216 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Kuteybe b. Said, ona Leys, ona Yezid b. Ebu Habib, ona Ebu Hasan Mevla Ümmü Kays binti Mihsan, Ümmü Kays'ın (r.anha) şöyle dediğini nakletmiştir: Oğlum vefat etti. Ben de ölümüne çok üzüldüm, onu yıkayacak kişiye, 'oğlumu soğuk su ile yıkama, yoksa onu öldürürsün' dedim. Ukkaşe b. Mihsan da Rasulullah'a (s.a.v.) gidip, Ümmü Kays’ın (r.anha) bu söylediklerini anlattı. Rasulullah (s.a.v) tebessüm etti ve şöyle buyurdu:"Çok yaşasın, ne dedi (demek öyle dedi)?" (Peygamberimiz'in bu duası üzerine) Onun kadar yaşayan başka bir kadın bilmiyoruz.
Bize Ahmed b. Abddullah b. Yunus, ona Züheyr, ona Simak (H) Bize Yahya b. Yahya - lafız ona aittir-, ona Ebu Hayseme, ona Simak b. Harb şöyle demiştir: Cabir b. Semüre'ye 'Sen Rasulullah (sav) ile beraber oturur muydun?' diye sordum. Cabir 'Evet, çok otururdum. Rasulullah (sav) sabah namazını kıldığı yerden, güneş doğana kadar kalkmaz, güneş doğduğunda kalkardı. Bazen sahabîler konuşurlar, cahiliye döneminden bahseder ve gülerler, Rasulullah (sav) ise tebessüm ederdi' dedi.
Açıklama: أَوِ الْغَدَاةَ : sabah namazı
Bize Mahmud b. Ğaylân, ona Ebu Davud, ona Hakem b. Atiyye, ona Sabit, ona da Enes (ra) şöyle demiştir: Hz. Ebubekir ve Ömer'in (ra) de aralarında bulunduğu muhacir ve ensar birlikte otururken Rasulullah (sav) onların yanına çıkardı. Hz. Ebubekir ve Ömer'den başkası gözünü kaldırıp Rasulullah'a (sav) (saygılarından dolayı) bakmazdı. Sadece onlar(yakınlıklarından ve samimiyetlerinden dolayı) bakardı. Rasulullah da onlara bakardı. Onlar O'na tebessüm ederler, O (sav) da onlara gülümserdi. Tirmizî dedi ki: Bu hadisi sadece Hakem b. Atiyye'nin rivayeti olarak biliyoruz. Bazı hadisçiler Hakem b. Atiyye hakkında (güvenilirliği hakkında olumsuz şekilde) konuşmuştur.
Bize Yakub b. İbrahim, ona Yahya b. Said, ona Süleyman b. Muğire, ona Humeyd b. Hilal, ona Abdullah b. Muğaffel şöyle demiştir: Hayber savaşında (dolu) bir yağ tulumu atılmıştı. Gidip onu kucağıma aldım. "Bundan kimseye birşey vermeyeceğim" dedim. Arkama dönünce Rasulullah'ın (sav) (bu sözüme) gülümsediğini gördüm.
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Muhammed b. Halid b. Asme, ona Musa b. Yakub ez-Zem'î, ona Haşim, ona Abdullah b. Vehb b. Zem'a, ona da Ümmü Seleme şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Mekke'nin fethedildiği sene (kızı) Fatıma'yı çağırdı ve ona gizlice bir şeyler söyledi. Bunun üzerine Fatıma ağladı. Sonra bir şeyler daha söyledi, bu sefer Fatıma güldü. Rasulullah (sav) vefat edince Fatıma'ya bu ağlamasının ve gülmesinin sebebini sorduğumda bana şöyle cevap verdi: 'Rasulullah (sav) vefat edeceğini bana bildirdi. (Bunun üzerine) Ağladım, daha sonra bana benim İmran'ın kızı Meryem'den sonra Cennet kadınlarının efendisi olduğumu bildirdi. Bunun üzerinde ben de gülmüştüm.' Tirmizî dedi ki: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir.
