10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona A'meş, ona Umâre, ona Ebu Atiyye, ona da Aişe (r.anha) şöyle demiştir: Ben, Peygamber'in (sav) nasıl telbiye getirdiğini biliyorum. Şöyle diyordu: "Lebbeyk Allâhumme lebbeyk lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk inne'l-hamde ve'n-ni'mete lek." Bu hadisin A'meş'ten rivayetinde Ebu Muaviye, Süfyan es-Sevrî'ye mutabaat etmiştir. Şu'be der ki: Bize Süleyman, ona Hayseme, ona Ebu Atıyye, ona da Aişe (bu hadisi) rivayet etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Hâzim arasında inkita vardır.
Bize Ubeyd b. İsmail, ona Ebu Üsame, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyr), ona da Aişe'nin (r.anha) söylediğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Eğer senin kavminin küfürden ayrılışı yeni olmasaydı, ben elbette Kabe'yi yıkar, sonra onu İbrahim Peygamber'in inşa ettiği temeli üzerine yeniden inşa ederdim. Çünkü Kureyş, Kabe'nin binasını kısaltmıştır. Ben, ona (yere yakın) bir kapı yapardım." Ebu Muaviye'nin söylediğine göre Hişam, 'halfen' yani bir kapı şeklinde rivayet etti.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Hâzim arasında inkita vardır.
Bize Müsedded, ona Abdülvahid, ona da el-A'meş şöyle demiştir: Haccac b. Yusuf minberde, içinde Bakara zikredilen sure, içinde Âli İmran zikredilen sure, içinde Nisâ zikredilen sure diyordu. A'meş der ki: Ben Haccac'ın bu ifadelerini, İbrahim'e zikrettim. İbrahim de şöyle dedi: Bana Abdurrahman b. Yezid şöyle dedi: Kendisi, İbn Mesud ile birlikte hac yaptığında; İbn Mesud'un Akabe cemresini taşladığı zaman vadinin içine girmiş, orada bulunan ağacın hizasına gelmiş onu yanına almış ve orada yedi tane çakıl taşının her birini tekbir getirerek atmıştır. Sonra da “kendisinden başka hak ilah olmayan Allah'a yemin ederim ki, üzerine Bakara Suresi indirilmiş olan Zât, işte tam burada dikilip taş atmıştır” dedi.
Bize Muhammed, ona Osman b. Ömer, ona Yunus, ona ez-Zührî şöyle rivayet etmiştir: "Peygamber (sav) Minâ Mescidi'ne yakın olan cemreye taş atacağı zaman oraya gelir çakıl taşı atar ve her atışında da 'Allâhu Ekber' diyerek tekbir getirirdi. Sonra ilerler de kıbleye yönelip ellerini semaya kaldırır uzunca ayakta kalır ve dua ederdi. Sonra ikinci cemreye gelir, ona da yedi çakıl taşı atar ve her bir atışında 'Allâhu Ekber' diyerek tekbir getirirdi. Sonra vadinin sol tarafına doğru iner, orada da kıbleye dönüp ellerini kaldırır uzunca bekler ve dua ederdi. Sonra Akabe yanındaki cemreye gelir, ona da her bir atışında tekbir getirerek yedi tane çakıl taşı atar, sonra onun yanında durmadan oradan ayrılırdı." [Zuhrî der ki: Salim b. Abdullah'tan işittim, bu hadisin benzerini babası Abdullah b. Ömer'den, o da Peygamber'den (sav) rivayet ediyordu. Zaten İbn Ömer de böyle yapardı.]
Bize Ahmed b. İsâ, ona İbn Vehb, ona Amr b. Hâris, ona Muhammed b. Abdurrahman b. Nevfel el-Kuraşî, ona Urve b. ez-Zübeyr, (hac niyetiyle ihrama giren kimse tavaf ve sa’y ile ihramdan çıkabilir mi, çıkamaz mı meselesini) sorması üzerine şu cevabı vermiştir: "Nebi (sav) hac etti. Âişe’nin (r.anhâ) bana haber verdiğine göre, Mekke’ye geldiği zaman ilk yaptığı iş abdest almak oldu, sonra Kabe’yi tavaf etti, sonra da haccını umreye çevirmedi (ve hac ihramını çıkarmadı). Sonra Ebu Bekir (ra) hac etti, onun da ilk başta yaptığı iş Kabe’yi tavaf etmek oldu, o da haccını umreye çevirmedi (ve hac ihramını çıkarmadı). Daha sonra Ömer (r.a) bunun gibi yaptı, sonra Osman hac etti, onun ilk yaptığını gördüğüm iş Kabe’yi tavaf etmek oldu, sonra o da haccını umreye çevirmedi (ve hac ihramını çıkarmadı). Daha sonra Muaviye ve Abdullah b. Ömer (de aynı şekilde yaptı). Sonra ben babam Zübeyir b. Avvâm ile birlikte hac yaptım, onun da ilk başta yaptığı iş Kabe’yi tavaf etmek oldu, o da haccını umreye çevirmedi (ve hac ihramını çıkarmadı). Sonra ben Muhacirlerin ve Ensar’ın da böyle yaptıklarını gördüm ve onlar da ihramdan çıkmadılar. En son bu işi yaptığını gördüğüm kişi ise İbn Ömer idi. O da haccı bozup umreye çevirmedi. İşte İbn Ömer onların yanında, ama nedense ona bu konuyu sormuyorlar. Öncekilerin hepsi önce Kabe’yi tavaf ettiler, sonra da haccı umreye çevirmedi (ve hac ihramını çıkarmadı). Ben annemin (Esma’nın ) ve teyzemin (Âişe’nin) Mekke’ye geldiklerinde Kabe’yi tavaf etmeden önce hiçbir iş yapmadıklarını, Kabe’yi tavaf ettikten sonra da ihramdan çıkmadıklarını gördüm."