Öneri Formu
Hadis Id, No:
232064, İHS002770
Hadis:
2770 - أَخْبَرَنَا الْفَضْلُ بْنُ الْحُبَابِ الْجُمَحِيُّ، حَدَّثَنَا الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنِ الْعَلَاءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: «لَا تَطْلُعُ الشَّمْسُ، وَلَا تَغْرُبُ عَلَى يَوْمٍ أَفْضَلَ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ، وَمَا مِنْ دَابَّةٍ إِلَّا وَهِيَ تَفْزَعُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ، إِلَّا هَذَيْنِ الثَّقَلَيْنِ: الْجِنِّ، وَالْإِنْسِ»
Tercemesi:
Bize el-Fadl İbnü'l-Hübâb el-Cumahî haber verdi: Bize el-Ka'nebî anlattı: Abdülazîz İbn Muhammed bize el-Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Güneş, Cuma gününden daha üstün bir günün ne üzerine doğmuştur ne de üzerinden batmıştır. Şu iki sakaleyn'den yani insanlardan ve cinlerden başka tüm yaratıklar, Cuma günü gelince telaşlanırlar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 2770, 7/5
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232066, İHS002772
Hadis:
2772 - أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ إِدْرِيسَ الْأَنْصَارِيُّ، أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْهَادِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ الْحَارِثِ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّهُ قَالَ: خَرَجْتُ إِلَى الطُّورِ، فَلَقِيتُ كَعْبَ الْأَحْبَارِ، فَجَلَسْتُ مَعَهُ، فَحَدَّثَنِي عَنِ التَّوْرَاةِ، وَحَدَّثْتُهُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَكَانَ فِيمَا حَدَّثَتْهُ، أَنْ قُلْتُ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «خَيْرُ يَوْمٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ، فِيهِ خُلِقَ آدَمُ، وَفِيهِ أُهْبِطَ، وَفِيهِ مَاتَ، وَفِيهِ تِيبَ عَلَيْهِ، وَفِيهِ تَقُومُ السَّاعَةُ، وَمَا مِنْ دَابَّةٍ إِلَّا وَهِيَ مُصِيخَةٌ يَوْمَ الْجُمُعَةِ، مِنْ حِينِ تُصْبِحُ، حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ، شَفَقًا مِنَ السَّاعَةِ إِلَّا الْجِنَّ، وَالْإِنْسَ، وَفِيهِ سَاعَةٌ لَا يُصَادِفُهَا عَبْدٌ مُسْلِمٌ، وَهُوَ يُصَلِّي يَسْأَلُ اللَّهَ شَيْئًا إِلَّا أَعْطَاهُ إِيَّاهُ» قَالَ كَعْبٌ: ذَلِكَ فِي كُلِّ سَنَةٍ يَوْمٌ فَقُلْتُ: بَلْ فِي كُلِّ جُمُعَةٍ، قَالَ: فَقَرَأَ كَعْبٌ التَّوْرَاةَ، فَقَالَ: صَدَقَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
Tercemesi:
Bize el-Huseyn İbn İdrîs el-Ensârî haber verdi: Ahmed İbn Ebû Bekr bize Mâlik'ten, o da Yezîd İbn Abdullâh İbnü'l-Hâd'dan, o da Muhammed İbn İbrâhîm İbnü'l-Hâris et-Teymî'den, o da Ebû Seleme İbn Abdurrahmân İbn Avf'tan, o da Ebû Hureyre'den anlattı:
Tûr'a gitmiştim. Orada Kâ'b el-Ahbâr ile karşılaştım. Birlikte oturduk, bana Tevrat okudu; ben de ona Allâh'ın Elçisi (sas)'den hadis okudum. Ona okuduğum hadislerden biri de şuydu: Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür. Adem o gün yaratılmış, o gün yeryüzüne indirilmiş, o gün ölmüş ve o gün tevbesi kabul edilmiştir. Kıyâmet de cuma günü kopacaktır. İnsanlar ve cinler hariç hiçbir hayvan yok ki, cuma günü sabaha doğru, güneş doğuncaya kadar korku içinde, sessizce, tüm dikkatiyle Kıyâmet'in kopmasını beklemesin. Cuma günü öyle bir saat var ki, Müslüman bir kul namaz kılarken ona denk gelirse, Allah'tan istediği şey kesinlikle kabul edilir.
