Giriş

Bize Vekî, ona Süfyân, ona Câbir, ona Amr b. Yahya, ona da Muaviye şöyle buyurmuştur: Hz. peygamber (sav) şiir okur gibi belagat ve tekellüfle konuşana lanet etmiştir.


Açıklama: (يُشَقِّقُونَ الْكَلَامَ) ifadesi fesahat ve belagat ile konuşmak, tabiri caizse edebiyat parçalamak demektir.

    Öneri Formu
63989 HM017024 İbn Hanbel, IV, 98

Bize İbn Ebu Adiyy, ona Muhammed b. İshak, ona Süleyman b. Suhaym, ona da Ebu'l-Hakem el-Ğıfârî'nin kızı olan Annesi Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kişi cennete girmeye yaklaşır, hatta arasında bir zira kadar mesafe kalır, sonra bir söz söyler ve bu söz sebebiyle San'a'dan daha uzak bir mesafe kadar cennetten uzaklaşır."


Açıklama: İsnadı zayıftır. İbn İshak müdellestir ve an'ane yapmıştır. Ricalin gerisi es-Sahih'in sikalarıdır.

    Öneri Formu
65699 HM016727 İbn Hanbel, IV, 65

Bize İbn Nümeyr, ona Haccâc b. Dînâr, ona Muhammed b. Zekvân, ona Şehr b. Havşeb, ona da Amr b. Abese şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber'e (sav) geldim ve "Ey Allah’ın Rasulü, bu işte sana uyan (Müslüman olan) kimlerdir" dedim. "Bir hür ve bir köle" dedi. "İslam nedir?" diye sordum. "Güzel ve temiz söz söylemek, bir yemek ikram yedirmek" buyurdu. "İman nedir?" dedim. "Sabır ve müsamaha göstermek" dedi. "Hangi İslam daha faziletlidir" diye sordum. "Kişinin dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmemesidir" buyurdu. "Hangi iman daha faziletlidir?" diye sordum. " Güzel ahlak" buyurdu. "Hangi namaz daha daha faziletlidir?" dedim. "Kunûtu daha uzun olan" buyurdu. "Hangi hicret daha değerlidir?" dedim. "Rabbin (ac) hoşlanmadığı şeyleri terk etmek" buyurdu. "Hangi Cihad daha değerlidir?" dedim. "Kişinin atının vurulduğu, kanının akıtıldığı" buyurdu. "Hangi saat(te ibadet) daha değerlidir?" diye sordum. "Gecenin son vaktinde" buyurdu. sonra şöyle devam etti: "O vakitten fecir doğuncaya kadar kılınan namaza tanık olunur ve yazılır. Fecir vakti olduğunda sabah namazını kılıncaya kadar sabah namazının iki rekat sünneti dışında (nafile) namaz kılınmaz. Sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar bekle. Güneş doğduğunda şeytanın iki boynuzu arasından doğar. O vakitte kafirler ibadet eder. Sen güneş iyice yükselinceye kadar bekle. Güneş iyice yükseldiğinde itibaren gölgenin mızrak boyu olduğu zamana kadar kılınan namaza tanık olunur ve yazılır. Gölge mızrak boyu kadar olduğundan itibaren güneşin batıya doğru meyletmeye başladığı zamana kadar namaz kılmayı bırak. Güneş batıya doğru meyletmeye başladıktan itibaren güneş batıncaya kadar kılınan namaza tanık olunur ve yazılır. Güneş batarken namaz kılmayı bırak. Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından batar ve o vakitte kafirler ibadet eder."


Açıklama: Hadiste geçen hür kişi Hz. Ebubekir, köle kişi de Hz. Bilal'dir. Zayıflık ve inkıta barındırmaktadır.

    Öneri Formu
68535 HM019655 İbn Hanbel, IV, 386

bize Abdullah, ona Salt b. Mesud el-Cahderî, ona Muhammed b. Abdurrahman et-Tufâvî, ona da Âs b. Amr et-Tufâvî şöyle rivayet etmiştir: Ebu Ğâdiye, Habîb b. Haris ve Ebu Âliye'nin Annesi hicret ederek Hz. Peygamber'in huzuruna varıp Müslüman oldular. Hanım (Ebu Âliye'nin Annesi) "Ey Allah'ın Rasulü, bana tavsiyede bulun" dedi. Hz. Peygamber (sav) "kulaklara eziyet veren (çirkin sözden) sakın" buyurdu.


