5013 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Muhammed b. Ubeyd ve Yezîd, onlara Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: Sahabe "ey Allah'ın Rasulü, aklımıza öyle şeyler (vesveseler) geliyor ki söylemekten çekiniyoruz. Güneş doğduğundan beri durumumuz bu şekilde" dediler. Hz. Peygamber (sav) "gerçekten içinizde böyle düşünceler var mı?" diye sordu. "evet" dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "işte bu gerçek imandır" buyurdu.
Açıklama: Hadis sahih isnad ise hasendir. Sebebi Muhammed b. Amr'ın sadûk hasenü'l-hadis olmasıdır.
Açıklama: Şeyhayn'ın şartlarına göre sahihtir.
Açıklama: Şeyhayn'nın şartlarına göre sahihtir.
Açıklama: Müslim'in şartlarına göre sahihtir.
Bize Ebu Cevâb, ona Ammâr b. Rüzeyk, ona A'meş, ona da Ebu Saîd şöyle demiştir: Abdullah b. Amr'a geldim ve "bana Tevrat ve İncil'den değil de Hz. Peygamber'den (sav) duyduğun bir hadis aktarır mısın?" dedim. Abdullah "Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu işittim" dedi: "Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kimsedir, Muhacir de Allah'ın yasaklarından kaçınandır."
Açıklama: Merfû'u sahihtir. Bu isnad tahsîne (hasen) muhtemeldir.
Bize Esved b. Âmir, ona Ebu İsrâîl, ona Hakem, ona daHilal el-Hecerî şöyle demiştir: Abdullah b. Amr'a "bana Hz. Peygamber'den (sav) duyduğun bir hadis aktarır mısın?" dedim. Abdullah "Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu işittim" dedi: "Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kimsedir, Muhacir de Allah'ın yasaklarından kaçınandır." Ebu Abdurrahman der ki: "Bu (senedde) hata (var)dır. Hakem bu hadisi Seyf'ten, Seyf de Rüşeyd el-Hecerî'den almıştır."
Açıklama: İsnadı çok zayıftır.
Bize Hüseyin b. Muhammed, ona Şu'be ve Abdullah b. Ebu Sefer, ona Şa'bî, ona da Abdullah b. Amr Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kimsedir, Muhacir de Allah'ın yasaklarından kaçınandır."
Açıklama: Şeyhayn'ın şartlarına göre sahihtir.
Bize Hâşim, ona Süleyman, ona Sabit, ona da Enes b. Malik şöyle rivayet etmiştir: (Ey iman edenler! Sesinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin; birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa yaptığınız iyilikler mahvolur gider de farkına bile varmazsınız.) -Hucurat, 2- ayeti indiğinde sesi gür olan Sabit b. Kays b. Şemmâs "ben sesi, Allah Rasulü'nün (sav) sesinden daha yüksek çıkan biriyim, amelim boşa gitti. Ben cehennemliğim" dedi ve üzüntülü bir şekilde evinde oturdu (dışarı çıkmadı). Allah Rasulü (sav) onun yokluğunun farkına varıp soruşturdu. toplumdan bazı kişiler onun yanına varıp "Allah Rasulü (sav) seni soruyor, ne oldu sana" dediler. Sabit "ben sesi, Allah Rasulü'nün (sav) sesinden daha gür ve yüksek çıkan biriyim, amelim boşa gitti ve ben cehennemliğim" dedi. Gelip Hz. Peygamber'e (sav) durumu bildirdiler. Hz. Peygamber "aksine o cennetliktir" buyurdu. Enes der ki: "Biz onu aramızda yürürken görüyor ve onun cennetlik olduğunu biliyorduk. Yemâme günü olunca hezimete uğrar gibi olduk. Sabit b. Kays b. Şemmâs geldi, kokulu yağlar süründü, kefenini giydi ve 'size denk düşmanın karşısında kaçışınız ne kötü' dedi. Sonra öldürülene kadar savaştı."
Bize Ebu Kamil ve Yunus, onlara Nâfi b. Ömer, ona Bişr b. Asım es-Sakafî, ona Babası (Asım b. Süfyân), ona da Abdullah b. Amr Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Ağzındaki otu dili ile döndürmeye çabalayan sığır gibi ağzında kelimeleri dolandıran (laf kalabalığı yaparak) süslü konuşan kimseden Allah (ac) hoşlanmaz."
Açıklama: İsnadı çok zayıftır.