Öneri Formu
Hadis Id, No:
231013, İHS001723
Hadis:
1723 - أَخْبَرَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى بْنِ مُجَاشِعٍ السَّخْتِيَانِيُّ، حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُثْمَانَ بْنِ خُثَيْمٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَابِطٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «يَا كَعْبُ بْنَ عُجْرَةَ، أُعِيذُكَ بِاللَّهِ مِنْ إِمَارَةِ السُّفَهَاءِ، إِنَّهَا سَتَكُونُ أُمَرَاءُ، مَنْ دَخَلَ عَلَيْهِمْ فَأَعَانَهُمْ عَلَى ظُلْمِهِمْ وَصَدَّقَهُمْ بِكَذِبِهِمْ فَلَيْسَ مِنِّي، وَلَسْتُ مِنْهُ، وَلَنْ يَرِدَ عَلَيَّ الْحَوْضَ، وَمَنْ لَمْ يَدْخُلْ عَلَيْهِمْ، وَلَمْ يُعِنْهُمْ عَلَى ظُلْمِهِمْ، وَلَمْ يُصَدِّقْهُمْ بِكَذِبِهِمْ، فَهُوَ مِنِّي، وَأَنَا مِنْهُ، وَسَيَرِدُ عَلَيَّ الْحَوْضَ، يَا كَعْبُ بْنَ عُجْرَةَ، الصَّلَاةُ قُرْبَانٌ، وَالصَّوْمُ جُنَّةٌ، وَالصَّدَقَةُ تُطْفِئُ الْخَطِيَّةَ كَمَا يُطْفِئُ الْمَاءُ النَّارَ، وَالنَّاسُ غَادِيَانِ، فَمُبْتَاعٌ نَفْسَهُ، فَمُعْتِقٌ رَقَبَتَهُ، وَمُوبِقُهَا، يَا كَعْبُ بْنَ عُجْرَةَ، إِنَّهُ لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ لَحْمٌ نَبَتَ مِنْ سُحْتٍ».
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ: قَوْلُهُ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَيْسَ مِنِّي وَلَسْتُ مِنْهُ» يُرِيدُ: لَيْسَ مِثْلِي وَلَسْتُ مِثْلَهُ فِي ذَلِكَ الْفِعْلِ وَالْعَمَلِ، وَهَذِهِ لَفْظَةٌ مُسْتَعْمَلَةٌ لِأَهْلِ الْحِجَازِ وَقَوْلُهُ: «لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ لَحْمٌ نَبَتَ مِنْ سُحْتٍ» يُرِيدُ بِهِ جَنَّةً دُونَ جَنَّةٍ، لِأَنَّهَا جِنَانٌ كَثِيرَةٌ، وَهَذَا كَقَوْلِهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: « لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ وَلَدُ الزِّنَى، وَلَا يَدْخُلُ الْعَاقُّ الْجَنَّةَ، وَلَا مَنَّانٌ» يُرِيدُ جَنَّةً دُونَ جَنَّةٍ، وَهَذَا بَابٌ طَوِيلٌ سَنَذْكُرُهُ فِيمَا بَعْدُ مِنْ هَذَا الْكِتَابِ إِنْ قَضَى اللَّهُ ذَلِكَ وَشَاءَ
Tercemesi:
Bize İmrân İbn Mûsâ İbn Mücâşi' es-Sehtiyânî haber verdi: Bize Hudbe İbn Hâlid anlattı: Hammâd İbn Seleme bize Abdullâh İbn Osmân İbn Huseym'den, o da Abdurrahmân İbn Sâbit'ten, o da Câbir İbn Abdullâh'tan, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Ey Ucre'nin oğlu Kâ'b, beyinsizleri işbaşına getirmekten Allâh'a sığınmalısın! Gün gelecek öyle idareciler olacak ki, onların yanına varıp, zulümlerine destek olan, yalanlarını doğrulayan kimse benden değildir; ben de ondan değilim ve Havuz'un başında benimle buluşmayacaktır. Her kim onların yanına gitmez, zulümlerine destek olmaz, yalanlarını doğrulamazsa işte o kişi bendendir, ben de ondanım ve Havuz'un başında benimle buluşacak olan da odur. Ey Ucre'nin oğlu Kâ'b, namaz kurbandır, oruç kalkandır, sadaka ise günahları yok eder; tıpkı suyun ateşi söndürdüğü gibi. İnsanlar iki grup halinde güne başlarlar: Bir grup kendini satın alarak özgürleştirir; diğeri ise, kendini satarak köleleştirir. Ey Ucre'nin oğlu Kâ'b, haramdan beslenmiş bir beden Cennet'e giremez!