Açıklama: el-'Âs b. Amr et-Tufâvî'nin halinin cehaletinden (meçhul) dolayı isnadı zayıftır.

    Öneri Formu
65977 HM016821 İbn Hanbel, IV, 76

Bize Ebu Âmir, ona İbn Ebu Zi'b, ona Abdurrahman b. Atâ, ona Abdülmelik b. Cabir b. Atîk, ona da Cabir b. Abdullah'ın rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bir mecliste etrafı gözetleyerek bir söz söylerse o söz emanettir."


Açıklama: şevahidle hasendir.

    Öneri Formu
70038 HM014528 İbn Hanbel, III, 325

Bize Yahya b. Ğaylân, ona Rişdîn, ona Musa b. Ali, ona babası (Ali b. Rabah), ona da Amr. b. el-Âs şöyle rivayet etmiştir: Bir adam "Ey Allah'ın Rasulü, hangi amel daha faziletlidir?" diye sordu. Hz. Peygamber (sav) "Allah'a iman ve onu tasdik etemk, Allah yolunda cihad, kabul olunmuş hac" buyurdu. Adam "çok şey söyledin ey Allah'ın Rasulü" dedi. Allah Rasulü (sav) "yumuşak söz, yemek ikramı, müsamaha gösterme, ve güzel ahlak" buyurdu. Adam "sadece bir kelime(lik cevap) istiyorum" dedi. Hz. Peygamber (sav) ona "hadi git, (söylediğim şeyler) nefsine hoş gelmedi diye Allah'ı suçlama" dedi.


Açıklama: muhakkik bu isnadın şevahidle muhtemelen hasen olduğunu belirtmiştir.

    Öneri Formu
66675 HM017967 İbn Hanbel, IV, 204

Bize Musa b. Davud, ona Nâfi b. Ömer, ona İbn Ebu Müleyke, ona İbn Zübeyir şöyle rivayet etmiştir: "Seslerinizi peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin" (Hucurât, 2) ayeti indikten sonra Hz.Ömer, Allah Rasulü'nün (sav) huzurunda o kadar sessiz konuşurdu ki Hz. Peygamber (sav) onun sözünü anlamak için tekrar sorardı.


    Öneri Formu
64123 HM016205 İbn Hanbel, IV, 4

Bize Yahya b. Adem ve Ebu Ahmed, onlara Süleym oğullarının Becle koluna mensup İsa b. Abdurrahman el-Becelî, ona Talha b. Musarrif, ona Abdurrahman b. Avsece, ona da Berâ b. âzib şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber’e (sav) bir bedevî geldi ve "Ey Allah’ın Rasûlü, bana, cennete girmeme vesile olacak bir amel öğret" dedi. Hz. Peygamber (sav): "kısa konuştun ama geniş bir soru sordun. Bir insanı özgürlüğüne kavuştur ve bir kölenin boyun bağını çöz" buyurdu. Bedevî, "Ey Allah’ın Rasûlü, bu ikisi aynı şey değil midir?" diye sorunca, Hz. Peygamber "Hayır! Bir insanı azat etmek (عِتْقَ النَّسَمَةِ) bedelini tek başına ödeyerek onu özgürlüğüne kavuşturmandır. Boyun bağını çözmek (فَكَّ الرَّقَبَةِ) ise özgürlüğüne kavuşmak isteyen kimseye destek olarak onun özgürlüğünü elde etmesine yardımcı olmandır. (Seni cennete götürecek bir diğer amel ise) sütünden istifade etsin diye sütü bol bir deveyi birine emanet vermek, zalim (ilişkiyi kesen) akrabaya yardım etmektir. Eğer buna gücün yetmezse aç olanı doyur, susamışa su ver, iyiliği tavsiye et, kötülükten alıkoy. Buna da gücün yetmezse o zaman dilini tut, hayırdan başka söz söyleme."


