11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İbrahim b. Münzir ona Ma'n b. İsa ona Ebu Ruzeyk şunu duyduğunu bildirdi: Ali b. Abdullah satrancı mekruh görür ve şöyle derdi:
«Satranç oynayana selâm vermeyiniz; çünkü satranç kumar türündendir.»
Açıklama: Ali b. Abdullah’ın satranç oynayana selam vermediğini belirten hadis, tabiûn kavli olup (maktu) Ebû Ruzeyk’in meçhul olması nedeniyle zayıftır (bk. Elbânî, Daîfü’l- edebü’l-müfred, s. 91) Ebû Ruzeyk için bk. Zehebî, Mîzân, IV, 524. Hz. Peygamber döneminde bulunmayan satrancın sahabe ve yoğun olarak tabiûn devrinde karşı çıkan şahısların onu kumara sokmalarının iki sebebi görünüyor. Birincisi, parasına oynanmasa da taraflar arasında kavga, yalan yere yemin ve namazdan alıkoyma gibi illeti esas alarak ilgili ayete istinaden kumar olacağını belirtiyorlar. Nitekim Kasım b. Muhammed’e santranç hakkında ne diyorsunuz diye sorduklarında “Allah’ın zikrinden ve namazdan uzaklaştıran her ne olursa o kumardır” diye cevap vermektedir (Zeylaî, Nasbürraye, IV, 275). İkinci illet ise bu oyunun İranlılara mahsus olması ve oradan gelmesi. Örneğin Muhammed Bâkır, satrancı eleştirirken İranlıların oyunu olduğunu ileri sürerek tepki gösteriyor (bk. Beyhakî, Şuabü’l-îmân, VIII, 471) Netice itibariyle yukarıda zikredilen isnad zayıf, söyleyen de tabiûn olduğu için delil değeri bulunmamaktadır. Ayrıca ilgili dönemde satranca karşı olanlar bizatihi haram olmasından ziyade kişiyi namazdan alıkoymasını ve yalana sevketmesini ya da o dönemde kültürel olarak etkilenmek istemedikleri Sasani adeti olmasını esas aldıkları görülmektedir. Vallahu a‘lem (Bekir Kuzudişli)
Bize Kuteybe, ona Leys, ona Yezîd b. Ebu Habîb, ona Ebü’l-Hayr, ona Abdullah b. Amr rivayet etmiştir ki bir adam:
– “Ey Allah’ın Rasûlu, hangi davranış daha hayırlıdır”, diye sordu. O da:
– “Yemek yedirmen, tanıdığın-tanımadığın herkese selam vermendir” buyurdu.
Bize Müsedded, ona Yezid b. Zürey‘, ona Abdurrahman, ona Saîd b. Ebû Saîd, ona da Ebû Hureyre, Rasulullah'ın şöyle dediğini rivayet etti:
"Rasûlullah (sav) ev önlerinde ve yollarda oturulmasını yasakladı. Müslümanlar, bunu yapamayız, buna güç yetiremeyiz, dediler. Rasûlullah, eğer buralarda oturacaksanız, o zaman mekânların hakkını veriniz, buyurdu. Onlar, buraların hakkı nedir, dediler. Rasûlullah, gözleri (haramdan) korumak, yolcuya (yol bilmeyene, sorana) yol göstermek, aksırdığında Allah’a hamd edene يرحمك الله/Allah sana rahmet etsin demek ve selama karşılık vermektir, buyurdu."
Bize Said b. Ebu Meryem, ona Bekir b. Mudar, ona Ubeydullah b. Zahr, onun da Hibban b. Ebu Cebele rivayet ettiğine göre Abdullah b. Amr b. As şöyle demiştir:
"Şarap içen kimseye selâm vermeyin."
Açıklama: Cimrilik konusuna eklenebilir. Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: أبخل الناس من بخل بالسلام
Açıklama: Yüze boya sürmenin nehyedildiği anlaşılıyor. Bununla ilgili bir konu başlığı eklenebilir..
Bize Muhammed b. Mahbub, Mualla ve Ârim, onlara Ebu Avâne, ona da Katade, Hasan'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Fâsık kişiyle aranda saygınlık yoktur."