11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize el-Hakem b. Nâfi', ona İsmail b. Ayyâş, ona Ebu Şeybe Yahya b. Yezid, ona Abdulvehhab el-Mekkî, ona Abdulvahid b. Abdullah en-Nasrî, ona Vâsile es-Eska'nın söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Müslümanın Müslümana canı, namusu ve malı haramdır. Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu yardımsız bırakmaz."
Rasulullah (sav) kalbine işaret ederek "Takva şuradadır" dedikten sonra şöyle buyurdu: "Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini küçük görmesi yeter."
Açıklama: Hadis metin yönünden sahih li gayrihi olmakla beraber isnad yönünden zayıftır. İsmâil b. Ayyâş Şamlılardan yaptığı rivâyetlerde sika olup diğer kimselerden yaptığı rivâyetlerinde ise zayıftır. Yahyâ b. Yezîd için Buhârî hadisi sahih değildir ve bu rivâyette inkıta' vardır demektedir. Çünkü Yahyâ b. Yezîd, Abdulvehhâb'dan rivâyette bulunmamıştır. O ikisi arasında Zeyd b. Ebî Üneyse bulunmaktadır. Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım: كُلُّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ حَرَامٌ عِرْضُهُ وَمَالُهُ
Açıklama: Hadis sahihtir. Muhammed b. Sâbik hakkında ihtilaf vardır. Buhârî ve Müslim ondan mütâbaâtta rivâyette bulunmuştur.
Açıklama: Üsâme b. Zeyd muhâlefet durumu hariç hasenü'l-hadistir. Buhâri ondan ta'lîk yapmış Müslîm de onun hadisini şahit olarak zikretmiştir.
Açıklama: Fadl b. Ma'kıl b. Sinân'ın tercümesinde İbn Hibbân ve Buhârî herhangi bir cerh ve ta'dil ifadesi kullanmamıştır. Abdullah b. Niyâr el-Eslemî'nin dayısı Amr b. Şe's'den duyduğu doğru değildir.
Açıklama: İsnad hasen olmaya muhtemeldir. Haccâc b. Haccâc'dan sadece Urve b. Zübeyr rivâyette bulunmuştur. Buhârî ve Ebû Hâtim onun tercemesini verirken cerh veya ta'dile delâlet edecek herhangi bir şey söylemememiştirler. el-İclî ve İbn Hibbân onu sikâ olarak kabul etmiştir. Hâfız ez-Zehebî onun için Sadûk derken Hâfız İbn Hacer ise onun için Makbûl demektedir.
Açıklama: Hadisin ilk kelimesi "kırıldı" anlamında وُثِيَتْ olabilir. Ancak "kırılmadı ama hasta oldu (belki çıktı)" anlamında وُثِئَتْ de olabilir. Kaynaklarda iki kullanıma da rastlanmıştır. Ravi Verka b. Ömer el-Yeşküri hakkında hem cerh hem ta'dil ifadeleri vardır. Özellikle bu hadiste olduğu gibi Mansur b. Mutemir'den rivayetlerine yönelik tenkit vardır. Ahmed b. Hanbel'in "sika, sünnet ehli" diye nitelediği ve kendisine "ama irca fikrine sahipti" denildiğinde "bilmiyorum" cevabını verdiği aktarılmıştır. Fazlaca tashif (hadis rivayetinde hata) yaptığı, Ukayli'nin "Mansur'dan rivayetleri hakkında alimler eleştiriler yaptı" dediği, Yahya b. Kattan'ın, Verka'nın Mansur'dan rivayetlerini "Bir şey etmez (لا يساوي شيئا)" diye eleştirdiği (Ukayli, ed-Duafau'l-kebir, IV, 327), İbn Adiy'in, "Ebü'z-Zinad, Mansur ve İbn Ebi Necih'in nüshalarına sahipti. Ancak rivayet ederken isnadlarda hatalar yapardı. Başka rivayetlerinde sorun yoktur" dediği, Yahya b. Main ve başkalarının hiçbir kayıt düşmeden sika saydığı ifade edilmiştir. Bu bilgilerin ardından İbn Hacer el-Askalani şu değerlendirmeyi yapar: "Şeyhan (Buhari ve Müslim) Verka'nın Mansur b. Mutemir'den hiçbir rivayetini almamıştır. Rivayetlerini herkes kabul etmiştir" (bk. İbn Hacer, Fethu'l-Bari, I, 449). İbn Hacer bir başka eserinde ise "Saduktur. Mansur'dan rivayetlerinde zaafiyet vardır" demiştir (İbn Hacer, Takribü't-Tehzib, s. 580). Bu sebeple hadis ya "zayıf" ya da en iyi ihtimalle "hasen" sayılabilir.mütabileriyle sahihtir.
Açıklama: Hadis, ferddir (garip). Hadisin ilk ravisi olan Enes b. Malik sahabi tabakasında tektir. Ondan hadisi aktaran ve kaynaklarda daha fazla ismi geçen ravi Humeyd b. Ebi Humeyd'dir. Bazı kaynaklarda bu tabakada Sabit el-Bünani ismi de yer almaktadır. Bu iki raviden hadisi Hammad b. Seleme almıştır ve kendi tabakasında tektir. Hadisi Hammad b. Seleme'den Afra, Abdurrahman b. Mehdi, Affan, Muhammed b. Müsenna ve Ebu Kamil Muzaffer b. Müdrik almıştır. Tirmizi, hadis hakkında "sahih hasen" hükmü vermiş ve "bu isnadının garip (ferd)" olduğunu belirtmiştir. Bu hadis şöyle yorumlanmıştır: "Üstad Ebu Hamid (el-Gazali) şöyle demiştir: "Eğer taraflar arasında gönül birliği oluşmuşsa birbiri için ayağa kalkmak, birbirinden özür dilemek ve birbirine övgüde bulunmak gibi haklar hafifler. Çünkü her ne kadar bunlar dostluk hukukuna dahil olsa da biraz da yabancılık ve külfet içerirler. Eğer taraflar arasında gönül birliği sağlanmışsa külfet halısı bütünüyle dürülür. Bu durumda muhatabına, sanki kendisi gibi davranır. Çünkü bu görünür edep halleri aslında içteki edebin ve kalp temizliğinin dışa vurumudur. Kalpler zaten temiz ise bu durumda kalptekini gösterme külfetine girilmez. Hasılı birisi için ayağa kalkmak ya da kalkmamak zamana, hale ve kişiye göre değişir" (Tıbi, el-Kaşif an hakaiki's-sünen, X, 3067).
Açıklama: Hadis sahihtir İsnadın zahirinde Ka'b ve babası arasında inkıta' var gibi görünse de babasından işittiğini Buhârî açıkça belirtmiştir.
Açıklama: Hadis sahihtir. İsnadda Abdurrahman b. Abdillah b. Ka'b'ın dedesi Ka'b b. Mâlik'ten semâ'ı hususunda ihtilaf vardır. Buhârî'nin Sahih'inde dedesinde işitmiş olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir.
Açıklama: Hadis sahihtir. Abdülazîz b. Muhammed hasenü'l-hadistir. Kendisi Müslim'in ricâlinden olup Buhârî ondan makrûn olarak rivâyet etmektedir.