144 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ali b. Muhammed et-Tanâfisî, ona Vekî’, ona Süfyân, ona Sehl b. Ebî salih, ona Abdullah b. Dînâr, ona Ebû Salih, ona da Ebu Hureyre, Rasûlullah’ın (sav) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: "İman altmış veya yetmiş küsür babdır. Bunların en aşağısı, insanlara eziyet veren şeyi yoldan kaldırmak, en üst mertebesi de ‘Allah’tan başka ilâh yoktur’ sözünü söylemektir. Haya da imandan bir şubedir." [Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Halid el-Ahmer, ona da İbn Aclan (T) Bize Amr b. Râfi', ona Cerîr, ona Süheyl, onlara Abdullah b. Dinar, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre Allah'ın elçisinden (sav) benzerini rivayet etmiştir.]
Bize Muhammed b. Abdullah b. Mübarek, ona Ebu Âmir, ona Süleyman –İbn Bilal- ona Abdullah b. Dinar, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İman yetmiş küsür şubedir. Haya/utanma duygusu da imandan bir şubedir."
Bize Ahmed b. Süleyman, ona Ebu Davud, ona Süfyan, ve bize Ebu Nuaym, ona Süfyan, ona Süheyl, Abdullah b. Dinar, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İman yetmiş küsür şubedir. Bunlardan en üstünü 'لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ /Allah’tan başka ilah yoktur' sözüdür. En alt derecesi ise eziyet veren bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya/utanma da imandan bir şubedir."
Bize Yahya b. Habib b. Arabî, ona Halit –İbn Hâris- ona İbn Aclân, ona Abdullah b. Dinar, ona Ebu Salih, ona Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Rasulullah (s.a) şöyle buyurmuştur: "Haya/utanma duygusu imandan bir şubedir."
Bize Ahmed b. Süleyman, ona Ebu Davud, ona Süfyan, ve bize Ebu Nuaym, ona Süfyan, ona Süheyl, Abdullah b. Dinar, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Rasulullah (s.a) şöyle buyurmuştur: "İman yetmiş küsür şubedir. Bunlardan en üstünü 'لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ /Allah’tan başka ilah yoktur' sözünü söylemektir. En alt derecesi ise eziyet veren bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya/utanma da imandan bir şubedir."
Bize Ebu Küreyb, ona Abde b. Süleyman, Abdurrahim ve Muhammed b. Bişr, onlara Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Haya imandandır ve iman da cennettedir. Kötü söz eziyettir ve eziyet de cehennemdedir." Ebu İsa şöyle demiştir: Bu konuda İbn Ömer'den, Ebu Bekre'den, Ebu Ümâme'den ve İmrân b. Husayn'dan nakilde bulunulmuştur. Bu, hasen-sahih bir hadistir.
Bize Ali b. Muhammed et-Tanâfisî, ona Vekî’, ona Süfyân, ona Sehl b. Ebî Salih, ona Abdullah b. Dînâr, ona Ebû Salih, ona da Ebû Hureyre (ra.) Rasûlullah’ın (sav.) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: "İman altmış veya yetmiş küsür şubedir. Bu derecelerin en aşağısı, yoldan insanlara eziyet veren şeyi kaldırıp atmak, en yüksek mertebesi ‘Lâ ilâhe illallah’ sözünü tasdik ve ikrar etmektir. Hayâ da imandan bir şubedir." [Bize Ebû Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebû Halid el-Ahmer, ona da İbn Aclân rivâyet etti. (T) Yine bize Amr b. Râfi’, ona Cerîr, ona Süheyl, bunların hepsine de Abdullah b. Dînâr, ona Ebû Salih, ona da Ebû Hureyre,Hz. Peygamberden (sav) bu hadisin benzerini rivâyet etti.]
Bize Ebu Küreyb, ona Abde b. Süleyman, Abdurrahim ve Muhammed b. Bişr, onlara Muhammed b. Amr, ona Ebu Seleme, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Haya imandandır ve iman da cennettedir. Kötü söz eziyettir ve eziyet de cehennemdedir." Ebu İsa şöyle demiştir: Bu konuda İbn Ömer'den, Ebu Bekre'den, Ebu Ümâme'den ve İmrân b. Husayn'dan nakilde bulunulmuştur. Bu, hasen-sahih bir hadistir.
Bize Ali b. Muhammed et-Tanâfisî, ona Vekî’, ona Süfyân, ona Sehl b. Ebî Salih, ona Abdullah b. Dînâr, ona Ebû Salih, ona da Ebû Hureyre (ra.) Rasûlullah’ın (sav.) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: "İman altmış veya yetmiş küsür şubedir. Bu derecelerin en aşağısı, yoldan insanlara eziyet veren şeyi kaldırıp atmak, en yüksek mertebesi ‘Lâ ilâhe illallah’ sözünü tasdik ve ikrar etmektir. Hayâ da imandan bir şubedir." [Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, ona Ebû Halid el-Ahmer, ona da İbn Aclân rivâyet etti. (T) Yine bize Amr b. Râfi’, ona Cerîr, ona Süheyl, bunların hepsine de Abdullah b. Dînâr, ona Ebû Salih, ona da Ebû Hureyre, Hz. Peygamber’den (sav) bu hadîsin benzerini rivâyet etti.]