وَحَدَّثَنَاهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ سَعْدٍ سَمِعَ مُحَمَّدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْحَسَنِ بْنِ عَلِىٍّ قَالَ:
كَانَ الْحَجَّاجُ يُؤَخِّرُ الصَّلَوَاتِ، فَسَأَلْنَا جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ... بِمِثْلِ حَدِيثِ غُنْدَرٍ.
[... "كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّى الظُّهْرَ بِالْهَاجِرَةِ. وَالْعَصْرَ، وَالشَّمْسُ نَقِيَّةٌ. وَالْمَغْرِبَ، إِذَا وَجَبَتْ. وَالْعِشَاءَ أَحْيَانًا يُؤَخِّرُهَا، وَأَحْيَانًا يُعَجِّلُ. كَانَ إِذَا رَآهُمْ قَدِ اجْتَمَعُوا، عَجَّلَ. وَإِذَا رَآهُمْ قَدْ أَبْطَئُوا، أَخَّرَ. وَالصُّبْحَ، كَانُوا أَوْ - قَالَ - كَانَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّيهَا بِغَلَسٍ."]
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muaz b. Muaz el-Anberî), ona Şu'be, ona da Sa'd'ın rivayet ettiğine göre, Muhammed b. Amr b. el-Hasan b. Ali şöyle demiştir:
Haccac namazları geciktirirdi. Bizler de (namaz vakitlerini) Cabir b. Abdullah'a sorduk... Ravi, hadisin devamı olarak Gunder'in rivayetinin aynısını nakletmiştir.
["... Rasulullah (sav) öğle namazını sıcağın en şiddetli olduğu vakitte, ikindi namazını güneş hâlâ parlak iken, akşam namazını güneş battığında (hemen) kılardı. Yatsı namazını ise, bazen geciktirir, kimi zaman ise erken kıldırırdı. Cemaatin toplandığını görürse erken kıldırır, henüz toplanmadıklarını görürse geciktirirdi. Sabah namazını, onlar –ya da Nebi (sav) - alacakaranlıkta kılar(lar)dı."]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5367, M001461
Hadis:
وَحَدَّثَنَاهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ حَدَّثَنَا أَبِى حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ سَعْدٍ سَمِعَ مُحَمَّدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْحَسَنِ بْنِ عَلِىٍّ قَالَ:
كَانَ الْحَجَّاجُ يُؤَخِّرُ الصَّلَوَاتِ، فَسَأَلْنَا جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ... بِمِثْلِ حَدِيثِ غُنْدَرٍ.
[... "كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّى الظُّهْرَ بِالْهَاجِرَةِ. وَالْعَصْرَ، وَالشَّمْسُ نَقِيَّةٌ. وَالْمَغْرِبَ، إِذَا وَجَبَتْ. وَالْعِشَاءَ أَحْيَانًا يُؤَخِّرُهَا، وَأَحْيَانًا يُعَجِّلُ. كَانَ إِذَا رَآهُمْ قَدِ اجْتَمَعُوا، عَجَّلَ. وَإِذَا رَآهُمْ قَدْ أَبْطَئُوا، أَخَّرَ. وَالصُّبْحَ، كَانُوا أَوْ - قَالَ - كَانَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّيهَا بِغَلَسٍ."]
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Muaz, ona babası (Muaz b. Muaz el-Anberî), ona Şu'be, ona da Sa'd'ın rivayet ettiğine göre, Muhammed b. Amr b. el-Hasan b. Ali şöyle demiştir:
Haccac namazları geciktirirdi. Bizler de (namaz vakitlerini) Cabir b. Abdullah'a sorduk... Ravi, hadisin devamı olarak Gunder'in rivayetinin aynısını nakletmiştir.
