5013 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Salih b. Abdullah et-Tirmizi, ona Ebu Fedâle Ferec b. Fedâle eş-Şâmî, ona Yahya b. Saîd, ona Muhammed b. Amr b. Ali, ona da Ali b. Ebu Talib’in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Ümmetim şu on beş şeyi yaparsa başına belalar iner.” 'Bunlar hangileridir, ey Allah’ın Rasulü? diye soruldu. O şöyle buyurdu: “Ganimet belli kimseler arasında dönüp dolaşır hale gelince, emanet ganimet bellenince, zekât zoraki ödenen bir borç gibi kabul edilince, adam annesini hor görüp karısının sözünden çıkmaz olunca, babasına cefa çektirip arkadaşının gönlünü hoş tutunca, mescitlerde sesler yükselince, toplumun önderi onların en adileri olunca, zararından korunmak maksadıyla adama hürmet gösterilince, su gibi içki içilince, ipek elbiseler giyilince, şarkıcı cariyeler tutulup çalgılar çalınınca, ümmetin sonradan gelenleri öncekilere lanet okuyunca işte o vakit kıpkızıl bir rüzgârı yahut yerin dibine geçirilmeyi ve insanların suret ve tabiatlarının değiştirilmesini (mesh edilmeyi) beklesinler.” Ebu İsa (Tirmizi) dedi ki: Bu garib bir hadistir. Biz bunu Ali b. Ebu Talib’in rivayet ettiği bir hadis olarak ancak bu yoldan bilmekteyiz. Ayrıca Ferec b. Fedâle dışında bu hadisi Yahya b. Saîd el-Ensarî’den rivayet eden bir kimse olduğunu bilmiyoruz. Ferec b. Fedâle ise bazı hadis âlimleri tarafından hafızasının zayıflığı yüzünden eleştirilmiştir. Ancak Vekî ve önde gelen daha başka alimler bu hadisi ondan rivayet etmişlerdir.
Bize Ebu Küreyb, ona Rişdîn b. Sa'd, ona Zebbân b. Fâid, ona Sehl b. Muâz b. Enes el-Cühenî, ona da babası (Muaz b. Enes), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cuma günü camide insanların omuzlarını çiğneye çiğneye ilerleyen kişi cehenneme giden bir köprü yaptırmış demektir." Bu konuda Câbir'den de bir hadis rivayet edilmiştir. Ebu İsa şöyle demiştir: Sehl b. Muâz b. Enes el-Cühenî hadisi, garib bir hadis olup onu sadece Rişdîn b. Sa'd tariki ile bilmekteyiz. İlim ehli bu rivayete göre amel etmiştir. Onlar, kişinin cuma günü insanların omuzlarını çiğneye çiğneye ilerlemesini kerih görmüşler ve bu şekilde davranılmaması için çok uyarıda bulunmuşlardır. Bazı alimler Rişdîn b. Sa'd'ı tenkit etmişler ve hafızasının zayıflığı sebebiyle onu zayıf saymışlardır.
Bize Hennâd, ona Abde ve Vekî', onlara Hişâm b. Urve, ona da babası (Urve b. Zübeyr), Hz. Peygamber'in (sav) emri (ile alakalı) benzer bir hadis rivayet etmiştir. Ebu İsa şöyle demiştir: Bu, ilk hadisten daha sahihtir.
