حدثنا سعيد بن عفير قال حدثنا يحيى بن أيوب عن بن زحر عن أبى الهيثم عن أبى سعيد قال : لا حليم إلا ذو عثرة ولا حكيم إلا ذو تجربة
حدثنا قتيبة قال حدثنا بن وهب عن عمرو بن الحارث عن دراج عن أبى الهيثم عن أبى سعيد عن النبي صلى الله عليه وسلم : مثله
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164806, EM000565
Hadis:
حدثنا سعيد بن عفير قال حدثنا يحيى بن أيوب عن بن زحر عن أبى الهيثم عن أبى سعيد قال : لا حليم إلا ذو عثرة ولا حكيم إلا ذو تجربة
حدثنا قتيبة قال حدثنا بن وهب عن عمرو بن الحارث عن دراج عن أبى الهيثم عن أبى سعيد عن النبي صلى الله عليه وسلم : مثله
Tercemesi:
— (139-s.) Ebu Saîd'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
«— Sürçen kimse ancak güzel ahlâk sahibi olur; hikmet sahibi de ancak tecrübe gören olur.»
Bize Kuteybe anlatarak demiştir ki, bize îbni Vehb, Amr Îbni'1-Ha-rig'den, o da Derrac'dan; Derrac, Ebu'l-Heysem'den, o da Ebu Saîd'den, Ebu Saîd de Peygamber (SallalUthü A teyhi ve Settem) 'den bunun benzerini rivayet etmiştir.1097
Uyanık ye tedbirli İnsana, «Hakîm» denir. Hikmet sahibi kimse denir. İşte, işleri ve hâdiseleri tecrübe edip de onların fayda ve zararlarını bilen kimse, gelişi güzel hareket etmez; yaptığı işlerde bir hikmet ve isabet, ince bir taraf bulunur. Bundan önceki hadîs-i şerife bakılsın.1098
Açıklama:
Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım:
لاَ حَكِيمَ إِلاَّ ذُو تَجْرِبَةٍ
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 565, /452
Senetler:
()
Konular:
Adab, insani ilişkilerde nezaket, kabalık
Bilgi, ilim, ilimde tecrübenin önemi
Seçki, Güzel ahlak
حدثنا فروة بن أبى المغراء قال حدثنا على بن مسهر عن هشام بن عروة عن أبيه قال : كنت جالسا عند معاوية فحدث نفسه ثم انتبه فقال لا حلم إلا تجربه يعيدها ثلاثا
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164805, EM000564
Hadis:
حدثنا فروة بن أبى المغراء قال حدثنا على بن مسهر عن هشام بن عروة عن أبيه قال : كنت جالسا عند معاوية فحدث نفسه ثم انتبه فقال لا حلم إلا تجربه يعيدها ثلاثا
Tercemesi:
— (138-s.) Hişam, babası Ürve'deh rivayet ettiğine göre, babası şöyle anlatmıştır:
«— Muaviye'nin yanında oturuyordum. O kendi kendine söylendi; sonra kendine gelerek dedi ki, insan düşüp de tecrübe almadıkça güzel huylu olamaz. Bu sözü üç defa tekrar etmişti.»1095
Insan hatalara düşmekle, bazı İşlerde yanılmakla ve fırsatları kaçırmakla birçok ibretler alır; bir daha bu durumlara düşmemek için kendini hazırlar ve hâdiselerden imtihan geçirerek tecrübe kazanır. Kendilerini böyle kontrol altına alıp hallerini düzeltenler güzel ve yumuşak ahlâka sahip olurlar. İşte bu ahlâk ancak ibretli tecrübelerle husule gelir. Hz. Muavi-y e bu gerçeğe işaret etmektedir.1096
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 564, /451
Senetler:
()
Konular:
Ahlak, güzel ahlak
Bilgi, ilim, ilimde tecrübenin önemi
Seçki, Güzel ahlak
حدثنا إسماعيل قال حدثني مالك عن محمد بن عمرو بن حلحلة عن حميد بن مالك بن خثيم أنه قال : كنت جالسا مع أبى هريرة بأرضه بالعقيق فأتاه قوم من أهل المدينة على دواب فنزلوا قال حميد فقال أبو هريرة اذهب إلى أمى وقل لها ان ابنك يقرئك السلام ويقول أطعمينا شيئا قال فوضعت ثلاثة أقراص من شعير وشيئا من زيت وملح في صحفة فوضعتها على رأسي فحملتها إليهم فلما وضعته بين أيديهم كبر أبو هريرة وقال الحمد لله الذي أشبعنا من الخبز بعد أن لم يكن طعامنا إلا الأسودان التمر والماء فلم يصب القوم من الطعام شيئا فلما انصرفوا قال يا بن أخى أحسن إلى غنمك وامسح الرغام عنها وأطب مراحها وصل في ناحيتها فإنها من دواب الجنة والذي نفسي بيده ليوشك أن يأتى على الناس زمان تكون الثلة من الغنم أحب إلى صاحبها من دار مروان
Bize İsmail, ona Mâlik, ona Muhammed b. Amr b. Halhale, ona da Humeyd b. Mâlik b. Huseym rivayet etti:
Ebu Hüreyre ile onun Akîk’teki arazisinde oturuyordum. Medine halkından bir grup, binekleri üzerinde ona doğru geldiler ve (daha sonra) indiler. Bunun üzerine Ebu Hüreyre, "Anneme git ve ona de ki oğlun sana selâm ediyor ve bize bir şey ikram etsin diyor." Annesi de üç arpa ekmeği, bir miktar zeytinyağı ve tuzu bir tepsiye koydu. Ben de onu başımın üzerine koyup onlara götürdüm. Yiyeceği onların önüne koyunca Ebu Hüreyre tekbir getirdi ve "İki siyah yani hurma ve sudan başka yiyecek bir şeyimiz yokken bizi ekmekle doyuran Allah’a hamdolsun", dedi. Onlar dönüp gidince (bana) "Koyunlarına iyi bak, onların üzerindeki toz ve toprağı al, ağıllarını temiz tut, bir köşesinde namazını kıl. Çünkü onlar cennet hayvanlarındandır. Gücü ve kudretiyle canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, sahibi nezdinde bir koyun sürüsünün Mervân’ın evinden daha değerli olacağı günün gelmesi yakındır" dedi.
Açıklama: Ebu Hüreyre'nin annesi, kafir olmasına rağmen Medine'de yaşıyordu. Ebu Hüreyre onu İslam'a davet etmesine rağmen uzun müddet bunu reddetmişti. Allah Resûlü'nün duasının bereketiyle İslam'ı kabul etmiş (Müslim, Fezâilü's-sahâbe, 158) ve sonrasında nispeten uzun müddet yaşamıştır. Ebu Hüreyre'nin annesinin ismi hakkında ihtilaf edilmesine rağmen Ümeyme olduğu zikredilir (İbn Hacer, İsâbe, VII, 512 -Şamile-)
Koyunların cennet hayvanı olması onun cennette yaratılacak hayvanlar arasında olması anlamına geleceği gibi (İbn Kuteybe, Te'vîl, s. 244 -şamile-) cennette onlara benzeyen canlılar bulunacağı için benzerlik nedeniyle koyuna cennet hayvanı denmiş olabilir (Zürkânî, Şerhü'l-Muvatta, IV, 399 -Şamile-).
Hadiste “Mervân’ın evi” diye sözü edilen Mervân b. el-Hakem’in (ö. 65/685) evidir. Bu ev, Medine’nin en kıymetli evi olduğu için Araplar bunu atasözü olarak kullanmaktaydılar. (Bkz. İbn Abdülber, İstizkâr, thk. Sâlim Muhammed Atâ, Muhammed Ali Muavvız, Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-ilmiyye,1421/2000, VIII, 384.) (Muhammet Beyler)
O dönemde şehirlerde patlak verecek olan iç karışıklıklarda bulunmak yerine koyun sürüsüne sahip olmak suretiyle dağ başında koyunlarını otlatmanın daha faziletli olduğu anlatılmak istenmiştir.
Her ne kadar Ebu Hüreyre bu ifadeleri Hz. Peygamber'e izafe etmemiş ise de söz konusu mesajın Allah Resulü'nden alındığı söylenebilir. Zira aynı konu merfû hadislerde de işlenmektedir (İbn Abdilberr, İstizkâr, VIII, 384;Zürkânî, Şerhü'l-Muvatta, IV, 399 -Şamile-).
