10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Musa b. İsmail, ona İbrahim b. Sa'd, ona İbn Şihâb, ona Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe, ona da İbn Abbas (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Nebî (sav), iyilikte insanların en cömerdiydi. En cömert olduğu zaman da Ramazan'da Cebrâîl'in kendisi ile buluştuğu zamandı. Cebrâîl (as), bitene kadar Ramazan'da her gece kendisi ile buluşur, Nebî (sav) de ona Kur'ân okurdu. Hz. Peygamber (sav) Cebrâîl (as) ile buluştuğunda kesintisiz esen rüzgardan iyilikte daha cömert olurdu."
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer (ra) şöyle söylemiştir: Rasulullah (sav) Ramazan'dan bahsedip şöyle buyurdu: "Hilali görene kadar oruç tutmayın. Onu görene kadar da bayram yapmayın. Eğer hava bulutlu (kapalı) olursa takdir etmek (suretiyle ayı otuza tamamlayın)."
Bize Ebu Asım, ona İbn Cüreyc; (T) Bana Muhammed b. Mukatil, ona Abdullah, ona İbn Cüreyc, ona Yahya b. Abdullah b. Sayfî, ona İkrime b. Abdurrahman b. Hâris, ona da Ümmü Seleme şöyle haber vermiştir: Peygamber (sav) hanımlarından bazısının evine bir ay süreyle girmeyeceğine yemin etti. Yirmi dokuz gün geçince günün başında yahut sonunda yanlarına girdi. Kendisine “Ey Allah'ın Peygamberi! Sen bir ay kadınların yanına girmemeğe yemin etmiştin?” denildi. Peygamber (sav) "Ay yirmi dokuz gün de olmaktadır" buyurdu.
Bize Müsedded, ona Mu'temir, ona İshak, ona Abdurrahman b. Ebu Bekre, ona da babası, Hz. Peygamber'den (sav) nakilde bulunmuştur. (T) Bize Müsedded, ona Mu'temir, ona Hâlid el-Hazzâ, ona Abdurrahman b. Ebu Bekre, ona da babasının söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Ramazan ve Zilhicce'deki (Kurban Bayramı) olmak üzere iki bayram ay eksik olmaz."
Bize Adem, ona Şu'be, ona Esved b. Kays, ona Said b. Amr, ona da İbn Ömer (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Biz yazı ve hesap bilmeyen ümmî bir topluluğuz. Ay böyle ve böyledir." Yani bazen 29, bazen de 30 gün olur.
Açıklama: Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ
Açıklama: ''وَكَانَتِ انْفَكَّتْ رِجْلُهُ'' ifadesi, Türkçe'deki ayağını kesmek (uğramamak) deyimi ile tercümeye yansıtılmıştır.