8054 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Kuteybe, ona Ebu Avâne, ona Katade, ona Ebu’l-Melih, ona da babasının rivayet ettiğine göre Rasûlüllah (sav) şöyle buyurdu: "Allah, taharetsiz (abdestsiz) kılınan namazı ve ganimetten (kamu malından) aşırılarak verilen sadakayı kabul etmez."
Bize Muhammed b. Akîl, ona Halîl b. Zekeriyya, ona Hişâm b. Hassân, ona Hasan, ona Ebû Bekre'den (ra) rivayet edildiğine göre Rasûlüllah (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah, taharetsiz (abdestsiz) kılınan namazı ve ganimetten (kamu malından) aşırılarak verilen sadakayı kabul etmez."
Bana Hârûn b. Ma'rûf ona (Abdullah) İbn Vehb ona Amr b. Hâris (T); Bana Ebû Tâhir ona Abdullah b. Vehb ona Amr b. Hâris ona Ebû Nadr ona da Süleyman b. Yesâr’ın naklettiğine göre Peygamber'in (sav) zevcesi Âişe (r.anha) şöyle demiştir: "Ben Rasûlullah'ın (sav) abartılı ve küçük dili görünecek şekilde güldüğünü hiç görmedim. O sadece tebessüm ederdi." "Bir bulut gördüğünde yahut şiddetli bir rüzgar çıktığında endişelenirdi ve endişesi yüzünden anlaşılırdı. Bir gün: 'Ey Allah'ın elçisi! Herkes bulut görünce, belki yağmur yağar diye seviniyor. Sen ise bulut görünce tedirgin oluyorsun, niçin böyle?' dedim. Bunun üzerine 'Ey Âişe! O bulutta bir azap bulunmadığına dair bana kim teminat verebilir ki? Geçmişte bir kavim şiddetli rüzgarla azaba uğratılmıştır. Bir kavim de azabı (getiren bulutu) uzaktan görmüş ve (“Bakın bulut çıktı, yağmur geliyor!”) (Ahkâf, 46/24) demişlerdi' buyurdu."
Bize Sadaka, ona İbn Uleyye ve Yahya b. Saîd, onlara Haccâc es-Savvâf, ona Yahya, ona Hilal, ona Atâ, ona da Muâviye bu hadisin bir benzerini nakletmiştir.
Bana Hârûn b. Ma'rûf ona (Abdullah) İbn Vehb ona Amr b. Hâris (T); Bana Ebû Tâhir ona Abdullah b. Vehb ona Amr b. Hâris ona Ebû Nadr ona da Süleyman b. Yesâr’ın naklettiğine göre Peygamber'in (sav) zevcesi Âişe (r.anha) şöyle demiştir: "Ben Rasûlullah'ın (sav) abartılı ve küçük dili görünecek şekilde güldüğünü hiç görmedim. O sadece tebessüm ederdi." "Bir bulut gördüğünde yahut şiddetli bir rüzgar çıktığında endişelenirdi ve endişesi yüzünden anlaşılırdı. Bir gün: 'Ey Allah'ın elçisi! Herkes bulut görünce, belki yağmur yağar diye seviniyor. Sen ise bulut görünce tedirgin oluyorsun, niçin böyle?' dedim. Bunun üzerine 'Ey Âişe! O bulutta bir azap bulunmadığına dair bana kim teminat verebilir ki? Geçmişte bir kavim şiddetli rüzgarla azaba uğratılmıştır. Bir kavim de azabı (getiren bulutu) uzaktan görmüş ve (“Bakın bulut çıktı, yağmur geliyor!”) (Ahkâf, 46/24) demişlerdi' buyurdu."