["... Rasulullah (sav) öğle namazını sıcağın en şiddetli olduğu vakitte, ikindi namazını güneş hâlâ parlak iken, akşam namazını güneş battığında (hemen) kılardı. Yatsı namazını ise, bazen geciktirir, kimi zaman ise erken kıldırırdı. Cemaatin toplandığını görürse erken kıldırır, henüz toplanmadıklarını görürse geciktirirdi. Sabah namazını, onlar –ya da Nebi (sav) - alacakaranlıkta kılar(lar)dı."]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1461, /254
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Muhammed b. Amr el-Haşimî (Muhammed b. Amr b. Hasan b. Ali b. Ebu Talib)
3. Ebu İshak Sa'd b. İbrahim el-Kuraşi (Sa'd b. İbrahim b. Abdurrahman b. Avf)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Ebu Müsenna Muaz b. Muaz el-Anberî (Muaz b. Muaz b. Nasr b. Hassan b. Hur b. Malik)
6. Ebu Amr Ubeydullah b. Muaz el-Anberî (Ubeydullah b. Muaz b. Muaz b. Nasr)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, vakti
Namaz, vaktinde eda etmek, geciktirmemek
Bize Yahya b. Yahya, ona Cafer b. Süleyman, ona Ebu İmran el-Cevnî, ona Abdullah b. Samit, ona da Ebu Zer'in rivayet ettiğine göre, Rasulullah (sav) kendisine şöyle buyurmuştur:
"Ey Ebu Zerr! Gerçek şu ki, benden sonra namazı (geciktirerek) öldürecek yöneticiler olacaktır. Sen namazı vaktinde kıl. Eğer vakti içinde namazı onlarla tekrar kılarsan, o namaz senin için nafile olur. Tekrar kılmazsan, namazı yerine getirmiş olursun."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5373, M001466
Hadis:
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ أَبِى عِمْرَانَ الْجَوْنِىِّ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ عَنْ أَبِى ذَرٍّ قَالَ: قَالَ لِى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم:
"يَا أَبَا ذَرٍّ! إِنَّهُ سَيَكُونُ بَعْدِى أُمَرَاءُ، يُمِيتُونَ الصَّلاَةَ. فَصَلِّ الصَّلاَةَ لِوَقْتِهَا. فَإِنْ صَلَّيْتَ لِوَقْتِهَا، كَانَتْ لَكَ نَافِلَةً، وَإِلاَّ كُنْتَ قَدْ أَحْرَزْتَ صَلاَتَكَ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, ona Cafer b. Süleyman, ona Ebu İmran el-Cevnî, ona Abdullah b. Samit, ona da Ebu Zer'in rivayet ettiğine göre, Rasulullah (sav) kendisine şöyle buyurmuştur:
"Ey Ebu Zerr! Gerçek şu ki, benden sonra namazı (geciktirerek) öldürecek yöneticiler olacaktır. Sen namazı vaktinde kıl. Eğer vakti içinde namazı onlarla tekrar kılarsan, o namaz senin için nafile olur. Tekrar kılmazsan, namazı yerine getirmiş olursun."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1466, /254
Senetler:
1. Ebu Zer el-Ğıfârî (Cündüb b. Abdullah b. Cünade)
2. Ebu Nadr Abdullah b. Samit el-Ğifarî (Abdullah b. Samit)
3. Ebu İmran Abdulmelik b. Habib el-Esedî (Abdulmelik b. Habib)
4. Ebu Süleyman Cafer b. Süleyman ed-Duba'î (Cafer b. Süleyman)
5. Ebu Zekeriyya Yahya b. Yahya en-Neysâbûrî (Yahya b. Yahya b. Bekir b. Abdurrahman)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, vaktinde eda etmek, geciktirmemek
Bize Yahya b. Habib el-Harisî, ona Halid b. Haris, ona Şu'be, ona Büdeyl, ona Ebu Âliye, ona da Abdullah b. Samit, Ebu Zer'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) uyluğuma vurarak: "Namazı vaktinden sonraya geciktiren bir topluluk arasında kalacağın zaman halin nice olacak? diye buyurdu. (Ravinin anlattığına göre) Ebu Zer Rasulullah'ın bu sözü üzerine : 'Böyle bir durumda ne yapmamı emir buyurursunuz?' diye sordu. Allah Rasulü; (sav): "Bu durumda sen namazı vaktinde kıl. Sonra işine git. Eğer sen hâlâ mescitteyken namaz için kamet getirilirse onlarla birlikte de namaz kıl." buyurdu.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5377, M001468