Ebû Hâtim (İbn Hibbân) (ra): Peygamber (sas)'in, o benden değildir ben de ondan değilim sözü, 'bu işte o benim gibi değildir ben de onun gibi değilim' anlamındadır. Bu, Hicaz halkı arasında kullanıla gelen bir ifade tarzıdır. Haramdan beslenmiş bir beden Cennet'e giremez, sözüyle de cennetlerden birini kastediyor; çünkü birçok cennet vardır. Peygamber (sas)'in şu sözleri de böyledir: Zinâdan doğma çocuk, anne ve babasının haklarını çiğneyen evlat ve yaptığı her iyiliği başa kakan kimse Cennet'e giremez. Burada da, cennetlerden birini kastediyor. Bu uzun bir konudur; eğer Allâh diler ve takdir ederse, bu kitapta yeri geldiğinde işleyeceğiz.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1723, 5/9
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
231021, İHS001731
Hadis:
1731 - أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ سِنَانٍ الْقَطَّانُ، بِوَاسِطٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حِبَّانَ، عَنِ ابْنِ مُحَيْرِيزٍ، عَنِ الْمُخْدَجِيِّ وَهُوَ أَبُو رُفَيْعٍ، أَنَّهُ قَالَ لِعُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ: يَا أَبَا الْوَلِيدِ، إِنَّ أَبَا مُحَمَّدٍ - رَجُلٌ مِنَ الْأَنْصَارِ كَانَتْ لَهُ صُحْبَةٌ - يَزْعُمُ أَنَّ الْوِتْرَ حَقٌّ، قَالَ: كَذَبَ أَبُو مُحَمَّدٍ، سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنْ جَاءَ بِالصَّلَوَاتِ الْخَمْسِ قَدْ أَكْمَلَهُنَّ لَمْ يَنْقُصْ مِنْ حَقِّهِنَّ شَيْئًا، كَانَ لَهُ عِنْدَ اللَّهِ عَهْدٌ أَنْ لَا يُعَذِّبَهُ، وَمَنْ جَاءَ بِهِنَّ وَقَدِ انْتَقَصَ مِنْ حَقِّهِنَّ شَيْئًا، فَلَيْسَ لَهُ عِنْدَ اللَّهِ عَهْدٌ، إِنْ شَاءَ رَحِمَهُ، وَإِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ».
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «أَبُو مُحَمَّدٍ هَذَا اسْمُهُ مَسْعُودُ بْنُ زَيْدِ بْنِ سُبَيْعٍ الْأَنْصَارِيُّ، مِنْ بَنِي دِينَارِ بْنِ النَّجَّارِ، لَهُ صُحْبَةٌ، سَكَنَ الشَّامَ»
Tercemesi:
Bize Ca'fer İbn Ahmed İbn Sinân el-Kattân, Vâsıt'ta haber verdi: Bize babam anlattı: Bize Yezîd İbn Hârûn anlattı: Muhammed İbn Amr bize Muhammed İbn Yahyâ İbn Habbân'dan, o da İbn Muhayrîz'den, Ebû Rufey' el-Muhdecî'nin Ubâde İbnü's-Sâmit'e şöyle dediğini anlattı:
Ey Ebu'l-Velîd, ensardan bir sahabî olan Ebû Muhammed, vitir namazının farz olduğunu iddia ediyor? Dedi ki: Ebû Muhammed yalan söylemiş; ben, Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: Her kim, beş vakit namazı, hakkını vererek -eksik bırakmaksızın- tastamam kılar ve öylece gelirse, Allâh'ın ona, kendisine azap etmeyeceğine dair bir sözü vardır. Her kim de, onların hakkını eksik bırakarak gelirse, Allâh katında ona verilmiş bir söz yoktur; dilerse rahmetiyle muamele eder, dilerse azap eder.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân) (ra): Buradaki Ebû Muhammed'in adı: Mes'ûd İbn Zeyd İbn Subey' el-Ensârî olup, Dînâr İbnü'n-Neccâr oğullarındandır, sahabîdir ve Şam'a yerleşmiştir.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1731, 5/21
