10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona Nâfi ona da Abdullah b. Ömer (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) habelü'l-habele satışını (yani gebe devenin dişi doğacak yavrusundan doğacak yavruları satmayı) yasakladı. Câhiliye döneminde insanlar bir deveyi, dişi doğacak yavrusunun doğurmasına bağlı olarak satma işlemini yapıyorlardı.
Açıklama: Açıklama için bk. D003380 nolu hadisin izahı.
Bize İsmail, ona Mâlik, ona Muhammed b. Yahya b. Hibbân ve Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) Mülâmese ve Münâbeze alışverişini yasaklamıştır.
Açıklama: Munâbeze: kişinin satacağı kumaşı, alıcının o kumaşı evirip çevirerek incelemesine fırsat vermeden, alıcıya atarak satmasıdır. Mülâmese: alıcının kumaşı incelemeden sadece eliyle dokunarak işaret edip almasıdır.
Bize Ayyâş b. Velîd, ona Abdula'lâ, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Atâb. Yezîd, ona Ebu Saîd el-Hudrî (ra) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sav) iki giyim tarzını, bir de Mülamese ve Münâbeze şeklindeki iki alışverişi yasaklamıştır.
Açıklama: Munâbeze: kişinin satacağı kumaşı, alıcının o kumaşı evirip çevirerek incelemesine fırsat vermeden, alıcıya atarak satmasıdır. Mülâmese: alıcının kumaşı incelemeden sadece eliyle dokunarak işaret edip almasıdır.
Bize Hallâd b. Yahya, ona Abdülvâhid b. Eymen, ona babası (Eymen b. Ubeyd), ona da Câbir b. Abdullah (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Bir kadın Hz. Peygamber'e (sav) "ey Allah’ın Rasulü, benim marangoz bir kölem var, (istersen) sana üzerine oturabileceğin bir şey yaptırayım?" dedi. Rasulullah (sav) "Dilersen (yaptır)" buyurdu. Râvî der ki: Bunun üzerine kadın Hz. Peygamber (sav) için minber yaptırdı. Cuma günü olunca Peygamber( sav) kendisi için yapılan minbere oturdu. Bunun üzerine, daha önce yanında (dayanarak) hutbe okuduğu hurma kütüğü öyle bir feryat etti ki neredeyse ortadan ikiye ayrılacaktı. Hz. Peygamber minberden indi, onu tuttu ve kucakladı. O sırada kütük teskin edilen bir çocuk gibi içini çekerek inliyordu. Nihayet sakinleşip sustuktan sonra Hz. Peygamber (sav) "O, işittiği zikirden dolayı ağladı" buyurdu.
Bize Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, ona Hüseyin el-Müktib, ona Atâ b. Ebu Rebâh, ona da Cabir b. Abdullah (r.anhuma) şöyle demiştir: Bir sahâbî kendisine ait bir köleyi müdebber olarak (kendi ölümünden sonra olmak kaydıyla) azat etmişti. Daha kendisi muhtaç duruma düştü. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) bu köleyi aldı ve "bunu benden kim satın alır?" buyurdu. Nuaym b. Abdullah bu köleyi bir bedel ödeyerek satın aldı. Hz. Peygamber (sav) o bedeli alıp sahibine ödedi.
Bize Saîd b. Ufeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, ona Âmir b. Sa'd ona da Ebu Saîd Hudrî (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasûlullah (sav) munâbeze alışverişini yasakladı. Munâbeze; kişinin satacağı kumaşı, alıcıya atarak, alıcının o kumaşı evirip çevirerek incelemesine fırsat vermeden satmasıdır. Yine Hz. Peygamber (sav) mülâmese alışverişini de yasakladı. Mülâmese; alıcının kumaşı incelemeden sadece eliyle dokunarak işaret edip almasıdır.
Bize İbn Bükeyr, ona Leys, ona Cafer b. Rabîa, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Deve ve koyunları (sağmayıp sütü memeleri içinde yığmak suretiyle) bol sütlü göstermeye çalışmayınız. Her kim sütü memesinde hapsedilmiş bir hayvanı satın alırsa, onu sağdıktan sonra iki husustan birini seçme hakkına sahiptir. Dilerse o hayvanı kendi mülkiyetinde tutar, isterse onu bir sâ' hurma ile birlikte sahibine geri verir." Ebu Salih, Mucâhid, Velîd b. Rebâh ve Musa b. Yesâr'ın Ebu Hureyre'den onun da Hz. Peygamber'den (sav) rivayetinde "Bir sâ' hurma" ifadesi zikredilmiştir. Bazı râvilerin İbn Sîrîn'den, onun da Ebu Hureyre'den rivayetinde ise "bir sâ' yiyecek (gıda) ifadesi kullanılmış ve muhayyerlik süresi üç gün olarak belirtilmiştir. Bazı râvilerin İbn Sîrîn'den, onun da Ebu Hureyre'den rivayetinde de "bir sâ' hurma" ifadesi zikredilmiş ancak üç günlük muhayyerlik süresi ifade edilmemiştir. "Bir sâ' hurma' ifadesinin geçtiği rivayetler daha çok çoktur.
Açıklama: أَعْلَى السُّوقِ çarşının üst tarafı esasında çarşının içinde anlamında çeviri yapılır. Zira bu ifade telakki'r-rukban/yani satıcıları şehre varmadan yolda karşılamak anlamında olmadığını beyan için kullanılmıştır.