Giriş

Bize Abd b. Humeyd, ona Abdürrezzak, ona Mamer, ona ez-Zührî ona da Ebu Seleme'nin rivayet ettiğine göre Ebu Hureyre şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sav) onlara farz kılmaksızın, onları Ramazan ayını ibadetle geçirmeye teşvik eder ve şöyle buyururdu: "Kim (mükâfatına) inanarak ve (ecrini) umarak Ramazan gecelerini ibadetle geçirirse onun geçmiş günahları bağışlanır." [(Zührî dedi ki:) Hz. Peygamber (sav) vefat edene kadar durum böyle devam etti. Sonra da Ebu Bekir'in halifeliği ile Ömer'in halifeliğinin ilk zamanları böylece sürmüştür.]


    Öneri Formu
6498 M001780 Müslim, Salât'ül Müsâfirîn ve Kasruhâ, 174

Bize İsmail, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Humeyd b. Abdurrahman, ona da Ebu Hureyre, Rasul-i Ekrem’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İnanarak ve karşılığını Allah’tan umarak Ramazan'ı değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır."


    Öneri Formu
1083 B000037 Buhari, İman, 27

Bize Muhammed b. Müsenna, ona Muaz b. Hişam (Destevâî), ona babası (Hişam b. Ebu Abdullah Destevâî), ona Katade (b. Di'âme es-Sedusî), ona Zürâre b. Evfâ, ona da Sa'd b. Hişam şöyle rivayet etmiştir: Sa'd b. Hişam hanımını boşadı sonra arazisini satmak için Medine'ye gitti...(6148 nolu) hadisi mana ile rivayette bulundu. [Sa'd b. Hişam b. Amir, Allah yolunda gazaya niyet ederek Medine'ye geldi ve Medine'de kendine ait bulunan bir arsayı satarak, bedeli ile silah ve at satın almak, böylece ölün­ceye kadar Bizanslılara karşı cihatta bulunmak istedi. Medine'ye gelin­ce, Medinelilerden bazı kimselerle karşılaştı. Onlar kendisini bu işten nehy ettiler ve ona Nebi'nin (sav) hayatında altı kişilik bir cemaatin bunu yapmak istediğini fakat Hz. Peygamber'in (sav), onları bundan nehyettiğini ve kendilerine; "Benim şahsımda sizin için güzel bir örnek yok mudur?" buyurdu. Onlar, bunu söyleyince Sa'd evvelce boşadığı karısına ric'at etmiş ve ric'at ettiğine şahit de getirdi. Peşinden İbn Abbas'a (ra) gelerek, ona Rasulullah'ın (sav) vitir namazını sordu. İbn Abbas; sana Rasulullah'ın (sav) vitrini yeryü­zünde en iyi bileni göstereyim mi? dedi. Sa'd; o kimdir? diye sordu. İbn Abbas; Aişe'dir. Hemen ona git de sor. Sonra gel de sana verdiği cevabı bana haber ver!, dedi. (Sa'd diyor ki): Bunun üzerine ben, Aişe'ye gitmek üzere yola çıktım ve Hakim b. Eflah'a vararak Aişe'ye beraber gitmek üzere, onu yanıma almak istedim. Hakim; ben ona yaklaşmam. Çünkü ben, onu şu iki fırka hakkında bir şey söylemekten nehyettim de o, buna razı olmayarak bildiğini işledi dedi. Ben, Hakim'e yeminle ısrar ettim. Bunun üzerine (Benimle) geldi. Be­raberce Aişe'ye gittik. Ve yanına girmek için izin istedik. Aişe bize izin verdi. Yanına girdik. Hakim'i (görünce onu) tanıyarak sen, Hakim misin? dedi. Hakim; evet cevabını verdi. Aişe; yanındaki kimdir? dedi. Hakim; Sa'd b. Hişam'dır cevabını verdi. Aişe; hangi Hişam? dedi. Hakim; Amir'in oğlu dedi. Bunun üzerine Aişe, ona rahmet okudu ve hayırdır inşallah! dedi. (Ravi Katade: Hişam, Uhud harbinde yaralanmıştı demiştir.) (Sa'd diyor ki :) Ey Mü'minlerin annesi! Bana, Resulullah'ın (sav) ahlâkını anlat dedim. Aişe; sen, Kur'an okuyorsun değil mi? dedi. Evet okuyorum dedim. İşte Nebiyyullah'ın (sav) ahlâkı Kur'an'dı dedi. Bunun üzerine ben kalkmaya davrandım. Ve (bundan sonra) ölün­ceye kadar kimseye bir şey sormamaya niyet ettim. Sonra aklıma geldi de bana, Rasulullah'ın (sav) gece namazını an­lat dedim. Aişe; sen Müzemmil sûresini okuyorsun değil mi? dedi. Evet okurum cevabını verdim. Aişe; işte Allah (ac) bu surenin başında gece namazını farz kıldı. Bunun üzerine Nebiyyullah (sav) ile ashabı bir sene gece namazına kalktılar. Allah, bu surenin sonunu on iki ay semada tuttu. Nihayet bu surenin sonunda tahfifi indirdi de artık gece namazı farzdan sonra kılınan bir nafile oldu dedi. Ben; ey Mü'minlerin annesi! Bana Rasulullah'ın (sav) vitrinden haber ver dedim. Aişe; biz, onun misvakını ve abdest suyunu hazırlardık. Allah da onu geceleyin ne zaman uyandırmak dilerse uyandırırdı. Bunu müteâkib mis­vak tutunur; abdest alır ve dokuz rekât namaz kılardı. Bu rekâtların yal­nız sekizincisinde oturur da Allah'ı zikreder; ona hamd eyler ve duada bulunurdu. Sonra selâm vermeden ayağa kalkar, dokuzuncu rekâtı da kılardı. Sonra oturarak Allah'ı zikreder, ona hamd eyler ve duada bulu­nurdu. Sonra bize işittirecek derecede selâm verirdi. Selam verdikten sonra oturduğu yerden iki rekât namaz kılardı. İşte evladım bu namaz on bir rekâttır. Nebiyyullah (sav) yaşlanıp biraz kilo alınca vitri yedi rekât kılmaya başladı. Bu iki rekâtı yine eskiden kıldığı gibi kıldı. Böylece bu da dokuz rekât oldu yavrucuğum! Nebiyyullah (sav) bir namazı kıldı mı, artık ona devam etmeyi severdi. Şa­yet kendisine uyku veya bir ağrı galebe çalar da gece namazını kılamazsa (onun yerine) gündüz on iki rekât namaz kılardı Nebiyyullah'ın (sav) bütün Kur'an'ı bir gecede okuduğunu, bütün bir gece sabaha kadar namaz kıldığını ve Ramazandan başka tam bir ay oruç tuttuğunu bilmiyorum dedi. Bunun üzerine ben, İbn Abbas'a giderek Aişe'nin söylediklerini ona anlattım. İbn Abbas; Aişe doğru söylemiş! Onun yakınına gidebilsem yahut yanına girip çıkabilsem mutlaka onun yanma gider, bunları onun ağzından dinlerdim dedi. Ben; senin onun yanına girmediğini bilseydim, onun hadisini sana aktarmazdım dedim.]