Hadis:
وَحَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِىُّ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ بُدَيْلٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الْعَالِيَةِ يُحَدِّثُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ عَنْ أَبِى ذَرٍّ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَضَرَبَ فَخِذِى:
"كَيْفَ أَنْتَ إِذَا بَقِيتَ فِى قَوْمٍ يُؤَخِّرُونَ الصَّلاَةَ عَنْ وَقْتِهَا؟"
قَالَ: قَالَ: ’مَا تَأْمُرُ؟’ قَالَ: "صَلِّ الصَّلاَةَ لِوَقْتِهَا، ثُمَّ اذْهَبْ لِحَاجَتِكَ. فَإِنْ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ وَأَنْتَ فِى الْمَسْجِدِ، فَصَلِّ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Habib el-Harisî, ona Halid b. Haris, ona Şu'be, ona Büdeyl, ona Ebu Âliye, ona da Abdullah b. Samit, Ebu Zer'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Rasulullah (sav) uyluğuma vurarak: "Namazı vaktinden sonraya geciktiren bir topluluk arasında kalacağın zaman halin nice olacak? diye buyurdu. (Ravinin anlattığına göre) Ebu Zer Rasulullah'ın bu sözü üzerine : 'Böyle bir durumda ne yapmamı emir buyurursunuz?' diye sordu. Allah Rasulü; (sav): "Bu durumda sen namazı vaktinde kıl. Sonra işine git. Eğer sen hâlâ mescitteyken namaz için kamet getirilirse onlarla birlikte de namaz kıl." buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1468, /255
Senetler:
1. Ebu Zer el-Ğıfârî (Cündüb b. Abdullah b. Cünade)
2. Ebu Nadr Abdullah b. Samit el-Ğifarî (Abdullah b. Samit)
3. Ebu Âliye el-Berrâ (Ziyad b. Feyruz)
4. Büdeyl b. Meysere el-Ukaylî (Büdeyl b. Meysere)
5. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
6. Halid b. Haris el-Hüceymî (Halid b. Haris b. Selim b. Süleyman)
7. Yahya b. Habib el-Harisi (Yahya b. Habib b. Arabi)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, vaktinde eda etmek, geciktirmemek
وَحَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ عَنِ الْجُرَيْرِىِّ عَنْ أَبِى الْعَلاَءِ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ عَنْ أَبِيهِ أَنَّهُ
"صَلَّى مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَتَنَخَّعَ فَدَلَكَهَا بِنَعْلِهِ الْيُسْرَى."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
4420, M001235
Hadis:
وَحَدَّثَنِى يَحْيَى بْنُ يَحْيَى أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ عَنِ الْجُرَيْرِىِّ عَنْ أَبِى الْعَلاَءِ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ عَنْ أَبِيهِ أَنَّهُ
"صَلَّى مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَتَنَخَّعَ فَدَلَكَهَا بِنَعْلِهِ الْيُسْرَى."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, ona Yezid b. Zürey', ona el-Cureyrî, ona Ebu Ala Yezid b. Abdullah b. eş-Şıhhîr, ona da babasının rivayet ettiğine göre babası; "Nebi (sav) ile namaz kıldı. Allah Rasulü tükürdü ve sonra da onu sol ayakkabı ile ovaladı."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1235, /221
Senetler:
1. Ebu Mutarrif Abdullah b. Şıhhir el-Haraşi (Abdullah b. Şıhhir b. Avf b. Ka'b b. Vakdân)
