10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Hişam b. Ammar, ona Yahya b. Hamza, ona (Muhammed b. Velid) ez-Zübeydî, ona (Muhammed b. Şihab) ez-Zührî, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona da Ebu Hureyre (ra), Nebi’nin (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "İnsanlara borç veren bir tacir vardı. Borçluyu maddi sıkıntıda gördüğü zaman hizmetçilerine, onu geçin (bir şey almayın); umulur ki Allah'da bize müsamaha eder, derdi. (Bu ameli ve niyeti sebebiyle) Allah da o taciri affeti."
Açıklama: "Kendi elinin çalışması" ziraat, zanaat vb. her türlü geçim kaynaklarından bizzat kendi çalışmasını ifade için kullanılmıştır. Hadisin lafzındaki "elinin emeği" ile kast edilen sadece el ile bizzat yapılan değil, kişinin bizatihi çalışmasını ifade etttiği şekilde anlaşılması daha uygun olacağı için çeviride bu bakış göz önünde bulundurulmuştur.
Bize Abdullah b. Abdülvahhab, ona Malik, ona Davud, ona Ebu Süfyan, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) Araya satışında beş vesk veya beş veskten daha az miktarına izin verdi. Übeydullah b. Rebi, Malik'e "sana Davud, ona Ebu Süfyân, ona da Ebu Hureyre bu hadis rivayet etti mi?" diye sormuş. Malik de "evet" cevabını vermiştir.
Açıklama: Araya: Ağaçtaki taze hurmanın aynı miktardaki kuru hurma karşılığında satılmasıdır. Vesk: Kabaca bir deve yükü, bir veya iki denk miktarı, yaklaşık 122,4 kg. bir kuru gıda ağırlık ölçü birimidir.
Bize Kuteybe, ona Leys, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Atâ b. Ebu Rabâh, ona da Cabir b. Abdullah (ra) Rasulullah'ın (sav) fetih yılında Mekke'de şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şüphesiz Allah ve Rasulü şarap, leş, domuz ve putların satışını haram kıldı." Kendisine “ey Allah'ın Rasulü, leş yağları konusunda ne dersin? Onlarla gemiler boyanıyor, deriler yağlanıyor, insanlar aydınlanıyor” diye soruldu. Rasulullah da (sav): "Hayır, o da haramdır" buyurdu. Daha sonra Rasulullah (sav) şöyle devam etti: "Allah, Yahudileri kahretsin! Allah onlara leşlerin iç yağlarını yasakladığı zaman, onu erittiler sonra satıp parasını yediler." Ebu Asım der ki: Bize Abdulhamid, ona Yezid, ona da Atâ, ona da Cabir (ra) bu hadisi Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Dahhâk b. Mahled arasında inkita vardır
Bize Ahmed b. Yunus, ona da Züheyr, Enes b Malik'in (ra) şöyle dediğini rivayet etti: Abdurrahman b. Avf Medine'ye geldi. Peygamber (sav) Abdurrahman b. Avf ile Ensar'dan Sa'd b. Rabi arasında kardeşlik akdi yaptı. Sa'd zengin bir kimse olduğundan, Abdurrahman'a “malımı yan yarıya seninle bölüşeyim ve bir de seni evlendireyim” dedi. Abdurrahman da “Allah, ehlini ve malını sana mübarek eylesin. Sen bana çarşıyı göster” dedi. Akabinde çarşıya gidip bir miktar keş ve yağ kazanmış olarak döndü ve onu ev halkına getirdi. Az bir zaman yahut Allah'ın dilediği süre geçtikten sonra, Abdurrahman, üzerinde sarı koku izi olduğu halde geldi. Peygamber (sav) "Bu, hâlin nedir?" buyurdu. Abdurrahman “ey Allah'ın Rasulü, ben Ensar'dan bir kadınla evlendim” dedi. Rasulullah (sav) "ona ne kadar mehir verdin?" diye sordu. Abdurrahman “altından bir çekirdek” yahut “bir çekirdek ağırlığı altın” dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav) "Bir koyunla olsa da düğün yemeği ver" buyurdu.
Bize Ebu Velid, ona Şube, ona Avn b. Ebu Cuhayfe şöyle demiştir: "Babam (Ebu Cuhayfe) hacamat yapan bir köle satın almıştı. (Daha sonra onun kan aldığı aletlerinin kırılmasını emretti) Ben de babama bunu sordum o da şöyle dedi: Hz. Peygamber (sav), köpeğin satışından elde edilen geliri, kan ücretini (hacamat yapanın aldığı ücret), dövme yapmayı ve dövme yaptırmayı, faiz almayı ve faiz vermeyi yasaklamıştır. Resim (suret) yapana da lanet etmiştir."
Bize Ali b. Abdullah, ona Dahhâk b. Mahled, ona İbn Cüreyc, ona Amr b. Dînâr, ona da Ebu Salih Zeyyât, şöyle demiştir: Ebu Saîd el-Hudrî "dinar (altın para) dinar ile, dirhem (gümüş para da) dirhem ile (ancak eşit değerde olmak şartı ile değiştirilebilir)" dedi. Bunun üzerine ben "İbn Abbâs böyle (fazlalık faizdir) demiyor, o faizi sadece veresiye olmakla sınırlıyor" dedim. Ebu Saîd de bana şöyle dedi: "Ben İbn Abbâs'a 'faizin veresiye ile sınırlı olduğunu Hz. Peygamber'den (sav) mi işittin, yoksa bu hükmü Allah'ın Kitabında mı buldun?' dedim, o da bana 'bunların hiç birini (yani ne Hz. Peygamber'den işittim, ne de Allah'ın kitabında buldum) diyemem. Sizler Hz. Peygamber'i benden daha iyi tanıyorsunuz. Ancak Peygamber'in (sav) 'faiz ancak veresiye durumunda geçerlidir' buyurduğunu bana Üsâme söyledi' dedi."
Bize İshak, ona İbn Nümeyr, ona Hişâm, ona Muhammed, ona Osman b. Ferkad, ona Hişâm b. Urve, ona Babası (Urve b. Zübeyir), ona da Aişe (r.anha) şöyle rivayet etmiştir: "Zengin olan (veli) yetim malına tenezzül etmesin, yoksul olan da kararınca yesin" (Nisâ, 6) ayeti yetimin işlerini yürüten ve malını yöneten yetim velisi hakkında indirilmiştir. Yetim velisi fakir olursa yetim malından uygun bir şekilde faydalanır.
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Ebu Bekir b. Abdurrahman, ona da Ebu Mesud el-Ensârî (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) köpek satarak, zina ederek ve kahinlik, falcılık yaparak para kazanmayı yasaklamıştır.