Bize Muhammed b. Cafer, ona Hişam (ح); bize Yezid, ona Hişam, ona Hafsa, ona da Ebû’l-Âliye, ona da el-Ensarî rivayet etti. Yezîd, ona Ensardan biri şöyle rivayet etti, dedi:
“Hz. Peygamber'e (s.a.v.) gitmek üzere ailemin yanından çıktım. O'nu (s.a.v.) ayakta buldum; yüzünü kendisine dönmüş biri ile duruyordu. Ben, bir işlerinin olduğunu zannederek (beklemeye başladım)."
Ravi dedi ki: el-Ensarî (sözüne devamla) şöyle dedi: "Vallahi, Rasûlullah (s.a.v.) o kadar uzun süre ayakta kaldı ki, onun için üzülmeye başladım. (Yanındaki) adam dönüp gidince de;
“- Ey Allah'ın Ya Rasûlü! Bu adam seni o kadar ayakta tuttu ki uzun süre ayakta durmandan dolayı senin için üzülmeye başlamıştım” dedim.
“- Onu gerçekten gördün mü?” diye sordu.
"- Evet” dedim.
“- Peki, onun kim olduğunu biliyor musun?” diye sorunca;
“- Hayır” dedim. Bunun üzerine
“- O Cebrâil (a.s.) idi. Bana sürekli komşuyu (haklarını) gözetmemi tavsiye ediyordu; o kadar ki sonunda komşuyu mirasçı kılacak sandım” dedi. Sonra da “Eğer ona selam verseydin, selamını alırdı” buyurdu.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
68837, HM020618
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ (ح) وَيَزِيدُ قَالَ أَخْبَرَنَا هِشَامٌ عَنْ حَفْصَةَ عَنْ أَبِي الْعَالِيَةِ عَنِ الْأَنْصَارِيِّ قَالَ يَزِيدُ عَنْ رَجُلٍ مِنْ الْأَنْصَارِ قَالَ
خَرَجْتُ مِنْ أَهْلِي أُرِيدُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَإِذَا أَنَا بِهِ قَائِمٌ وَرَجُلٌ مَعَهُ مُقْبِلٌ عَلَيْهِ فَظَنَنْتُ أَنَّ لَهُمَا حَاجَةً قَالَ فَقَالَ الْأَنْصَارِيُّ وَاللَّهِ لَقَدْ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَتَّى جَعَلْتُ أَرْثِي لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِنْ طُولِ الْقِيَامِ فَلَمَّا انْصَرَفَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدْ قَامَ بِكَ الرَّجُلُ حَتَّى جَعَلْتُ أَرْثِي لَكَ مِنْ طُولِ الْقِيَامِ قَالَ وَلَقَدْ رَأَيْتُهُ قُلْتُ نَعَمْ قَالَ أَتَدْرِي مَنْ هُوَ قُلْتُ لَا قَالَ ذَاكَ جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السَّلَام مَا زَالَ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أَنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ ثُمَّ قَالَ أَمَا إِنَّكَ لَوْ سَلَّمْتَ عَلَيْهِ رَدَّ عَلَيْكَ السَّلَامَ
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Cafer, ona Hişam (ح); bize Yezid, ona Hişam, ona Hafsa, ona da Ebû’l-Âliye, ona da el-Ensarî rivayet etti. Yezîd, ona Ensardan biri şöyle rivayet etti, dedi:
“Hz. Peygamber'e (s.a.v.) gitmek üzere ailemin yanından çıktım. O'nu (s.a.v.) ayakta buldum; yüzünü kendisine dönmüş biri ile duruyordu. Ben, bir işlerinin olduğunu zannederek (beklemeye başladım)."
Ravi dedi ki: el-Ensarî (sözüne devamla) şöyle dedi: "Vallahi, Rasûlullah (s.a.v.) o kadar uzun süre ayakta kaldı ki, onun için üzülmeye başladım. (Yanındaki) adam dönüp gidince de;
“- Ey Allah'ın Ya Rasûlü! Bu adam seni o kadar ayakta tuttu ki uzun süre ayakta durmandan dolayı senin için üzülmeye başlamıştım” dedim.
“- Onu gerçekten gördün mü?” diye sordu.
"- Evet” dedim.