2. Ebu Ala Yezid b. Abdullah el-Amirî (Yezid b. Abdullah b. Şihhîr b. Avf b. Ka'b)
3. Ebu Mesud Said b. İyâs el-Cüreyrî (Said b. İyâs)
4. Ebu Muaviye Yezid b. Zürey' el-Ayşî (Yezid b. Zürey' b. Yezid)
5. Ebu Zekeriyya Yahya b. Yahya en-Neysâbûrî (Yahya b. Yahya b. Bekir b. Abdurrahman)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, namazda iken yapılan hareketler
Namaz, tükürmek namazda
Temizlik
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5668, M001563
Hadis:
وَحَدَّثَنِى أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ صَخْرٍ الدَّارِمِىُّ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ حَدَّثَنَا سَلْمُ بْنُ زَرِيرٍ الْعُطَارِدِىُّ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا رَجَاءٍ الْعُطَارِدِىَّ عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ قَالَ كُنْتُ مَعَ نَبِىِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى مَسِيرٍ لَهُ فَأَدْلَجْنَا لَيْلَتَنَا حَتَّى إِذَا كَانَ فِى وَجْهِ الصُّبْحِ عَرَّسْنَا فَغَلَبَتْنَا أَعْيُنُنَا حَتَّى بَزَغَتِ الشَّمْسُ - قَالَ - فَكَانَ أَوَّلَ مَنِ اسْتَيْقَظَ مِنَّا أَبُو بَكْرٍ وَكُنَّا لاَ نُوقِظُ نَبِىَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ مَنَامِهِ إِذَا نَامَ حَتَّى يَسْتَيْقِظَ ثُمَّ اسْتَيْقَظَ عُمَرُ فَقَامَ عِنْدَ نَبِىِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يُكَبِّرُ وَيَرْفَعُ صَوْتَهُ بِالتَّكْبِيرِ حَتَّى اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا رَفَعَ رَأْسَهُ وَرَأَى الشَّمْسَ قَدْ بَزَغَتْ قَالَ
"ارْتَحِلُوا." فَسَارَ بِنَا حَتَّى إِذَا ابْيَضَّتِ الشَّمْسُ نَزَلَ فَصَلَّى بِنَا الْغَدَاةَ فَاعْتَزَلَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ لَمْ يُصَلِّ مَعَنَا فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"يَا فُلاَنُ مَا مَنَعَكَ أَنْ تُصَلِّىَ مَعَنَا." قَالَ يَا نَبِىَّ اللَّهِ أَصَابَتْنِى جَنَابَةٌ. فَأَمَرَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَيَمَّمَ بِالصَّعِيدِ فَصَلَّى ثُمَّ عَجَّلَنِى فِى رَكْبٍ بَيْنَ يَدَيْهِ نَطْلُبُ الْمَاءَ وَقَدْ عَطِشْنَا عَطَشًا شَدِيدًا. فَبَيْنَمَا نَحْنُ نَسِيرُ إِذَا نَحْنُ بِامْرَأَةٍ سَادِلَةٍ رِجْلَيْهَا بَيْنَ مَزَادَتَيْنِ فَقُلْنَا لَهَا أَيْنَ الْمَاءُ قَالَتْ أَيْهَاهْ أَيْهَاهْ لاَ مَاءَ لَكُمْ. قُلْنَا فَكَمْ بَيْنَ أَهْلِكِ وَبَيْنَ الْمَاءِ. قَالَتْ مَسِيرَةُ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ. قُلْنَا انْطَلِقِى إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. قَالَتْ وَمَا رَسُولُ اللَّهِ فَلَمْ نُمَلِّكْهَا مِنْ أَمْرِهَا شَيْئًا حَتَّى انْطَلَقْنَا بِهَا فَاسْتَقْبَلْنَا بِهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهَا فَأَخْبَرَتْهُ مِثْلَ الَّذِى أَخْبَرَتْنَا وَأَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا مُوتِمَةٌ لَهَا صِبْيَانٌ أَيْتَامٌ فَأَمَرَ بِرَاوِيَتِهَا فَأُنِيخَتْ فَمَجَّ فِى الْعَزْلاَوَيْنِ الْعُلْيَاوَيْنِ ثُمَّ بَعَثَ بِرَاوِيَتِهَا فَشَرِبْنَا وَنَحْنُ أَرْبَعُونَ رَجُلاً عِطَاشٌ حَتَّى رَوِينَا وَمَلأْنَا كُلَّ قِرْبَةٍ مَعَنَا وَإِدَاوَةٍ وَغَسَّلْنَا صَاحِبَنَا غَيْرَ أَنَّا لَمْ نَسْقِ بَعِيرًا وَهِىَ تَكَادُ تَنْضَرِجُ مِنَ الْمَاءِ - يَعْنِى الْمَزَادَتَيْنِ - ثُمَّ قَالَ
"هَاتُوا مَا كَانَ عِنْدَكُمْ." فَجَمَعْنَا لَهَا مِنْ كِسَرٍ وَتَمْرٍ وَصَرَّ لَهَا صُرَّةً فَقَالَ لَهَا
"اذْهَبِى فَأَطْعِمِى هَذَا عِيَالَكِ وَاعْلَمِى أَنَّا لَمْ نَرْزَأْ مِنْ مَائِكِ."
