5013 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Abdullah b. Muhammed en-Nüfeyl, ona Ebu Muaviye, ona Hişam b. Urve, ona Amr b. Huzeyme, ona Umare b. Huzeyme, ona da Huzeyme b. Sabit şöyle demiştir: Rasulullah'a (sav) istinca sorulunca O, şöyle buyurdu: "İstinca, içinde tezek bulunmayan üç taş ile yapılır." [Ebû Davud şöyle dedi: Bu hadisi Ebu Üsame ve İbn Nümeyr, Hişam'dan yani İbn Zübeyr'den de nakletmişlerdir.]
Bize Kuteybe b. Said ve Halef b. Hişam el-Mukrî, onlara Abdullah b. Yahya et-Tev'em; (T) Bize Amr b. Avn, ona Ebu Yakub et-Tev'em, ona Abdullah b. Ebu Müleyke, ona annesi ona da Hz. Aişe şöyle demiştir: Rasulullah (sav) küçük abdestini bozdu. Arkasında su kabı ile bekleyen Hz. Ömer'e: "Bu nedir, Ey Ömer?" diye sordu. Hz. Ömer, abdest alacağınız sudur diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Her bevledişimde bana abdest almak emredilmedi. Eğer böyle yapsaydım, (her bevilden sonra) abdest almak sünnet olurdu."
Bize Kuteybe b. Said ve Halef b. Hişam el-Mukrî, onlara Abdullah b. Yahya et-Tev'em; (T) Bize Amr b. Avn, ona Ebu Yakub et-Tev'em, ona Abdullah b. Ebu Müleyke, ona annesi ona da Hz. Aişe şöyle demiştir: Rasulullah (sav) küçük abdestini bozdu. Arkasında su kabı ile bekleyen Hz. Ömer'e: "Bu nedir, Ey Ömer?" diye sordu. Hz. Ömer, abdest alacağınız sudur diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Her bevledişimde bana abdest almak emredilmedi. Eğer böyle yapsaydım, (her bevilden sonra) abdest almak sünnet olurdu."
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Ebu Muaviye ve Veki', onlara da el-A'meş'in rivayet ettiğine göre Ebû Salih şöyle demiştir: "Bir zamanlar, bir kişi mescitten bir çakıl taşını alıp dışarı çıkarmak istese, taş ona Allah aşkına yapma! diye yalvarır, derlerdi."
Bize Osman b. Ebu Şeybe ve Muhammed b. Süleyman el-Enbari -hadisin manasını rivayet etmek suretiyle-, o ikisine Veki', ona Misar, ona Ebu Sahra Cami b. Şeddad, ona Muğira b. Abdullah, ona da Muğîra b. Şube şöyle demiştir: Bir gece Rasulullah'a (sav) misafir oldum. Rasulullah (sav), biraz et pişirilmesini emretti ve et pişirildi. Hz. Peygamber (sav), bıçağı aldı ve benim için etten kesmeye başladı. Tam o sırada Bilal geldi ve Rasulullah'a (sav) namaz vaktinin geldiğini haber verdi. Rasulullah (sav) bıçağı bıraktı ve Bilal'e "ona ne oluyor? Allah hayrını versin," dedi ve (abdest yenilemeden) namaz kılmak için kalktı. [Ebû Davud'un hocalarından biri olan el-Enbâri, Muğira'nın şöyle dediğini nakletmiştir: Bıyığım uzamıştı. Rasulullah (sav), (altına) misvak koyarak onları kısalttı veya bıyığını misvağı üzerine (koyarak) kısaltayım, buyurdu.]
Bize Muhammed b. Osman ed-Dımaşkî, ona Abdülaziz ed-Derâverdî, ona Rabî'a b. Ebu Abdurrahman, ona Abdülmelik b. Said b. Süveyd, ona da Ebu Humeyd ya da Ebu Üseyd el-Ensari'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri mescide girdiğinde Nebi'ye (sav) salat-u selam getirsin, ardından Allah'ım, rahmetinin kapılarını bana aç! diye dua etsin. Mescitten çıkarken de Allah'ım, senin fazlından istiyorum diye dua etsin."
