28519 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Süleyman b. Harb, ona da Şu'be b. Zeyd b. Enes, Enes'in (ra) şöyle dediğini rivayet etti: Ehl-i kitaptan bir adam geldi ve Rasulullah'a (sav) 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' diyerek selam verdi. Bunun üzerine Ömer (ra): 'Ey Allah'ın Elçisi, onun boynunu vurayım mı?' diye sorunca, Hz. Peygamber (sav): "Hayır. Onlar size selam verdiğinde siz de 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin" buyurdu.
Bize Abdussamed, ona Hammâd, ona da Katâde ve Kasım, Enes'ten (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Ehl-i kitaptan biri size selam verdiğinde 'Aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin." [Başkası da: "(Aleyke yerine) Ve aleyküm (deyin)" diye nakletti.]
Bize Abdülvehhab, ona Saîd, ona da Katâde, Enes b. Mâlik'in (ra) şöyle dediğini rivayet etti: Bir Yahudi Rasulullah (sav) ve ashabının yanına geldi ve onlara: 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' dedi. Bunun üzerine Peygamber (sav): 'Bu adam ne dedi biliyor musunuz?' diye ashabına sordu.Onlar da: 'Selam verdi Ey Allah'ın Elçisi!' diye cevap verdiler. Bunun üzerine Nebi (sav): 'Hayır o, şöyle şöyle dedi' dedi ve 'Onu bana getirin!' buyurdu. Adamı getirdiklerinde Rasulullah (sav) ona: 'Sen 'es-Sâmü aleyküm (Ölüm üzerinize olsun)' mü dedin?)' diye sordu. Adam: 'Evet' cevabını verince, Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Ehl-i kitaptan biri size selam verdiğinde ona: 'Ve aleyke (Senim üzerine olsun)' deyin; yani 'Dediğin senin üzerine olsun'."
Bize Muhammed b. Ca'fer, ona Şu'be; (T) Bize Haccâc, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Mâlik; (T) (Bana babam Ahmed b. Hanbel), Bize Yahya b. Saîd, ona Şu'be, ona da Katâde, Enes'in lafızları aynı manaya gelecek birbirine yakın lafızlarla şöyle rivayet etti: Hz. Peygamber'in (sav) ashabı O'na: 'Ehl-i kitap bize selam veriyor. Onların selamını nasıl alalım?' diye sordu. Rasulullah da (sav): 'Onlara 'Ve aleyküm (Sizin üzerinize olsun)' deyin" buyurdu. [Haccâc'ın bildirdiğine göre Şu'be: 'Katâde'ye bu hadisi Enes'ten işitip işitmediğini sormadım' demiştir.]
Bize Yezîd ve Ebu Katan, onlara Şu'be, ona Hammâd, ona da Enes b. Malik'in rivayetine göre Ebu'l-Kâsım (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bile bile benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın." Ebu Katan rivayetinde “bilerek (مُتَعَمِّدًا)” ifadesini kullanmamıştır.
Açıklama: mütabileriyle sahihtir.
Bize Süleyman, ona Şu'be, ona Hammâd ve Abdülaziz b. Rufey, İbn Hürmüz'ün azatlısı Attâb ve dördüncü bir Râvî (Süleyman et-Teymî), onlara da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bile bile benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın." Yine Râvî der ki: Burada bir hata vardır. (Senedde yer alan) Abdülaziz, Abdülaziz b. Suhayb'dir. (Abdülaziz b. Rufey değil.)
Bize İsmail, ona Süleyman et-Teymî, ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bile bile benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın, cehennemdeki yerine hazırlansın." Bu şekilde iki defa tekrar ederek rivayet etti. Bir başka defa da bu hadisi rivayet edip şöyle dedi: Hz. Peygamber (sav) "kim bile bile benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın" buyurdu.
Bize İshak, ona Leys, ona İbn Şihâb, ona da Enes'in rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim benim adıma" -zannederim "bile bile" ifadesini de kullandı.- "yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın."
Bize Hüşeym, ona Abdülaziz b. Suhayb; (T) Bize İsmail, ona Abdülaziz b. Suhayb ona da Enes b. Malik'in rivayetine göre Ebu'l-Kâsım (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bile bile benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın."
Bize Süleyman, ona Şu'be, ona Hammâd ve Abdülaziz b. Rufey, İbn Hürmüz'ün azatlısı Attâb ve dördüncü bir Râvî (Süleyman et-Teymî), onlara da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bile bile benim adıma yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın." Yine Râvî der ki: Burada bir hata vardır. (Senedde yer alan) Abdülaziz, Abdülaziz b. Suhayb'dir. (Abdülaziz b. Rufey değil.)