Bize İsa b. Hammâd el-Mısrî, ona Leys b. Sa‘d, ona Said el-Makburî, ona Şerik b. Abdullah b. Ebu Nemir’in rivayet ettiğine göre o, Enes b. Malik’i şöyle derken dinlemiştir: "Bizler mescitte oturuyorken bir adam devesiyle gelip mescide girdi. Devesini mescitte ıhtırdıktan sonra yularını bağladı. Sonra oradakilere: -Muhammed hanginiz? diye sordu. Rasulullah (sav) aralarında yaslanmış oturuyordu. Huzurda bulunanlar: -Şu yaslanmış oturan beyaz tenli adamdır, dediler. Adam ona: -Ey Abdulmuttalib’in oğlu, diye seslendi, Nebi (sav) cevaben: -Söyle dinliyorum, buyurdu. Adam ona: -Ey Muhammed, sana bazı sorular soracağım ve belki ısrarcı olacağım, inşallah rahatsız olmazsın, dedi. Rasulullah (sav): -İstediğini sorabilirsin, buyurdu. Adam ona: -Senin ve senden öncekilerin Rabbi adına söyle, bütün insanlara seni Allah mı elçi gönderdi? dedi. Rasulullah (sav): -Yemin olsun ki evet, buyurdu. Adam: -Allah aşkına söyle, bir gün ve gecede şu beş vakit namazı kılmayı sana Allah mı emretti? Rasulullah (sav): -Yemin olsun ki evet, buyurdu. Adam: -Allah aşkına söyle, senenin şu ayında oruç tutmayı sana Allah mı emretti? dedi. Rasulullah (sav): -Yemin olsun ki evet, buyurdu. Adam: -Allah aşkına söyle, zenginlerimizden zekat alıp fakirlerimize dağıtmayı sana Allah mı emretti? dedi. Rasulullah (sav): -Yemin olsun ki evet, buyurdu. Adam: -Ben senin getirdiklerine iman ettim. Kabilemin geri kalanlarının da elçisiyim. Adım Dımam b. Sa‘lebe’dir, Sa‘d b. Bekir oğullarının akrabası olurum, dedi.
Bize İshak b. İbrahim (Râhûye el-Mervezî), ona Yahya b. Said (el-Kattân), ona (Ebu Abdullah Muhammed) b. Aclân, ona (Ebu İbrahim) Amr b. Şuayb (el-Kuraşî), ona babası (Şuayb b. Muhammed es-Sehmi) ona da dedesinin (Abdullah b. Amr) rivayet ettiğine göre "Hz. Peygamber (sav) Cuma günü namazdan önce mescitte halka yaparak oturmayı ve mescitte alış veriş yapmayı yasaklamıştır."
Bize Kuteybe, ona Leys b. Sa’d, ona İbn Aclân, ona Amr b. Şuayb, ona babası, ona da dedesinin rivayet ettiğine göre "Nebi (sav) mescitlerde karşılıklı şiirler okunmasını yasaklamıştır."
Bize Kuteybe, ona Hammâd, ona Sabit, ona da Enes’in rivayet ettiğine göre "Bir bedevi mescitte küçük abdestini bozdu. Oradakilerden birisi ona mani olmak için üzerine yürüyünce Rasulullah (sav): 'Bırakın adamı, sıkıntısını içinde bırakmayın!' buyurdu. Bedevi işini bitirince, Rasulullah (sav) bir kova su getirilmesini istedi ve o suyu onun sidiği üzerine döktü."
Bize Ali b. Hucr, ona İsmail, ona Yahya b. Ali b. Yahya b. Hallâd b. Rifaâ b. Rafî ez-Zürakî, ona babası, ona dedesi, ona Rifaâ b. Rafî’in rivayet ettiğine göre, "Rasulullah (sav) namaz safında oturmakta iken…" diye başlayıp hadisin geri kalan kısmını rivayet etti.
Bize İshak b. Mansur, ona Yahya, ona İbn Cüreyc, ona Atâ, ona Câbir’in rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim şu sebzeden yerse...” (İlk gün “Sarımsak yerse” demişti, sonra): “Sarımsak, soğan ve pırasa yerse, mescitlerimizde bize yaklaşmasın. Çünkü şüphesiz insanların rahatsız oldukları şeylerden melekler de rahatsız olurlar”.
Bize Muhammed b. Müsennâ, ona Yahya b. Saîd, ona Hişâm, ona Katâde, ona Salim b. Ebu’l-Ca’d, ona Ma’dân b. Ebu Talha’nın rivayet ettiğine göre Ömer b. Hattab şöyle demiştir: Ey insanlar şüphesiz sizler, soğan ve sarımsak denen şu iki sebzeyi yiyorsunuz ki benim kanaatime göre onlar son derece nahoş şeylerdir. "Allah’ın Nebisi (sav) bir kimseden bu iki sebzenin kokusunu aldığı zaman emir verir, o adamı Bakî’e gönderirdi", kendi gözümle gördüm. Bunları yiyecek olanlar muhakkak iyice pişirsinler de kokularını öldürsünler.