10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Müsedded, ona Yahya, ona da İbn Cüreyc, ona da Esma'nın azatlısı Abdullah şöyle rivayet etmiştir: "Esma (r.anha), akşamla yatsı namazlarının cem edildiği gece Müzdelife'ye indi ve kalkıp namaz kıldı. Bir müddet namaz kıldıktan sonra 'Ey oğlum! Ay battı mı?' diye sordu. Ben 'Hayır (batmadı)' diye cevap verdim. Bunun üzerine bir süre daha namaz kıldı. Sonra yine 'Ay battı mı?' diye sordu. Ben de 'Evet, battı' diye cevap verdim. Esma 'Öyle ise (Minâ'ya doğru) yola çıkınız' dedi. Biz de yola çıktık. Nihayet (şeytan taşlama) mevkiine gelip, Akabe cemresine taş attı. Sonra Ben ona 'Hanım Efendim! Ben öyle sanıyorum ki, bizler meşru olan vakitten önce davrandık' dedim. Esma 'Ey oğlum! Rasulullah (sav) kadınlar için erken vakitte şeytan taşlamalarına izin verdi' dedi."
Bize Abdullah b. Recâ, ona İsrail, ona Ebu İshak, ona Abdurrahman b. Yezid şöyle rivayet etmiştir: Abdullah (ra) ile birlikte Mekke’ye gitmek üzere yola çıktık, sonra Müzdelife’ye vardık. Abdullah her birinde ezan okuyup kamet getirerek, arada akşam yemeğini de yemek suretiyle ile iki vakit namaz kıldı. Daha sonra fecir doğduğu zaman sabah namazını kıldı. Öyle ki kimisi fecir attı derken, bir başkası hayır fecir henüz doğmadı, diyeceği bir vakitte idi. Sonra (Abdullah b. Mesud) şöyle dedi: Rasulullah (sav) "Şüphesiz bu iki namaz, Akşam ve yatsı namazı, bu mekânda vakitlerinden başka bir vakte geçirilmişlerdir. Dolayısıyla İnsanlar yatsıdan önce Müzdelife’ye gelmesinler, diğeri ise bu saatte kılınan sabah namazıdır" buyurdu. Sonra Abdullah ortalık aydınlanıncaya kadar vakfe yaptı, ardından “eğer müminlerin emiri şu an (Müzdelife’den) ayrılırsa, sünneti isabet ettirmiş olur” dedi. Ravi der ki: Onun bu sözü söylemesi mi, yoksa Osman’ın (ra) (Müzdelife’den) ayrılması mı daha önceydi, bilemiyorum. Sonra Nahr (kurban bayramı birinci) günü Akabe cemresine taş atıncaya kadar telbiye getirmeye devam etti.
Bize Ebu Asım Dahhak b. Mahled, ona İbn Cüreyc, ona Atâ, ona da İbn Abbas (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Peygamber (asv) Müzdelife'den Mina'ya kadar Fadl b. Abbas'ı bineğinin arkasına bindirdi. Fadl, Peygamber'in Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiyeye getirmeye devam eylediğini söyledi."