Kâ'b:
-Bu dediğin senede bir günde olur!
Ben:
Hayır, her cuma günü olur, dedim.
Bunun üzerine Kâ'b Tevrat'ı okudu. Sonra da:
-Allâh'ın Elçisi sas doğru söylemiş, dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 2772, 7/7
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232067, İHS002773
Hadis:
2773 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «فِي الْجُمُعَةِ سَاعَةٌ لَا يُوَافِقُهَا مُسْلِمٌ قَائِمٌ يُصَلِّي يَسْأَلُ اللَّهَ فِيهَا خَيْرًا، إِلَّا أَعْطَاهُ إِيَّاهُ»
Tercemesi:
Bize Ahmed İbn Alî İbnü'l-Müsennâ haber verdi: Bize Ebû Hayseme anlattı: Bize İsmâîl İbn İbrâhîm anlattı: Eyyûb bize Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den anlattı:
Ebu'l-Kâsım (sas) şöyle buyurdu: Cuma günü öyle bir saat var ki, o saate, namaz kılarken denk gelen her Müslüman, Allah'tan dilediği her hayrı Allâh ona verir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 2773, 7/10
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232068, İHS002774
Hadis:
2774 - أَخْبَرَنَا أَبُو سَعِيدٍ عَبْدُ الْكَبِيرِ بْنُ عُمَرَ الْخَطَّابِيُّ، بِالْبَصْرَةِ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنَا الْعَلَاءُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَنَّهُ قَالَ: «عَلَى كُلِّ بَابٍ مِنْ أَبْوَابِ الْمَسْجِدِ مَلَكَانِ، يَكْتُبَانِ الْأَوْلَ فَالْأَوْلَ، فَكَرَجُلٍ قَدَّمَ بَدَنَةً، وَكَرَجُلٍ قَدَّمَ بَقَرَةً، وَكَرَجُلٍ قَدَّمَ شَاةً، وَكَرَجُلٍ قَدَّمَ طَيْرًا، وَكَرَجُلٍ قَدَّمَ بَيْضَةً، فَإِذَا قَعَدَ الْإِمَامُ طُوِيَتِ الصُّحُفُ»
Tercemesi:
Bize Ebû Saîd Abdülkebîr İbn Ömer el-Hattâbî, Basra'da haber verdi: Bize Ahmed İbnü'l-Mıkdâm anlattı: Bize Yezîd İbn Zurey' anlattı: Bize Ravh İbnü'l-Kâsım anlattı: El-Alâ bize babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Allâh'ın Elçisi (sas)'den anlattı:
Mescit kapılarının her birinin üzerinde iki melek bulunur. Bunlar, ilk girenden itibaren geliş sırasına göre gelenleri yazarlar. Birinci giren deve sunmuş gibidir, ikinci giren inek sunmuş gibidir, üçüncü giren koyun sunmuş gibidir, dördüncü giren kuş sunmuş gibidir, beşinci giren yumurta sunmuş gibidir. İmam minbere oturunca, artık defterler dürülür.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 2774, 7/11
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232069, İHS002775
Hadis:
2775 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ سِنَانٍ، بِمَنْبِجَ، أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَيٍّ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: «مَنِ اغْتَسَلَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ غُسْلَ الْجَنَابَةِ، ثُمَّ رَاحَ فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَدَنَةً، وَمَنْ رَاحَ فِي السَّاعَةِ الثَّانِيَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَقَرَةً، وَمَنْ رَاحَ فِي السَّاعَةِ الثَّالِثَةِ فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ كَبْشًا، وَمَنْ رَاحَ فِي السَّاعَةِ الرَّابِعَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ دَجَاجَةً، وَمَنْ رَاحَ فِي السَّاعَةِ الْخَامِسَةِ، فَكَأَنَّمَا قَرَّبَ بَيْضَةً، فَإِذَا خَرَجَ الْإِمَامُ حَضَرَتِ الْمَلَائِكَةُ يَسْتَمِعُونَ الذِّكْرَ».