    Öneri Formu
67640 HM018850 İbn Hanbel, IV, 299

Bize Hâşimoğullarının Mevlâsı Ebu Saîd, ona Cehdam el-Yemâmî, ona Yahya b. Ebu Kesîr, ona Zeyd b. Sellâm b. Ebu Sellâm, ona dedesi Ebu Sellâm, ona Abdurrahman b. Âiş el-Hadramî, ona Mâlik b. Yuhâmir, ona da Muâz b. Cebel şöyle rivayet etmiştir: Bir gün Allah Rasûlü (sav) sabah namazına çok geç kaldı. Neredeyse güneş doğacaktı ki hızlıca çıkageldi. Hemen kamet getirildi ve Hz. Peygamber (sav) namazı kısa kıldırdı. Selam verdikten sonra "saflarda olduğunuz gibi kalın" buyurdu ve bize dönerek şöyle dedi: "Bu gün neden geç kaldığımı size anlatayım. Geceleyin kalkıp abdest aldım ve benim için belirlenen miktarda namaz kıldım. Derken uykum geldi, ağırlık bastı. Bir de baktım ki Rabbim en güzel suretiyle karşımda. Bana 'Ey Muhammed! Büyük melekler ne hakkında tartışıyorlar biliyor musun?' diye sordu. 'Bilmiyorum ey Rabbim' dedim. Tekrar 'Ey Muhammed! Büyük melekler ne hakkında tartışıyorlar biliyor musun?' diye sordu. 'Bilmiyorum Rabbim' dedim. Elini iki kürek kemiğimin arasına koyduğunu gördüm. Parmak uçlarının serinliğini göğsümde hissettim. Bana her şey ayan oldu ve sorunun cevabını bildim. Tekrar bana 'ey Muhammed! Büyük melekler hangi konuda tartışıyorlar biliyor musun?' diye sordu. 'Kefaretler hakkında' diye cevap verdim. 'Kefaretler nedir?' diye sordu. 'İyilik yapmak için adım atmak, namazlardan sonra mescitlerde oturmak, her türlü zorluğa rağmen abdest organlarını iyice yıkamak' dedim. Sonra 'dereceler nelerdir?' diye sordu. 'Yemek yedirmek, yumuşak konuşmak, insanlar uykuda iken geceleyin namaz kılmak' dedim. Sonra 'dile benden' buyurdu. Ben de 'Allah'ım! Senden iyilikleri yapmayı, kötülükleri terk etmeyi, fakirleri sevmeyi lütfetmeni istiyorum. Ayrıca beni affetmeni, bana merhamet etmeni, bir topluluğu imtihan edeceksen beni o fitneye sokmadan canımı almanı, seni sevmeyi, seni seveni sevmeyi ve sana yaklaştıracak amelleri sevmeyi diliyorum' dedim." Sonra Allah Rasûlü (sav) şöyle buyurdu: "Bu söylenenler hakikattir, onları kavrayın ve öğrenin."


    Öneri Formu
71042 HM022460 İbn Hanbel, V, 244

Bize Abdullah, ona Ebu Salih Hakem b. Musa, ona İsa b. Yunus, ona A'meş, ona Amr b. Mürre, ona Muğîre b. Sa'd, ona babası (Sa'd b. Ahrem) veya Amcası şöyle rivayet etmiştir: Arafat'ta Hz. Peygamber'in (sav) yanına gelip devesinin yularını ya da eyerini tuttum, bana engel oldular. Hz. Peygamber (sav) "Bırakın onu, kendisini buraya getiren bir ihtiyacı vardır" buyurdu. Ben "beni cennete yaklaştıracak ve ateşten uzaklaştıracak bir amel bildir bana" dedim. Bunun üzerine Hz. peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Her ne kadar sözün kısa ise de talebin büyük veya cevabı uzun. Allah'a kulluk et, ona hiç ir şeyi ortak koşma, namazını kıl, zekatını ver, haccını yap, Ramazan orucunu tut. Sana yapıldığında hoşuna giden şeyi, sen de insanlar için yap ve hoşuna gitmeyen bir şeyden insanları da koru. Şimdi devenin yularını bırak (da gideyim)."


    Öneri Formu
65988 HM016825 İbn Hanbel, IV, 77