    Öneri Formu
6149 M001740 Müslim, Salât'ül Müsâfirîn ve Kasruhâ, 139

Bize Yahya b. Yahya, ona Malik, ona İbn Şihab, ona Humeyd b. Abdurrahman ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Her kim inanarak ve mükâfatını Allah'tan bekleyerek, Ramazan'ı ibadetle ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır."


    Öneri Formu
6497 M001779 Müslim, Salât'ül Müsâfirîn ve Kasruhâ, 173

Bize Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ, ona Abdullah b. İsmail, ona Mücâlid, ona Ebu Veddâk, ona da Ebu Said el-Hudrî, Resulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şu üç şey Allah'ın (cc) hoşuna gider: Namazda (cemaatin) saf tutması, gecenin ortasında namaza duran kişi ve (ordunun arkasında da) cihad eden kimse."


    Öneri Formu
8450 İM000200 İbn Mâce, Sunne, 13

Bize Muhammed b. Müsennâ, Muhammed b. Hâtim, Abd b. Humeyd ve Ebu Ma'n er-Rakkâşî, onlara Ömer b. Yunus, ona İkrime b. Ammâr, ona Yahya b. Ebu Kesîr, ona da Ebu Seleme b. Abdurrahman b. Avf şöyle rivayet etmiştir: "Müminlerin annesi Aişe'ye 'Allah'ın Nebi'si (sav) geceleyin namaza kalktığı zaman namazına ne ile başlardı?' diye sorduğumda, şöyle cevap verdi: Geceleyin kalktığında namazına şu dua ile başlardı 'Ey Cebrail'in, Mikail'in ve İsrafil'in Rabbi olan, gökleri ve yeri yoktan var eden, gizliyi ve açığı bilen Allahım! Hakkında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda kulların arasında hüküm veren sensin. Hakikat konusunda ihtilaf edilen konularda sen beni izninle doğruya eriştir. Şüphesiz sen dilediklerini doğru yola iletensin'."


