Bize Abdullah, ona Amr b. Muhammed en-Nakıd, ona Ubeyde b. Humeyd ed-Dabbî, ona Abdullah b. Abdullah, ona Abdurrahman b. Ebî Leyla, ona da Zü'l-Ğurre şöyle rivayet etti:
Rasulullah (sav) yürürken karşısına bir bedevi çıktı ve dedi ki: 'Ey Allah'ın Rasulü! Develerin çöktüğü yerlerde olduğumuzda namaz vakti girmektedir. Biz buralarda namaz kılalım mı?' Rasulullah, "Hayır" dedi. 'Peki, etini yediğimizde (yeniden) abdest alalım mı?' diye sorunca, Peygabmer (sav) "Evet" dedi. Adam, 'Koyunların ağıllarında namaz kılalım mı?' diye sorunca Peygabmer (sav), "Evet" dedi.'Peki, etini yediğimizde (yeniden) abdest alalım mı?' diye sorunca "Hayır" dedi.
Açıklama: Bu hadis sahihtir lakin Berâ b. Âzib'den sahihtir. Bu rivayetiyle Zu'l-Uzze'den sahih değildir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
65740, HM016746
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْد اللَّهِ حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مُحَمَّدٍ النَّاقِدُ قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدَةُ بْنُ حُمَيْدٍ الضَّبِّيُّ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى عَنْ ذِي الْغُرَّةِ قَالَ:
عَرَضَ أَعْرَابِيٌّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَسِيرُ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ تُدْرِكُنَا الصَّلَاةُ وَنَحْنُ فِي أَعْطَانِ الْإِبِلِ أَفَنُصَلِّي فِيهَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: "لَا" قَالَ: "أَفَنَتَوَضَّأُ مِنْ لُحُومِهَا" قَالَ: "نَعَمْ" قَالَ: "أَفَنُصَلِّي فِي مَرَابِضِ الْغَنَمِ" فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: "نَعَمْ" قَالَ: "أَفَنَتَوَضَّأُ مِنْ لُحُومِهَا" قَالَ: "لَا"
Tercemesi:
Bize Abdullah, ona Amr b. Muhammed en-Nakıd, ona Ubeyde b. Humeyd ed-Dabbî, ona Abdullah b. Abdullah, ona Abdurrahman b. Ebî Leyla, ona da Zü'l-Ğurre şöyle rivayet etti:
Rasulullah (sav) yürürken karşısına bir bedevi çıktı ve dedi ki: 'Ey Allah'ın Rasulü! Develerin çöktüğü yerlerde olduğumuzda namaz vakti girmektedir. Biz buralarda namaz kılalım mı?' Rasulullah, "Hayır" dedi. 'Peki, etini yediğimizde (yeniden) abdest alalım mı?' diye sorunca, Peygabmer (sav) "Evet" dedi. Adam, 'Koyunların ağıllarında namaz kılalım mı?' diye sorunca Peygabmer (sav), "Evet" dedi.'Peki, etini yediğimizde (yeniden) abdest alalım mı?' diye sorunca "Hayır" dedi.
