Giriş

[Ümmü Atıyye] şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) 'Onu üç, beş veya yedi defa ya da duruma göre daha fazla yıkayın' buyurdu. Hafsa, Ümmü Atiyye'nin (r.anhâ) 'Kızının saçını (yıkadıktan sonra) üç belik yaptık' dediğini de nakletmiştir."


    Öneri Formu
9595 B001259 Buhari, Cenaiz, 13

Bize Ahmed, ona Abdullah b. Vehb, ona İbn Cüreyc, ona da Eyyüb, İbn Sîrîn’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "(Rasulullah’a) bey’at etmiş Ensar kadınlarından biri olan Ümmü Atiyye (r.anhâ) oğlu (vefat etmeden önce) alelacele Basra’ya geldi, ancak oğluna yetişemedi. O zaman bize şu hadisi nakletti: Nebi’nin (sav) (vefat eden) kızını yıkamakta iken Nebi (sav) yanımıza girdi ve 'Onu su ve sidr otu ile üç, beş ya da uygun gördüğünüz daha fazla sayıda yıkayın. Son yıkamada suya kâfûr da katın. Bitirdikten sonra da bana haber verin' buyurdu. Ümmü Atiyye 'Biz yıkamayı bitirince Hz. Peygamber (sav) bize izârını uzattı ve 'Bunu, mevta için iç gömleği olarak kullanın' buyurdu." [(Hadisin râvilerinden Eyyüb) dedi ki: (İbn Sîrîn) bundan fazla bir şey söylemedi. Ölen kızın Hz. Peygamber'in (sav) hangi kızı olduğunu bilmiyorum. Ayrıca (Eyyüb), hadiste geçen iş’ârın ölüyü izâra sarmak anlamına geldiğini söylemiştir. İbn Sîrîn de kadın cenazesine izâr (belden aşağısını örten parça) bağlanmamasını ve ölünün boydan boya kefen ile örtülüp sarılmasını isterdi.]


    Öneri Formu
9599 B001261 Buhari, Cenaiz, 15

Bize Müsedded, ona Bişr b. Mufaddal, ona Seleme b. Alkame, ona da Muhammed b. Sîrîn şöyle rivayet etmiştir: "Ümmü Atiyye’nin (r.anhâ) bir oğlu vefat etmişti. Üçüncü günde safranlı bir koku getirilmesini istedi. O kokudan bir miktar süründü ve 'Kocanın vefat etmesi dışında, üç günden fazla yas tutmamız bize yasaklanmıştır' dedi."


    Öneri Formu
9638 B001279 Buhari, Cenaiz, 30

Bize Humeydî, ona Süfyan, ona Eyyûb b. Musa, ona Humeyd b. Nâfi, ona Zeyneb b. Ebu Seleme şöyle dediğini rivayet etti: Şam’dan, Ebu Süfyan’ın vefat haberi (Medine’ye) ulaşınca, Ümmü Habibe (r.anhâ) üçüncü günde safran kokusu getirilmesini istedi. Bunu yanaklarına ve kollarına sürüp şöyle dedi: Şüphesiz, benim buna bir ihtiyacım yok, ancak Nebi’yi (sav) şöyle buyururken dinledim: "Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kadının, kocası müstesnâ ölen herhangi bir kimse için üç günden fazla yas tutması helâl değildir, yalnız kocası için dört ay on gün yas tutar."


    Öneri Formu
9639 B001280 Buhari, Cenaiz, 30

Bize İsmail, ona Mâlik, ona Abdullah b. Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm, ona Humeyd b. Nâfi, ona da Zeyneb bt. Ebu Seleme şöyle demiştir: Hz. Peygamber'in (sav) zevcesi Ümmü Habibe'nin yanına girdim, Ümmü Habibe “Hz. Peygamber'i (sav) şöyle buyururken dinledim” dedi: "Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadına, ölen kocası için tutacağı dört ay on gün yasın dışında, başka herhangi birinin ölümünden dolayı üç günden fazla yas tutması helâl değildir."


    Öneri Formu
9641 B001281 Buhari, Cenaiz, 30

Sonra kardeşi vefat ettiği zaman, Zeyneb bt. Cahş'ın yanına, girdim. O da hoş koku getirilmesini istedi ve ondan sürdü, sonra da şöyle dedi: Benim koku sürmeye bir ihtiyacım yok, şu kadar var ki Rasulullah’ı (sav) minber üzerinde şöyle buyururken dinlemiştim: "Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, kocası için tutması gereken dört ay on gün dışında herhangi birinin ölümü için üç günden fazla yas tutması helâl değildir."


    Öneri Formu
9642 B001282 Buhari, Cenaiz, 30

Bize Kuteybe, ona Leys, ona Said b. Ebu Said, ona babası (Ebu Said el-Makburî), ona da Ebu Said el-Hudrî (ra) Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cenaze tabuta konup da erkekler onu omuzlarında taşımaya başladığında, eğer o cenaze iyi biri ise 'Beni bir an önce kabrime götürün! Beni bir an önce kabrime götürün!' der. Eğer iyi biri değilse, cenazeye katılanlara hitaben 'Vah bu cenazeye! Onu nereye götürüyorlar?' diye feryat eder. Onun bu sesini insanlar dışında her şey duyar. Şayet insanlar o feryadı duysaydı, kesinlikle düşüp bayılırlardı."


    Öneri Formu
10159 B001380 Buhari, Cenaiz, 90


    Öneri Formu
278609 B001258-2 Buhari, Cenaiz, 13

Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan, ona da İbn Münkedir, Câbir b. Abdullah'ın (r.anhüma) şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Uhud günü (şehit olan) babam, müsle yapılmış (organları tahrip edilmiş) bir halde getirilip Rasulullah'ın (sav) önüne bırakıldı. Üzerine bir kumaş parçası örtülmüştü. Örtüyü açmak istediğimde kavmim buna engel oldu. Sonra örtüyü açmak için tekrar yeltendiğimde yine engel oldular. Derken Rasulullah (sav) buyurdu ve örtü açıldı. Bu esnada Hz. Peygamber (sav) bir kadının çığlığı duydu. 'Kimdir bu?' diye sorduğunda, 'Amr'ın kızıdır' veya 'Amr'ın kız kardeşidir' dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) 'Niçin ağlıyor ki?' ya da 'Ağlamasın! Zira melekler, ruhu semaya yükselinceye dek kanatlarıyla onu gölgelemektedirler' buyurdu."


    Öneri Formu
9685 B001293 Buhari, Cenaiz, 34

Bize Ebu Nuaym, ona Süfyan, ona Zübeyd el-Yâmî, ona İbrahim, ona Mesruk, ona da Abdullah'ın rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "(Ölen kişilerin ardından) yüzlerini tokatlayan, yaka bağır yırtan ve cahiliye feryatlarıyla figan eden kişiler bizden değildir."


    Öneri Formu
9686 B001294 Buhari, Cenaiz, 35