202 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan, ona Amr, ona Küreyb, ona da İbn Abbas şöyle rivayet etti: "Rasulullah (sav) horlayacak derecede derin bir uykuya daldı, sonra da kalkıp namaz kıldı. -İbn Abbas hadisin bu kısmını 'Rasulullah uzanıp horlayarak uyudu. Sonra kalktı ve namaz kıldı.' şeklinde de ifade etmiş olabilir. Ayrıca bu hadisi bize Süfyan birkaç defa Amr'dan, o Küreyb'den, o da İbn Abbas'tan rivayet etmiştir. Buna göre İbn Abbas şöyle demiştir: 'Bir gece teyzem Meymune'nin yanında kalmıştım. O gece Rasulullah (sav) uykusundan uyanmıştı. Şöyle ki gece vakit biraz ilerleyince kalktı ve duvarda asılı duran bir tulumdan hafif bir abdest aldı. -Amr bu abdestin az bir suyla alındığını söylemiştir.- Sonra namaz kılmaya başladı. Ben de onun aldığı gibi abdest aldım ve gidip sol tarafında namaza durdum. -Süfyan yesar (sol) kelimesi yerine (aynı anlama gelen) şimal (sol) kelimesini kullanmıştır.- Rasulullah (sav) beni sağ yanına aldı ve Allah'ın dilediği kadar namaz kıldı. Ardından yatağına girip horlayarak uyudu. Sonra müezzin gelip ona namaz vaktinin girdiğini bildirdi. Rasulullah müezzinle birlikte namaza gitti ve yeniden abdest almaksızın namazı kıldırdı. Süfyan b. Uyeyne biz Amr'a 'İnsanlar Rasulullah'ın (sav) gözlerinin uyuduğunu ancak kalbinin uyumadığını söylüyorlar." demiş, bunun üzerine Amr, Ubeyd b. Umeyr'in 'Peygamberlerin rüyası vahiydir.' dediğini ve ardından 'Rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum.' (Saffat 37/102) âyetini okurken işittiğini söylemiştir."
Açıklama: Hadisten anlaşıldığı üzere Hz. Peygamber'in (sav) gözleri uyur, kalbi uyumazdı. Bu nedenle şayet abdestini bozmuş olsa bunu bilir ve abdest alırdı. Nitekim Hz. Peygamber'in (sav) bazen uykudan kalkınca abdest alıp, bazen ise almadığı nakledilmiştir (bk. İbn Hacer, Fethu'l-Bârî, Beyrut: Darü'l-Marife, 1379, I, 239).
Bize Ahmed, ona İbn Vehb, ona Amr, ona Abdurabbih b. Said, ona Mahreme b. Süleyman, ona İbn Abbas'ın azadlısı Küreyb, ona da Abdullah b. Abbas şöyle söylemiştir: Ben -bir gece teyzem- Meymune'nin (r.anha) yanında uyudum. Nebi (sav) bu gecede Meymûne'nin yanında bulunuyordu. Hz. Peygamber (sav) abdest aldı. Sonra kalkıp namaza durdu. Ben de onun sol yanında namaza durdum. Hz. Peygamber (sav) beni tuttu ve sağ tarafına geçirdi. On üç rekat namaz kıldı. Sonra az bir iç geçirme sesi duyuluncaya kadar uyudu (hafifçe kestirdi). Uyuduğunda iç geçirme sesi çıkarırdı. Sonra müezzin gelerek seslendi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) çıkıp namaz kıldırdı, abdest de almadı. Amr dedi ki, ben bu hadisi Bukeyr'e rivayet ettim . O, aynı şekilde Küreyb'in de kendisine rivayet ettiğini söyledi.
Açıklama: Hadiste Amr, rivayetin kendisine Ebu Rişdîn Küreyb b. Ebu Müslim el-Kuraşî ona, ona da Bükeyr b. Abdullah el-Kuraşî, yani ali isnadla rivayetin geldiğini ifade ediyor. (Necmettin Oğur)
Bize Ahmed, ona İbn Vehb, ona Amr, ona Abdurabbih b. Said, ona Mahreme b. Süleyman, ona İbn Abbas'ın azadlısı Küreyb, ona da Abdullah b. Abbas şöyle söylemiştir: Ben -bir gece teyzem- Meymune'nin (r.anha) yanında uyudum. Nebi (sav) bu gecede Meymûne'nin yanında bulunuyordu. Hz. Peygamber (sav) abdest aldı. Sonra kalkıp namaza durdu. Ben de onun sol yanında namaza durdum. Hz. Peygamber (sav) beni tuttu ve sağ tarafına geçirdi. On üç rekat namaz kıldı. Sonra az bir iç geçirme sesi duyuluncaya kadar uyudu (hafifçe kestirdi). Uyuduğunda iç geçirme sesi çıkarırdı. Sonra müezzin gelerek seslendi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) çıkıp namaz kıldırdı, abdest de almadı. Amr dedi ki, ben bu hadisi Bukeyr'e rivayet ettim . O, aynı şekilde Küreyb'in de kendisine rivayet ettiğini söyledi.