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164814, EM000572
Hadis:
حدثنا إسماعيل قال حدثني مالك عن محمد بن عمرو بن حلحلة عن حميد بن مالك بن خثيم أنه قال : كنت جالسا مع أبى هريرة بأرضه بالعقيق فأتاه قوم من أهل المدينة على دواب فنزلوا قال حميد فقال أبو هريرة اذهب إلى أمى وقل لها ان ابنك يقرئك السلام ويقول أطعمينا شيئا قال فوضعت ثلاثة أقراص من شعير وشيئا من زيت وملح في صحفة فوضعتها على رأسي فحملتها إليهم فلما وضعته بين أيديهم كبر أبو هريرة وقال الحمد لله الذي أشبعنا من الخبز بعد أن لم يكن طعامنا إلا الأسودان التمر والماء فلم يصب القوم من الطعام شيئا فلما انصرفوا قال يا بن أخى أحسن إلى غنمك وامسح الرغام عنها وأطب مراحها وصل في ناحيتها فإنها من دواب الجنة والذي نفسي بيده ليوشك أن يأتى على الناس زمان تكون الثلة من الغنم أحب إلى صاحبها من دار مروان
Tercemesi:
Bize İsmail, ona Mâlik, ona Muhammed b. Amr b. Halhale, ona da Humeyd b. Mâlik b. Huseym rivayet etti:
Ebu Hüreyre ile onun Akîk’teki arazisinde oturuyordum. Medine halkından bir grup, binekleri üzerinde ona doğru geldiler ve (daha sonra) indiler. Bunun üzerine Ebu Hüreyre, "Anneme git ve ona de ki oğlun sana selâm ediyor ve bize bir şey ikram etsin diyor." Annesi de üç arpa ekmeği, bir miktar zeytinyağı ve tuzu bir tepsiye koydu. Ben de onu başımın üzerine koyup onlara götürdüm. Yiyeceği onların önüne koyunca Ebu Hüreyre tekbir getirdi ve "İki siyah yani hurma ve sudan başka yiyecek bir şeyimiz yokken bizi ekmekle doyuran Allah’a hamdolsun", dedi. Onlar dönüp gidince (bana) "Koyunlarına iyi bak, onların üzerindeki toz ve toprağı al, ağıllarını temiz tut, bir köşesinde namazını kıl. Çünkü onlar cennet hayvanlarındandır. Gücü ve kudretiyle canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, sahibi nezdinde bir koyun sürüsünün Mervân’ın evinden daha değerli olacağı günün gelmesi yakındır" dedi.
Açıklama:
Ebu Hüreyre'nin annesi, kafir olmasına rağmen Medine'de yaşıyordu. Ebu Hüreyre onu İslam'a davet etmesine rağmen uzun müddet bunu reddetmişti. Allah Resûlü'nün duasının bereketiyle İslam'ı kabul etmiş (Müslim, Fezâilü's-sahâbe, 158) ve sonrasında nispeten uzun müddet yaşamıştır. Ebu Hüreyre'nin annesinin ismi hakkında ihtilaf edilmesine rağmen Ümeyme olduğu zikredilir (İbn Hacer, İsâbe, VII, 512 -Şamile-)
Koyunların cennet hayvanı olması onun cennette yaratılacak hayvanlar arasında olması anlamına geleceği gibi (İbn Kuteybe, Te'vîl, s. 244 -şamile-) cennette onlara benzeyen canlılar bulunacağı için benzerlik nedeniyle koyuna cennet hayvanı denmiş olabilir (Zürkânî, Şerhü'l-Muvatta, IV, 399 -Şamile-).
Hadiste “Mervân’ın evi” diye sözü edilen Mervân b. el-Hakem’in (ö. 65/685) evidir. Bu ev, Medine’nin en kıymetli evi olduğu için Araplar bunu atasözü olarak kullanmaktaydılar. (Bkz. İbn Abdülber, İstizkâr, thk. Sâlim Muhammed Atâ, Muhammed Ali Muavvız, Beyrut: Daru’l-Kütübi’l-ilmiyye,1421/2000, VIII, 384.) (Muhammet Beyler)
O dönemde şehirlerde patlak verecek olan iç karışıklıklarda bulunmak yerine koyun sürüsüne sahip olmak suretiyle dağ başında koyunlarını otlatmanın daha faziletli olduğu anlatılmak istenmiştir.