[فَلَمَّا أَتَتْ أَهْلَهَا قَالَتْ لَقَدْ لَقِيتُ أَسْحَرَ الْبَشَرِ أَوْ إِنَّهُ لَنَبِىٌّ كَمَا زَعَمَ كَانَ مِنْ أَمْرِهِ ذَيْتَ وَذَيْتَ. فَهَدَى اللَّهُ ذَاكَ الصِّرْمَ بِتِلْكَ الْمَرْأَةِ فَأَسْلَمَتْ وَأَسْلَمُوا.]
Tercemesi:
Bize Ahmed b. Said b. Sahr ed-Dârimî, ona Ubeydullah b. Abdulmecid, ona Selm b. Zerir el-Utaridî, ona Ebu Recâ el-Utâridî, ona da İmran b. Husayn'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Çıkmış olduğu bir yolculuğunda Rasulullah (sav) ile idim. Gece boyunca yürüdük, nihayet sabaha karşı mola verdik. Gözlerimizi tutamadık (uyuyakaldık) ve güneş doğuncaya kadar (uyanamadık) aramızdan ilk uyanan kişi Ebu Bekir oldu. Bizler Allah'ın Nebi'si (sav) uyuduğu zaman kendisi uyanıncaya kadar onu uyandırmazdık, sonra Ömer uyandı, Allah'ın Nebi'sinin (sav) yanında dikildi ve yüksek sesle tekbir getirmeye başladı. Sonunda Rasulullah (sav) uyandı, başını kaldırıp da güneşin doğmuş olduğunu görünce; "bineklerinize binin" buyurdu. Böylece bizimle yola koyuldu. Nihayet güneşin aydınlığı parlak bir hal alınca bineğinden indi, bize sabah namazını kıldırdı. Bizimle beraber olanlardan bir adam bir kenara çekilip bizimle namaz kılmadı. Rasulullah (sav) namazını bitirince ona; "ey filan! Bizimle namaz kılmana engel olan ne oldu" buyurdu. Adam; ey Allah'ın Nebi'si cünüp olmuştum dedi. Rasulullah'ın (sav) adama emir vermesi üzerine temiz toprakla teyemmüm etti, namazını kıldı. Sonra Rasulullah (sav) beni ve birkaç kişiyi önünden acilen su aramak üzere gönderdi, oldukça ileri derece susamıştık. Bizler yolumuzda giderken ayaklarını iki su tulumu arasına sarkıtmış bir kadın ile karşılaştık. Ona; su nerede dedik. O; heyhat, heyhat! Sizin için su(ya ulaşmaya) imkân yok dedi. Biz; peki, senin yakınların ile su arasındaki mesafe ne kadardır dedik. O; bir gün bir gece dedi. Biz; haydi, Rasulullah'ın (sav) yanına git dedik. Kadın; Rasulullah da ne demek dedi. Biz kadını kendi haline bırakmayarak onu alıp götürdük ve Rasulullah'ın (sav) karşısına çıkardık. Allah Rasulü kadına (suyu) sordu. Kadın da bize söylediğinin aynısını ona da söyledi. Ayrıca ona; yetimleri olduğunu, yetim çocuklarının bulunduğunu söyledi. Allah Rasulü'nün verdiği emir üzerine su taşıyan devesi çöktürüldü. Allah Rasulü su tulumlarının üst kısımlarına su püskürttü. Sonra çöktürülmüş devesini kaldırttı. Biz o zaman susamış kırk adam olarak suya kanıncaya kadar su içtik. Beraberimizde ne kadar kırba ve matara var ise doldurduk. Arkadaşımızın da gusletmesini sağladık. Bununla birlikte hiçbir deveye su içirmedik. Hâlbuki tulumları patlayacak kadar su dolu idi. Daha sonra Allah Rasulü; "yanınızda ne varsa getirin" buyurdu. Biz de onun için ekmek parçaları ve hurmalar toplayıp bir araya getirdik. Allah Rasulü onları onun için bir çıkın yaptı ve kadına; "git bunları çocuklarına yedir ve şunu da bil ki biz senin suyunu hiç eksiltmedik" buyurdu.
