11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İsmail, ona Mâlik, ona Ebu Salih, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivâyet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"İmâm 'Semiallâhu limen hamideh' dediği zaman siz 'Allâhumme Rabbena leke'l-hamd' deyiniz. Çünkü her kimin böyle demesi melâikenin böyle demesine denk düşerse geçmiş günahları bağışlanır."
Bize Abdullah b. Yusuf, ona İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Urve b. Zübeyir, ona da Peygamber'in (sav) hanımı Âişe şöyle rivayet etmiştir:
Âişe, Hz. Peygamber'e (sav), “Uhud gününden daha zor bir günün oldu mu?” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav)şöyle buyurdu:
"Kavminin çok eziyeti ile karşılaştım. En kötüsü de Akabe günü idi. İbn Abduyâlîl b. Abdükülâl'dan himaye ve koruma istedim kabul etmedi. Ben de hüzünlü bir hâlde ayrıldım. Ne yapacağımı bilemeden Karn-i Se'âlib mevkiine geldim. Başımı kaldırdım, bir gördüm ki başımın üstünde bir bulut beni gölgeliyor, bulutun içinde Cebrail bana seslenerek “Allah (ac), kavminin sana cevabını ve seni reddedişini işitti. Onlara dair dilediğini kendisine emretmen için sana dağlar meleğini gönderdi” dedi. Dağlar meleği bana seslenip selam verdi ve “ey Muhammed, Allah, kavminin sana cevabını işitti. Ben dağlar meleğiyim. Dilediğin emri bana emretmen için beni sana Rabbin gönderdi. Dilersen iki Ahşeb dağını onların üstüne kapatayım” dedi." Hz. Peygamber (sav) de cevaben "aksine, ben Allah'ın, onların soyundan, bir olan Allah'a ibadet edip ona bir şeyi ortak koşmayan kimseler çıkaracağını ümit ediyorum" buyurdu.
Bize Musa, ona Cerîr, ona Ebu Recâ, ona da Semüre'nin (ra) rivâyet ettiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:
"Ben bu gece rüyamda iki adamın bana geldiğini ve şöyle dediklerini gördüm. O ateş yakan adam, cehennemin bekçisi olan Mâlik'tir. Ben ise Cebrâil'im. Bu da Mikâîl'dir."
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona Amr, ona Atâ, ona Safvân b. Ya'lâ, ona babası (Ya'lâ b. Ümeyye) şöyle demiştir:
Ben, Peygamber'in (sav) minber üzerindeyken: "Ey Mâlik! diye seslenir..." (Zuhrûf, 77) ayetini okuduğunu işittim."
Süfyan der ki, Abdullah b. Mesud'un kıraatinde "يَا مَالِكُ" kelimesi "يَا مَالِ" şeklinde Kaf harfi düşülerek okunur.
Bize Muhammed b. Abdullah b. İsmail, ona Muhammed b. Abdullah el-Ensarî, ona İbn Avn, ona el-Kâsım, ona da Âişe (r.anha) şöyle demiştir:
"Her kim Muhammed’in, Rabbini gördüğünü iddia ederse çok büyük bir söz söylemiş olur. O, sadece Cebrail’i (asıl) suretinde, suretiyle ufukları kapatmış şekilde görmüştür."