Her ne kadar Ebu Hüreyre bu ifadeleri Hz. Peygamber'e izafe etmemiş ise de söz konusu mesajın Allah Resulü'nden alındığı söylenebilir. Zira aynı konu merfû hadislerde de işlenmektedir (İbn Abdilberr, İstizkâr, VIII, 384;Zürkânî, Şerhü'l-Muvatta, IV, 399 -Şamile-).
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 572, /456
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Humeyd b. Malik el-Hicazî (Humeyd b. Abdullah b. Malik b. Hüseym)
3. Muhammed b. Amr ed-Dîlî (Muhammed b. Amr b. Halhale)
4. Ebu Abdullah Malik b. Enes el-Esbahî (Malik b. Enes b. Malik b. Ebu Amir)
5. Ebu Abdullah İsmail b. Ebu Üveys el-Esbahî (İsmail b. Abdullah b. Abdullah b. Üveys b. Malik)
Konular:
Adab, misafirlik adabı
Dua, yemek için
HAMD VE ŞÜKÜR
Hayvanlar, hayvanlara şefkat, merhamet gösterme
Hayvanlar, koyun, keçi beslemek
Kıyamet, alametleri, Gelecek Tasavvuru
KTB, ADAB
KTB, SELAM
Merhamet, hayvanlara
Selam, selam göndermek
Teşvik edilenler, Yemek yedirmek, fazileti
حدثنا سليمان أبو الربيع قال حدثنا جرير بن عبد الحميد عن ليث عن محمد بن نشر عن محمد بن الحنفية عن علي قال : لأن أجمع نفرا من إخوانى على صاع أو صاعين من طعام أحب إلى من أن أخرج إلى سوقكم فأعتق رقبة
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164808, EM000566
Hadis:
حدثنا سليمان أبو الربيع قال حدثنا جرير بن عبد الحميد عن ليث عن محمد بن نشر عن محمد بن الحنفية عن علي قال : لأن أجمع نفرا من إخوانى على صاع أو صاعين من طعام أحب إلى من أن أخرج إلى سوقكم فأعتق رقبة
Tercemesi:
Bize Süleyman Ebu Rabi', ona Cerir b. Abdülhamid, ona Leys, ona Muhammed b. Neşr, ona da Muhammed el-Hanefiyye, Hz. Ali'nin (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Kardeşlerimden birkaç kişiyi, bir veya iki ölçek (kıymetinde bir) yemek ikram etmek için davet edip bir araya toplamak, benim için pazarınıza gidip bir köleyi azat etmekten daha iyidir.
Şüphesiz ki, bir köle satın alarak onu hürriyete kavuşturmak büyük bir sevaptır; fakat karnı aç olanları yedirip doyurmak ve onların bu zarurî ihtiyaçlarını gidermek daha önemli bir iştir. İnsan ancak yemek ve içmekle ayakta durabilir; ailesine, cemiyete ve Allah'a karşı olan vazifelerini başarabilir. Hayat bunlarla kaimdir. Böyle hayatî ihtiyaçları karşılamanın mükâfatı da ona göre önemli olur.1100
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 566, /452
Senetler:
()
Konular:
Köle, Cariye, azadı, insan hürriyeti
Sadaka, tasadduk, açları doyurmak
Teşvik edilenler, Yemek yedirmek, fazileti
حدثنا عبد الله بن محمد بن إبراهيم قال حدثنا بن علية عن عبد الرحمن بن إسحاق عن الزهري عن محمد بن جبير بن مطعم عن أبيه عن عبد الرحمن بن عوف عن النبي صلى الله عليه وسلم قال : شهدت مع عمومتى حلف المطيبين فما أحب أن أنكثه وأن لي حمر النعم
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164809, EM000567
Hadis:
حدثنا عبد الله بن محمد بن إبراهيم قال حدثنا بن علية عن عبد الرحمن بن إسحاق عن الزهري عن محمد بن جبير بن مطعم عن أبيه عن عبد الرحمن بن عوف عن النبي صلى الله عليه وسلم قال : شهدت مع عمومتى حلف المطيبين فما أحب أن أنكثه وأن لي حمر النعم
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Muhammed b. İbrahim, ona İbn U'leyye, ona Abdurrahman b. İshak, ona ez-Zührî, ona Muhammed b. Cübeyr b. Muti'im, ona babası ona da Abdurrahman b. Avf rivayet etmiştir ki o (Abdurrahman b. Avf) şöyle demiştir:
Amcalarımla birlikte Mutayyibîn antlaşmasına şahitlik ettim, bana kızıl develer verilse bile bu antlaşmayı bozmak istemezdim.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 567, /453
Senetler:
()
Konular:
Antlaşma, anlaşmalara dayalı ilişkiler
Cahiliye, adetlerini sürdürmek
Hz. Peygamber, risalet öncesi hayatı
Şehirler, Mekke tarihi
Siyer, Hılfu'l-Fudul
حدثنا خالد بن مخلد قال حدثنا سليمان بن بلال قال حدثني عبد الرحمن بن الحارث عن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده قال : جلس النبي صلى الله عليه وسلم عام الفتح على درج الكعبة فحمد الله وأثنى عليه ثم قال من كان له حلف في الجاهلية لم يزده الإسلام إلا شدة ولا هجرة بعد الفتح
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164812, EM000570
Hadis:
حدثنا خالد بن مخلد قال حدثنا سليمان بن بلال قال حدثني عبد الرحمن بن الحارث عن عمرو بن شعيب عن أبيه عن جده قال : جلس النبي صلى الله عليه وسلم عام الفتح على درج الكعبة فحمد الله وأثنى عليه ثم قال من كان له حلف في الجاهلية لم يزده الإسلام إلا شدة ولا هجرة بعد الفتح
Tercemesi:
Bize Halit b. Muhallid, ona Süleyman b. Bilal, ona Abdurrahman b. el-Haris, ona Amr b. Şuayb, ona babası ona da Şuayb'ın dedesi şöyle nakletmiştir: Hz. Peygamber (sav) Fetih senesinde Kabe'nin merdivenleri üzerinde oturup Allah'a hamdüsenada bulunduktan sonra şöyle buyurdu:
"Kimin Cahiliye devrinden kalma bir antlaşması varsa, bilsin ki İslam bu antlaşmayı sadece teyit eder ve Mekke'nin fethinden sonra hicret bitmiştir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 570, /454
Senetler:
()
Konular:
Antlaşma, anlaşmalara dayalı ilişkiler
Cahiliye, adetlerini sürdürmek
Hz. Peygamber, hitabeleri
Siyer, fetihten sonra Hicretin durumu
Siyer, Mekke'nin fethi
حدثنا موسى بن إسماعيل قال حدثنا حماد بن سلمة عن ثابت عن أنس قال : آخى النبي صلى الله عليه وسلم بين بن مسعود والزبير
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164810, EM000568
Hadis:
حدثنا موسى بن إسماعيل قال حدثنا حماد بن سلمة عن ثابت عن أنس قال : آخى النبي صلى الله عليه وسلم بين بن مسعود والزبير
Tercemesi:
— Enes tbni Malik'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
«— Peygamber (Saîîallahü Akyhi ve Üeltem), îbni Mes'ud ile Zübeyr arasında kardeşlik kurmuştur.»1103
İslâm'da, birbirine iyilik etmek ve öğüt vermek gibi ulvî duygularla birbirine yaklaşmayı ve sevişmeyi temin maksadıyla kardeş edinmek vardır. Peygamber Efendimiz buna teşvîk etmişler Ve ashabı kiram arasında böyle kardeşlik sözleşmeleri akdetmişlerdi. Muhacirlerle Ensar arasında kurulan böyle kardeşlik böğlöh, İslâm'ın ilk devirlerinde birbirine varis olacak ka-dör bir yakınlık kazandırmıştı. Sonra miras âyetlerinin gelmesiyle iyilik ve takva üzerine kurulan kardeşlik bağlarından ötürü miras alınamayacağı tahakkuk etmiş, sırf bir fazilet ve sevab vesilesi olarak devam edegelmîştir.1104
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 568, /454
Senetler:
()
Konular:
Kardeşlik, muhacir ve ensar arasında
حدثنا محمد بن سلام قال أخبرنا بن عيينة قال حدثنا عاصم الأحول عن أنس بن مالك قال : حالف رسول الله صلى الله عليه وسلم بين قريش والأنصار في داري التي بالمدينة
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164811, EM000569
Hadis:
حدثنا محمد بن سلام قال أخبرنا بن عيينة قال حدثنا عاصم الأحول عن أنس بن مالك قال : حالف رسول الله صلى الله عليه وسلم بين قريش والأنصار في داري التي بالمدينة