Bize bu hadisi Yahya b. Fadl es-Sicistani, Hişam b. Ammar ed-Dımaşkî ve Süleyman b. Abdurrahman ed-Dımaşkî -hadis Yahya b. Fadl es-es-Sicistani'nin lafızlarıyla rivayet edilmiştir-, onlara Hatim b. İsmail, ona da Ebu Hazre Yakub b. Mücahid'in rivayet ettiğine göre Ubade b. Velid b. Ubade b. Samit şöyle demiştir: Biz Cabir b. Abdullah'ın yanına geldik, o sırada (mahallesinin) mescidindeydi. Bize şunları anlattı: Hz. Peygamber (sav) bu mescidimize geldi. O sırada elinde İbn Tâb cinsinden bir hurma salkımının kurumuş dalı vardı. Şöyle bir baktı ve mescidin kıble tarafında bir balgam gördü. Hemen oraya doğru giderek elindeki dal ile onu temizledi. Sonra bize "hanginiz, Allah'ın kendisinden yüz çevirmesinden hoşnut olur?" diye sordu. Ardından şöyle buyurdu: "Sizden biri namaza durduğunda yüzünü Allah'a dönmüş olur. Binaenaleyh kıble tarafına doğru yahut sağınıza sakın ola tükürmeyin! Sol tarafınıza, ayak altına tükürebilirsiniz. İlla tükürmeniz gerekiyorsa elbisenizi şöyle yapın!" Hz. Peygamber (sav) burada, elbisesini ağzına götürdü ve (önce tükürür gibi, sonra) tükürüğü ovalar gibi yaptı. Ardından da "Bana abîr (bir çeşit koku) getirin," buyurdu. O mahalleden olan bir genç fırlayıp evine gitti ve elinde halûk (denilen bir çeşit koku) ile geri geldi. Rasulullah (sav) onu aldı, elindeki dalın ucuna sürdü, ardından onunla tükürüğün izini temizledi. [Cabir dedi ki: İşte o günden sonra sizler, mescitlerinizde halûk bulundurur oldunuz.]
Bize bu hadisi Yahya b. Fadl es-Sicistani, Hişam b. Ammar ed-Dımaşkî ve Süleyman b. Abdurrahman ed-Dımaşkî -hadis Yahya b. Fadl es-es-Sicistani'nin lafızlarıyla rivayet edilmiştir-, onlara Hatim b. İsmail, ona da Ebu Hazre Yakub b. Mücahid'in rivayet ettiğine göre Ubade b. Velid b. Ubade b. Samit şöyle demiştir: Biz Cabir b. Abdullah'ın yanına geldik, o sırada (mahallesinin) mescidindeydi. Bize şunları anlattı: Hz. Peygamber (sav) bu mescidimize geldi. O sırada elinde İbn Tâb cinsinden bir hurma salkımının kurumuş dalı vardı. Şöyle bir baktı ve mescidin kıble tarafında bir balgam gördü. Hemen oraya doğru giderek elindeki dal ile onu temizledi. Sonra bize "hanginiz, Allah'ın kendisinden yüz çevirmesinden hoşnut olur?" diye sordu. Ardından şöyle buyurdu: "Sizden biri namaza durduğunda yüzünü Allah'a dönmüş olur. Binaenaleyh kıble tarafına doğru yahut sağınıza sakın ola tükürmeyin! Sol tarafınıza, ayak altına tükürebilirsiniz. İlla tükürmeniz gerekiyorsa elbisenizi şöyle yapın!" Hz. Peygamber (sav) burada, elbisesini ağzına götürdü ve (önce tükürür gibi, sonra) tükürüğü ovalar gibi yaptı. Ardından da "Bana abîr (bir çeşit koku) getirin," buyurdu. O mahalleden olan bir genç fırlayıp evine gitti ve elinde halûk (denilen bir çeşit koku) ile geri geldi. Rasulullah (sav) onu aldı, elindeki dalın ucuna sürdü, ardından onunla tükürüğün izini temizledi. [Cabir dedi ki: İşte o günden sonra sizler, mescitlerinizde halûk bulundurur oldunuz.]