“- Peki, onun kim olduğunu biliyor musun?” diye sorunca;
“- Hayır” dedim. Bunun üzerine
“- O Cebrâil (a.s.) idi. Bana sürekli komşuyu (haklarını) gözetmemi tavsiye ediyordu; o kadar ki sonunda komşuyu mirasçı kılacak sandım” dedi. Sonra da “Eğer ona selam verseydin, selamını alırdı” buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Raculün min Ensar 20618, 6/808
Senetler:
1. Mübhem Ravi (Ensarî)
2. Ebu Âliye er-Riyâhî (Rüfey' b. Mihrân)
3. Ümmü Hüzeyl Hafsa bt. Sirin (Hafsa bt. Sirin)
4. Ebu Abdullah Hişam b. Hassan el-Ezdi (Hişam b. Hassan)
5. Ebu Halid Yezid b. Harun el-Vasitî (Yezid b. Harun b. Zâzî b. Sabit)
Konular:
Haklar, komşu hakları
Hz. Peygamber, Cebraille ilişkisi
İman, Melekler, Melek-insan ilişkisi
Komşuluk, komşuluk ilişkileri
KTB, SELAM
Selam, aynı şekilde veya daha güzeliyle karşılık vermek
Öneri Formu
Hadis Id, No:
270972, HM020618-2
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ (ح) وَيَزِيدُ قَالَ أَخْبَرَنَا هِشَامٌ عَنْ حَفْصَةَ عَنْ أَبِي الْعَالِيَةِ عَنِ الْأَنْصَارِيِّ قَالَ يَزِيدُ عَنْ رَجُلٍ مِنْ الْأَنْصَارِ قَالَ
خَرَجْتُ مِنْ أَهْلِي أُرِيدُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَإِذَا أَنَا بِهِ قَائِمٌ وَرَجُلٌ مَعَهُ مُقْبِلٌ عَلَيْهِ فَظَنَنْتُ أَنَّ لَهُمَا حَاجَةً قَالَ فَقَالَ الْأَنْصَارِيُّ وَاللَّهِ لَقَدْ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَتَّى جَعَلْتُ أَرْثِي لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِنْ طُولِ الْقِيَامِ فَلَمَّا انْصَرَفَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدْ قَامَ بِكَ الرَّجُلُ حَتَّى جَعَلْتُ أَرْثِي لَكَ مِنْ طُولِ الْقِيَامِ قَالَ وَلَقَدْ رَأَيْتُهُ قُلْتُ نَعَمْ قَالَ أَتَدْرِي مَنْ هُوَ قُلْتُ لَا قَالَ ذَاكَ جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السَّلَام مَا زَالَ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أَنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ ثُمَّ قَالَ أَمَا إِنَّكَ لَوْ سَلَّمْتَ عَلَيْهِ رَدَّ عَلَيْكَ السَّلَامَ
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Cafer, ona Hişam (ح); bize Yezid, ona Hişam, ona Hafsa, ona da Ebû’l-Âliye, ona da el-Ensarî rivayet etti. Yezîd, ona Ensardan biri şöyle rivayet etti, dedi:
“Hz. Peygamber'e (s.a.v.) gitmek üzere ailemin yanından çıktım. O'nu (s.a.v.) ayakta buldum; yüzünü kendisine dönmüş biri ile duruyordu. Ben, bir işlerinin olduğunu zannederek (beklemeye başladım)."
Ravi dedi ki: el-Ensarî (sözüne devamla) şöyle dedi: "Vallahi, Rasûlullah (s.a.v.) o kadar uzun süre ayakta kaldı ki, onun için üzülmeye başladım. (Yanındaki) adam dönüp gidince de;
“- Ey Allah'ın Ya Rasûlü! Bu adam seni o kadar ayakta tuttu ki uzun süre ayakta durmandan dolayı senin için üzülmeye başlamıştım” dedim.
“- Onu gerçekten gördün mü?” diye sordu.
"- Evet” dedim.
