11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize Osman b. Heysem, ona Avf, ona Muhammed b. Sîrîn, ona da Ebu Hureyre (ra) şöyle rivayet etmiştir:
"Rasulullah (sav) beni ramazan ayı zekatını korumakla görevlendirmişti. Geceleyin biri geldi ve yiyeceklerden avuçlamaya başladı. Onu yakalayıp 'Seni Rasulullah'a (sav) götüreceğim' dedim. Ebu Hureyre hadisin devamını şöyle zikretti: Sonunda o kişi bana 'Yatağına girdiğinde, Âyetü'l-kürsî'yi oku. Ki böylece Allah tarafından bir muhafız seni korumaya devam eder ve sabah olana kadar hiç bir şeytan sana yaklaşamaz' dedi. Hz. Peygamber (sav) 'O çok yalancı olmasına rağmen sana doğru söylemiş. O (insan suretinde) bir şeytandı' buyurmuştur."
Açıklama: Anlaşılabildiği kadarıyla rivayet muallaktır; Buhari ile Osman b. Ömer arasında inkıta vardır.
Bize Sufyân, ona A'meş, ona Ebu Vâil şöyle rivayet etmiştir:
Usame b. Zeyd'e “Falancaya (Osmân b. Affân'a) gitsen de halk arasındaki fitneyi onunla konuşsan” denildi. Usame “siz benim onunla bu meseleleri konuşmadığımı sanıyorsunuz. Oysa ben onunla gizlice konuşuyorum ama fitne kapısını ilk açan ben olmak istemediğim için konuştuklarımı size aktarmıyorum. Ben Rasullullah'tan (sav) duyduğum bir sözden sonra, hiç bir kimseye, başımda yönetici olduğundan dolayı, 'bu adam insanların en hayırlısıdır' demem” diye cevap verdi. Orada bulunanlar “Rasulullah'ın söylediği hangi sözü işittin?” diye sordular. Usame “ben Rasulullah'ı (sav) şöyle buyururken işittim” dedi:
"Kıyamet gününde bir kişi getirilip, cehenneme atılır ve cehennemde hemen onun bağırsakları karnından dışarı çıkar. Sonra o kişi değirmen eşeğinin değirmende dönüşü gibi (bağırsakları etrafında) döner. Bunun üzerine cehennem ahalisi o kişinin başına toplanırlar ve 'ey falanca, senin bu hâlin nedir? Sen bize (dünyâda) iyiliği tavsiye edip bizleri kötülükten alıkoymaz mıydın?' derler. O da 'ben size iyiliği tavsiye eder, fakat onu kendim yapmazdım. Yine ben sizleri kötülükten alıkoyardım, ama kendim işlerdim' diye cevâb verir."
Gunder, Şu'be'den, o da A'meş'ten bu hadisi rivayet etmiştir.
Bize Musa b. İsmail, ona Hemmâm, ona Mansûr, ona Sâlim b. Ebu Ca'd, ona Küreyb, ona da İbn Abbâs (r.anhuma), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Sizden biri hanımı ile birlikte olacağında “Bismillah. Allah'ım, şeytanı bizden ve bize bahşedeceğin (çocuktan) uzak tut” der de sonra (onlara) bir çocuk bahşedilirse şeytan, (çocuğa) zarar vermez."
Bize Osman b. Ebu Şeybe, ona Cerîr, ona Mansur, ona Ebu Vâil, ona da Abdullah (b. Mesud) (ra) şöyle demiştir: Rasulullah'ın (sav) yanında sabaha kadar uyuyan (ve böylece sabah namazını kaçıran) bir kimseden bahsedildi. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Bu kulaklarına şeytanın işediği bir adamdır."
Ravi dedi ki: Veya "kulağına" (diyerek tekil olarak) demiştir.
Açıklama: Söz konusu rivayette temsilî bir anlatımla sabah namazına kalkamayacak kadar aşırı uykuya dalan kişi için kinayede bulunulmuştur. Rasulullah’ın (sav) sabah namazının kılınmamasına neden olan durumun kötülüğüne vurguda bulunmak üzere İslam inancında kötülüğün sembolü olan şeytana ve onun davranışına dikkat çekmesi, önem arz etmektedir.
Bize İbrahim b. Musa, ona İsa, ona Hişâm, ona babası (Urve b. Zübeyir), ona da Hz. Âişe (r.anha) “Hz. Peygamber'e (sav)'e sihir yapıldı” demiştir. Ve yine Leys der ki: Hişâm'ın, babasından işitip muhafaza ettiği ve bana yazdığına göre Âişe şöyle demiştir:
Peygamber'e (sav) sihir yapılmıştı. Hatta Peygamber (sav) bazı yapmadığı şeyleri sanki yapmış gibi sanıyordu. Nihayet günün birinde tekrar tekrar dua etti. Sonra bana şöyle buyurdu: "Bildin mi? Allah bana şifa olacak şeyi bildirdi. Bana iki kişi geldi, biri başucumda, diğeri ayak ucumda oturdu ve biri diğerine “bu kişinin hastalığı nedir?” diye sordu. O da “sihir yapılmıştır” diye cevap verdi. Bu sefer “kim sihir yapmıştır?” diye sordu. Diğeri “Lebîd b. A'sam” diye cevap verdi. O kişi “bu sihir ne ile yapılmıştır?” diye sordu. Diğeri de “bir tarak, saç ve sakal tarantısı, erkek hurmanın kurumuş çiçek kapçığı ile” diye cevap verdi. Adam “nerede yapılmıştır?” diye sordu. Diğeri “Zervân Kuyusu'nda” diye cevap verdi."
Sonra Peygamber (sav) çıkıp bu kuyuya gitti. Sonra dönüp geldiğinde Âişe'ye "Kuyunun etrafındaki hurma ağacının uçları, Şeytanların başları gibidir" buyurdu. Bunun üzerine ben “Sen o sihri çıkardın mı?” diye sordum. Rasulullah (sav) "hayır çıkarmadım. Çünkü Allah bana şifa vermiştir. Bir de o sihri çıkarıp çözmekle halk arasında sihir şerrinin yayılmasından endişe ettim. Sonra (emrimle) o kuyu kapatılıp gömüldü" buyurdu.
Bize Yahya b. Bükeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona İbn Şihâb, ona Urve, ona da Ebu Hureyre (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
Şeytan sizden birine gelip 'Bunu kim yarattı? Şunu kim yarattı?' der. Nihayet 'Rabbini kim yarattı?' der. Kendisine (böyle düşünceler) gelen kimse Allah'a sığınsın ve (bu düşüncelerine) son versin.