18880 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ahmed b. Amr b. Serh, ona İbn Vehb, ona Amr b. Hâris, ona Ebu Hamza b. Süleym, ona Abdurrahman b. Cubeyr, ona babası, ona da Avf b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah’ın (sav) bir cenazenin namazını kılarken şöyle dua ettiğini duydum: 'Allah’ım! Onu bağışla, ona mağfiret et, günahlarını affet, ona afiyet ver, ona huzurunda ikramda bulun, girdiği yeri (kabrini) genişlet. Onu su, kar ve dolu ile yıka, beyaz bir elbisenin kirden arındığı gibi onu da günahlarından arındır. Ona bu yurdundan daha hayırlı bir yurt, bu ailesinden daha hayırlı bir aile, zevcesinden daha hayırlı zevce ver. Onu kabir azabından ve cehennem azabından koru.' Hadisi nakleden Avf dedi ki: Rasulullah’ın (sav), mevtaya yaptığı bu duadan dolayı, ölmüş kişinin yerinde olmayı temenni ettim."
Bize İsmail b. Mesud, ona Yezid b. Zürey, ona Hişâm b. Ebu Abdullah, ona Yahya b. Ebu Kesîr, ona Ebu İbrahim el-Ensârî, ona da babası, Hz. Peygamber'in (sav) cenaze namazında şöyle dua ettiğini rivayet etmiştir: "Allah'ım! Dirilerimizi ölülerimizi, burada hazır bulunanlarımızı bulunmayanlarımızı, erkeklerimizi kadınlarımızı, küçüklerimizi ve büyüklerimizi bağışla."
Bize Harun b. Abdullah, ona Ma‘n, ona Muaviye b. Salih, ona Habib b. Ubeyd el-Kelâî, ona Cübeyr b. Nüfeyr el-Hadramî, ona da Avf b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah’ın (sav) bir cenaze namazı kıldırırken dua ettiği esnada, şunları söylediğini duydum: Allah’ım! Onu bağışla, ona merhamet et, ona afiyet ver, günahlarını affet, ona ikramda bulun, gireceği yeri (kabrini) genişlet. Onu su, kar ve dolu ile yıka. Beyaz elbisenin kirden ayıklandığı gibi onu günahlardan arındır. Ona bu yurdundan daha hayırlı bir yurt, ailesinden daha hayırlı bir aile, eşinden daha hayırlı bir eş ver. Onu cennete koy, cehennem ateşinden onu koru, –ya da- kabir azabından onu koru."
Bize Süveyd b. Nasr, ona Abdullah, ona Şube, ona Amr b. Mürre, ona Amr b. Meymun, ona sahabeden Abdullah b. Rübeyyia es-Sülemî, ona da Ubeyd b. Halid es-Sülemî şöyle rivayet etmiştir: "Nebi (sav) iki kişiyi birbirine kardeş yapmıştı. Onlardan biri Hz. Peygamber (sav) döneminde öldürüldü. Daha sonra da diğeri öldü ve onun namazını kıldılar. Hz. Peygamber “Ne diye dua ettiniz?” diye sordu. Onlar da 'Allah’ım, ona mağfiret et, Allah’ım, ona merhamet et, Allah’ım onu dostuna kavuştur' diye dua ettik dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) 'Bu ikincinin, birinciden sonra kıldığı namazları, tuttuğu oruçları ve yaptığı amelleri ne olacak? İkisi arasında yerle gök arası kadar fark var' buyurdu."
Bize Nuh b. Habib, ona Abdurrezzaâk, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim bir cenazenin namazına katılırsa, ona bir kırat ecir vardır. Kim de cenaze kabre konuluncaya dek beklerse, ona da iki kırat ecir vardır. İki kırat, iki büyük dağ gibidir."
Bize Süveyd, ona Abdullah, ona Yunus, ona Zührî, ona Abdurrahman el-A'rec, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim namazını kılmak amacıyla cenazeye katılırsa, ona bir kırat sevap vardır. Kim de defnedilinceye kadar katılırsa ona da iki kırat sevap vardır. 'İki kırat ne kadardır Ey Allah'ın Rasulü?' diye sorulunca, 'İki büyük dağ gibidir' buyurdu."
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Muhammed b. Cafer, ona Avf, ona Muhammed b. Sîrîn, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim Allah için müslüman bir kişinin cenazesine katılır, namazını kılar ve defninde bulunursa, ona iki kırat ecir vardır. Namazı kıldıktan sonra cenaze defnedilmeden geri dönen kimse ise bir kırat ecirle oradan döner."