16360 B002289 Buhari, Havâlât, 3


    Öneri Formu
16358 B002287 Buhari, Havâlât, 1


    Öneri Formu
16359 B002288 Buhari, Havâlât, 2

Bize İbn Cureyc, ona Abdullah ibn Ebu Muleyke, ona da dedesi (Züheyr b. Abdullah) "Bir adam diğe­rinin elini ısırdı, o da elini çekmesiyle ısıranın dişini düşürdü. Ebu Bekir de o dişi heder kıldı" diyerek bu kıssanın benzerini rivayet etmiştir.


Açıklama: kıssanın detayı için B002265 numaralı hadise bakınız.

    Öneri Formu
16320 B002266 Buhari, İcâre, 5

Ve Râfi b. Hadîc Peygamber'in (sav) ekin tarlalarını kiraya vermeyi yasakladığını rivayet etmiştir. Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbn Ömer'den “Ömer, Hayberlileri oradan sürüp çıkarıncaya kadar” ifadesini rivayet etmiştir.


Açıklama: hadisin tam metni için B002338 numaralı hadise bakınız. Rivayet muallaktır; Buhari ile Ubeydullah b. Ömer arasında inkıta vardır.

    Öneri Formu
280093 B002286-2 Buhari, İcâre, 22

Bize Eu Numân, ona Ebu Avâne, ona Ebu Beşir, ona Ebu Mütevekkil, ona da Ebu Sa'id (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber'in (sav) sahabesinden bir gurup, bir görev için yola çıktılar ve Arap kabilelerinden birisinin yanında konaklayıp onlardan kendilerini misafir etmelerini istediler. Fakat o kabile bunları konuk etmekten çekindi. Bu sırada kabilenin efendisi (zehirli bir hayvan tarafından) sokulmuştu. tüm kabile koşuşturup her çareye başvurdular ama hiçbir şey fayda etmedi. Kabile halkından biri "şu yanımızda konaklayan guruba gitseniz, belki onlarda deva olacak bir şey bulunur" dedi. Bunun üzerine kabile halkından bir grup geldi ve "ey topluluk, efendimiz sokuldu. Biz onun için her çareye başvurduk, ancak hiçbir şey ona fayda vermiyor. Sizden birinizin yanında çare olacak herhangi bir ­şey var mıdır?" diye sordu. Kafileden birisi "Evet, Allah'a yemin ederim ki, ben rukye (şifa duası) yaparım. Fakat sizden bizi misafir etmenizi istemiştik, siz de misafir etmediniz. Artık şimdi bir ücret belirlemeden rukye yapmam" dedi. O kabile halkı sahabe ile bir sürü koyun karşılığında anlaştılar. O kişi de sokulmuş olan kabile efendisine gidip Fatiha Suresi'ni okuyup üfledi. Çok beklemeden kabilenin efendisi sanki bukağıdan çözülmüşçesine süratle yürüyerek gitti ve kendisinde hiçbir illet kalmadı. Râvî der ki: Kabile halkı üzerinde anlaşma sağladıkları ücreti ödedi. gruptan bir kısmı "bu koyunları bölüşün" dedi. Fakat rukye yapan sahabi "hayır, Hz. Peygamber'e (sav) gidip, olup biteni kendisine söyleyene ve bize emredeceği şeyi görene kadar bu koyunları bölüşmem" dedi. Sonra Allah Rasulü'nün huzuruna gelip olayı kendisine aktardılar. Hz. Peygamber (sav) o sahabiye "Fâtiha'nın şifa veren bir rukye olduğunu nereden bildin" buyurdu, sonra da "isabet ettiniz. Şimdi taksim ediniz ve benim için de bir hisse ayırınız" buyurdu ve güldü. Şu'be der ki: Bize Ebu Bişr "ben bu hadisi Ebu ütevekkil'den işittim" diyerek rivayet etti.


Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Şu'be b. Haccac arasında inkıta vardır.

