10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Halid b. Mahled, ona Süleyman b. Bilal, ona Alkame b. Ebu Alkame, ona Abdurrahman el-A'rec, ona da İbn Buhayne (ra) şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (sav) Lahy-i Cemel denilen mevkide ihramlıyken başının ortasından hacamat yaptırmıştır."
Bize Kuteybe, ona Cerîr, ona Mansur, ona Hakem, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbâs (ra) şöyle demiştir: İhramlı bir adamı, dişi devesi sırtından atarak boynunu kırmış ve onu öldürmüştü. Adamın cesedi Rasûluilah'a (sav) getirildi, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Onu yıkayın, kefenleyin, fakat başını örtmeyin ve ona koku da sürmeyin. Çünkü bu adam, (mahşerde) telbiye okur halde diriltilecektir."
Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd b. Zeyd, ona Amr b. Dînâr, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbâs (ra) şöyle demiştir: Bir adam Arafat'ta Hz. Peygamber'le (sav) birlikte vakfe yaparken ansızın devesinden düştü. Düşer düşmez de devesi onun boynunu kırdı. -Burada "vekasa" fiilini yahut aynı manaya gelen "ek'asa" fiilini kullandı-. Sonra Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Onu su ve sidr ile yıkayın ve iki bez ile -yahut giydiği iki ihram ihram bezi ile- kefenleyin. Ona koku sürmeyin ve başını da örtmeyin. Çünkü Allah onu kıyamet gününde telbiye eder hâlde diriltecektir."
Bize Süleyman b. Harb, ona Hammâd, ona Eyyub, ona Saîd b. Cübeyr, ona da İbn Abbâs (ra) şöyle demiştir: Bir adam Arafat'ta Hz. Peygamber'le birlikte vakfe yaptığı sırada birden devesinden düştü, devesi onun boynunu kırdı. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Bu adamı su ve sidr ile yıkayın ve iki kat bezle kefenleyin. Ona koku sürmeyin, başına bez örtmeyin ve buhur ile de kokulandırmayın. Çünkü Allah onu kıyamet gününde telbiye eder hâlde diriltecektir."
Bize [Muhammed] b. Selam, ona el-Fezârî [Mervan b. Muaviye], ona Humeyd et-Tavîl, ona Sabit [b. Eslem], ona da Enes [b. Malik] (ra) şöyle demiştir: 'Hz. Peygamber (sav) iki oğlunun arasında, onların yürüttüğü ihtiyar bir kimse gördü. "Bunun durumu nedir?" diye sordu. Oğulları; '(Kabe'ye kadar) Yürümeyi adadı' dediler. Hz. Peygamber (sav): "Şüphesiz ki Allah bu ihtiyarın kendine acı çektirmesine muhtaç değildir" buyurup ona (bineğe) binmesini emretti.
Bize Abdân, ona Yezid b. Zürey', ona Habib el-Muallim, ona Atâ, ona da İbn Abbas şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) hacdan döndüğünde ensardan olan Ümmü Sinan'a "(Bizimle) hac yapmana engel olan şey nedir?" diye sordu. Ümmü Sinan, kocası Ebu Sinan'ı kastederek 'Ebu filanın iki devesi var. Bunların birine binip hacca gitti. Diğeri de bizim bir arazimizi suluyor' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Ramazan'da umre yapmak benimle birlikte hac yapmaya bedel olur." Bu hadisi İbn Cüreyc, ona Atâ, ona İbn Abbas, ona da Hz. Peygamber (sav) tarikiyle nakletmiştir. Ubeydullah da, Abdulkerim'den, o Atâ'dan, o Câbir'den, o da Hz. Peygamber'den (sav) nakletmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile İbn Cüreyc arasında inkita vardır.
Bize Abdân, ona Yezid b. Zürey', ona Habib el-Muallim, ona Atâ, ona da İbn Abbas şöyle söylemiştir: Hz. Peygamber (sav) hacdan döndüğünde ensardan olan Ümmü Sinan'a "(Bizimle) hac yapmana engel olan şey nedir?" diye sordu. Ümmü Sinan, kocası Ebu Sinan'ı kastederek 'Ebu filanın iki devesi var. Bunların birine binip hacca gitti. Diğeri de bizim bir arazimizi suluyor' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Ramazan'da umre yapmak benimle birlikte hac yapmaya bedel olur." Bu hadisi İbn Cüreyc, ona Atâ, ona İbn Abbas, ona da Hz. Peygamber (sav) tarikiyle nakletmiştir. Ubeydullah da, Abdulkerim'den, o Atâ'dan, o Câbir'den, o da Hz. Peygamber'den (sav) nakletmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ubeydullah b. Amr arasında inkita vardır.