10636 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Sinan, ona Süleym b.Hayyân, ona Said b. Mînâ, ona da Cabir (ra) şöyle rivayet etmiştir: Nebi (sav), Necaşi Ashama için (gıyabi) cenaze namazı kıldırdı ve namazda dört defa tekbir aldı. [Yezid b. Harun ve Abdüssamed'in Suleym’den rivayetlerinde de “Ashama” ifadesi geçmiştir. Abdüssamed, (Selim'den rivayetinde) Muhammed b. Sinan'a mütabaatta bulunmuştur.]
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Abdussamed b. Abdülvaris arasında inkita vardır.
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona da İbn Şihab şöyle demiştir: "Zina etmiş bir kadından doğmuş dahi olsa, ölen her bir çocuğun namazı kılınır. Çünkü o İslam fıtratı üzerine doğmuştur. Anne ve babası, ya da özellikle babası Müslüman olduğunu iddia ederse, annesi Müslüman olmasa dahi eğer çocuk doğum esnasında ağlayarak doğmuşsa namazı kılınır. Fakat doğum esnasında ağlamayan çocuk düşük olacağından ötürü namazı kılınmaz. Çünkü Ebu Hureyre (ra) Nebi'nin (sav) 'Her doğan, muhakkak fıtrat üzere doğar. Sonra onun anne babası, onu Yahudi, Hıristiyan yahut Mecusi yapar. Nitekim her bir hayvanın doğurduğu yavru kusursuz ve tam olarak dünyaya gelir. Siz, onun (doğuştan) kulak veya burnu kesik (yani eksik) olarak doğduğunu hiç gördünüz mü?' buyurduğunu rivayet eder, sonra da 'Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtratına (yüzünü) dosdoğru çevir' [Rum 30/30] ayetini okurdu."
Açıklama: Muhammed b. Şihab ez-Zührî ile Ebu Hureyre arasında inkita vardır.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona İbn Ebu Zi'b, ona Sa'd b. Ebu Said el-Makburî, ona baba (Keysan b. Ebu Saîd) ona da Ebu Hüreyre'nin söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur. (T)Bana Ahmed b. Şebîb b. Said, ona babası, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Abdurrahman el-A'rec, ona da Ebu Hüreyre'nin (ra) söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bir cenazeye katılır ve cenaze namazını kılarsa ona bir kırat ağırlığınca sevap vardır. Kim de bir cenazeye katılır, (cenaze namazını kılar) ve defnedilinceye kadar cenazede bulunursa ona iki kırat ağırlığınca sevap vardır." Hz. Peygamber'e (sav) 'İki kırat ne kadardır?' diye sorulunca Hz. Peygamber (sav) "İki büyük dağ kadardır." şeklinde cevap vermiştir.
Bize Yahya b. Bukeyr rivayet etti, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihab, ona Ubeydullah b. Abdullah, ona İbn Abbas, ona Ömer b. Hattab (r.a) rivayetle dedi ki: Abdullah b. Ubey b. Selûl ölünce Rasululah (sav) üzerine namaz kılmak üzere davet olundu. Rasulullah (sav) (namaz kılmak üzere) dikilince ben onun önüne atıldım ve 'Ey Allah’ın Rasulü filan ve filan gün şunları ve şunları demiş iken –Rasulullah’a onun neler söylediklerini sayıp döktüm- sen İbn Ubey’in namazını mı kılacaksın' dedim. Rasulullah (sav) gülümsedi ve: "Önümden çekil ey Ömer" dedi. Ben ona çokça ısrar edince O: "Ben seçmekte serbest bırakıldım, seçimimi yaptım. Eğer (ona) yetmiş defadan fazla mağfiret dilediğim takdirde günahının bağışlanacağını bilsem ona daha fazla mağfiret dilerdim" buyurdu. (Ömer devamla) dedi ki: Rasullulah (sav) namazını kıldırdı, sonra ayrılıp gitti, kısa bir süre geçmeden Tevbe süresindeki: “Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını asla kılma...onlar fasık olarak öldüler” (Tevbe, 84) ile başlayan iki ayet nazil oldu. (Ömer devamla) dedi ki: Daha sonra Rasulullah (sav)’a karşı o gün gösterdiğim o cüretkârlığıma şaştım. Elbette Allah ve Rasulü en iyi bilendir.
Bize Yahya b. Bükeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihab, ona Said b. Müseyyeb ile Ebu Seleme, onlara da Ebu Hüreyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) bize Habeşistan hükümdarı Necaşi’nin vefat ettiği gün, onun vefat haberini verdi ve 'Kardeşiniz için mağfiret dileyin!' buyurdu."
Açıklama: İslam tarihi boyunca hayırla yâd edilen Necâşî’nin ölüm haberini bizzat Müslümanlara Hz. Peygamber (sav), vermiş ve onun gıyabında cenaze namazını kıldırmıştır. Allah Resûlü (sav) ashâbıyla saf tutmuş ve kılınan bu giyabî cenaze namazında dört tekbir getirmiştir.