    Öneri Formu
6560 M001811 Müslim, Salât'ül Müsâfirîn ve Kasruhâ, 200

Bize İbrahim b. Yakub, ona Alâ b. Hilâl, ona Ubeydullah (b. Amr), ona Zeyd (b. Ebu Üneyse), ona Amr b. Mürre, ona Kasım b. Abdurrahman, ona Mesruk b. Ecdâ, ona da Hz. Aişe şöyle demiştir: Bir gece Rasulullah'ı (sav) yatakta bulamadım, elimle aramaya başladım. Yatağın ucunda, secdeye kapanmış bir halde Allah'a yakarırken, elim ayaklarının altına dokundu. O, bu sırada şöyle dua ediyordu: "Allah'ım! Azabından affına, gazabından rızana, Senden sana sığınırım."


    Öneri Formu
23815 N005536 Nesai, İstiâze, 62

Bize Seleme b. Şebîb ve Abd b. Humeyd, onlara Abdürrezzak, ona Ma'mer, ona Eyyûb, ona Ebu Kılâbe, ona da İbn Abbâs'ın (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Rabbim, bana bu gece [İbn Abbâs der ki: sanırım] uyku aleminde, en güzel surette geldi ve 'Ey Muhammed! Mele-i alâda (melekler aleminde) ne tartışılır bilir misin?' buyurdu. Ben 'Bilmiyorum' dedim. Bunun üzerine elini iki omuzum arasına koydu, onların soğukluğunu göğsümde hissetim. Sonra göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildim. Sonra 'Ey Muhammed! Mele-i alâda (melekler âleminde) ne tartışılır biliyor musun?' diye sordu. Ben 'Evet' dedim. (Rabbim) 'Kefaretler hakkında tartışıyorlar. Kefaretler şunlardır: Namazdan sonra mescitlerde (bir sonraki namazı) beklemek, yürüyerek (camiye) cemaate gitmek ve zorlukta abdesti dosdoğru almaktır. Herkim bunları yaparsa, hayırla yaşar hayırla ölür ve anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur' buyurdu, sonra da 'Ey Muhammed! Namazını kıldığın zaman şöyle de' buyurdu: Allah’ım senden iyilikleri yapmayı, kötülükleri terk etmeyi, yoksulları sevmeyi istiyorum. Eğer kullarına bir sıkıntı verip denemek istersen beni bu fitneye uğratmadan yanına al. Dereceler ise selamı yaymak, yemek yedirmek ve geceleyin insanlar uyurken namaz kılmaktır." [Ebu İsa (et-Tirmizî) şöyle der ki: Bu hadiste Ebu Kılâbe ile İbn Abbas arasında bir kişiyi daha zikretmişlerdir. Yine bu hadisi, Katâde, ona Ebu Kılâbe, ona Hâlid b. Leclâc, ona da İbn Abbâs rivayet etmiştir.]


    Öneri Formu
19199 T003233 Tirmizi,Tefsîru'l-Kur'ân, 38

Bize İbrahim b. Yakub, ona Zeyd b. Hubab, ona Muaviye b. Salih, ona Şam'lı Ezher b. Said el-Harâzî şöyle demiştir: "Asım b. Humeyd, Hz. Aişe'ye 'Rasulullah (sav) gece ibadetine hangi dua ile başlardı' diye sordu, Aişe 'Bana hiç kimsenin daha önce sormadığı bir şeyi sordun' dedi ve şöyle cevap verdi: Rasulullah (sav), on kere 'Allahu ekber', on kere 'sübhanallah', on kere 'estağfirullah' der, 'Allah'ım! Beni bağışla, bana hidayet ver, bana rızık ver, bana afiyet ver' diye dua eder ve kıyamet gününde yerin darlığından Allah'a sığınırdı."


    Öneri Formu
23823 N005537 Nesai, İstiâze, 63


    Öneri Formu
19418 B005919 Buhari, Libâs, 71