10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona Nâfi, ona da Abdullah b. Ömer şöyle rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber'in (sav) telbiyesi 'Lebbeyke Allâhumme lebbeyk Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk inne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mulk lâ şerike leke (Buyur davetin baş üstüne ey Allah'ım buyur. Buyur emrini yerine getirmeye hazırım. Senin hiç ortağın yoktur. Şüphesiz hamd, nimet ve mülk Sana mahsustur, Senin hiçbir ortağın yoktur)' şeklinde idi."
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyan, ona A'meş, ona Umâre, ona Ebu Atiyye, ona da Aişe (r.anha) şöyle demiştir: Ben, Peygamber'in (sav) nasıl telbiye getirdiğini biliyorum. Şöyle diyordu: "Lebbeyk Allâhumme lebbeyk lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk inne'l-hamde ve'n-ni'mete lek." Bu hadisin A'meş'ten rivayetinde Ebu Muaviye, Süfyan es-Sevrî'ye mutabaat etmiştir. Şu'be der ki: Bize Süleyman, ona Hayseme, ona Ebu Atıyye, ona da Aişe (bu hadisi) rivayet etmiştir.
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Vehb b. Cerir, ona babası, ona Yunus el-Eylî, ona Zührî, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona da İbn Abbas (ra) şöyle söylemiştir: Üsame, Arafat'tan Müzdelife'ye kadar Hz. Peygamber'in (sav) bineğinin arkasında oturdu. Sonra Hz. Peygamber (sav) Müzdelife'den Mina'ya kadar da Fadl'ı bineğinin arkasına bindirdi. Bunların her ikisi de, "Hz. Peygamber (sav), Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiye getirmeye devam etti" demişlerdir.
Bize Muhammed b. Müsenna, ona İbn Ebu Adiy, ona İbn Avn, ona da Mücahid şöyle demiştir: Biz, İbn Abbas'ın yanındaydık. Oradakiler Deccal hakkında konuşuyor ve Peygamber'in (sav): "Onun iki gözü arasında kafir yazılmıştır" buyurduğunu rivayet ediyorlardı. Bunun üzerine İbn Abbas “ben, Peygamber'den (sav) bunu işitmedim, ama şunu söyledi” dedi "Musa'ya gelince, onun vadi içinde, telbiye getirerek, aşağı doğru inişi hala gözlerimin önünde."
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Urve b. Zübeyr, ona Hz. Peygamber'in (sav) eşi Aişe (ra) şöyle söylemiştir: Veda haccı için Nebi (sav) ile birlikte yola çıktık, bir umre yapmak üzere ihrama girdik. Nebi (sav): "Beraberinde kurbanlık bulunan kimseler, umre ile birlikte hac yapmak niyetiyle telbiye getirip ihrama girsin. Sonra her ikisini de tamamlayıp ihramdan çıkma vakti gelinceye kadar da ihramdan çıkmasın" buyurdu. Mekke'ye geldiğimde hayız (regl) olmuştum. Ne Beyt'i tavaf edebildim ne de Safa ile Merve arasında sa'y yaptım. Bundan dolayı Allah Resulüne (sav) durumumu arz ederek rahatsızlığımı bildirdim. Bunun üzerine O şöyle dedi: "Saçlarını çöz, taran, hac niyetiyle ihrama gir ve umreyi bırak." Ben de böyle yaptım. Haccımızı bitirdikten sonra Nebi (sav) beni Ebu Bekir Sıddık'ın oğlu (kardeşim) Abdurrahman ile Tenim'e gönderdi ve umre yaptım. Allah Rasulü de: "İşte bu, senin (niyet ettiğin) o umren yerine geçti" buyurdu. Aişe dedi ki: Umre niyetiyle ihrama girmiş olanlar Beyt'i tavaf edip, Safa ile Merve arasında sa'y yaptıktan sonra ihramdan çıktılar. Daha sonra da Mina'dan döndükten sonra bir tavaf yaptılar. Hac ile umreyi birlikte (kıran haccı) niyet edenler ise sadece bir tavaf yaptılar.