Açıklama:
Bu hadis sahihtir lakin Berâ b. Âzib'den sahihtir. Bu rivayetiyle Zu'l-Uzze'den sahih değildir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Zü'l-Ğurra el-Cühenî 16746, 5/689
Senetler:
1. Zü Ğurre el-Cüheni (Ya'îş)
2. Ebu İsa Abdurrahman b. Ebu Leyla el-Ensarî (Abdurrahman b. Yesar b. Bilal b. Büleyl b. Uhayha)
3. Ebu Cafer İbn Seriyye er-Razi (Abdullah b. Abdullah)
4. Abîde b. Humeyd el-Leysi (Abîde b. Humeyd b. Suheyb)
5. Ebu Osman Amr b. Muhammed en-Nakıd (Amr b. Muhammed b. Bükeyr)
Konular:
Abdest, bozan şeyler
Abdest, bozmayan şeyler
Namaz, deve yataklarında
Namaz, koyun ağılında
Bize Hafs b. Gıyâs, ona Dâvud b. Ebu Hind, ona eş-Şa'bî, ona Ebu Cebîra b. ed-Dahhâk el-Ensârî'den, ona da Halası şöyle söylemiştir: "Hz. Peygamber (sav) (Yesrib'e) geldiğinde herkesin bir veya iki lakabı vardı. Hz. Peygamber (sav) bir adamı lakabı ile çağırdı. Biz Hz. Peygamber'e o (adam), bu (lakabla) şekilde çağrılmaktan hoşlanmaz dedik. Bunun üzerine "Birbirinizi kötü isimlerle çağırmayınız!" (Hucurât, 49/11) ayeti nazil oldu."
Açıklama: Ricâlî Şeyhayn'ın sikalarıdır. Ancak Davud b. Ebî Hind Müslim'in ricalindendir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
65763, HM016759
Hadis:
حَدَّثَنَا حَفْصُ بنُ غِيَاثٍ قَالَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ أَبِي هِنْدٍ عَنِ الشَّعْبِيِّ عَنْ أَبِي جَبِيرَةَ بْنِ الضَّحَّاكِ الْأَنْصَارِيِّ عَنْ عُمُومَةٍ لَهُ
قَدِمَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَلَيْسَ أَحَدٌ مِنَّا إِلَّا لَهُ لَقَبٌ أَوْ لَقَبَانِ قَالَ فَكَانَ إِذَا دَعَا بِلَقَبِهِ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا يَكْرَهُ هَذَا قَالَ فَنَزَلَتْ
{ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْأَلْقَابِ }
Tercemesi:
Bize Hafs b. Gıyâs, ona Dâvud b. Ebu Hind, ona eş-Şa'bî, ona Ebu Cebîra b. ed-Dahhâk el-Ensârî'den, ona da Halası şöyle söylemiştir: "Hz. Peygamber (sav) (Yesrib'e) geldiğinde herkesin bir veya iki lakabı vardı. Hz. Peygamber (sav) bir adamı lakabı ile çağırdı. Biz Hz. Peygamber'e o (adam), bu (lakabla) şekilde çağrılmaktan hoşlanmaz dedik. Bunun üzerine "Birbirinizi kötü isimlerle çağırmayınız!" (Hucurât, 49/11) ayeti nazil oldu."
Açıklama:
Ricâlî Şeyhayn'ın sikalarıdır. Ancak Davud b. Ebî Hind Müslim'in ricalindendir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Ebu Cebîra b. Dahhâk an umûme leh 16759, 5/695
Senetler:
1. Umûme (A'lâ b. Amr)
2. Ebu Cebira b. Dahhak el-Ensari (Ebu Cebira b. Dahhak)
3. Ebu Amr Amir eş-Şa'bî (Amir b. Şerahil b. Abdin)
4. Ebu Bekir Davud b. Ebu Hind el-Kuşeyrî (Davud b. Dinar b. Azafir)
5. Ebu Ömer Hafs b. Gıyas en-Nehaî (Hafs b. Gıyas b. Talk b. Muaviye b. Malik)
Konular:
Kur'an, Nüzul sebebleri
Lakap, lakab takmak
Açıklama: Sahih li ğayrihi'dir. Bu isnad Yezid b. Ebî Mansûr'dan dolayı hasendir. Ricalin gerisi Şeyhayn'ın sikalarıdır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
65742, HM016747
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْد اللَّهِ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ مَعِينٍ قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عُبَيْدَةَ يَعْنِي الْحَدَّادَ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُسْلِمٍ عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي مَنْصُورٍ عَنْ ذِي اللِّحْيَةِ الْكِلَابِيِّ أَنَّهُ قَالَ
يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنَعْمَلُ فِي أَمْرٍ مُسْتَأْنَفٍ أَوْ أَمْرٍ قَدْ فُرِغَ مِنْهُ قَالَ لَا بَلْ فِي أَمْرٍ قَدْ فُرِغَ مِنْهُ قَالَ فَفِيمَ نَعْمَلُ إِذًا قَالَ اعْمَلُوا فَكُلٌّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ
Tercemesi:
Açıklama:
Sahih li ğayrihi'dir. Bu isnad Yezid b. Ebî Mansûr'dan dolayı hasendir. Ricalin gerisi Şeyhayn'ın sikalarıdır.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Şureyh b. Âmir el-Kilâbî 16747, 5/690
Senetler:
1. Zu Lihye el-Kilabî (Şureyh b. Amir b. Avf b. Ka'b b. Ebu Bekir)
2. Yezid b. Ebu Mansur el-Ezdi (Yezid Ebu Mansur)
3. Abdülaziz b. Müslim el-Kasmelî (Abdülaziz b. Müslim)
4. Ebu Ubeyde Abdülvahid b. Vasıl es-Sedusî (Abdülvahid b. Vasıl)
5. Ebu Zekeriyya Yahya b. Main (Yahya b. Main b. Avn)
Konular:
Allah İnancı, takdiri
Kader, amel, ilm-i ezelîye rağmen amel
Kader, kader-amel ilişkisi
KTB, KADER
Açıklama: Ebû Ca'fer'in cehaletinden (meçhul) dolayı bu isnad zayıftır.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
65738, HM016745
Hadis:
حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ قَالَ حَدَّثَنَا أَبَانُ وَعَبْدُ الصَّمَدِ قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ يَحْيَى عَنْ أَبِي جَعْفَرٍ عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ عَنْ بَعْضِ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ
بَيْنَمَا رَجُلٌ يُصَلِّي وَهُوَ مُسْبِلٌ إِزَارَهُ إِذْ قَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اذْهَبْ فَتَوَضَّأْ قَالَ فَذَهَبَ فَتَوَضَّأَ ثُمَّ جَاءَ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اذْهَبْ فَتَوَضَّأْ قَالَ فَذَهَبَ فَتَوَضَّأَ ثُمَّ جَاءَ فَقَالَ مَا لَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَكَ أَمَرْتَهُ يَتَوَضَّأُ ثُمَّ سَكَتَّ قَالَ إِنَّهُ كَانَ يُصَلِّي وَهُوَ مُسْبِلٌ إِزَارَهُ وَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ لَا يَقْبَلُ صَلَاةَ عَبْدٍ مُسْبِلٍ إِزَارَهُ
Tercemesi:
Atâ b. Yesar, Hz. Peygamber'in ashabından olan bir kişiden (Radıyallahü anh) nakletti:
Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), izarını yere sarkıtarak namaz kılan adama şöyle dedi:
"Git ve abdest al!"
O adam gitti, abdest aldı ve döndü. Rasûlullah ona:
"Git ve abdest al!" dedi.
Adam tekrar gitti, abdest aldı ve döndü. Sonra birisi Rasûlullah'a:
'Sana ne oluyor, ey Allah'ın Rasûlü! Sana ne oluyor ki (önce) adama abdest almayı emrettin, sonra da sustun (açıklama yapmadın)' deyince Peygamberimiz şöyle buyurdu:
"O, izarını yere sarkıtarak namaz kılıyor. İzzet ve celal sahibi Allah, izarını sarkıtarak (kibirle) namaz kılanın namazını kabul etmez."
Açıklama:
Ebû Ca'fer'in cehaletinden (meçhul) dolayı bu isnad zayıftır.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Hâbis b. Rabîa 16745, 5/689
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, sahabe ile ilişkisi
KTB, LİBAS, GİYİM-KUŞAM
Namaz, yerlere sürünen bir elbise ile namaz kılmak