[Kadın akrabalarının yanına gittiğinde; ben insanların en sihirbazı ile karşılaştım yahut da o kendisinin söylediği gibi şüphesiz bir nebidir, o şunları şunları yaptı dedi. İşte yüce Allah o kadın sebebi ile o obaya hidayet verdi, kadın da Müslüman oldu, kabilesi de Müslüman oldu.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1563, /269
Senetler:
1. Ebu Nüceyd İmran b. Husayn el-Ezdî (İmran b. Husayn b. Ubeyd b. Halef b. Abdünühüm)
2. Ebu Racâ İmran b. Milhân el-Utâridî (İmrân b. Teym)
3. Ebu Yunus Selm b. Zerîr el-Utaridi (Selm b. Zerîr)
4. Ebu Ali Ubeydullah b. Abdulmecid el-Hanefî (Ubeydullah b. Abdulmecid)
5. Ebu Cafer Ahmed b. Saîd ed-Dârimî (Ahmed b. Saîd b. Sahr b. Süleyman b. Sa'd b. Kays)
Konular:
Hz. Peygamber, çocuklara verdiği önem
KTB, NAMAZ,
Namaz, uyuyarak geçirmek,
Teyemmüm, cünüplükten dolayı
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِىُّ أَخْبَرَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ حَدَّثَنَا عَوْفُ بْنُ أَبِى جَمِيلَةَ الأَعْرَابِىُّ عَنْ أَبِى رَجَاءٍ الْعُطَارِدِىِّ عَنْ عِمْرَانَ بْنِ الْحُصَيْنِ قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى سَفَرٍ فَسَرَيْنَا لَيْلَةً حَتَّى إِذَا كَانَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ قُبَيْلَ الصُّبْحِ وَقَعْنَا تِلْكَ الْوَقْعَةَ الَّتِى لاَ وَقْعَةَ عِنْدَ الْمُسَافِرِ أَحْلَى مِنْهَا فَمَا أَيْقَظَنَا إِلاَّ حَرُّ الشَّمْسِ. وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِنَحْوِ حَدِيثِ سَلْمِ بْنِ زَرِيرٍ وَزَادَ وَنَقَصَ. وَقَالَ فِى الْحَدِيثِ فَلَمَّا اسْتَيْقَظَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَرَأَى مَا أَصَابَ النَّاسَ وَكَانَ أَجْوَفَ جَلِيدًا فَكَبَّرَ وَرَفَعَ صَوْتَهُ بِالتَّكْبِيرِ حَتَّى اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِشِدَّةِ صَوْتِهِ بِالتَّكْبِيرِ فَلَمَّا اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَكَوْا إِلَيْهِ الَّذِى أَصَابَهُمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لاَ ضَيْرَ ارْتَحِلُوا." وَاقْتَصَّ الْحَدِيثَ.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5673, M001564
Hadis:
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِىُّ أَخْبَرَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ حَدَّثَنَا عَوْفُ بْنُ أَبِى جَمِيلَةَ الأَعْرَابِىُّ عَنْ أَبِى رَجَاءٍ الْعُطَارِدِىِّ عَنْ عِمْرَانَ بْنِ الْحُصَيْنِ قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِى سَفَرٍ فَسَرَيْنَا لَيْلَةً حَتَّى إِذَا كَانَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ قُبَيْلَ الصُّبْحِ وَقَعْنَا تِلْكَ الْوَقْعَةَ الَّتِى لاَ وَقْعَةَ عِنْدَ الْمُسَافِرِ أَحْلَى مِنْهَا فَمَا أَيْقَظَنَا إِلاَّ حَرُّ الشَّمْسِ. وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِنَحْوِ حَدِيثِ سَلْمِ بْنِ زَرِيرٍ وَزَادَ وَنَقَصَ. وَقَالَ فِى الْحَدِيثِ فَلَمَّا اسْتَيْقَظَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَرَأَى مَا أَصَابَ النَّاسَ وَكَانَ أَجْوَفَ جَلِيدًا فَكَبَّرَ وَرَفَعَ صَوْتَهُ بِالتَّكْبِيرِ حَتَّى اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِشِدَّةِ صَوْتِهِ بِالتَّكْبِيرِ فَلَمَّا اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَكَوْا إِلَيْهِ الَّذِى أَصَابَهُمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"لاَ ضَيْرَ ارْتَحِلُوا." وَاقْتَصَّ الْحَدِيثَ.
