Öneri Formu
Hadis Id, No:
230962, İHS001672
Hadis:
1672 - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، مَوْلَى ثَقِيفٍ، حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَالَ: «الْإِمَامُ ضَامِنٌ، وَالْمُؤَذِّنُ مُؤْتَمَنٌ، فَأَرْشَدَ اللَّهُ الْأَئِمَّةَ، وَغَفَرَ لِلْمُؤَذِّنِينَ»
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «الْفَرْقُ بَيْنَ الْعَفْوِ وَالْغُفْرَانِ، أَنَّ الْعَفْوَ قَدْ يَكُونُ مِنَ الرَّبِّ جَلَّ وَعَلَا لِمَنِ اسْتَوْجَبَ النَّارَ مِنْ عِبَادِهِ، قَبْلَ تَعْذِيبِهِ إِيَّاهُمْ نَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْهُ، وَقَدْ يَكُونُ ذَلِكَ بَعْدَ تَعْذِيبِهِ إِيَّاهُمُ الشَّيْءَ الْيَسِيرَ، ثُمَّ يَتَفَضَّلُ عَلَيْهِمْ جَلَّ وَعَلَا بِالْعَفْوِ، إِمَّا مِنْ حَيْثُ يُرِيدُ أَنْ يَتَفَضَّلَ، وَإِمَّا بِشَفَاعَةِ شَافِعٍ، وَالْغُفْرَانُ هُوَ الرِّضَا نَفْسُهُ، وَلَا يَكُونُ الْغُفْرَانُ مِنْهُ جَلَّ وَعَلَا لِمَنِ اسْتَوْجَبَ النِّيرَانَ بِفَضْلِهِ، إِلَّا وَهُوَ يَتَفَضَّلُ عَلَيْهِمْ بِأَنْ لَا يُدْخِلَهُمْ إِيَّاهَا بِحَيْلِهِ».
Tercemesi:
Bize Sakîf'in azatlı kölesi Muhammed İbn İshâk İbn İbrâhîm haber verdi: Bize Kuteybe İbn Saîd anlattı: Abdülazîz İbn Muhammed bize Süheyl İbn Ebû Sâlih'ten, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den, Allâh'ın Elçisi (sas)'in şöyle buyurduğunu anlattı:
İmam kefil, müezzin emanetçidir. Allâh, imamlara doğru yolu göstersin, müezzinleri de bağışlasın.
Ebû Hâtim (ra) buyurdu ki: Af ile mağfiret arasındaki fark şudur: Rab Celle ve Alâ, Cehennem'e girmeyi hak etmiş kimi kullarını, onlara azap -bundan Allâh'a sığınırız- etmeden ya da azıcık bir azaptan sonra bağışlayabilir; işte bu aftır. Allâh Celle ve Alâ, affını, bunlara ya kendisi lütfuyla bahşeder ya da bir şefaatçinin şefaatiyle ihsan eder. Mağfiret ise, Rıza'nın ta kendisidir. Birine, Allâh Celle ve Alâ, mağfiret ile muamele etmek isterse, Cehennem'i hak etmiş bile olsa, kudretiyle onu Cehennem'e hiç sokmadan bağışlar.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1672, 4/560
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Öneri Formu
Hadis Id, No:
230961, İHS001671
Hadis:
1671 - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ الْمُرَادِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ حَيْوَةَ بْنِ شُرَيْحٍ، عَنْ نَافِعِ بْنِ سُلَيْمَانَ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ أَبِي صَالِحٍ، أَخْبَرَهُ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ عَائِشَةَ تَقُولُ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، يَقُولُ: «الْإِمَامُ ضَامِنٌ، وَالْمُؤَذِّنُ مُؤْتَمَنٌ، فَأَرْشَدَ اللَّهُ الْأَئِمَّةَ، وَعَفَا عَنِ الْمُؤَذِّنِينَ».
قَالَ أَبُو حَاتِمٍ: «سَمِعَ هَذَا الْخَبَرَ أَبُو صَالِحٍ السَّمَّانُ عَنْ عَائِشَةَ عَلَى حَسَبِ مَا ذَكَرْنَاهُ، وَسَمِعَهُ مِنْ أَبِي هُرَيْرَةَ مَرْفُوعًا فَمَرَّةً حَدَّثَ بِهِ عَنْ عَائِشَةَ، وَأُخْرَى عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، وَتَارَةً وَقَفَهُ عَلَيْهِ، وَلَمْ يَرْفَعْهُ، وَأَمَّا الْأَعْمَشُ، فَإِنَّهُ سَمِعَهُ مِنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ مَوْقُوفًا، وَسَمِعَهُ مِنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، مَرْفُوعًا، وَقَدْ وَهِمَ مَنْ أَدْخَلَ بَيْنَ سُهَيْلٍ وَأَبِيهِ فِيهِ الْأَعْمَشَ لِأَنَّ الْأَعْمَشَ سَمِعَهُ مِنْ سُهَيْلٍ، لَا أَنَّ سُهَيْلًا سَمِعَهُ مِنَ الْأَعْمَشِ».
Tercemesi:
Bize el-Hasen İbn Süfyân haber verdi: Bize Muhammed İbn Seleme el-Murâdî anlattı: İbn Vehb bize Hayve İbn Şureyh'ten, o da Nâfi' İbn Süleymân'dan anlattı, kendisine Muhammed İbn Ebû Sâlih, babasının Âişe'yi şöyle derken işittiğini haber vermiş:
Allâh'ın Elçisi (sas)'i şöyle derken işittim: İmam kefil, müezzin emanetçidir. Allâh, imamlara doğru yolu göstersin, müezzinleri de bağışlasın.
Ebû Hâtim (İbn Hibbân) (ra): Ebû Sâlih es-Semmân, bu haberi yukarıda verdiğimiz gibi Âişe'den ve ayrıca Ebû Hureyre'den Peygamber (sas)'in sözü olarak duymuştur. Dolayısıyla bazen Âişe'den, bazen de Ebû Hureyre'den rivayet etmiştir. Bazen de Ebû Hureyre'nin sözü olarak rivayet etmiş, Peygamber (sas)'e ulaştırmamıştır. El-A'meş'e gelince, kendisi bu hadisi Ebû Sâlih'ten Ebû Hureyre'nin sözü olarak duymuş ve ayrıca Süheyl İbn Ebû Sâlih'ten, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den Peygamber (sas)'in sözü olarak duymuştur. Süheyl ile babası arasına el-A'meş'i koyanlar yanılmışlardır. Çünkü el-A'meş, bu hadisi Süheyl'den duymuştur, Süheyl el-A'meş'ten değil.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
İbn Hibban, Sahih-i İbn Hibban, Salât 1671, 4/559
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
Konular: