10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zührî, ona da Urve b. Zübeyir şöyle rivayet etmiştir: Hakîm b. Hizâm "Ey Allah'ın Rasulü, cahiliye döneminde, sılayı rahim, köle azat etme ve sadaka gibi yaptığım ibadet ve iyilikler hakkında ne buyurursunuz?" diye sordu. Hz. Peygamber (sav) de "daha önce yapmış olduğun hayırlar sayesinde İslam'a girdin." buyurdu.
Bize İshak b. Vehb, ona Ömer b. Yunus, ona Babası (Yunus b. Kasım), ona İshak b. Ebu Talha el-Ensârî, ona da Enes ibn Mâlik (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasûlullah (sav) muhâkale, muhâdara, mülâmese, munâbeze ve muzâbene satışlarını yasaklamıştır.
Açıklama: "Muhakale": Ekinin henüz başağı kurumadan ya da tarladaki taze ekinin kendi cinsinden belli ölçüdeki kurusu karşılığında götürü usulle satılmasıdır. "Muhadara": Meyvenin ağaçta daha yeşilken satışa konu edilmesidir. "Mülamese": Satıcının ya da müşterinin almak ya da satmak istediği bir malı incelemeden sadece dokunarak işaret etmesiyle gerçekleşen alışveriş. "Münabeze": Alışverişte tarafların bir malı incelemeden birbirlerine atmalarıyla gerçekleşen bir satım şekli. "Müzâbene": Ağaç üzerindeki olgunlaşmış taze hurmanın kuru hurma karşılığında satılması. (daha geniş bilgi için DİA - Diyanet İslam Ansiklopedisi'nde ilgili maddelere bakılabilir.)
Bize Ebu Nu'man, ona Mu’temir, ona babası (Süleyman b. Tarhân), ona Ebu Osman, ona da Abdurrahman b. Ebu Bekir (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Biz Hz. Peygamber (sav) ile birlikteydik. Sonra saçı dağınık, uzun boylu müşrik bir adam koyunlarını sürerek geldi. Hz. Peygamber (sav), ona “satılık mı yoksa bağış mı?” diye sordu. Adam: “satılık” dedi. Hz. peygamber (sav) de, ondan bir koyun satın aldı.
Açıklama: Hadisin tamamı için B005382 numaralı hadise bakılabilir.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Mâlik, ona Nâfi, ona da Abdullah ibn Ömer (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Hz. peygamber (sav) olgunluk belirtisi ortaya çıkmadan yaş meyvelerin satışını alıcıya da satıcıya da yasaklamıştır.
Bize Leys, ona Yunus, ona da İbn Şihâb, şöyle rivayet etmiştir: Bir kimse olgunlaşmadan önce ağaç üzerindeki hurma koruğunu satın alsa, sonra o koruk hurmaya bir afet isabet etse, meydana gelen zarar, onu satan kimse üzerine olur. Yine İbn Şihâb der ki: Bana Salim b. Abdullah, ona da İbn Ömer'in (r.anhuma) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Olgunluğu iyice ortaya çıkıncaya kadar yaş meyveyi alıp satmayınız. Yaş hurmayı da kuru hurma karşılığında satmayınız."
Bize Kuteybe, ona Leys, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) muzâbene yoluyla yapılan her satışı; yani hurma bahçesindeki yaş hurmayı kuru hurma ile, üzüm bahçesindeki yaş üzümü kuru üzüm ile ve tarladaki biçilmemiş tahılı, kuru gıda birebir aynı ölçekte satmayı yasakladı.
Bize Kuteybe, ona İsmail b. Cafer, ona Humeyd, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), renkleninceye kadar yaş meyvenin satışını yasakladı. Biz Enes'e "meyvenin renklenmesi nedir?" diye sorduk. O da "meyvenin kızarması ve sararmasıdır" dedi ve ekledi "Söyle bakalım, eğer Allah o olgunlaşmamış meyveyi bir afetle yok ederse, sen kardeşinin malını ne karşılığında kendine helal sayacaksın."
Bize Ebu Velîd Hişâm b. Abdülmelik, ona Ebu Avâne, ona Bişr, ona Mücahid, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Ben Hz. Peygamber'in (sav) yanında bulunuyordum, kendisi hurma ağacının göbeğini yiyordu. Bize "Ağaç cinsinden bir ağaç çeşidi vardır ki, mümin kimse gibidir?" buyurdu. Ben, o hurma ağacıdır, diye söylemek istedim ama bir de baktım ki, oradaki insanların en genciyim. (bu sebeple saygıdan sükût edip cevap vermedim). Hz. peygamber (sav) "o, hurma ağacıdır" buyurdu.
Bize Kuteybe, ona Malik, ona Abdülhamid b. Süheyl b. Abdurrahman, ona Saîd b. Müseyyeb, ona da Ebu Saîd el-Hudrî ve Ebu Hureyre (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), sahabeden bir kişiyi Hayber üzerine haraç memuru tayin etti. Sonra bu kişi Hayber'den cenîb (denilen en iyi cins) hurma ile geldi. Hz. peygamber (sav) ona "Hayber'in bütün hurmaları böyle mi?" diye sordu. O sahâbî "Hayır ey Allah'ın Rasulü, vallahi hepsi böyle değildir. Biz bir sa' iyi hurma karşılığında iki sa' (adi hurma), iki sa' karşılığında ise ile de üç sa' (adi hurma) alırız" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Böyle yapma, topladığın hurmayı para ile sat, sonra bu para ile cenîb (iyi) hurma al" buyurdu.
Bize İshak, ona İbn Nümeyr, ona Hişâm, ona Muhammed, ona Osman b. Ferkad, ona Hişâm b. Urve, ona Babası (Urve b. Zübeyir), ona da Aişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: "Zengin olan (veli) yetim malına tenezzül etmesin, yoksul olan da kararınca yesin" (Nisâ, 6) ayeti yetimin işlerini yürüten ve malını yöneten yetim velisi hakkında indirilmiştir. Yetim velisi fakir olursa yetim malından uygun bir şekilde faydalanır.