28519 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Behz, ona Hemmâm, ona da Katâde, Enes'in şöyle dediğini rivayet etti: Bir Yahudi Nebi (sav) ve ashabının yanına geldi ve (onlara): 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' diyerek selam verdi. Peygamber'in (sav) ashabı da onun selamını aldılar. Bunun üzerine Allah Elçisi (sav): "O ancak 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' dedi' buyurdu. Bunun üzerine Yahudi yakalanıp O'nun (sav) huzuruna getirildi ve ve adam yaptığını itiraf etti. Hz. Peygamber de: 'Onlara söylediklerini karşılık olarak verin!' buyurdu.
Bize Behz, ona Şu'be, ona da Katâde, Enes'in (ra) şöyle dediğini rivayet etti: Hz. Peygamber'in (sav) ashabı: 'Ey Allah'ın Elçisi! Ehl-i kitap bize selam verdiğinde onların selamını nasıl alalım?' diye sordular. Rasulullah (sav): ''Ve aleyküm (Sizin üzerine olsun)' deyin.' buyurdu.
Bize Muhammed b. Ca'fer, ona Şu'be (T) Bize Haccâc, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Mâlik (T) (Babam dedi ki:) Bize Yahya b. Saîd, ona Şu'be, ona da Katâde'nin naklettiğine göre, Enes (ra) manaları aynı olarak olacak şekilde şöyle demiştir: "Rasulullah'ın (sav) ashabı O'na: 'Ehl-i kitap bize selam veriyor. Onların selamını nasıl alalım?' diye sordu. Hz. Peygamber onlara: ''Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin' cevabını verdi." [Haccâc, Şu'be'nin: 'Katâde'ye bu hadisi Enes (r.a.)'an işitip işitmediğini sormadım.' dediğini söylemiştir.]
Bize Yezid, ona Şu'be; (T) Bize Muhammed b. Ca'fer, ona Şu'be, ona da Katâde, Enes b. Mâlik'in şöyle dediğini rivayet etti: Hz. Peygamber'in (sav) ashabı O'na: 'Ehl-i kitap bize selam veriyor. Onların selamını nasıl alalım?' diye sordu. Rasulullah da (sav): 'Onlara 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin' buyurdu.
Bize Abdüssamed, ona Hammâd, ona da Katâde ve Kâsım, Enes'ten (ra) Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet ettiler: "Ehl-i kitap size selam verdiğinde 'Aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin." [Başka bir ravi, "(vav ile) Ve aleyküm" diye nakletti.]
Bize Muhammed b. Ca'fer, ona Şu'be; (T) Bize Haccâc, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Mâlik; (T) (Bana babam Ahmed b. Hanbel), Bize Yahya b. Saîd, ona Şu'be, ona da Katâde, Enes'in lafızları aynı manaya gelecek birbirine yakın lafızlarla şöyle rivayet etti: Hz. Peygamber'in (sav) ashabı O'na: 'Ehl-i kitap bize selam veriyor. Onların selamını nasıl alalım?' diye sordu. Rasulullah da (sav): 'Onlara 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin" buyurdu. [Haccâc'ın bildirdiğine göre Şu'be: 'Katâde'ye bu hadisi Enes'ten işitip işitmediğini sormadım' demiştir.]
Bize Vekî, ona Hammad b. Seleme, ona Ebu Teyyah, ona da Enes b. Mâlik şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'in (sav) Medine'deki mescidinin yeri, Neccâr oğulları kabilesine aitti. Orada hurma ağaçları ve müşriklerin kabirleri bulunuyordu. Peygamber (sav), o kabileye 'Bu yeri para mukabilinde bana veriniz' buyurdu. Onlar da 'Bu yer için asla para almayız' dediler. Hz. Peygamber (sav), mescidi yapıyor, Sahabe de O'na (malzeme) veriyor, diğer yandan da 'bilmiş olun ki gerçek hayat ahiret hayatıdır. (Allah'ım) Ensâr ve Muhacire mağfiret eyle' beytini söylüyordu. Hz. Peygamber (sav), mescit yapmadan önce namazı vaktine eriştiği yerde kılardı."
Bize Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Humeyd, ona da Enes b. Malik şöyle demiştir: "Ensar 'biz ki sağ kaldığımız müddetçe İslam üzerine Muhammed'e biat edenleriz' diye şiir söyledi, Hz. Peygamber de (sav) onlara 'Allah'ım! Gerçek hayır, ahiret hayrıdır. O halde sen Ensar ve Muhacir'e mağfiret eyle' diye cevap verdi."
Bize Affân, ona Hammad b. Seleme, ona Ebu Teyyah, ona da Enes b. Mâlik şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'in (sav) Medine'deki mescidinin yeri, Neccâr oğulları kabilesine aitti. Orada ekin, hurma ağaçları ve müşriklerin kabirleri bulunuyordu. Peygamber (sav) 'ey Neccâr oğulları! Bu yeri para mukabilinde bana veriniz' buyurdu. Onlar da 'Bu yer için asla para almayız, sevabını Allah katından bekliyoruz' dediler. Hz. Peygamber (sav), hurma ağaçlarını kesti, ekinli araziyi düzledi ve müşriklerin kabirlerini açıp boşalttı. Ravi der ki: Hz. Peygamber (sav), mescit yapmadan önce namazı vaktine eriştiği yerde kılardı, koyun ağıllarında bile. Sahabe mescidin yapımı için taş taşırken, Hz. Peygamber de (sav) 'bilmiş olun ki gerçek hayır ahiret hayrıdır. (Allah'ım) Ensâr ve Muhacire mağfiret eyle' beytini söylüyordu."
Bize Haccâc, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Malik'in rivayetine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım, gerçek hayır, ahiret hayrıdır" ya da "Gerçek hayır sadece ahiret hayrıdır. Sen Ensâr'a ve Muhâcirler'e mağfiret eyle." [Şu'be der ki: Katade hikâyelerinde bunu söylerdi.]