Giriş


Açıklama: muhakkik bu isnadın muhtemelen hasen olduğunu belirtmiştir.

    Öneri Formu
66060 HM017770 İbn Hanbel, IV, 180


Açıklama: Sahih li ğayrihî'dir. Ebû Sebre'den dolayı bu isnad zayıftır. Râvi meçhuldur.

    Öneri Formu
58248 HM006514 İbn Hanbel, II, 163

Bize İsmail, ona Malik, ona İshak b. Abdullah b. Ebu Talha, ona da Enes b. Malik (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (sav) Kubâ'ya gittiği zamanlarda (teyzem) Ümmü Harâm bt. Milhân'ın evine gider, o da kendisine yemek ikram ederdi. O sırada Ümmü Harâm, Ubâde b. Sâmit ile evliydi. Yine bir gün Rasulullah (sav) (onu ziyarete gidip) evine girdi. Ümmü Harâm da kendisine yemek ikram etti. Yemekten sonra Allah Rasulü (sav), bir müddet uyudu. Sonra gülerek uyandı. Ümmü Harâm, olayın devamını şöyle anlattı: Rasulullah’a (sav) "Ey Allah’ın Rasulü! Seni güldüren nedir?" diye sordum. O (sav) da "Rüyamda bana ümmetimden birtakım insanlar şu deniz üstündeki gemilere binmiş –hükümdarların tahtları üzerinde kuruldukları gibi kurularak- ya da -tahtlar üzerindeki hükümdarlar gibi- Allah yolunda gaziler olarak gösterildiler" dedi. İfadedeki şüphe, ravi İshâk’a aittir. Ben (Ey Allah’ın Rasulü!) Beni de onlardan (deniz gazilerinden) kılması için Allah'a dua ediver!" dedim. Rasulullah (sav) da dua etti. Bundan sonra başını yastığa koyup bir süre daha uyudu. Sonra yine gülümseyerek uyandı. Ben yine "Ey Allah’ın Rasulü! Seni güldüren nedir?" diye sordum. Rasulullah (sav) Bu defa da bana "Rüyamda bana ümmetimden birtakım insanlar şu deniz üstündeki gemilere binmiş –hükümdarların tahtları üzerinde kuruldukları gibi kurularak- ya da -tahtlar üzerindeki hükümdarlar gibi- Allah yolunda gaziler olarak gösterildiler" dedi. Ben yine “Beni de onlardan kılması için Allah'a dua ediver!” dedim. Rasulullah (sav) "Sen birincilerdensin" buyurdu. Enes, dedi ki: Gerçekten Ümmü Harâm, Muaviye zamanında düzenlenen deniz gazasına katılmak üzere gemiye bindi. Denizden karaya çıktığı zaman bindiği hayvanından düşüp şehit oldu.”


    Öneri Formu
22217 B006282 Buhari, İsti'zan, 41

Bana Muhammed b. Hakem, ona en-Nadr, ona İsrâîl, ona Sa'd et-Tâî, ona Muhıl b. Halîfe, ona da Adiy b. Hâtim şöyle rivâyet etti: "Hz. Peygamber’in (sav) huzurunda otururken bir adam gelip fakirlikten şikâyette bulundu. Sonra başka biri gelip yolların kesilmesinden şikâyet etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) bana; “Ya Adiyy, Hîre’yi gördün mü?” diye sordu. Ben, “Görmedim, ancak bana o şehir hakkında bazı haberler verildi” dedim. O zaman Rasûlullah (sav), “Eğer ömrün uzun olursa, deve sırtında Hîre’den (tek başına) yola çıkan bir kadının Kâbe’ye kadar gelip onu tavaf edeceğini görürsün; bu seyahat esnasında o kadın, yüreğinde Allah korkusundan başka hiçbir korku hissetmeyecektir” dedi. Bunun üzerine ben kendi kendime; “Ülkelere dehşet saçan Tayy kabilesinin yol kesici eşkıyaları nereye gidecek?” dedim. Hz. Peygamber (sav) sözüne şöyle devam etti: "Eğer ömrün uzun olursa, Kisrâ hazinelerinin fethedildiğini de görürsün.” Ben, “Hürmüz’ün oğlu Kisrâ mı?” diye sordum. “Evet, Hürmüz’ün oğlu Kisrâ” buyurdu ve şöyle devam etti: “Eğer ömrün uzun olursa, eli altın ve gümüşle dolu olan bir adamın, bunları kabul edecek bir insan aradığını, ama kimsenin onları kabul etmediğini de göreceksin. Hepiniz mutlaka bir gün Allah’a kavuşacaksınız; hem de aranızda hiçbir tercüman olmadan O’na varacaksınız. Allah; “Ben sana, (emirlerimi) tebliğ eden bir Peygamber göndermedim mi?” diye soracak. İnsan da; “Evet, ya Rabbi” diyecek. Allah tekrar; “Ben sana mal vermedim mi? Sana lütufta bulunmadım mı?” diye soracak. İnsan, “Evet, ya Rabbi” diyecek. Sonra sağına bakacak, cehennemden başka bir şey göremeyecek. Soluna bakacak, yine cehennemden başka bir şey göremeyecek.” Adiyy şöyle der: “Ben, Rasûlullah’ın (sav) şöyle söylediğini de işittim: “Yarım hurma ile olsa da (onu tasadduk ederek) kendinizi cehennemden koruyun! Yarım hurmayı bile bulamazsanız, bari güzel bir sözle cehennemden korunun!” Bana Abdullah, ona Ebû Âsım, ona Sa'dân b. Bişr, ona Ebû Mücâhid, ona Muhıll b. Halîfe, ona da Adiyy rivâyet etti: "Ben Peygamber aleyhisselâmın huzurunda oturuyordum..."