Tercemesi:
— Enes İbni Malik'den; şöyle demiştir:
«— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seilem), Medine'deki evimde Ku-reyş'le Ensar arasında kardeşlik sözleşmesi etti.»1105
Süheyl) ş£yle demiştir:
«— Peygamber (Sallallahü Aleyhiye Seilem), Medine'ye hicret ettikleri zaman ashabı üzerinden gurbet hasretini gidermek ve yabancılığı kaldırmak için aralarında kardeşlik sözleşmeleri kurdu. Böylece Mekke'deki yurdların-dan ve ailelerinden ayrılan muhacirler, kendi evlerinden farksız buldukları kardeşleri evlerinde barındılar, yabancılık çekmediler, seviştiler ve birbirlerine kuvvet oldular, islâm hakimiyet ve otoritesini kurduktan sonra nazil olan âyet-i kerîme ile miras, yakınlık derecelerine göre akrabalar arasında meşru kılındı. Bütün iman edenlerin de dinde kardeş oldukları beyan buyuruldu.»1106
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 569, /454
Senetler:
()
Konular:
Siyer, Hicret Medine'ye
Siyer, Kardeşlik (Muahat Medine'ye hicretle)
حدثنا عبد الله بن أبى الأسود قال حدثنا جعفر بن سليمان عن ثابت عن أنس قال : أصابنا مع النبي صلى الله عليه وسلم مطر فحسر النبي صلى الله عليه وسلم ثوبه عنه حتى أصابه المطر قلنا لم فعلت قال لأنه حديث عهد بربه
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164813, EM000571
Hadis:
حدثنا عبد الله بن أبى الأسود قال حدثنا جعفر بن سليمان عن ثابت عن أنس قال : أصابنا مع النبي صلى الله عليه وسلم مطر فحسر النبي صلى الله عليه وسلم ثوبه عنه حتى أصابه المطر قلنا لم فعلت قال لأنه حديث عهد بربه
Tercemesi:
— Enes'deh rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
«— Peygamber (SallallahüAleyhi'veSellem)'le beraber bize yağmur isabet etti de, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kendisine yağmur isabet etsin diye üzerinden elbiselerini açtı. Biz (ona) dedik ki, niçin yaptın? O şöyle buyurdu:
«— Çünkü bu yağmur, Kabbinin Henüz yeni yarattığı bir rahmetidir.»1109
Bütün canlılar yağmurla hayat bulur. Hayvanlarla bitkileri yaşatan yağmur Allah'ın rahmetidir. Böyle bir rahmete ilk kavuşulunca, drtunla vücudu ıslatmak, bir nevi Allah'ın rahmetine sükördür. Böyle hareket ederek Allah'dan bereket ummak sünnettir.1110
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 571, /455
Senetler:
()
Konular:
Doğal Kaynaklar, yağmur
حدثنا محمد بن يوسف قال حدثنا وكيع قال حدثنا إسماعيل الأزرق عن أبى عمر عن بن الحنفية عن على رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال : الشاة في البيت بركة والشاتان بركتان والثلاث بركات
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164815, EM000573
Hadis:
حدثنا محمد بن يوسف قال حدثنا وكيع قال حدثنا إسماعيل الأزرق عن أبى عمر عن بن الحنفية عن على رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قال : الشاة في البيت بركة والشاتان بركتان والثلاث بركات
Tercemesi:
— Ali (Radiyallahu anAJ'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber şöyle buyurdu:
— Evde koyun berekettir. İki koyun iki berekettir ve Üç koyun bereketlerdir.»1113
Anlaşılıyor ki, koyunlar çoğaldıkça, onların bırakacağı bereket ve kazandıracağı saadet o nispette fazla olur. Onun İçin koyunları çoğaltma yolunu tutup, hayvancılığa önem vermelidir. Bundan önceki hadîs-İ şerife bakılsın.1114
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 573, /457
Senetler:
()
Konular:
Hayvanlar, koyun, keçi beslemek