5013 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ahmed b. Salih, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihab, ona Ebu Ümame b. Sehl b. Huneyf ona da babasının (Sehl b. Huneyf) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Sakın sizden biriniz nefsim habis oldu demesin. Bunun yerine nefsim kötüleşti desin."
Açıklama: Hadiste geçen "habise" ve "lakise" kelimeleri "kirlenme" açısından aynı anlama gelse de Hz. Peygamber (sav) Müslümanın nefsine habislik izafe etmesini hoş görmediği için aynı anlama gelen başka bir kelime kullanılmasını tavsiye etmiştir. Bir bakıma "habis" kelimesini çağrışımları açısından kullanmayı uygun görmemiştir.
Bize Ebu Velid et-Tayâlisî, ona Şube, ona Mansur, ona Abdullah b. Yesar ona da Huzeyfe'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah ve falan kimse diledi demeyiniz. Fakat (önce) Allah sonra falanca kişi diledi deyiniz."
Açıklama: Hz. Peygamber bu hadisinde müslümanlara Yüce Allah'ın iradesinin kulun iradesi ve talebinden önce geldiğini ve edeben de O'nun isminin takdim edilmesi gerektiğini öğretmiştir (bk. Azîmâbâdî, Avnu'l-ma'bûd [Beyrut, 1415], 13/222).
Bize Müsedded (b. Müserhed), ona Yahya, ona Süfyan b. Said, ona Abdulaziz b. Rufey', ona da Temim et-Tai, ona da Adî b. Hatim'in şöyle dediğini rivayet etti: Bir hatip Hz. Peygamber'in (sav) huzurunda bir hutbe okurken: "Her kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse doğru yolu bulur, kim de ikisine isyan ederse...demiştir. Hz. Peygamber de (sav): "Kalk" veya "git! Sen ne kadar kötü bir hatipsin" buyurdu.
Açıklama: Hz. Peygamber "'Allah ve falan kimse diledi' demeyiniz" şeklindeki uyarısına benzer şekilde burada da hatibin "ikisine isyan ederse" diyerek Yüce Allah ve Hz. Peygamber'i Arapça'da tek bir zamirle bir araya getirmesinin edeben doğru olmadığını göstermek istemiştir.
Bize Harun b. Zeyd b. Ebu Zerka, ona babası (Zeyd b. Ebu Zerka), ona Hişam b. Sa'd, ona da Zeyd b. Eslem'in rivayet ettiğine göre Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'i (sav) herhangi bir kimseyi dinden başka bir şeye nispet ederken asla işitmedim."
Açıklama: Hz. Aişe'nin şahitlik ettiği bu uygulamasıyla Hz. Peygamber, insanların soyları nedeniyle övülmemesi veya yerilmemesi gerektiğini, insanın asıl kıymetinin İslâm uğruna yaptıkları fedakârlıklar ve hizmetlerinden kaynaklandığını göstermek istemiş olmalıdır (bk. Azîmâbâdî, Avnu'l-ma'bûd [Beyrut, 1415], 13/226).
Bize Yahya b. Main ona Haccac b. Muhammed ona Yunus b. Ebu İshak, ona Ebu İshak ona da Ayzar b. Hureys'in rivayet ettiğine göre Numan b. Beşir şöyle dedi: Ebu Bekir (ra) Hz. Peygamber'in (sav) huzuruna girmek için izin istedi. Tam bu sırada Aişe'nin sesinin yüksek bir şekilde çıktığını duydu. Bunun üzerine içeri girip Aişe'yi tokatlamak için tuttu ve bir daha Hz. Peygamber'e (sav) sesini yükselttiğini görmeyeyim dedi. Hz. Peygamber (sav) (Ebu Bekir'e) engel oldu. Ebu Bekir öfkelenmiş halde oradan çıktı. O çıkınca Hz. Peygamber (sav) Aişe'ye, "gördün mü seni adamın elinden nasıl kurtardım" buyurdu. Hz. Ebu Bekir günler sonra tekrar Hz. Peygamber'in (sav) evine girmek için izin istedi. İkisini barışmış halde buldu. Bunun üzerine onlara beni kavganızın arasına soktuğunuz gibi barışınızın arasına da sokun diyerek (şaka yaptı). Hz. Peygamber (sav) de "gel, istediğin gibi yaptık (seni kavgamızın içine soktuğumuz gibi barışımızın içine de soktuk)" cevabını verdi.
Bize Müemmel b. el-Fadl, ona Velid b. Müslim, ona Abdullah b. A'lâ, ona Büsr b. Ubeydullah, ona Ebu İdris el-Havlanî, ona Avf b. Malik el-Eşcaî'den naklettiğine göre şöyle demişti: Tebük savaşında deriden yapılmış bir çadırda bulunan Rasulullah'ın (sav) yanına gittim. Kendisine selam verdim, selamımı aldı ve "(çadıra) gir" dedi. (Çadır küçük olduğundan) Her tarafım (tüm vücudum çadıra) girsin mi, ey Allah'ın Rasulü? diye sorunca "(evet) her tarafın girsin" diye cevap verdi.
Bize Safvan b. Salih, ona Velid ona Osman b. Ebu Âtike şöyle rivayet etmiştir: "(Avf b. Malik, Rasulullah'a) Her tarafım (tüm vücudum çadıra) girsin mi? sözünü sadece çadırın küçüklüğünden dolayı (şaka olsun diye) söylemişti."
Bize Muhammed b. Sinan el-Bahilî -o, Avaka'da otururdu-, ona Nafi' b. Ömer, ona Bişr b. Asım, ona babası, ona Abdullah'ın (Ebû Davud: o, Abdullah b. Amr'dır dedi) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve Celil olan Allah ineklerin dilini otlara dolaması gibi dilini evirip çevirip kelimelerle oynayarak konuşan lafazan kişileri sevmez."
Bize Abdullah b. Mesleme, ona Malik ona da Zeyd b. Eslem'in rivayet ettiğine göre Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: Doğu tarafından iki adam gelip bir konuşma yaptılar. İnsanlar onların (bu konuşmalarını) beğendiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Gerçekten (güzel) sözde sihir vardır " veya "Gerçekten bazı sözler sihir (gibi büyüleyici)dir."