Açıklama: İbn Hacer, rivayeti muallak sayanın hata ettiğini ifade etmiştir (Fethü'l-bari, II, 191). Hadiste Amr, rivayetin kendisine Ebu Rişdîn Küreyb b. Ebu Müslim el-Kuraşî ona, ona da Bükeyr b. Abdullah el-Kuraşî, yani ali isnadla rivayetin geldiğini ifade ediyor. (Necmettin Oğur)
Bize İbn Numeyr, ona babası, ona Hanzala, ona da Kasım b. Muhammed, Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasulullah'ın (sav) gece namazı on rekât idi. Ayrıca bir rekât (vitir), ve sabah namazının da iki rekâtını kılardı. Bütün bunlar on üç rekât etmektedir."
Bize Harmele b. Yahya, ona İbn Vehb, ona Amr b. el-Haris, ona İbn Şihab, ona da Urve b. Zübeyr, Nebi'nin (sav) eşi Âişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) yatsı namazını bitirdikten sonra –ki insanlar bu namaza ateme de derler- sabah namazına kadar on bir rekât namaz kılardı. İki rekâtta bir selam verirdi. Bir rekâtı da vitir olarak kılardı. Müezzin sabah ezanını okuyup bitirdiği ve şafak söktüğü zaman kalkar hafif iki rekât namaz kılar ve sonra müezzin kamet için gelene kadar sağ yanına uzanırdı."
Bize İbnü’l-Müsennâ ve İbn Beşşar, onlara Muhammed b. Cafer, ona da Şu'be, Enes b. Sirin'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: 'İbn Ömer'e sordum... (diye başlayıp) hadisi benzer şekilde rivayet etmiştir. Ancak bu rivayette 'gecenin sonunda bir rekât vitir kılar' ibaresini eklemiştir. Yine bu rivayette, 'Vay be! 'Sen hakikaten kalın kafalı birisiymişsin' ilavesi de vardır.
Bize Halef b. Hişam ve Ebu Kâmil, o ikisine de Hammad b. Zeyd, Enes b. Sirin'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: 'İbn Ömer'e sabah namazının farzından önce kılınan iki rekât hakkındaki görüşün nedir? Bu iki rekâtta kıraati uzun tutayım mı?' diye sordum. İbn Ömer: "Rasulullah (sav) geceleyin (teheccüdü) ikişer rekât olarak kılar ve bir rekât da vitir kılardı." cevabını verdi. -İbn Sirin anlatmaya devam ederek- Ben: 'Ben sana bunu sormuyorum' deyince, İbn Ömer: 'Sen hakikaten kalın kafalı birisiymişsin. Ne diye sana hadisi tamamen nakletmeme izin vermiyorsun?' (Hadisin tamamı şöyledir:) "Rasulullah (sav) geceleyin (teheccüdü) ikişer rekât olarak kılar ve bir rekât da vitir yapardı (kılardı). Sabah namazından önceki iki rekâtı da ezan onun kulağında okunuyormuş gibi (çabuk) kılardı." [Halef rivayetinde; 'sabahtan önceki iki rekât hakkında ne dersin?' derken, 'namaz' lafzını zikretmemiştir.]
Bize Ebu Numan, ona da Hammad b. Zeyd, Enes b. Sirin'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: İbn Ömer'e: 'İbn Ömer'e sabah namazının farzından önce kılınan iki rekât hakkındaki görüşün nedir? Bu iki rekâtta kıraati uzun tutayım mı?' diye sordum. İbn Ömer: "Rasulullah (sav) geceleyin (teheccüdü) ikişer rekât olarak kılar ve bir rekât da vitir yapardı (kılardı). Sabah namazından önceki iki rekâtı da ezan onun kulağında okunuyormuş gibi (çabuk) kılardı." Hammad: 'Yani hızlıca', demiştir.
Bize Musa b. İsmail, ona Cüveyriye b. Esma, ona da Nafi', İbn Ömer'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav), yolculuk esnasında farz namazları hariç gece namazını devesi üzerinde, kendisini hangi yöne döndürürse döndürsün, ima ederek kılardı. Vitir namazını da bineği üzerinde kılardı."
Bize Muhammed b. Beşşar, ona Yahya b. Said, İbn Ebu Adî, Abdulvehhab ve Muhammed b. Cafer, onlara Avf b. Ebu Cemile ona da Zürâre b. Evfâ, Abdullah b. Selâm'ın şöyle dediğini rivayet etti. "Rasulullah (sav) Medine'ye geldiğinde, insanlar hızla ona doğru koşturdular ve "Rasulullah (sav) geldi" (diye) seslenildi. İnsanların arasında onu görmek için ben de geldim. Rasulullah'ın (sav) yüzünü gördüğümde yüzünün bir yalancı yüzü olmadığını anladım. Konuştuğu ilk şey şu sözleri oldu; "Ey insanlar! Selamı yayınız, yemek yediriniz ve insanlar uyurken geceleyin namaz kılınız ki emân içerisinde cennete giresiniz."