“- Peki, onun kim olduğunu biliyor musun?” diye sorunca;
“- Hayır” dedim. Bunun üzerine
“- O Cebrâil (a.s.) idi. Bana sürekli komşuyu (haklarını) gözetmemi tavsiye ediyordu; o kadar ki sonunda komşuyu mirasçı kılacak sandım” dedi. Sonra da “Eğer ona selam verseydin, selamını alırdı” buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Raculün min Ensar 20618, 6/808
Senetler:
1. Racül Mine'l-Ensar (Racül Mine'l-Ensar)
2. Ebu Âliye er-Riyâhî (Rüfey' b. Mihrân)
3. Ümmü Hüzeyl Hafsa bt. Sirin (Hafsa bt. Sirin)
4. Ebu Abdullah Hişam b. Hassan el-Ezdi (Hişam b. Hassan)
5. Gunder Muhammed b. Cafer el-Hüzelî (Muhammed b. Cafer el-Hüzeli)
Konular:
Haklar, komşu hakları
Hz. Peygamber, Cebraille ilişkisi
İman, Melekler, Melek-insan ilişkisi
Komşuluk, komşuluk ilişkileri
KTB, İMAN
KTB, SELAM
Selam, aynı şekilde veya daha güzeliyle karşılık vermek
Açıklama: Hadis mütabileriyle birlikte sahih li ğayrihidir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
69221, HM020857
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ (ح) وَحَجَّاجٌ قَالَا أَنَا شُعْبَةُ عَنْ أَبِي بِشْرٍ عَنْ سَلَّامِ بْنِ عَمْرٍو عَنْ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ إِخْوَانُكُمْ فَأَحْسِنُوا إِلَيْهِمْ أَوْ فَأَصْلِحُوا إِلَيْهِمْ وَاسْتَعِينُوهُمْ عَلَى مَا غَلَبَكُمْ وَأَعِينُوهُمْ عَلَى مَا غَلَبَهُمْ قَالَ حَجَّاجٌ فِي حَدِيثِهِ قَالَ سَمِعْتُ سَلَّامَ بْنَ عَمْرٍو وَرَجُلًا مِنْ قَوْمِهِ وَقَالَ حَجَّاجٌ وَأَصْلِحُوا
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Cafer, ona Şube (T) Bize Haccac, ona Şeube, ona Ebu Bişr, ona Sellam b. Amr, ona da Hz. Peygamber'in (sav) ashabından bir adam, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: (Köle) kardeşlerinize iyi davranın. Onlarla iyi geçinin. Gücünüz yetmediğinde onlardan yardım isteyin. Güç yetiremedikleri işlerde de onlara yardım ediniz.
Haccac hadisi naklederken Sellam b. Amr'dan ve onun kavminden işittim demiş ve hadisi (fe yerine) 've eslihû' ibaresiyle nakletmiştir.
Açıklama:
Hadis mütabileriyle birlikte sahih li ğayrihidir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Raculün min Ensar 20857, 6/869
Senetler:
()
Konular:
Ahlak, mahlukata iyi davranmak
Kardeşlik, müslümanlar arası ilişkiler
Müslüman, Müslümanın faydalılığı
Müslüman, vasıfları
حَدَّثَنَا حَسَنٌ حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ عَمْرٍو الْمَعَافِرِيُّ عَنْ رَجُلٍ مِنْ بَنِي غِفَارٍ
أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ مَنْ لَمْ يَحْلِقْ عَانَتَهُ وَيُقَلِّمْ أَظْفَارَهُ وَيَجُزَّ شَارِبَهُ فَلَيْسَ مِنَّا حديث رجل من أصحاب النبي صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
Açıklama: Hadis mütabileriyle birlikte hasen li ğayrihidir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
74762, HM023876
Hadis:
حَدَّثَنَا حَسَنٌ حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ عَمْرٍو الْمَعَافِرِيُّ عَنْ رَجُلٍ مِنْ بَنِي غِفَارٍ
أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ مَنْ لَمْ يَحْلِقْ عَانَتَهُ وَيُقَلِّمْ أَظْفَارَهُ وَيَجُزَّ شَارِبَهُ فَلَيْسَ مِنَّا حديث رجل من أصحاب النبي صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
Tercemesi:
Açıklama:
Hadis mütabileriyle birlikte hasen li ğayrihidir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Raculün min Beni Ğifar 23876, 7/757
Senetler:
1. Racül (Racül)
2. Yezid b. Amr el-Mısri (Yezid b. Amr)
3. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Lehîa el-Hadramî (Abdullah b. Lehîa b. Ukbe)
4. Ebu Ali Hasan b. Musa el-Eşyeb (Hasan b. Musa)
Konular:
Müslüman, vasıfları
Tırnak, kasık ve koltuk altı traşı için belirlenen süre
Öneri Formu
Hadis Id, No:
75214, HM023997
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ جَعْفَرٍ قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَطَاءٍ عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ قَالَ
