2847 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Zeyd b. Hubab, ona Ali b. Mes'ade el-Bâhilî, ona Katâde (b. Diame), ona da Enes b. Malik'in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuuştur: "Kulun kalbi istikamet üzere (dosdoğru) oluncaya kadar imanı dosdoğru olmaz. Dili dosdoğru oluncaya kadar da kalbi dosdoğru olmaz. Komşusunun, kötülüğünden emin olmadığı kimse de cennete giremez."
Bize Abdussamed, ona Hammad b. Seleme, ona el-Cüreyrî, ona daEbu Nadra şöyle rivayet etmiştir: "Sahabeden Ebu Abdullah isminde biri hastalanmıştı. Arkadaşları onu ziyaret etmek için evine gittiler. O esnada hasta ağlıyordu. Ona “Neden ağlıyorsun? Rasulullah (sav) sana ‘bıyıklarından (biraz) kırp, sonra bana kavuşuncaya kadar böyle devam et’ dememiş miydi?” dediler. Hasta “evet, ama ben Hz. Peygamber'i (sav) işittim şöyle buyuruyordu: Allah Tebâreke ve Teâlâ, bir kısım zürriyeti sağ eliyle kavrar ve ‘bunlar buraya (cennete) ait, (sayılarına) aldırmıyorum' buyurur. Sonra diğer (sol) eliyle de bir kısmını alır ve bunlar da buraya (cehenneme) ait (sayılarına) aldırmıyorum’ buyurur. Şimdi ben bu iki elden hangisinde olacağım? Onu bilmiyorum” dedi."
Bize Abdullah b. Velîd, ona Süfyân, ona Humeyd, ona da Enes b. Malik şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), bir seferinde (yolculuğunda) "Lebbeyk! Gerçek hayat, ancak ahiret hayatıdır. O hâlde Ensar’ı ve Muhacirleri bağışla (Allah’ım)." Bu sözleri, seferinde tevazu göstererek söyledi.
Açıklama: isnadı kavidir.
Bize Ebu Saîd, ona Şeddâd Ebu Talha, ona Übeydullah b. Ebu Bekir, ona babası (Ebu Bekir b. Enes), ona dedesi (Enes b. Malik) şöyle demiştir: "Ensar 'bu kuyulardan daha ne zamana kadar su çekeceğiz. Hz. Peygamber'e (sav) gitsek, o bizim için Allah'a dua etse de dağlardan gözeler fışkırsa' diyerek topluca Hz. Peygamber'e (sav) geldiler. Hz. Peygamber (sav) onları görünce 'Merhaba, hoş geldiniz, bir ihtiyacınızdan dolayı bize geldiniz sanırım' buyurdu. Ensar 'evet ey Allah'ın Rasulü' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'siz bugün benden ne isterseniz o size verilecek. Ben Allah'tan ne istersem Allah onu bana verecek' buyurdu. Ensar birbirlerine baktı ve 'biz dünyalık değil ahiretlik bir talepte bulunalım' diyerek hep birden Hz. Peygamber'e (sav) 'ey Allah'ın Rasulü, bizi bağışlaması için Allah'a dua ediniz' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'Allah'ım Ensar'ı, çocuklarını ve torunlarını bağışla' diye dua etti. 'ey Allah'ın Rasulü, bizim oğullarımızın haricinde (kalan kız çocuklarımızın) evlatlarına da dua edin' dediler. Hz. Peygamber (sav) 'Allah'ım Ensar'ın evlatlarını da bağışla' buyurdu. 'velayetimizde bulunanlara da' dediler. Hz. Peygamber 'Ensar'ın velayetinde bulunanları da bağışla' buyurdu." Ravi derki: bana Annem, ona Ümmü Hakem bt. Numan b. Subhân, ona da Enes bu hadisin benzerini rivayet etmiş, ancak rivayetinde "Ensar'ın hanımlarına da" ifadesini eklemiştir
Açıklama: Birinci isnad kavî bir isnad, ikinci isnad ise zayıf bir isnaddır.
Bana Ahmed b. el-Mikdâm, ona el-Fudayl b. Süleyman, ona Ebû Hâzim, ona da Sehl b. Sa'd es-Sâidî şunu anlattı: Bizler Rasulullah (sav) ile beraberdik, Kendisi hendek kazıyor, biz de toprak taşıyorduk. Hz. Peygamber (sav) bizim yanımıza geldiğinde şu beyti söylerdi: "Allah'ım! Ahiret hayatından başka gerçek hayat yoktur. Sen Ensâr ve Muhacire mağfiret eyle." [Bu hadisi Hz. Peygamber'den rivayet etmekte Sehl b. Sa'd, ona (Enes b. Malik'e) mutâbaat etmiştir]
Bize Haccâc, ona Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Malik'in rivayetine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah'ım, gerçek hayır, ahiret hayrıdır" ya da "Gerçek hayır sadece ahiret hayrıdır. Sen Ensâr'a ve Muhâcirler'e mağfiret eyle." [Şu'be der ki: Katade hikâyelerinde bunu söylerdi.]
Bize Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Humeyd, ona da Enes b. Malik şöyle demiştir: "Ensar 'biz ki sağ kaldığımız müddetçe İslam üzerine Muhammed'e biat edenleriz' diye şiir söyledi, Hz. Peygamber de (sav) onlara 'Allah'ım! Gerçek hayır, ahiret hayrıdır. O halde sen Ensar ve Muhacir'e mağfiret eyle' diye cevap verdi."
Bize Vekî, ona Hammâd b. Seleme, ona Ebu Teyyâh ed-Dubaî, ona da Enes şöyle demiştir: Rasulullah (sav), bir yandan mescidi yapımında çalışan sahabesine malzeme ulaştırıyor, diğer yandan da "Allah'ım, gerçek yaşam ahiret yaşamıdır, Sen Ensâr'a ve Muhacirlere mağfiret eyle" beytini söylüyordu.
Bize Affân, ona Hammad, ona Sabit, ona da Enes şöyle rivayet etmişti: "Hz. Muhammed'in (sav) ashabı Hendek günü, bir yandan hendek kazıyor bir yandan da 'biz ki sağ kaldığımız müddetçe İslam üzerine Muhammed'e biat edenleriz' diye şiir söylüyorlardı. Hz. Peygamber de (sav) 'Allah'ım! Gerçek hayır, ahiret hayrıdır. O halde sen Ensar ve Muhacir'e mağfiret eyle' buyurdu. Hz. Peygamber'e (sav) üzerine, bozulmaya yüz tutmuş, bayat yağ sürülmüş arpa ekmeği getirildi, ondan yediler. Hz. Peygamber (sav) 'hayır ancak ahiret hayrıdır' buyurdu."
Bize Affân, ona Hammad, ona Sabit, ona da Enes şöyle rivayet etmişti: "Hz. Muhammed'in (sav) ashabı Hendek günü, bir yandan hendek kazıyor bir yandan da 'biz ki sağ kaldığımız müddetçe İslam üzerine Muhammed'e biat edenleriz' diye şiir söylüyorlardı. Hz. Peygamber de (sav) 'Allah'ım! Gerçek hayır, ahiret hayrıdır. O halde sen Ensar ve Muhacir'e mağfiret eyle' buyurdu. Hz. Peygamber'e (sav) üzerine, bozulmaya yüz tutmuş, bayat yağ sürülmüş arpa ekmeği getirildi, ondan yediler. Hz. Peygamber (sav) 'hayır ancak ahiret hayrıdır' buyurdu."