    Öneri Formu
280697 B003595-2 Buhari, Menakıb, 25

Bize Ebu Nuaym, ona Abdülaziz b. Ebu Seleme b. Macişûn, ona Abdurrahman b. Ebu Sa'sa, ona da babası (Abdullah b. Abdurrahman), Ebu Said'den şöyle rivayet etmiştir: Ebu Said el-Hudrî bana, 'koyunu sevdiğini ve koyun edindiğini görüyorum. Onlara iyi bak ve ruam (bulaşıcı) hastalıklarını tedavi et. Zira ben Hz. Peygamber'in (sav) şöyle dediğini işitim: "İnsanlar öyle zamanlar yaşayacaklar ki, o dönemde müslümanın en hayırlı malı, dini nedeniyle fitneye düşmekten sakınmak için peşinde dağ başlarında ya da dere boylarında dolaştıkları koyun olacaktır."


    Öneri Formu
34329 B003600 Buhari, Menakıb, 25

Bize Ali b. Abdullah, ona Ezher b. Sa'd, ona İbn Avn, ona da Musa b. Enes'in naklettiğine göre Enes b. Malik (ra) şöyle anlatmıştır: Nebi (sav) (bir ara) Sabit b. Kays'ı göremeyince nerede olduğunu sordu. Bir sahabî 'Ey Allah'ın Rasulü! Ben Sâbit'in durumunu sizin için öğrenirim' dedi ve kalkıp Sâbit'e gitti. Bir de baktı ki Sabit evinde başını önüne eğmiş, üzgün vaziyette oturuyor! Adam 'Hayrola, neyin var?' deyince Sâbit 'Hiç sorma, çok kötüyüm! Hz. Peygamber'in yanında O'nun sesinden daha yüksek sesle konuşuyordum, o yüzden bütün amellerim boşa gitti, cehennemlik oldum!' dedi. Adam hemen gidip durumu Hz. Peygamber'e (sav) arz etti. Ravi Musa b. Enes dedi ki: O zat, tekrar Sâbit'in yanına gelip büyük bir müjde verdi, zira Rasulullah (sav) kendisine şöyle buyurmuştu: 'Sâbit'e git! Ona sen cehennemlik değilsin, bilakis cennet ehlindensin de!”


    Öneri Formu
34350 B003613 Buhari, Menakıb, 25

Bize el-Humeydî, ona Velîd, ona İbn Câbir, ona Umeyr b. Hânî', ona da Muâviye'nin rivayet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Ümmetimden bir topluluk, Allah'ın buyruğunu yerine getirmeye devam edecektir. Onlara destek olmayan ve karşı olanlar, asla onlara zarar veremeyecekler. Allah'ın emri (kıyamet) gelinceye kadar onlar bu hâl üzere olacaklardır." Umeyr'in Mâlik b. Yuhâmir'den rivâyet ettiğine göre Muâz b. Cebel (ra) şöyle dedi: "Onlar Şam'da ikamet edecekler." Muâviye şöyle dedi: Bu Mâlik b. Yuhâmir, Muâz'ı, "Onlar Şam'da olacaklar" derken işittiğini söylüyor.


    Öneri Formu
280702 B003641-2 Buhari, Menakıb, 28


Açıklama: muhakkik bu isnadın muhtemelen hasen olduğunu belirtmiştir.

    Öneri Formu
66066 HM017774 İbn Hanbel, IV, 180


Açıklama: الْقِيرَاطُ kelimesi dinar gibi bir para birimini ifade etse de hadiste denâet ve fuhş gibi davranışları ifade etmek için kullanılmıştır. Mısırlı olan Tahavî kelimenin bu anlamına dikkat çekmiştir. (Mirkâtü'l-Mefâtîh, IX, 3815.)

    Öneri Formu
71170 HM021853 İbn Hanbel, V, 174


    Öneri Formu
60341 HM013024 İbn Hanbel, III, 192