Senetler:
1. Ebu Velid Ubade b. Samit el-Ensari (Ubade b. Samit b. Kays)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
231039, İHS001749
Hadis:
1749 - أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ الْمُثَنَّى أَبُو يَعْلَى، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا هِلَالُ بْنُ مَيْمُونٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «صَلَاةُ الرَّجُلِ فِي جَمَاعَةٍ تَزِيدُ عَلَى صَلَاتِهِ وَحْدَهُ بِخَمْسٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً، فَإِنْ صَلَّاهَا بِأَرْضِ قِيٍّ، فَأَتَمَّ وُضُوءَهَا، وَرُكُوعَهَا، وَسُجُودَهَا، تُكْتَبُ صَلَاتُهُ بِخَمْسِينَ دَرَجَةً»
Tercemesi:
Bize Ebû Ya'lâ Ahmed İbn Alî İbnü'l-Müsennâ haber verdi: Bize Ebû Bekr İbn Ebû Şeybe anlattı: Bize Ebû Muâviye anlattı: Hilâl İbn Meymûn bize Atâ İbn Yezîd'den, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den anlattı:
Allâh'ın Elçisi (sas) buyurdu ki: Kişinin cemaatle kıldığı namazın sevabı, tek başına kıldığı namazın sevabından yirmi beş kat daha fazladır; ama eğer ıssız bir yerde, abdestine, rükûlarına ve secdelerine özenerek kılarsa, onun namazı elli kat sevaplı yazılır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1749, 5/44
Senetler:
1. Ebu Said el-Hudrî (Sa'd b. Malik b. Sinan b. Sa'lebe b. Ebcer)
2. Ebu Muhammed Ata b. Yezid el-Cünde'î (Ata b. Yezid el-Leysî)
3. Hilal b. Meymun el-Cüheni (Hilal b. Meymun)
4. Ebu Muaviye Muhammed b. Hâzim el-A'mâ ed-Darîr (Muhammed b. Hazim)
5. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
6. Ebu Ya'lâ el-Mevsılî (Ahmed b. Ali b. Müsenna b. Yahya b. İsa)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
231040, İHS001750
Hadis:
1750 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَخَّرَ صَلَاةَ الْعِشَاءِ حَتَّى إِذَا كَانَ شَطْرُ اللَّيْلِ، ثُمَّ جَاءَ فَقَالَ: «إِنَّ النَّاسَ قَدْ صَلَّوْا وَنَامُوا، وَإِنَّكُمْ لَنْ تَزَالُوا فِي صَلَاةٍ مُذِ انْتَظَرْتُمْ» قَالَ أَنَسٌ: «فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ خَاتَمِهِ»
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Hudbe İbn Hâlid anlattı: Hammâd İbn Seleme bize Sâbit'ten, o da Enes'ten, Peygamber (sas)'in gece yarısına kadar yatsı namazını geciktirdiğini, sonra da mescide gelerek şöyle buyurduğunu anlattı:
İnsanlar namazlarını kılıp yattılar, ancak sizler beklediğiniz sürece namazda gibi oldunuz.