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «فِي هَذَا الْخَبَرِ بَيَانٌ وَاضِحٌ بِأَنَّ اسْمَ الرَّوَاحِ يَقَعُ عَلَى جَمِيعِ سَاعَاتِ النَّهَارِ ضِدَّ قَوْلِ مَنْ زَعَمَ أَنَّ الرَّوَاحَ لَا يَكُونُ إِلَّا بَعْدَ الزَّوَالِ»
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Saîd İbn Sinân, Menbic'de haber verdi: Ahmed İbn Ebû Bekr bize Mâlik'ten, o da Sümey'den, o da Ebû Sâlih'ten, o da Ebû Hureyre'den, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu haber verdi:
Kim, Cuma günü cünüplükten yıkanır gibi yıkanarak mescide giderse, deve kurban etmiş gibi olur. Daha sonra giden, inek kurban etmiş gibi olur. Üçüncü giden, koç kurban etmiş gibi olur. Dördüncü giden, tavuk sunmuş gibi olur. Beşinci giden, yumurta sunmuş gibi olur. İmam minbere çıktığında, melekler hutbeyi dinlemek üzere içeri girerler.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân): 'رواح'ın sadece zevâl'den (1) sonra olabileceğini söyleyenin aksine, bu haberde bu fiilin gündüzün her saatindeki 'gitme' anlamına geldiğine dair açık bir ifade vardır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 2775, 7/13
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Cuma namazı, erken gitmenin fazileti
Cuma namazı, gelenlerin aldığı sevap
Gusül, cuma günü Yıkanmak
KTB, CUMA
KTB, NAMAZ,
Mübarek zamanlar, Cuma gününün önemi/özelliği/ fazileti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232072, İHS002778
Hadis:
2778 - أَخْبَرَنَا ابْنُ خُزَيْمَةَ، حَدَّثَنَا الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَأَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، وَأَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَا: سَمِعْنَا رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ: «مَنِ اغْتَسَلَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَاسْتَنَّ، وَمَسَّ مِنْ طِيبٍ إِنْ كَانَ عِنْدَهُ، وَلَبِسَ مِنْ أَحْسَنِ ثِيَابِهِ، ثُمَّ جَاءَ إِلَى الْمَسْجِدِ، وَلَمْ يَتَخَطَّ رِقَابَ النَّاسِ، ثُمَّ رَكَعَ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَرْكَعَ، ثُمَّ أَنْصَتَ إِذَا خَرَجَ إِمَامُهُ حَتَّى يُصَلِّيَ، كَانَتْ كَفَّارَةً مَا بَيْنَهَا وَبَيْنَ الْجُمُعَةِ الَّتِي كَانَتْ قَبْلَهَا»
Tercemesi:
Bize İbn Huzeyme haber verdi: Bize ed-Devrakî anlattı: İsmâîl İbn İbrâhîm bize Muhammed İbn İshâk'tan anlattı: Muhammed İbn İbrâhîm bana Ebû Seleme İbn Abdurrahmân'dan ve Ebû Ümâme İbn Sehl İbn Huneyf'ten, o da Ebû Hureyre'den ve Ebû Saîd el-Hudrî'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle buyururken işittik: Her kim cuma günü gusül abdesti alır, diş temizliğini yapar, varsa koku sürünür, en güzel kıyafetlerini kuşanır, sonra da mescide gelir ve insanların üzerinden geçmez, Allâh'ın dilediği kadar namaz kılar ve imam minbere çıktığında ise namaza duruncaya kadar sessizce dinlerse; bir önceki cuma ile bu cuma arasındaki günahları silinir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 2778, 7/16
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Gusül, cuma günü Yıkanmak
Mübarek zamanlar, Cuma gününün önemi/özelliği/ fazileti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
232073, İHS002779
Hadis:
2779 - أَخْبَرَنَا أَبُو خَلِيفَةَ، حَدَّثَنَا مُسَدَّدُ بْنُ مُسَرْهَدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الْأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ، ثُمَّ أَتَى الْجُمُعَةَ، فَسَمِعَ وَأَنْصَتَ غُفِرَ لَهُ مَا بَيْنَ الْجُمُعَةِ إِلَى الْجُمُعَةِ، وَزِيَادَةُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ، وَمَنْ مَسَّ الْحَصَى، فَقَدْ لَغَا».
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «قَدْ يَتَوَهَّمُ مَنْ لَمْ يَسْبُرْ صِنَاعَةَ الْحَدِيثِ أَنَّ الْجُمُعَةَ إِلَى الْجُمُعَةِ ثَمَانِيَةُ أَيَّامٍ وَلَيْسَ كَذَلِكَ، لِأَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، لَمْ يَقُلْ غُفِرَ لَهُ مِنَ الْجُمُعَةِ إِلَى الْجُمُعَةِ، فَوَقْتُ الْجُمُعَةِ زَوَالُ الشَّمْسِ، فَمِنْ زَوَالِ الشَّمْسِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ إِلَى زَوَالِ الشَّمْسِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ الْأُخْرَى سَبْعَةُ أَيَّامٍ، وَقَوْلُهُ زِيَادَةُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ تَمَامُ الْعَشْرِ، قَالَ اللَّهُ جَلَّ وَعَلَا {مَنْ جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا} [الأنعام: 160]، وَهَذَا مِمَّا نَقُولُ فِي كُتُبِنَا: إِنَّ الْمَرْءَ قَدْ يَعْمَلُ طَاعَةَ اللَّهِ جَلَّ وَعَلَا، فَيَغْفِرُ اللَّهُ لَهُ بِهَا ذَنُوبًا لَمْ يَكْتَسِبْهَا بَعْدُ»
Tercemesi:
Bize Ebû Halîfe haber verdi: Bize Müsedded İbn Müserhed anlattı: Ebû Muâviye bize el-A'meş'den, o da Ebû Sâlih'ten, o da Ebû Hureyre'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) şöyle buyurdu: Kim özenerek abdest alırsa, sonra cuma'ya gider ve can kulağıyla dinlerse, o cuma ile bir sonraki cuma arasındaki günahları bağışlanır. Üç gün de fazladan bağışlanır. Ama çakıl taşlarıyla oyalanan kimse boşta kalır.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân): Hadis sanatına hakim olmayan kimse, cumadan cumaya sekiz gün olduğunu sanabilir, halbuki öyle değildir; çünkü Peygamber (sas) 'cumadan günü ile bir diğer cuma günü arasındaki olan günahları bağışlanır' şeklinde demedi de şöyle dedi: O cuma ile bir sonraki cuma arasındaki günahları bağışlanır. Cumanın vakti, güneşin zevâliyle başlar; dolayısıyla, güneşin bu cuma zevâlinden bir sonraki cuma günü zevâline kadar olan süre, tam yedi gündür. Peygamber (sas)'in, üç gün de fazladan, sözü eklenirse, 10'a tamamlanmış olur. Nitekim Allâh Celle ve Alâ buyurmuştur ki: Kim Allâh'ın huzuruna iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır . Bu da, bizim kitaplarımızda söylediğimiz şeylerdendir: Kişi Allâh Celle ve Alâ'ya bir ibadette bulunursa, Allâh, onun henüz işlemediği günahlarını bile bağışlayabilir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 2779, 7/18
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Cuma namazı, gelenlerin aldığı sevap
Cuma namazı, zamanı
KTB, CUMA