    Öneri Formu
280091 B002276-2 Buhari, İcâre, 16

Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Üsâme, ona Ebu Bürde, ona da Ebu Musa'nın (ra) rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanların birbirlerine karşı durumu şu adamın işçilerinin durumuna benzer. Adam, gün boyu kendisi için çalışması bir grup insanı istihdam eder. Bu işçiler öğlene kadar çalıştıktan sonra 'senin bize vereceğin ücrete bizim ihtiyacımız yok. Çalıştığımız boşa gitsin' dediler. Adam 'çalışmalarınızı heba etmeyin, işinizin geri kalanını tamam­layın da ücretinizi tastamam alın' dedi ama onlar çalışmaktan kaçınıp işi terk ettiler. Adam ardından başka bir başka iki kişiyi ücretle tutup onlara 'bugünün kalan işini tamamlayın, diğerlerine söz verdiğim ücreti size vereyim' dedi. Bu iki kişi de ikindi namazı vaktine kadar çalıştılar, sonra 'sana çalıştığımız boşa gitsin, bize vereceğin ücret de senin olsun' dediler Adam bunlara da 'işinizin geri kalanını tamamlayıp (ücreti­nizi alın). Gündüzden geri az bir şey kaldı' dedi. Ancak onlarda çalışmayı kabul etmediler. Adam geri kalan zamanı kendisi için çalışması bir grup kişi daha tuttu. Bunlar güneş batıncaya kadar öncekilerin kalan işlerini tamamladılar ve öncekilere vaat edilen ücreti tam olarak aldılar İşte onlarla (Yahudi ve Hıristiyanlarla) bu nuru kabul edenlerin (Müslümanların) durumu bu şekildedir."


    Öneri Formu
16334 B002271 Buhari, İcâre, 11

Bize Eu Numân, ona Ebu Avâne, ona Ebu Beşir, ona Ebu Mütevekkil, ona da Ebu Sa'id (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber'in (sav) sahabesinden bir gurup, bir görev için yola çıktılar ve Arap kabilelerinden birisinin yanında konaklayıp onlardan kendilerini misafir etmelerini istediler. Fakat o kabile bunları konuk etmekten çekindi. Bu sırada kabilenin efendisi (zehirli bir hayvan tarafından) sokulmuştu. tüm kabile koşuşturup her çareye başvurdular ama hiçbir şey fayda etmedi. Kabile halkından biri "şu yanımızda konaklayan guruba gitseniz, belki onlarda deva olacak bir şey bulunur" dedi. Bunun üzerine kabile halkından bir grup geldi ve "ey topluluk, efendimiz sokuldu. Biz onun için her çareye başvurduk, ancak hiçbir şey ona fayda vermiyor. Sizden birinizin yanında çare olacak herhangi bir ­şey var mıdır?" diye sordu. Kafileden birisi "Evet, Allah'a yemin ederim ki, ben rukye (şifa duası) yaparım. Fakat sizden bizi misafir etmenizi istemiştik, siz de misafir etmediniz. Artık şimdi bir ücret belirlemeden rukye yapmam" dedi. O kabile halkı sahabe ile bir sürü koyun karşılığında anlaştılar. O kişi de sokulmuş olan kabile efendisine gidip Fatiha Suresi'ni okuyup üfledi. Çok beklemeden kabilenin efendisi sanki bukağıdan çözülmüşçesine süratle yürüyerek gitti ve kendisinde hiçbir illet kalmadı. Râvî der ki: Kabile halkı üzerinde anlaşma sağladıkları ücreti ödedi. gruptan bir kısmı "bu koyunları bölüşün" dedi. Fakat rukye yapan sahabi "hayır, Hz. Peygamber'e (sav) gidip, olup biteni kendisine söyleyene ve bize emredeceği şeyi görene kadar bu koyunları bölüşmem" dedi. Sonra Allah Rasulü'nün huzuruna gelip olayı kendisine aktardılar. Hz. Peygamber (sav) o sahabiye "Fâtiha'nın şifa veren bir rukye olduğunu nereden bildin" buyurdu, sonra da "isabet ettiniz. Şimdi taksim ediniz ve benim için de bir hisse ayırınız" buyurdu ve güldü. Şu'be der ki: Bize Ebu Bişr "ben bu hadisi Ebu ütevekkil'den işittim" diyerek rivayet etti.


    Öneri Formu
16340 B002276 Buhari, İcâre, 16


    Öneri Formu
16326 B002268 Buhari, İcâre, 8


    Öneri Formu
16350 B002285 Buhari, İcâre, 22