Daha sonra Enes şöyle dedi: Şu an, onun yüzüğünün parıltısını görüyor gibiyim.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1750, 5/46
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Muhammed Sabit b. Eslem el-Bünanî (Sabit b. Eslem)
3. Ebu Seleme Hammad b. Seleme el-Basrî (Hammad b. Seleme b. Dînar)
4. Ebu Halid Hüdbe b. Halid el-Kaysî (Hüdbe b. Halid b. Esved b. Hüdbe)
5. Ebu Abbas Hasan b. Süfyan eş-Şeybanî (Hasan b. Süfyan b. Amir b. Abdulaziz)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
231041, İHS001751
Hadis:
1751 - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْجُنَيْدِ، حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ مُضَرَ، عَنْ عَيَّاشِ بْنِ عُقْبَةَ، أَنَّ يَحْيَى بْنَ مَيْمُونٍ، حَدَّثَهُ، قَالَ: سَمِعْتُ سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ السَّاعِدِيَّ، يَقُولُ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «مَنْ كَانَ فِي مَسْجِدٍ يَنْتَظِرُ الصَّلَاةَ فَهُوَ فِي الصَّلَاةِ»
Tercemesi:
Bize Muhammed İbn Abdullâh İbnü'l-Cüneyd haber verdi: Bize Kuteybe anlattı: Bekr İbn Mudar bize Ayyâş İbn Ukbe'den, Yahyâ İbn Meymûn'nun kendisine şöyle dediğini anlattı: Sehl İbn Sa'd es-Saîdî'yi şöyle derken işittim:
Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle buyururken işittim: Kim bir mescitte namazı beklerse, o kişi namazdadır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1751, 5/46
Senetler:
1. Sehl b. Sa'd es-Sâidi (Sehl b. Sa'd b. Malik b. Halid b. Sa'lebe)
2. Ebu Amra Yahya b. Meymun el-Kadi (Yahya b. Meymun)
3. Ayyaş b. Ukbe el-Hadrami (Ayyaş b. Ukbe b. Küleyb b. Tağleb b. Küleyb)
4. Bekir b. Mudar el-Kuraşî (Bekir b. Mudar b. Muhammed)
5. Ebu Recâ Kuteybe b. Said es-Sekafi (Kuteybe b. Said b. Cemil b. Tarif)
6. Muhammed b. Abdullah er-Razi (Muhammed b. Abdullah b. Cafer b. Abdullah b. Cüneyd)
Konular:
Namaz, beklemenin fazileti
Öneri Formu
Hadis Id, No:
231042, İHS001752
Hadis:
1752 - أَخْبَرَنَا أَبُو يَعْلَى، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، عَنْ عَيَّاشِ بْنِ عُقْبَةَ، أَخْبَرَنِي يَحْيَى بْنُ مَيْمُونٍ، قَاضِي مِصْرَ، حَدَّثَنِي سَهْلُ بْنُ سَعْدٍ السَّاعِدِيُّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنِ انْتَظَرَ الصَّلَاةَ فَهُوَ فِي الصَّلَاةِ مَا لَمْ يُحْدِثْ»
Tercemesi:
Bize Ebû Ya'lâ haber verdi: Bize Ebû Bekr İbn Ebû Şeybe anlattı: Zeyd İbnü'l-Hübâb bize Ayyâş İbn Ukbe'den anlattı: Bana Mısır kadısı Yahyâ İbn Meymûn haber verdi: Bana Sehl İbn Sa'd es-Saîdî, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
Kim namazı beklerse, abdestini bozmadığı sürece namazdadır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1752, 5/47
Senetler:
1. Sehl b. Sa'd es-Sâidi (Sehl b. Sa'd b. Malik b. Halid b. Sa'lebe)
2. Ebu Amra Yahya b. Meymun el-Kadi (Yahya b. Meymun)
3. Ayyaş b. Ukbe el-Hadrami (Ayyaş b. Ukbe b. Küleyb b. Tağleb b. Küleyb)
4. Ebu Huseyin Zeyd b. Hubab et-Temimi (Zeyd b. Hubab b. Reyyan)
5. Ebu Bekir İbn Ebu Şeybe el-Absî (Abdullah b. Muhammed b. İbrahim b. Osman)
6. Ebu Ya'lâ el-Mevsılî (Ahmed b. Ali b. Müsenna b. Yahya b. İsa)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
231043, İHS001753
Hadis:
1753 - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الْأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّ الْمَلَائِكَةَ تُصَلِّي عَلَى أَحَدِكُمْ مَا دَامَ فِي مُصَلَّاهُ الَّذِي صَلَّى فِيهِ مَا لَمْ يُحْدِثْ: اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ، اللَّهُمَّ ارْحَمْهُ».
Tercemesi:
Bize Ömer İbn Saîd İbn Sinân haber verdi: Ahmed İbn Ebû Bekr bize Mâlik'ten, o da Ebu'z-Zinâd'dan, o da el-A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
İçinizden biri abdestini bozmaksızın namaz için beklediği yerde bulunduğu sürece, melekler ona şöyle esenlik dilerler: Allâh'ım, onu bağışla; Allâh'ım, onu esirge.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1753, 5/48
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Davud A'rec Abdurrahman b. Hürmüz (Abdurrahman b. Hürmüz)
3. Ebu Zinad Abdullah b. Zekvan el-Kuraşi (Abdullah b. Zekvan)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ahmed b. Ebu Bekir el-Kuraşî (Ahmed b. Kasım b. Haris b. Zürare)
6. Ömer b. Sinan el-Menbici (Ömer b. Said b. Ahmed b. Sa'd)
Konular: