11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Müsedded, ona Yahya, ona İsmail, ona Kays, ona Ukbe b. Amr Ebu Mes'ûd şöyle rivâyet etti:
Rasûlullah (sav) eliyle Yemen tarafına işaret etti ve şöyle buyurdu: "îmân Yemenli'dir, işte şu taraftadır. İyi biliniz ki, sertlik ve katı kalplilik de develerin kuyrukları dibinde gezinen çığırtkanlarda ve, şeytanın iki boynuzunun doğduğu yerdeki Rabîa ve Mudar kabilelerindedir."
Abdullah der ki: Ben bir yılanı öldürmek için arkasından kovalıyordum. Ebu Lubâbe bana “onu öldürme” diye seslendi. Ben de “Rasulullah (sav) yılanları öldürmeyi emretmiştir” dedim. Ebu Lubâbe “Rasulullah (sav), genel olarak yılanların öldürülmesini emretmiş ancak (beyaz ve zehirsiz) ev yılanlarının öldürülmesini yasaklamıştır. Bunlar uzun ömürlüdürler” dedi.
Açıklama: İsnadın tamamı için bk. B003297.
Abdürrezzak, Ma'mer'den rivayetle der ki:
(İbn Mesud) “Ebu Lübâbe ya da Zeyd b. Hattab beni gördü” demiştir.
Yunus, İbn Uyeyne, İshak el-Kelbî ve Zübeydî bu hadisin rivayetinde Ma'mer'e mütabaatta bulunmuşlardır.
Salih, İbn Ebu Hafsa ve İbn Mücemmi, Zührî'den, o da Sâlim'den rivayetle İbn Ömer'in “Ebu Lübâbe ve Zeyd b. Hattab beni gördü” dediğini aktarmıştır.
Açıklama: İsnadın tamamı için bk. B003297.
Bize İsmail b. Ebu Üveys, ona Mâlik, ona Abdurrahman b. Abdullah b. Abdurrahman b. Ebu Sa'sa'a, ona babası (Abdullah), ona da Ebu Saîd el-Hudrî'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kişinin en hayırlı malının, dinini fitnelere bulaşmaktan kaçırmak amacıyla, peşinde dağ başlarında ve vadilerde dolaştığı koyunlarının olacağı zaman çok yakındır."
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Malik, ona Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Küfrün başı (çoğu) doğu tarafındadır. Kendini beğenmek ve kibirlenmek at ve deve sahipleri ile hayvan sürülerine bağırıp çağıran bedevilerdedir. Sekînet (sakinlik, vakar ve tevazu) ise koyun sahiplerindedir".
Bize Kuteybe, ona Leys, ona Cafer b. Rabî'a, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Horozun ötmesini işittiğinizde Allah'ın ikramından isteyin. Zira o bir melek görmüştür. Eşeğin anırmasını duyduğunuzda ise şeytandan Allah'a sığının. Çünkü o bir şeytan görmüştür."
Bize İshak, ona Ravh, ona İbn Cüreyc, ona Atâ, ona da Câbir b. Abdullah (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Gece karanlığı bastığı -yahut gecelediğiniz- vakit, gecenin (koyu karanlık) bir kısmı geçene kadar çocuklarınızı dışarıya (çıkmaktan) alıkoyun. Çünkü şeytan (zarar ve musibet) o zaman yayılır. Besmele ile kapıları kapayın, çünkü şeytan kapalı kapıyı açamaz."
Bize Amr b. Dînâr, ona da Cabir b. Abdullah, hadisi Atâ'nın naklettiği gibi rivayet etti ama "besmele çekin" ifadesini zikretmedi.
Bize Musa b. İsmail, ona Vüheyb, ona Halid, ona Muhammed, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
"İsrail oğullarından bir ümmet yok oldu. O ümmetin ne günah işlediği bilinmez. Zannederim, o ümmet fareye dönüşmüştür. Çünkü fare, kendisi için bir yere deve sütü konulduğunda onu içmez, koyun sütü konulduğunda içer."
Ebu Hureyre der ki: Ben bu hadisi Ka'bu'l-Ahbâr'a aktardım. O da bana “sen Hz. Peygamber'i (sav) bunu söylerken işittin mi?” diye sordu. Ben de “evet” dedim. Ka'b tekrar tekrar bana “sen Hz. Peygamber'i (sav) bunu söylerken işittin mi?” diye sordu. Bunun üzerine ben “sana Tevrat mı okuyorum” diye tepki gösterdim.
Bize Saîd b. Ufeyr, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Urve, ona da Âişe (ra) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (sav), keler cinsinden olan alaca keler için "çok zararlıdır" buyurmuştur, ancak ben öldürülmesini emrettiğine dair bir şey duymadım.
Sa'd b. Ebu Vakkas ise, “Hz. Peygamber (sav) onun öldürülmesini emretmiştir” iddiasındadır.