10265 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Küreyb, onlara Ebu Üsâme, ona Hişâm b. Urve; (T) Bize Züheyr b. Harb -hadisin lafzı ona aittir- ona Yahya b. Said, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Aişe şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) yanıma geldi, o esnada yanımda bir kadın vardı. "Bu (kadın) kim" diye sordu. Ben "Geceleri uyumayıp namaz kılan bir kadın" dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): "Güç yetirebileceğiniz amele devam edin. Vallahi! Sonunda siz bıkarsınız da Allah asla bıkmaz" buyurdu. (Hz. Âişe diyor ki) Nitekim O'na (sav) en sevimli gelen amel, kişinin sürekli yaptığı (amel) idi. [Ebu Üsâme’nin naklettiği hadiste o kadının Esedoğullarından bir kadın olduğu belirtilmektedir.]
Açıklama: İfrat ve tefritten yani aşırılıktan ve boş vermişlikten uzak bir ibadet hayatının vurgulandığı bu rivayette hayatımızdaki her işte olduğu gibi ibadetlerde de itidalin yani ölçülü davranmanın temel bir ilke olduğu vurgulanmaktadır. "Siz bıkana dek Allah bıkmaz" ifadesi, "Siz ibadet etmekten usanıp bıkmadıkça Allah ecir ve sevap vermeyi bırakmaz!" anlamındadır.
Bize Züheyr b. Harb ve İshak b. İbrahim, onlara Cerir (b. Abdullah), ona Mansur (b. Mu'temir), ona İbrahim (en-Nehaî), ona da Alkame (b. Kays) şöyle rivayet etmiştir: "Müminlerin annesi Aişe'ye; ey müminlerin annesi! Rasulullah'ın (sav) ibadeti (amel) nasıldı? (Bazı) günlere tahsis ettiği (ibadetleri) var mıydı? diye sordum. O; hayır yoktu. Onun ibadeti devamlı idi. Rasulullah'ın (sav) yapabildiğine hanginiz güç yetirebilir ki? dedi."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona İbn Uleyye; (T) Bize Züheyr b. Harb, ona İsmail (b. Uleyye), ona Abdülaziz b. Suheyb, ona da Enes (b. Malik) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) mescide girdi. İki direk arasına gerilmiş bir ip (gördü ve) "bu da nedir" diye sordu. (Ashab) O Zeyneb'indir. Yorulduğunda ya da zayıf düştüğünde ona tutunur dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav); "onu çözün. Sizden biri dinç/zinde iken namaz kılsın. Yorulur yahut zayıf düşerse oturur" buyurdu. [Züheyr (b. Harb) rivayetinde (oturur ifadesi) "otursun" şeklindedir.]
Bize Ali b. Haşrem, ona İsa b. Yunus, ona Şube (b. Haccâc), ona Katade (b. Diame), ona Zürâre (b. Evfâ), ona Sa'd b. Hişam el-Ensari, ona da Aişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav), bir amelde bulunduğunda onu devamlı yapardı. Geceleyin uyur kalır yahut hastalanırsa, gündüz on iki rekât namaz kılardı. Ben, Rasulullah'ın (sav) bir geceyi sabaha kadar aralıksız ibadetle geçirdiğini, Ramazan dışında da peş peşe bir ay boyunca oruç tuttuğunu hiç görmedim."
Bize İbn Ebu Ömer ve Muhammed b. Hatim, o ikisine İbn Uyeyne, ona Amr b. Dinar, ona da İbn Abbas'ın azadlısı Küreyb, İbn Abbas'ın şöyle anlattığını rivayet etti: "İbn Abbas bir gece teyzesi Meymune'nin yanında kalır. (Sonra o geceyi şöyle anlatır:) Rasûl-i Ekrem (sav) gece kalkarak asılı duran su tulumundan hafif bir abdest aldı. -Ravi der ki: İbn Abbas, Hz. Peygamber'in (sav) abdest alışını göstererek anlattı, suyu az döktü ve abdest organlarını ovmadı.- İbni Abbas şöyle devam etti: Bunun üzerine ben de kalkarak Hz. Peygamber'in (sav) yaptığı gibi yaptım. Sonra gelip sol tarafına durdum. Rasulullah (sav) beni arkasından geçirerek sağ tarafına durdurdu. Sonra namazını kıldı. Sonra yan tarafına yattı ve uyudu, hatta horladı. Sonra Bilal gelerek ona namaz vaktini haber verdi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) mescide çıktı ve abdest almadan sabah namazını kıldı." [Süfyan; bu, Hz. Peygamber'e (sav) özel bir durumdur. Çünkü biz Rasûl-i Ekrem’in (sav) gözlerinin uyuduğunu ama kalbinin uyumadığını duyduk dedi.]
Bana İshak b. Mansur, ona en-Nadr b. Şümeyl, ona Şube, ona Seleme b. Küheyl, ona Bükeyr, ona da Küreyb, İbn Abbas'tan rivayet etti: Seleme dedi ki: Küreyb'e rastladım bana İbn Abbas şöyle anlattı dedi: Ben teyzem Meymune'nin evinde idim. Rasulullah (sav) geldi. Sonra hadisi Ğunder'in hadisi gibi rivayet etti. Bu rivayetteki; "benim için bir nur yarat" cümlesini hiç şüphe etmeden kullandı, yahut beni nur eyle! cümlesini zikretmedi.
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Muhammed b. Cafer, ona Şube, ona Seleme, ona da Küreyb, İbn Abbas'ın şöyle anlattığını rivayet etti: Bir gece teyzem Meymune'nin yanında kaldım. Rasûl-i Ekrem'in (sav) nasıl namaz kıldığını gözetledim. Rasulullah (sav) kalktı, küçük abdest yaptı. Sonra yüzünü ve ellerini yıkadı. Sonra uyudu. Daha sonra da kalkarak (asılı duran) su tulumuna yöneldi, onun ağız bağını çözdü. Sonra bir tasa -yahut çanağa- su döktü. Sonra suyu israf etmeden ve fazla da kısmadan güzel bir abdest aldı. Sonra kalkıp namaz kıldı. Ben de kalktım, yanına geldim, onun soluna durdum. Rasulullah (sav) beni tutarak sağ tarafına geçirdi. Hz. Peygamber'in (sav) namazı on üç rekâtta tamam oldu. Sonra uyudu, hatta horladı. Biz onun uyuduğunu horlamasından anlardık. Sonra namaza çıktı ve (sabah) namazını kıldı. Namazında yahut secdesinde; "ya Rabbi! Benim kalbime nur, kulağıma nur, gözüme nur, sağıma nur, soluma nur, önüme nur, arkama nur, üstüme nur, altıma nur lütfeyle. Benim için bir nur yarat -yahut beni nur eyle!-" diye dua ediyordu.
Bize Harmele b. Yahya ve Muhammed b. Seleme el-Muradî, onlara (Abdullah) İbn Vehb, ona Yunus (b. Yezid)], ona İbn Şihab (ez-Zührî), ona Urve b. Zübeyr, ona da Hz. Peygamber'in (sav) hanımı Aişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) yanında olduğu halde Havle bt. Tüveyt b. Habib b. Esed b. Abdüluzzâ kendisinin yanından geçmişti. (Aişe (r.anha) dedi ki:) Ben, bu Havle bt. Tüveyt'tir. Onun geceleri uyumadığını iddia ediyorlar dedim. Rasulullah (sav); "geceleri uyumuyor öyle mi? Güç yetirebileceğiniz amele devam edin. Vallahi! Sizler nihayet usanırsınız da Allah asla usanmaz" buyurdu.