Tercemesi:
Bize İshak b. İbrahim el-Hanzalî, ona en-Nadr b. Şümeyl, ona Avf b. Cemîle el-A'râbî, ona Ebu Racâ el-Utâridî, ona da İmran b. Husayn'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Bir seferde Rasulullah (sav) ile idik. Bir gece boyunca yol aldık, gecenin sonlarına doğru sabah olmadan az önce yolcu için daha tatlısı olmayan o hale biz de düştük (uykuya daldık), bizi güneşin sıcağından başka bir şey uyandırmadı. Sonra hadisi Selm b. Zerir'in hadisine yakın olarak bazı fazlalıklar ve eksiklikler ile rivayet etti. Hadiste şunları da söyledi: Ömer b. el-Hattab uyanıp insanların karşı karşıya kaldıkları hali görünce –ki o gür sesli ve celâdetli birisi idi- yüksek sesle tekbir getirdi. Nihayet Rasulullah (sav) yüksek sesle tekbir getirildiği için uyandı. Rasulullah (sav) uyanınca ona karşı karşıya kaldıkları durumdan şikâyetçi oldular. Rasulullah (sav); "zararı yok, hemen yola koyulun" buyurdu diyerek hadisin geri kalan kısmını rivayet etmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1564, /270
Senetler:
1. Ebu Nüceyd İmran b. Husayn el-Ezdî (İmran b. Husayn b. Ubeyd b. Halef b. Abdünühüm)
2. Ebu Racâ İmran b. Milhân el-Utâridî (İmrân b. Teym)
3. Ebu Sehl Avf b. Ebu Cemîle el-A'râbî (Avf b. Ebu Cemîle)
4. Ebu Hasan Nadr b. Şümeyl el-Mazinî (Nadr b. Şümeyl b. Hareşe)
5. İshak b. Râhûye el-Mervezî (İshak b. İbrahim b. Mahled)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, uyuyarak geçirmek,
حَدَّثَنَا هَدَّابُ بْنُ خَالِدٍ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ
"مَنْ نَسِىَ صَلاَةً فَلْيُصَلِّهَا إِذَا ذَكَرَهَا لاَ كَفَّارَةَ لَهَا إِلاَّ ذَلِكَ."
[قَالَ قَتَادَةُ "وَأَقِمِ الصَّلاَةَ لِذِكْرِى."]
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5678, M001566
Hadis:
حَدَّثَنَا هَدَّابُ بْنُ خَالِدٍ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ حَدَّثَنَا قَتَادَةُ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ
"مَنْ نَسِىَ صَلاَةً فَلْيُصَلِّهَا إِذَا ذَكَرَهَا لاَ كَفَّارَةَ لَهَا إِلاَّ ذَلِكَ."
[قَالَ قَتَادَةُ "وَأَقِمِ الصَّلاَةَ لِذِكْرِى."]
Tercemesi:
Bize Heddâb b. Halid, ona Hemmâm, ona Katade, ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "bir namazı (kılmayı) unutan bir kimse onu hatırladığı zaman kılıversin çünkü onun bundan başka bir kefareti yoktur" buyurdu.
[Katade; "beni anmak için namazı dosdoğru kıl" (Taha, 20/14) ayetini okudu.]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1566, /270
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Ebu Abdullah Hemmâm b. Yahya el-Avzî (Hemmâm b. Yahya b. Dinar)
4. Ebu Halid Hüdbe b. Halid el-Kaysî (Hüdbe b. Halid b. Esved b. Hüdbe)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, unutarak namazı geçirmek,
وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى وَسَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ جَمِيعًا عَنْ أَبِى عَوَانَةَ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَلَمْ يَذْكُرْ
"لاَ كَفَّارَةَ لَهَا إِلاَّ ذَلِكَ."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5679, M001567
Hadis:
وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى وَسَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ جَمِيعًا عَنْ أَبِى عَوَانَةَ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَلَمْ يَذْكُرْ
"لاَ كَفَّارَةَ لَهَا إِلاَّ ذَلِكَ."
