10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Humeyd b. Abdurrahman ona da Ebu Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Kim inanarak ve mükâfatını (Allah'tan) bekleyerek Ramazan (gecelerini) ibadetle ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır." İbn Şihâb dedi ki: 'Hz. Peygamber (sav) vefat edene kadar durum böyle devam etti. Sonra Ebu Bekir'in halifeliği ile Ömer'in halifeliğinin (r.anhüma) ilk zamanlarında da uygulama böyle devam etmiştir.'
Açıklama: İbn Şihâb ez-Zührî'nin açıklamasında geçen "uygulama", hadisin yer aldığı bâb başlığından da anlaşılacağı üzere Ramazan gecelerinde teravih kılınmasıyla ilgilidir. Hz. Peygamber farz kılmamakla birlikte müslümanları teravih namazı kılmaya teşvik etmiş, iki veya üç gün de cemaate kendisi kıldırmıştır. Fakat daha sonra Allah’ın farz kılabileceği endişesiyle cemaate kıldırmayı bırakmış, müslümanlar bu namazı tek başlarına kılmışlardır. Hz. Ömer'in halifeliği döneminde ise teravih namazı tekrar cemaatle kılınmaya başlanmıştır (bk. Saffet Köse, “Teravih”, TDV İslâm Ansiklopedisi [İstanbul, 2011], 40/482).
Bize Yahya b. Bukeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb ona da Ebu Seleme'nin rivayet ettiğine göre Ebu Hüreyre (ra) şöyle demiştir: Ben Hz. Peygamber'i (sav) Ramazan hakkında şöyle derken işittim: "Kim inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek, Ramazan'ı ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır."
Bize Yahya b. Bükeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, ona Urve, ona da Hz. Aişe şöyle söylemiştir: Rasulullah (sav) bir gece odadan dışarıya çıktı, mescitte namaz kıldı. Bazı insanlar da namazda ona uydular. Sabah olunca insanlar bunu kendi aralarında konuştular. Bunun neticesinde gece daha çok insan toplandı ve Peygamber (sav) ile birlikte namaz kıldılar. Sabah olunca insanlar bu konuyu yine konuştular. Üçüncü gece mescide gelenler bir hayli fazla oldu. Rasulullah yine mescide çıktı, insanlar da Ona uyarak namaz kıldılar. Dördüncü gece olduğu zaman mescit, kalabalıktan insanları almadı. (Peygamber de onların yanına mescide çıkmadı). Ancak sabah namazını kıldırmak için mescide çıktı. Sabah namazını kıldırınca, insanlara döndü, kelime-i şehadet getirdi ve şöyle dedi: "Muhakkak ki dün geceki durumunuzdan haberdarım. Fakat ben, gece namazı üzerinize farz olur da sonra onu kılamazsınız diye endişe ettim." buyurdu. Rasulullah (sav), durum bu hal üzere iken vefat etti.
Bize Ali b. Abdullah, ona Sufyân, ona Zuhrî, ona Ebû Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir: "Her kim inanır ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır. Her kim, inanır ve karşılığını Allah'tan bekleyerek kadir gecesini ikame ederse, geçmiş günahları bağışlanır." [Bu hadîsi ez-Zuhrî'den rivayet ederek Süleyman ibnu Kesîr el-Abdî, Sufyân ibnu Uyeyne'ye mutâbaat etmiştir]
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona Nafi', ona da İbn Ömer anlatmıştır: Ashab-ı Kiramdan bazıları rüyalarında Kadir gecesini son yedi gece içerisinde olduğu gösterildi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Ben kadir gecesiyle ilgili rüyalarınızın Ramazanın son yedi gecesi içinde birbirine uygun düşmüş olduğunu görüyorum. Dolayısıyla kim Kadir gecesini arayacaksa, ramazanın son yedi gecesi içinde arasın."
Bize Ali b. Abdullah, ona Sufyân, ona Zuhrî, ona Ebû Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'den (sav) rivayet etmiştir: "Her kim inanır ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır. Her kim, inanır ve karşılığını Allah'tan bekleyerek kadir gecesini ikame ederse, geçmiş günahları bağışlanır." [Bu hadîsi ez-Zuhrî'den rivayet ederek Süleyman ibnu Kesîr el-Abdî, Sufyân ibnu Uyeyne'ye mutâbaat etmiştir]