8054 Kayıt Bulundu.
Giriş
Mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve Resûlüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah azîzdir, hikmet sahibidir.
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb, ona İsa b. Hafs b. Asım b. Ömer b. el-Hattab, ona da babası (Hafs b. Asım) şöyle demiştir: Mekke yolunda İbn Ömer ile bulundum. Bize öğle namazını iki rekât kıldırdıktan sonra konakladığı yere yönelip geldi ve oturdu, biz de onunla birlikte gelip oturdu. Derken gözü namaz kılmış olduğu tarafa kaydı ve orada ayakta bazılarını görüp “bunlar ne yapıyor”? dedi. Ben “namaz kılıyorlar” dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: Kardeşimin oğlu, eğer ben vaktin sünnetlerini kılacak olsaydım, hiç şüphesiz farz namazımı tam olarak kılardım. Gerçek şu ki ben Rasulullah (sav) ile yolculukta da bulundum. Allah onun canını alıncaya kadar iki rekâttan fazla namaz kılmadı. Ebu Bekir ile birlikte de arkadaşlık ettim, Allah onun canını alıncaya kadar iki rekâttan fazla namaz kılmadı. Ömer ile de beraber bulundum, Allah onun canını alıncaya kadar iki rekâttan fazla kılmadı. Sonra Osman ile bulundum, Allah onun canını alıncaya kadar kadar iki rekâttan fazla kılmadı. Zaten Yüce Allah da "and olsun ki sizin için Rasulullah'ta güzel bir örnek vardır" (Ahzab, 21) buyurmuştur.
Bize İshak b. İbrahim ve Muhammed b. Rafi, o ikisine Abdürrezzak, ona Mamer, ona Katade, ona Zürâre b. Evfâ “Sa'd b. Hişam'ın bir komşusu, ona, hanımını boşadığını haber verdi” demiş ve hadisi Said'in hadisi rivayet ettiği gibi rivayet etmiştir: İbn Evfâ'nın rivayetinde şu ifadeler de vardır: (Aişe) “Hişam kim” diye sordu, o da “İbn Amir” dedi. Aişe “o ne iyi bir adamdı, Uhud gününde Rasulullah (sav) ile yaralanmıştı” dedi. Yine onun rivayetinde şu ifade de yer almıştır: Hakim b. Eflah “eğer ben, senin onun huzuruna giremediğini bilseydim, onun hadisini sana nakletmezdim” demiştir.
Bize Ahmed b. Sinan, ona Abdurrahman b. Mehdî, ona Malik b. Enes, ona Ebu Bekr b. Ömer b. Abdurrahman b. Abdullah b. Ömer b. el-Hattab, ona da Said b. Yesar şöyle demiştir: İbn Ömer ile birlikte bir seferdeydim, biraz arkada kalıp vitri kıldım, bana “neden geciktin?” dedi. Ben de “vitir kıldım” dedim. Bana “peki, senin için Rasulullah (sav) uyulacak güzel örnek değil midir?” dedi. Ben “elbette öyledir” dedim. Bunun üzerine “Rasulullah (sav) devesi üzerinde vitir namazını kılardı” dedi.
Bize Ebu Bekir b. Hallâd el-Bâhilî, ona Ebu Âmir, ona İsa b. Hafs b. Asım b. Ömer b. el-Hattab, ona da babası (Hafs b. Asım) şöyle demiştir: Bir seferde İbn Ömer ile birlikteydik. Bize namazın farzını kıldırdıktan sonra namazdan ayrıldı biz de ayrıldık. Derken gözü namaz kılmış olduğu tarafa kaydı ve orada bir takım insanların namaz kıldığını görüp “bunlar ne yapıyor?” dedi. Ben “namazın sünnetini kılıyorlar” dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: Kardeşimin oğlu, eğer ben vaktin sünnetlerini kılacak olsaydım, hiç şüphesiz farz namazımı tam olarak kılardım. Gerçek şu ki ben Rasulullah (sav) ile yolculukta da bulundum. Allah onun canını alıncaya kadar iki rekâttan fazla namaz kılmadı. Ebu Bekir ile birlikte de arkadaşlık ettim, Allah onun canını alıncaya kadar iki rekâttan fazla namaz kılmadı. Ömer ile de beraber bulundum, Allah onun canını alıncaya kadar iki rekâttan fazla kılmadı. Sonra Osman ile bulundum, Allah onun canını alıncaya kadar kadar iki rekâttan fazla kılmadı. Zaten Yüce Allah da "And olsun ki sizin için Rasulullah'ta güzel bir örnek vardır" (Ahzab, 21) buyurmuştur.