سَمِعْتُهُ وَهُوَ فِي عَشَرَةٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَحَدُهُمْ أَبُو قَتَادَةَ بْنُ رِبْعِيٍّ يَقُولُ أَنَا أَعْلَمُكُمْ بِصَلَاةِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالُوا لَهُ مَا كُنْتَ أَقْدَمَنَا صُحْبَةً وَلَا أَكْثَرَنَا لَهُ تَبَاعَةً قَالَ بَلَى قَالُوا فَاعْرِضْ قَالَ كَانَ إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلَاةِ اعْتَدَلَ قَائِمًا وَرَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى حَاذَى بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ ثُمَّ قَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ فَرَكَعَ ثُمَّ اعْتَدَلَ فَلَمْ يَصُبَّ رَأْسَهُ وَلَمْ يَقْنَعْهُ وَوَضَعَ يَدَيْهِ عَلَى رُكْبَتَيْهِ ثُمَّ قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ثُمَّ رَفَعَ وَاعْتَدَلَ حَتَّى رَجَعَ كُلُّ عَظْمٍ فِي مَوْضِعِهِ مُعْتَدِلًا ثُمَّ هَوَى سَاجِدًا وَقَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ ثُمَّ جَافَى وَفَتَحَ عَضُدَيْهِ عَنْ بَطْنِهِ وَفَتَحَ أَصَابِعَ رِجْلَيْهِ ثُمَّ ثَنَى رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَقَعَدَ عَلَيْهَا وَاعْتَدَلَ حَتَّى رَجَعَ كُلُّ عَظْمٍ فِي مَوْضِعِهِ ثُمَّ هَوَى سَاجِدًا وَقَالَ اللَّهُ أَكْبَرُ ثُمَّ ثَنَى رِجْلَهُ وَقَعَدَ عَلَيْهَا حَتَّى يَرْجِعَ كُلُّ عُضْوٍ إِلَى مَوْضِعِهِ ثُمَّ نَهَضَ فَصَنَعَ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ مِثْلَ ذَلِكَ حَتَّى إِذَا قَامَ مِنْ السَّجْدَتَيْنِ كَبَّرَ وَرَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى يُحَاذِيَ بِهِمَا مَنْكِبَيْهِ كَمَا صَنَعَ حِينَ افْتَتَحَ الصَّلَاةَ ثُمَّ صَنَعَ كَذَلِكَ حَتَّى إِذَا كَانَتْ الرَّكْعَةُ الَّتِي تَنْقَضِي فِيهَا الصَّلَاةُ أَخَّرَ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَقَعَدَ عَلَى شِقِّهِ مُتَوَرِّكًا ثُمَّ سَلَّمَ
Tercemesi:
(Muhammed b. Amr b. Atâ), Ebû Humeyd es-Sâidî'den
(Radıyallahü anh) nakletti:
Ebû Humeyd'in (Radıyallahu anh) şöyle dediğini işittim ki o, Hz. Peygamber'den (Sallallahu aleyhi ve sellem) (bu tür haberleri) nakleden on sahabeden birisidir, diğeri de Ebû Katâde b. Rib'î'dir:
'Ben Rasûlullah'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) namazını sizin en iyi bileninizim.' Oradakiler:
'Rasûlullah'la sohbette bizden önde gelen ve ona itaatte bizden çok ilerde olan birisi değilsin' deyince Humeyd şöyle dedi:
'Bilâkis, (dediğinizin tam tersi.)'
'0 zaman arz et/ anlat!'
'Rasûlullah namaza kalktığında ayakta tam dik olarak durdu, (tekbirde) ellerini kaldırarak omuzları hizasına getirdi. (Sonra 'Allahü ekber' dedi ve) rükûa gitmek istediğinde ellerini kaldırarak omuzlarının hizasına getirdi, sonra 'Allahü ekber' dedi ve rükûa vardı, orada dengeli olarak durup, başını salmadı ya da (yukarıya) kaldırmadı ve ellerini diz kapaklarına koydu. Sonra 'Semi'a'llahü limen hamideh' deyip (başını) kaldırdı, her kemik yerini tam olarak alacak şekilde doğruldu. Sonra secdeye gitti ve 'Allahü ekber' dedi, pazılarını (kollarını) karnından uzaklaştırdı ve açtı. İki ayağının parmaklarını dikti.'0 sol ayağını yatırdı ve üzerine oturdu, her kemik yerini alacak şekilde durdu. Sonra tekrar secdeye gitti ve 'Allahü ekber' dedi, sonra (sol) ayağını yatırdı ve üzerine oturdu, her uzuv yerine dönecek şekilde durdu. Sonra kalktı ve ikinci rekâtta da böyle yaptı. İki rekâtı kıldıktan sonra kalkarken tekbir getirdi, namazın başlangıcındaki gibi ellerini omuzları hizasına kaldırdı. Sonra öncekinin benzeri şekilde kıldı. Namazın biteceği son rekâta gelince sol ayağını (sağ tarafa) çıkarttı ve sol kabası üzerine (teverruk yaparak) oturdu, sonra selâm verdi
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Ahmed b. Hanbel, Müsned-i Ahmed, Ebu Humeyd es-Sa'di 23997, 7/789
Senetler:
()
Konular:
Hz. Peygamber, namaz kılış şekli
Namaz, kıyam
Namaz, oturuş şekli
Namaz, rüku ve secdeden kalkış biçimi
Namaz, rüku'da nasıl olunacağı ve ne kadar kalınacağı
Namaz, rüku'dan kalkınca ne denileceği
Namaz, secde, okunacak dualar vs,
Namaz, Selam
Namaz, tekbir