10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ahmed b. Muhammed, ona Abdullah, ona Yunus, ona ez-Zührî, ona Salim, ona da İbn Ömer (ra) şöyle söylemiştir: Rasulullah'ın (sav) sünneti size yetmez mi? Sizden biriniz hac etmekten alıkonulursa Beytulla'ı tavaf eder. Safa ile Merve arasında sa'y yapar, sonra da ertesi sene hac yapıncaya kadar ihramdan çıkar ve her şey onun için helal olur. Ya kurban keser yahut kesecek kurban bulamazsa oruç tutar. Abdullah, ona Ma'mer, ona ez-Zührî, ona Salim, ona da İbn Ömer tarikiyle buna benzer bir hadis nakledilmiştir.
Bize Muhammed b. Abdurrahim, ona Ebu Bedr Şucâ b. Velid, ona Ömer b. Muhammed el-Umerî, ona Nâfi, ona Abdullah ve Salim, onlara da Abdullah b. Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Biz Nebi (sav) ile birlikte Umre yapmak üzere çıkmıştık. Kureyş kâfirleri bizim Beytullah’a ulaşmamıza engel oldu. Bundan dolayı Rasulullah (sav) kurbanlık develerini kesti ve başını tıraş etti (böylece ihramdan çıktı).
Bize Ahmed b. Muhammed, ona Abdullah, ona Yunus, ona ez-Zührî, ona Salim, ona da İbn Ömer (ra) şöyle söylemiştir: Rasulullah'ın (sav) sünneti size yetmez mi? Sizden biriniz hac etmekten alıkonulursa Beytulla'ı tavaf eder. Safa ile Merve arasında sa'y yapar, sonra da ertesi sene hac yapıncaya kadar ihramdan çıkar ve her şey onun için helal olur. Ya kurban keser yahut kesecek kurban bulamazsa oruç tutar. Abdullah, ona Ma'mer, ona ez-Zührî, ona Salim, ona da İbn Ömer tarikiyle buna benzer bir hadis nakledilmiştir.
Bize Muhammed b. Abdurrahim, ona Ebu Bedr Şucâ b. Velid, ona Ömer b. Muhammed el-Umerî, ona Nâfi, ona Abdullah ve Salim, onlara da Abdullah b. Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Biz Nebi (sav) ile birlikte Umre yapmak üzere çıkmıştık. Kureyş kâfirleri bizim Beytullah’a ulaşmamıza engel oldu. Bundan dolayı Rasulullah (sav) kurbanlık develerini kesti ve başını tıraş etti (böylece ihramdan çıktı).
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona da Nafi şöyle demiştir: Abdullah b. Ömer (r.anhüma) fitne yılında umre yapmak niyetiyle Mekke'ye doğru yola çıktı. (Fitne sebebiyle Kabe'ye girişinin engelleneceği kendisine söylendiğinde) İbn Ömer “Eğer benim Kabe'yi ziyaret etmem engellenirse, ben de Peygamber (sav) ile birlikte yaptığımız gibi yaparım” dedi. Sonra da umre için telbiye getirip ihrama girdi. Çünkü Peygamber de Hudeybiye senesinde böyle umre niyetiyle ihrama girmişti.
Bize Abdullah b. Muhammed b. Esma, ona Cüveyriye, ona Nâfi, ona da Ubeydullah b. Abdullah ve Salim b. Abdullah şöyle söylemiştir: Şam askeri İbn Zubeyr ile savaşmak için Mekke'ye indikleri gecelerde, biz babamız Abdullah b. Ömer'e (ra): Bu sene hac yapmaman sana hiçbir zarar vermez. Çünkü biz seninle Kabe arasına girilip sana engel olunmasından korkuyoruz, dedik. İbn Ömer şöyle cevap verdi: 'Biz Hudeybiye yılında Peygamber (sav) ile birlikte umre niyetiyle yola çıktığımızda, Kureyş kafirleri bizimle Kabe arasına girip, ona ulaşmamıza engel olmuşlardı. Bunun üzerine Peygamber (sav) kurbanını (Hudeybiye'de) kesti, başını tıraş etti (ihramdan çıktı). Sizler şahit olun, ben kesinlikle umre yapmayı kendime vacib kıldım. Allah dilerse ben Mekke'ye giderim. Kabe ile benim aram boş bırakılırsa, onu tavaf ederim. Eğer Kabe ile benim arama engel girerse, ben de Peygamber ile birlikte Hudeybiye'de bulunduğum zaman Peygamber'in yaptığını yaparım.' dedi. Ardından Zü'l-Huleyfe'den umre niyetiyle ihrama girdi. Sonra bir süre gitti ve ardından: 'Alıkonulmak ile ihramdan çıkma izninde hac ile umrenin ikisi de birdir, aralarında bir fark yoktur. Siz şahit olun ki, umremle birlikte haccı kendime vacip kıldım' dedi. (Ve böylece kıran haccına niyet etti.) Artık bu ikisinden dolayı girdiği ihramdan kurban günü kurban kesip ihramdan çıkıncaya kadar çıkmadı ve şöyle dedi: 'Kıran haccı niyetiyle ihrama giren kişi (Arafat dönüşü) Mekke'ye gireceği gün Beyt'i bir defa-tavaf edinceye kadar ihramdan çıkmaz.'