Bize Muhammed b. Abdüla'la, ona Mu'temir, ona Ubeydullah b. Ömer -O Umeri'dir-, ona Sabit, ona Enes şöyle demiştir: Rasulullah (sav) Cuma günü hutbe verirken bazıları kalkıp şöyle seslendiler: 'Ey Allah’ın Peygamberi! Yağmurlar kesildi, hayvanlar helak oldu, yağmurun yağması için Allah’a dua et.' Bunun üzerine Peygamberimiz (sav): "Allah’ım bize yağmur ver. Allah’ım bize yağmur ver" diye dua etti. Allah’a yemin ederim ki gökyüzünde hiçbir bulut yok iken bir bulut meydana geldi, etrafa dağıldı. Sonra o buluttan yağmur yağdı. Rasûlullah (sav) mimberden inerek namazı kıldı. İnsanlar dağıldılar, yağmur ertesi cumaya kadar devam etti. Ertesi cuma Rasulullah (sav) tekrar hutbeye çıktığında bazıları 'Ey Allah’ın Peygamberi! binalar yıkıldı, yollar yağmurdan geçilmez oldu. Allah’a dua et de yağmur kesilsin' diye seslendiler. Bunun üzerine Rasûlullah (sav) tebessüm ederek şöyle dua etti: "Allah’ım üzerimize değil; çevremize yağdır" Ardından Medine’ye yağmur yağışı kesildi. Yağmur çevreye yağıyor, Medine’ye bir damla bile düşmüyordu. Medine'ye baktım, taç giymiş gibiydi.
Bana Yahya b. Eyyub ile Kuteybe ve İbni Hucr, onlara İsmail -O İbn Cafer'dir-, ona Abdullah b. Abdurrahman, ona Enes b. Malik şöyle demiştir: Rasulullah, (sav) Enes'in teyzesi Binti Milhan'a gelerek onun yanında iken başını yaslayıp uzandı. Sonra hadisi, İshak b. Ebu Talha ile Muhammed b. Yahya b. Habbân'ın rivayeti gibi nakletti.
Bana Yahya b. Eyyub ile Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İsmail -Bu zat Cafer'in oğludur- o Abdullah b. Abdurrahman'dan, o da Enes b. Malik'in şöyle dediğini duymuştur: Rasulullah (sav) Enes'in teyzesi Binti Milhan'ın yanına geldi, orada başını yaslayıp uzandı. Râvi devamında İshak b. Ebî Talha ile Muhanmmed b. Yahya b. Habban'in naklettikleri hadîsin benzerini nakletmiştir.
Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd her ikisi Abdürrrezzâk'tan, ona Ma'mer, ona Zührî Enes b. Mâlik'in şöyle dediğini haber vermiştir: 'Pazartesi günü olunca...' diyerek diğer ikisinin hadisinin aynısını zikretmiştir: (Ebu Bekir (ra), Hz. Peygamber’in (sav) vefatı ile sonuçlanan hastalığında onlara namaz kıldırıyordu. Pazartesi günü olunca cemaat saflar halinde namazda iken Rasulullah (sav) odanın perdesini açarak ayakta bize baktı. Mübarek yüzü mushaf yaprağı gibi pırıl pırıl ve güzeldi. Sonra Rasulullah (sav) gülerek tebessüm etti. Biz namazda iken Rasulullah’ın (sav) çıkmasına sevincimizden şaşırdık. Ebu Bekir ilk safa ulaşacak şekilde geri çekildi. Zira Rasulullah’ın (sav) namaz için çıktığını zannetmişti. Peygamber (sav) cemaate ‘namazınızı tamamlayın’ diye işaret etti. Rasulullah (sav) sonra içeri girdi ve perdeyi indirdi. Allah Rasulü (sav) işte o gün vefat etti.)
Bana bu hadîsi Amr Nâkid ile Züheyr b. Harb, onlara Süfyan b. Uyeyne, ona Zührî, ona da Hz. Enes (ra) rivayet etti: Rasulullah'ı (sav) son görüşüm, Pazartesi günü perdeyi açtığı zamandır, diyerek Hz. Enes kıssayı anlatmıştır. Salih'in (aşağıdaki) hadisi daha noksansız ve kapsamlıdır: (Ebu Bekir (ra), Hz. Peygamber’in (sav) vefatı ile sonuçlanan hastalığında onlara namaz kıldırıyordu. Pazartesi günü olunca cemaat saflar halinde namazda iken Rasulullah (sav) odanın perdesini açarak ayakta bize baktı. Mübarek yüzü mushaf yaprağı gibi pırıl pırıl ve güzeldi. Sonra Rasulullah (sav) gülerek tebessüm etti. Biz namazda iken Rasulullah’ın (sav) çıkmasına sevincimizden şaşırdık. Ebu Bekir ilk safa ulaşacak şekilde geri çekildi. Zira Rasulullah’ın (sav) namaz için çıktığını zannetmişti. Peygamber (sav) cemaate ‘namazınızı tamamlayın’ diye işaret etti. Rasulullah (sav) sonra içeri girdi ve perdeyi indirdi. Allah Rasulü (sav) işte o gün vefat etti.)