Tercemesi:
Bize Yahya b. Yahya, Said b. Mansur ve Kuteybe b. Said, onlara Ebu Avane, ona Katade, ona da Enes'in rivayet ettiğine göre Nebi (sav):… buyurdu, dedi ve ravi burada; "onun bundan başka bir kefareti yoktur" ibaresini zikretmedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1567, /270
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Ebu Avane Vazzah b. Abdullah el-Yeşkurî (Vazzah b. Abdullah)
4. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, unutarak namazı geçirmek,
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى حَدَّثَنَا سَعِيدٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ قَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ نَسِىَ صَلاَةً أَوْ نَامَ عَنْهَا فَكَفَّارَتُهَا أَنْ يُصَلِّيَهَا إِذَا ذَكَرَهَا."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5680, M001568
Hadis:
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى حَدَّثَنَا سَعِيدٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ قَالَ نَبِىُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"مَنْ نَسِىَ صَلاَةً أَوْ نَامَ عَنْهَا فَكَفَّارَتُهَا أَنْ يُصَلِّيَهَا إِذَا ذَكَرَهَا."
Tercemesi:
Bize Muhammed b. el-Müsenna, ona Abdula'lâ, ona Said, ona Katade, ona da Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Allah'ın Nebi'si (sav); "bir namazı unutan yahut da uyuya kaldığı için kılamayan bir kimse için onun kefareti o namazı hatırladığı zaman kılmasıdır" buyurdu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1568, /270
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Ebu Nadr Said b. Ebu Arûbe el-Adevî (Saîd b. Mihrân)
4. Ebu Muhammed Abdula'lâ b. Abdula'lâ el-Kuraşi (Abdula'lâ b. Abdula'lâ b. Muhammed)
5. Muhammed b. Müsenna el-Anezî (Muhammed b. Müsenna b. Ubeyd b. Kays b. Dinar)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, unutarak namazı geçirmek,
وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِىٍّ الْجَهْضَمِىُّ حَدَّثَنِى أَبِى حَدَّثَنَا الْمُثَنَّى عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِذَا رَقَدَ أَحَدُكُمْ عَنِ الصَّلاَةِ أَوْ غَفَلَ عَنْهَا فَلْيُصَلِّهَا إِذَا ذَكَرَهَا فَإِنَّ اللَّهَ يَقُولُ أَقِمِ الصَّلاَةَ لِذِكْرِى."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
5682, M001569
Hadis:
وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِىٍّ الْجَهْضَمِىُّ حَدَّثَنِى أَبِى حَدَّثَنَا الْمُثَنَّى عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم
"إِذَا رَقَدَ أَحَدُكُمْ عَنِ الصَّلاَةِ أَوْ غَفَلَ عَنْهَا فَلْيُصَلِّهَا إِذَا ذَكَرَهَا فَإِنَّ اللَّهَ يَقُولُ أَقِمِ الصَّلاَةَ لِذِكْرِى."
Tercemesi:
Bize Nasr b. Ali el-Cahdamî, ona babası, ona el-Müsenna, ona Katade, ona da Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Sizden biriniz namazını kılmadan uyur yahut gaflete dalıp unutursa onu hatırladığı zaman o namazı kılsın. Çünkü yüce Allah; beni hatırlamak için namaz kıl (Taha, 20/14) buyurmuştur."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Müslim, Sahîh-i Müslim, Mesâcid ve Mevâdi'u's-salât 1569, /270
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Hattab Katade b. Diame es-Sedusî (Katade b. Diame b. Katade)
3. Müsenna b. Said ed-Dubaî (Müsenna b. Said)
4. Ebu Hasan Ali b. Nasr el-Huddanî (Ali b. Nasr b. Ali b. Suhban b. Ebu Cehdami)
5. Sağîr Ebu Amr Nasr b. Ali el-Ezdî (Nasr b. Ali b. Nasr b. Ali b. Sahban b. Übey)
Konular:
KTB, NAMAZ,
Namaz, unutarak namazı geçirmek,
Namaz, uyuyarak geçirmek,