Giriş

Bize Âdem, ona Şu’be, ona Ebu Bekir b. Hafs, Salim b. Abdullah b. Ömer’in şöyle anlattığını rivayet etti: Bir kerre Hz. Peygamber (sav) babam Ömer’e (ra)ipek yâhud siyerâ (ibrişimle karışık alaca bezden yapılmış) bir elbise gönderdi. Sonra Hz. Peygamber bu elbiseyi Ömer’in üzerinde gördü ve şöyle dedi: “Ben bu elbiseyi sana giymen için göndermedim. Bu ipekli elbiseyi ancak ahirette nasibi olmayan erkek giyer. Ben ancak bunu sana satıp da faydalanasın diye gönderdim.” [(Buhârî: "yani onu satman için gönderdim" açıklaması yapmaktadır.)]


Açıklama: Şerhlerde "Siyerâ" kelimesinin; sıfır çizgili ipekten dokunmuş bürde (gömlek), saf ipekten yapılmış hulle (elbise) anlamları üzerinde durmaktadır. Bu tür ipekten yapılan elbise müslüman erkeklere haram olduğu anlamı çıkmaktadır. Kastallânî, Ahmed b. Muhammed, İrşadü's-sârî li şerhi sahihi'l-Buhârî, (Mısır: Matbaatü'l-kübrâ, 1323), 4/40. Ayrıca rivayetin farklı tariklerinde "istimta' ha" (ondan faydalanman için) izahı yerine Hz. Peygamber'in (sav) "...kadınların giysin veya onu satarak ve kazancını infak etmen için sana gönderdim" dediği Hz. Ömer'in de onu çarşıda sattırdığı nakledilmektedir. Nesâî, Ebû Abdurrahman Ahmed b. Şuayb, Sünen el-Kübrâ, thk. Hasen Abdülmünım eş-Şiblî (Beyrut: Müessetü'r-risâle, 1421/2001), 8/392. Bu hususta Buhârî rivayeti siyakına uygun şekilde nakletmiş ve mefhum rivayet yerine bu açıklamayı rivayeti tefsir yerine kendi nakletmiştir. Ancak bazı kayıtlarda bu kumaşı Hz. Ömer'in Mekke'de anne bir kardeşlerinden Osman b. Hakîm'e hediye ettiği kaydı ile bu rivayetler çelimektedir.bkz. Kastallânî, Ahmed b. Muhammed b. Abdilmelik, İrşadü's-sârî li şerhi sahihi buhârî, (Mısır, Matbaatü'l-kübrâ el-Emiriyye, 1323), 2/163.

    Öneri Formu
13016 B002104 Buhari, Büyu', 40

Bize Ebü'l-Yemân, ona Şuayb, ona Zührî, ona Said b. el-Müseyyeb ve Ebu Seleme b. Abdurrahman, onlara Ebu Hüreyre şöyle söylemiştir: Sizler, 'Ebu Hüreyre, Hz. Peygamber'den (sav) çok hadis rivayet ediyor' diyorsunuz ve yine sizler: 'Muhacir ve ve Ensar niçin Rasulullah'tan (sav) Ebu Hüreyre'nin hadis rivayet ettiği kadar/gibi hadis nakletmiyor' diyor­sunuz. Şu muhakkak ki muhacir kardeşlerimizi çarşılarda alış-veriş etmek meşgul ediyordu. Ben ise karın tokluğuna Rasulullah'tan (sav) hiç ayrılmaz, onla­rın bulunmadıkları zaman onunla beraber bulunur, onlar unuttuklarında ben hafızamda tutar ezberlerdim. Ensardan olan kardeşlerimi de ziraatla ilgili işler meşgul ediyordu. Ben ise Suffe'nin yoksullarındandım. Diğer sahabiler hadisleri unuturlarken ezberimde tutardım. Hem de Rasulullah (sav) bir sözlerinde şöyle buyurmuştu: "Ben şu sözümü bitirinceye kadar elbisesini yayacak; sonra da elbisesini kendine doğru toplayacak kişi elbette benim söyleyeceğim sözleri kesin olarak ezberleyecektir." Bunun üzerine ben hemen üzerimdeki renkli elbiseyi yaydım. Rasulul­lah (sav) sözünü bitirinceye kadar da göğsü­me doğru topladım. Bundan sonra Rasulullah'ın (sav) sözlerinden hiç bir şeyi unutmadım.


    Öneri Formu
11287 B002047 Buhari, Büyu', 1

Bana Züheyr b. Harb, ona Yakub, ona babası (İbrahim b. Sa'd), ona Salih, ona İbn Şihâb, ona Übeydullah, ona da Zeyd b. Halid (ra) ve Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmişlerdir: Hz. Peygamber'e (sav) bekar bir cariyenin zina etmesinin hükmü soruldu, o da şöyle cevap verdi: "Cariye zina ederse, onu kamçılayın. Yine zina ederse, yine kamçılayın. Sonra yine zina ederse, artık onu bir kıl örgüsü karşılığın­da olsa bile satın"


