11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Esbağ, ona İbn Vehb, ona Amr, ona da Muhammed b. Abdurrahman şöyle rivayet etmiştir:
"Urve'ye, hacca niyet ederek Mekke dışından gelen ve Kâbe'yi tavaf eden kişinin ihramdan çıkıp çıkamayacağını sordum, şöyle dedi: Bana Hz. Âişe'nin (r. anhâ) rivayet ettiğine göre Mekke'ye geldiği vakit Hz. Peygamber'in (sav) yaptığı ilk şey, abdest almak oldu, sonra Kâbe'yi tavaf etti. Ancak bu bir umre olmadı. (Yani ihramdan çıkmadı.) Daha sonra Ebu Bekir ve Ömer de (r. anhümâ) da aynı şekilde yaptı. Daha sonra babam Zübeyir (ra) ile birlikte hac ibadetini eda ettim. Onun da ilk yaptığı şey, tavaf oldu. Ayrıca muhacir ve Ensar'ı da böyle yaparken gördüm. Annem (Esma bt. Ebu Bekir) bana; kendisinin, kız kardeşinin (Hz. Âişe), Zübeyir'in, falan ve falanın telbiye getirip umre için ihrama girdiklerini ve dolayısıyla Hacerülesved'e el sürünce (tavafı bitirince) ihramdan çıktıklarını söyledi."
Bize Ebu Said, ona Ebu'l-Abbas, ona er-Rebi', ona eş-Şafiî, ona Süfyan, ona Zuhrî,ona Salim b. Abdullah, ona da babası Abdullah şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber (sav), Hz. Ömer'in babası adına yemin ettiğini işitince şöyle dedi: "Dikkat edin! Allah babanız adına yemin etmenizi yasakladı." Hz. Ömer de, "Allah'a yemin olsun ki, ne bilerek, ne de alışkanlık gereği babamın adına yemin etmedim." Buhârî ve Müslim, İbn Uyeyne'nin hadisi olarak bunu rivayet ettiler.
Biz de bunu Eyyub, ona Ebu Kılabe, ona da Sabit b. ed-Dahhâk vasıtasıyla Hz. Peygamber'den gelen merfu bir hadiste şöyle rivayet ettik: "Kim İslam'dan başka bir dine mensup olduğuna dair yemin ederse, o kişi dediği gibidir.Kim kendisini bir şey ile öldürürse, Cehennem ateşinde onunla kendisine azap edilir. Mü'mine lanet onu öldürmek gibidir. Kim bir mü'mine küfür isnad ederse, sanki onu öldürmüş gibi olur."
Bize Ebu Asım, ona İbn Cüreyc, ona Amr b. Dinâr, ona Ebu Minhâl şöyle dedi: Ben sarraf olarak ticaret yapardım. Zeyd b. Erkam'a (ra) sordum. O, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu... dedi. (T) Bize Fadl b. Yakup, ona Haccâc b. Muhammed, ona İbn Cüreyc, ona Amr b. Dinar ve Amir b. Musab, onlara Ebu Minhâl'i şöyle söylemiştir: Ben Berâ b. Âzib'e ve Zeyd b. Erkam'a sarf (paranın parayla değişimi) konusunu sordum. İkisi de şöyle dediler: Biz Rasulullah zamanında iki tacir idik. Rasulullah'a sarraflıktan sorduk. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Peşin olarak verilir alınırsa sakınca yoktur. Eğer vadeli olursa uygun olmaz."
Bize Bişr b. Muhammed, ona Abdullah, ona Ma'mer ve Yunus, onlara ez-Zührî, ona Ebu Seleme, ona da Hz. Peygamber'in (sav) eşi Aişe (r.anha) şöyle söylemiştir:
Ebu Bekir (ra) evinden atıyla geldi ardından atından indi ve mescide girdi. Kimseyle konuşmadan Aişe'inin odasına girdi. Hemen Hz. Peygamber'e (sav) yaklaştı. Hz. Peygamber'in (sav) yüzü Yemânî bir hırka ile örtülüydü. Örtüyü açtı. Sonra üzerine kapandı ve O'nu öptü, sonra da ağladı. Sonra da: Yâ Nebiyallah! Babam sana feda olsun. Allah, sana bu ölüm şiddetinden başka ikinci bir ölüm vermeyecektir. Sana yazılmış olan bu mukadder ölüm geçidini şimdi geçtin, dedi.
Ravi Ebu Seleme'nin söylediğine göre İbn Abbas ona şöyle dedi: Ebu Bekir, Aişe'nin odasından çıktı. O sırada Ömer insanlara bir şeyler söylüyordu. Ebu Bekir ona, 'Otur' dedi. Fakat Ömer oturmadı. Ebu Bekir tekrar 'Otur' dedi. Ömer yine oturmadı. Bunun üzerine Ebu Bekir yüksek sesle şehadet getirdi. Bu sırada halk Ömer'i bırakıp, Ebu Bekir'in yanına geldi. Ebu Bekir Allah'a hamd ve sena ettikten sonra, şunları söyledi: 'Emma ba'du (Bundan sonra): Sizden her kim Muhammed'e kulluk ediyorsa, bilsin ki, Muhammed ölmüştür. Her kim de Allah'a kulluk ediyorsa bilsin ki, Allah diridir, ölümsüzdür. Yüce Allah şöyle buyurdu: 'Muhammed ancak bir rasuldür. O'ndan evvel de nice rasuller gelip geçmiştir. Şimdi O, ölür veya öldürülürse topuklarınız üstünde (gerisin geri) mi döneceksiniz? Kim böyle topukları üzerinde geriye dönerse elbette Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmaz. Allah şükür edenlere mükafat verecektir.' (Âl-i İmrân, 3-144).
Allah'a yemin ederim ki, Ebu Bekir bu ayeti okuyuncaya kadar sahabiler şaşkınlıklarından dolayı sanki bu ayeti hiç bilmiyor gibiydiler. Sanki Allah bu ayeti yeni indirmişti de onlar Ebu Bekir'den yeni duyup öğreniyordu. Her işiten kimse de ayeti kendisi okuyordu.