10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
[Bize Kuteybe b. Said, ona Cerir b. Abdulhamid, ona da Mansur b. Mu'temir, ona Mücahid b. Cebr şöyle dedi:] "Müminlerin annesi Aişe odasında dişlerini temizlerken misvağın çıkardığı sesi işittik. Urve: 'Ey Anne Ey Mü'minlerin Annesi! Ebu Abdurrahman'ın dediğini duymadın mı?'dedi. Aişe: 'ne diyor?' diye sordu. [Urve]: 'o Rasulullah'ın (sav) biri recep ayında olmak üzere dört defa umre yaptığını söylüyor' dedi. Aişe: 'Allah, Ebu Abdurrahman'a rahmet etsin! Rasulullah'ın (sav) yaptığı umrelerin hepsine kendisi muhakkak şahit olmuştur. ancak Rasulullah receb ayında hiç umre yapmamıştır' dedi."
Bize Müsedded, ona Yahya, ona İbn Cüreyc, ona Ata ona da İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etti: "Rasulullah (sav), [–İbn Abbas’ın ismen zikrettiği, benimse adını unuttuğum-] Ensar’dan bir kadına 'Bizimle beraber hac etmene ne engel oldu' dedi. Kadın 'Bizim su taşıyan bir devemiz vardı, ona da –kocası ve oğlunu kast ederek- filânın babası ve oğlu bindi. Bize de üzerinde de su taşıyabilmemiz için bir tek deve bıraktı' dedi. Bunun üzerine Allah Rasulü (sav) 'O halde Ramazan ayı gelince, o ayda bir umre yap. Çünkü Ramazan ayında yapılan bir umre bir hac değerindedir' buyurdu veya buna benzer bir şey söyledi."
Bize Ebu Nuaym, ona Eflah b. Humeyd, ona Kasım, ona da Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Biz hac ayları içinde ve hac haramları içinde hac niyetiyle ihrama girip telbiye ederek (Medine'den yola) çıktık. Nihayet Şerif bölgesinde konakladık. Peygamber (sav) ashabına 'Her kimin yanında kurbanı yoksa ve haccını umreye çevirmek isterse, o böyle yapsın. Beraberinde kurbanı olan kimseye gelince, o haccını umreye çevirmesin' buyurdu. Peygamber ve ashabından maddi durumu iyi olanlardan bazılarının yanında kurbanı vardı. Bunlar umre yapamadı. Şerif'te ben hayız oldum. Hz. Peygamber (sav) yanıma girdi. Ben (haccı tamamlayamayacağım diye) ağlıyordum. Hz. Peygamber (sav) 'Seni ağlatan nedir?' diye sordu. Ben de 'Senin ashabına söylemiş olduğun sözlerini duydum. Ben ise umreden (tavaf ve say etmekten) geri kaldım' dedim. Hz. Peygamber (sav) 'Durumun nedir?' diye sordu. Ben 'Namaz kılamıyorum' dedim. Hz. Peygamber (sav) 'Bu hal sana zarar vermez. Sen de ademoğlundan bir kadınsın. Onların üzerine yazılmış olan şey, senin üzerine de yazılmıştır. Sen hac niyetinde sabit kal. Umulur ki, Allah seni umre ile de rızıklandıracaktır' buyurdu. Aişe der ki: Artık ben Peygamber'in (sav) emrettiği gibi hac niyetinde kaldım. Nihayet hac fiillerini bitirip de Mina'dan ayrıldıktan sonra Muhassab'da konakladığımız zaman, Hz. Peygamber (sav) Abdurrahman'ı çağırdı ve 'Kız kardeşin Aişe'yi Harem'den çıkar da umre niyetiyle ihrama girip telbiye etsin. Sonra umre tavafınızı bitirdiğinizde ben sizleri işte burada bekliyorum' dedi. Biz umremizi bitirince gecenin ortasında oraya geldik. Hz. Peygamber (sav) 'Umrenizi yapıp bitirdiniz mi?' diye sordu. Ben 'Evet' dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), ashabı için de hareket emrini verdi. İnsanlar ve sabah namazından evvel Kabe'yi veda tavafı edip hareket ettiler. Sonra Hz. Peygamber (sav) kendisi de Medine'ye yönelerek yola çıktı."
Bize Ebu Nuaym, ona Hemmâm, ona Atâ, ona Safvân b. Ya'lâ b. Ümeyye, ona da babası (Ya'lâ b. Ümeyye) şöyle rivayet etmiştir: Üzerinde cübbe, cübbesinde de hâluk (denen koku) veya sarılık olan bir adam Hz. Peygamber (sav) Cîrane'de iken yanına geldi ve Ona (sav) "Umremi nasıl eda etmemi emir buyurursun?" dedi. Bunun üzerine Allahu teâlâ, Hz. Peygamberʼe (sav) vahiy indirdi. Hemen üzerine bir örtü örtüldü. (Ya'lâ) dedi ki, "Ben, öteden beri kendisine vahiy inerken Hz. Peygamberʼi (sav) görmeyi arzu ederdim". (Derken) Ömer, "Gel, kendisine vahiy inerken Hz. Peygamberʼe (sav) bakmak ister misin?" dedi, ben de "evet" şeklinde karşılık verdim. Ömer, örtünün kenarını kaldırdı, ben de Ona (sav) baktım; horulduyordu -ravi zannedersem (Hz. Peygamberʼin horuldaması) genç devenin horuldaması gibiydi' dedi-. (Bu hal Rasulullah'tan) gidince "Umre hakkında soran nerededir? Üzerindeki cübbeyi çıkar, halûk kokusunun izini yıka, sarılığı da temizle ve hac yaparken yaptığın şeylerin aynısını umre yaparken de yap!" buyurdu.
Bize Said b. Ebu Meryem, ona Muhammed b. Cafer, ona Humeyd, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Peygamber (sav) bir yolculuktan gelip de Medine'nin yüksek yollarını (veya binalarını) görünce (hızlanması için) devesini salıvermeyi adet edinmişti. Eğer bineği başka bir hayvan olursa, onu harekete geçirip hızlandırırdı." [Ebu Abdullah (Buhari) der ki: Haris b. Umeyr, Humeyd'den yaptığı rivayetinde: “Medine'ye sevgisinden dolayı bineğini harekete geçirirdi” bölümünü ziyade etmiştir. Bize Kuteybe, ona İsmail b. Cafer, ona Humeyd, ona da Enes, rivayetinde (Derecât yerine) “Cudurât” demiştir. Bu hadisi rivayet etmede Haris b. Umeyr, İsmail b. Cafer'e mutabaat etmiştir.]
Bize Said b. Ebu Meryem, ona Muhammed b. Cafer, ona Humeyd, ona da Enes (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Peygamber (sav) bir yolculuktan gelip de Medine'nin yüksek yollarını (veya binalarını) görünce (hızlanması için) devesini salıvermeyi adet edinmişti. Eğer bineği başka bir hayvan olursa, onu harekete geçirip hızlandırırdı." [Ebu Abdullah (Buhari) der ki: Haris b. Umeyr, Humeyd'den yaptığı rivayetinde: “Medine'ye sevgisinden dolayı bineğini harekete geçirirdi” bölümünü ziyade etmiştir. Bize Kuteybe, ona İsmail b. Cafer, ona Humeyd, ona da Enes, rivayetinde (Derecât yerine) “Cudurât” demiştir. Bu hadisi rivayet etmede Haris b. Umeyr, İsmail b. Cafer'e mutabaat etmiştir.]