    Öneri Formu
15437 B002233 Buhari, Büyu', 110

Bize Muhammed b. Sinân, ona Füleyh, ona Hilâl, ona da Atâ b. Yesâr şöyle demiştir: Abdullah b. Amr b. Âs ile karşılaştım ve ona "Allah Rasûlü'nün (sav) Tevrat'ta geçen sıfatını bana bildirsen" dedim. Amr cevaben şöyle dedi: "Evet, vallahi Hz. Peygamber, (sav) Kur'ân'da geçen sıfatlarının bir kısmıyla Tevrat'ta da şöyle nitelendirilmiştir. 'Ey Peygamber, hiç şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci, bir korkutucu ve ümmîlere bir koruyucu olarak gönderdik. Sen benim ku­lum ve peygamberimsin. Ben sana "Mütevekkil" adını verdim. Bu peygam­ber kötü huylu, katı kalpli, çarşılarda bağıra, çağıra konuşan biri değildir. O kötülüğe, kötülükle değil af ve bağışlama ile karşılık verir.. Eğri yola sapmış bu millet "lâ ilâhe illallah" diyerek doğru yola girmedikçe Allah onun canını almayacaktır. Allah kör gözleri, sağır kulakları, mühürlü kalpleri bu tevhîd kelimesiy­le açacaktır.'" Abdulazîz b. Ebu Seleme, bu hadisi Hilâl ibn Ali’den rivayet etmiş ve bu rivayeti ile diğer râvî Fulayh’a mutâbaat etmiştir. Bu hadisi yine bize Saîd, ona Hilâl, ona Atâ, ona da İbn Selâm rivayet etmiştir. (Buhârî der ki:) Hadiste geçen "غُلْفٌ" kelimesi kılıf içinde olan her şey için kullanılır. (Kınında olan kılıç için) "سَيْفٌ أَغْلَفُ" ifadesi, kılıfı içinde olan yay için "قَوْسٌ غَلْفَاءُ" ve sünnet olmamış erkek için de "رَجُلٌ أَغْلَفُ" (Erkeklik organı kılıflı olan adam) ifadesi kullanılır.


    Öneri Formu
13058 B002125 Buhari, Büyu', 50

Bize Kuteybe, ona Malik, ona Abdülhamid b. Süheyl b. Abdurrahman, ona Saîd b. Müseyyeb, ona da Ebu Saîd el-Hudrî ve Ebu Hureyre (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), sahabeden bir kişiyi Hay­ber üzerine haraç memuru tayin etti. Sonra bu kişi Hayber'den cenîb (denilen en iyi cins) hurma ile geldi. Hz. peygamber (sav) ona "Hayber'in bütün hurmaları böyle mi?" diye sordu. O sahâbî "Hayır ey Allah'ın Rasulü, vallahi hepsi böyle değildir. Biz bir sa' iyi hurma karşılığında iki sa' (adi hurma), iki sa' karşılığında ise ile de üç sa' (adi hurma) alırız" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Böyle yapma, topladığın hurmayı para ile sat, sonra bu para ile cenîb (iyi) hurma al" buyurdu.


    Öneri Formu
98025 B002202 Buhari, Büyu', 89

Bize İsmail, ona Mâlik, ona İbn Şihâb, ona Übeydullah b. Abdullah, ona da Ebu Hureyre (ra) ve Zeyd b. Hâlid (ra) şöyle rivayet etmişlerdir: Hz. Peygamber'e (sav) bekar bir cariyenin zina etmesinin hükmü soruldu, o da şöyle cevap verdi: "Cariye zina ederse, onu kamçılayın. Yine zina ederse, yine kamçılayın. Sonra yine zina ederse, artık onu bir kıl örgüsü karşılığın­da olsa bile satın" İbn Şihâb der ki: Hz. Peygamber (sav) "Onu satın" ifadesini üçüncü defada mı yoksa dördüncü defada mı söyledi bilemiyorum.


    Öneri Formu
241281 B002154 Buhari, Büyu', 66

Bize Ali b. Abdullah, ona Dahhâk b. Mahled, ona İbn Cüreyc, ona Amr b. Dînâr, ona da Ebu Salih Zeyyât, şöyle demiştir: Ebu Saîd el-Hudrî "dinar (altın para) dinar ile, dirhem (gümüş para da) dirhem ile (ancak eşit değerde olmak şartı ile değiştirilebilir)" dedi. Bunun üzerine ben "İbn Abbâs böyle (fazlalık faizdir) demiyor, o faizi sadece veresiye olmakla sınırlıyor" dedim. Ebu Saîd de bana şöyle dedi: "Ben İbn Abbâs'a 'faizin veresiye ile sınırlı olduğunu Hz. Peygamber'den (sav) mi işittin, yoksa bu hükmü Allah'ın Kitabında mı buldun?' dedim, o da bana 'bunların hiç birini (yani ne Hz. Peygamber'den işittim, ne de Allah'ın kitabında buldum) diyemem. Sizler Hz. Peygamber'i benden daha iyi tanıyorsunuz. Ancak Peygamber'in (sav) 'faiz ancak veresiye durumunda geçerlidir' buyurduğunu bana Üsâme söyledi' dedi."


    Öneri Formu
241282 B002179 Buhari, Büyu', 79

Bize Hafs b. Ömer, ona Şu'be, ona Habîb b. Ebu Sabit, ona da Ebu Minhâl şöyle demiştir: Ben Berâ b. Âzib ile Zeyd ibn Erkam'a (r.anhum) sarraflıktan sordum. Her iki sahabi de birbiri hakkında, benden daha iyidir, diye tezkiye de bulundu ve Hz. Peygamber'in (sav) vadeye bağlanmış borç olarak altını gümüşle satmayı sakladığını söyledi.


    Öneri Formu
241284 B002181 Buhari, Büyu', 80

Bize İsmail, ona Mâlik, ona Muhammed b. Yahya b. Hibbân ve Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav) Mülâmese ve Münâbeze alışverişini yasaklamıştır.


    Öneri Formu
278768 B002146-2 Buhari, Büyu', 63


    Öneri Formu
11288 B002048 Buhari, Büyu', 1