11735 Kayıt Bulundu.
Giriş
Bize İsmail, ona kardeşi (Abdülhamid b. Ebu Üveys), ona Süleyman, ona Muhammed b. Ebu Atîk, ona İbn Şihâb, ona da Sinan b. Ebu Sinan ed-Düelî, Câbir b. Abdullah'tan (ra) naklen şöyle rivayet etmiştir:
Cabir b. Abdullah Rasulullah (sav) ile beraber Necid tarafına gazâya gitti ve Rasulullah (sav) döndüğünde o da beraberinde döndü. Sefer sırasında dikenli ağaçların çokça bulunduğu bir vadide öğle uykusu vakti girdi. Hz. Peygamber (sav) konakladı, insanlar da ağaçlar altında gölgelenmek üzere dağıldılar. Nebî (sav), bir sakız ağacının altına yerleşti ve kılıcını da ağaca astı. Ardından uykuya daldık. Birazcık uyumuştuk ki birden Rasulullah'ın (sav), yanında bedevi bir müşrik olduğu halde bize seslendiğini duyduk. Şöyle buyurdu: "Ben uyurken bu adam kılıcımı alıp bana çekti. Uyandım baktım ki bu adam elinde kılıç ç bana 'Seni benden kim koruyacak?' dedi. Ben, üç kere 'Allah korur' dedim."
(Râvî der ki:) Rasulullah (sav) onu cezalandırmadı
Bize Süleyman b. Harb, ona Şu‘be, ona Amr b. Murre şöyle rivayet etmiştir:
Ben (Ebu Vâil'e) “Bunu Abdullah’tan sen (bizzat) işittin mi?” dedim. (Ebu Vâil) “Evet” dedi ve hadisi merfu olarak (Rasulullah’a nisbet ederek) şöyle rivayet etti:
"Allah’tan daha kıskanç kimse yoktur. Bundan dolayı Allah, gizli, aşikar bütün hayasızlıkları haram kılmıştır. Allah’tan daha çok övülmeyi seven kimse de yoktur, bundan dolayı O kendi zatını övmüştür."
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zuhrî, ona Salim, ona da İbn Ömer (ra) şöyle demiştir:
Ben, Rasulullah (sav) ile birlikte Necd tarafına doğru gazaya gittim. Düşmanın hizasına geldik. Onlara karşı saf düzenine geçtik.
Bize Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zuhrî, ona Sinan ve Ebu Seleme, onlara da Cabir, kendisinin Hz. Peygamber (sav) ile birlikte Necid tarafına gazaya gittiğini söylemiştir.
Bize Muhammed b. Yusuf, ona Süfyân, ona Amr b. Yahya el-Mâzinî, ona babası (Yahya b. Umâre), ona da Ebu Saîd el-Hudrî (ra) şöyle demiştir:
Yahudiler'den bir adam, yüzüne tokat atılmış bir halde Hz. Peygamber'e (sav) geldi ve “ey Muhammed, ashabından, Ensar'lı bir adam yüzüme tokat vurdu” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "onu çağırın" buyurdu. Hemen o adamı çağırdılar. Hz. Peygamber (sav) "bunun yüzüne neden tokat attın?" diye sordu. O sahabi de “ey Allah'ın Rasulü, ben, Yahudiler'in yanına uğramıştım. Bu adamın 'Hz. Musa'yı bütün insanlardan üstün kılan (Allah)'a yemin olsun' dediğini duydum. Sonra da 'Muhammed üzerine de mi?' dedim, tam o sırada beni bir öfke kapladı ve ona tokat attım' dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Peygamberler arasında beni daha hayırlı kılmayınız. Çünkü kıyamet günü insanlar cansız yere düşecekler. İlk ayılan ben olacağım. Bu sırada ben Musa'yı Arş'ın sütunlarından birine tutunmuş olarak görürüm. Bilemiyorum artık, acaba Musa benden önce mi ayıldı, yoksa Tûr'daki ilk bayılması ile mi hesaba çekildi."
Bize Müslim, ona Şu'be, ona Abdülmelik, ona Amr b. Hureys, ona da Zeyd'in rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Kem'e (çöl mantarı) kudret helvası türünden bir rızıktır. Suyu da göz ağrısına şifadır."
Bize Abdullah, ona Süleyman b. Abdurrahman ve Musa b. Harun, onlara Velid b. Müslim, ona Abdullah b. Alâ b. Zebr, Büsr b. Ubeydullah, ona Ebu İdris el-Havlânî, ona da Ebu Derdâ şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Bekir ve Ömer tartışırken Ebu Bekir Ömer'i sinirlendirmiş, Ömer de sinirli bir şekilde oradan ayrılmıştı. Sonra Ebu Bekir, Ömer'in peşinden giderek kendisini bağışlamasını istemiş, Ömer bağışlamamış hatta kapısını Ebu Bekir'in yüzüne kapatmıştı. Ebu Derdâ der ki: Bunun üzerine Ebu Bekir Rasulullah'ın (sav) yanına geldi. O sırada biz de oradaydık. Rasulullah (sav) "sizin bu arkadaşınız kendisini tehlikeli bir şeye atmış" dedi. Ebu Derdâ der ki: Ömer de Ebu Bekir'i affetmemesinden pişman olup geldi, selam vererek Hz. Peygamber'in yanına oturdu ve Rasulullah'a (sav) kendisiyle Ebu Bekir arasında olanları anlattı. Ebu Derdâ der ki: Rasulullah öfkelendi. Ebu Bekir de “ey Allah'ın Rasulü, vallahi bu konuda ben Ömer'den daha çok ileriye gittim” demeye başladı. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Şimdi sizler benim için arkadaşımı terk mi ediyorsunuz, şimdi sizler benim için arkadaşımı terk mi ediyorsunuz. Ben size 'ey insanlar ben sizlerin tamamına gönderilmiş Allah'ın elçisiyim' demiştim sizler 'yalan söylüyorsun' demiştiniz de Ebu Bekir ise 'doğru söylüyorsun' demişti."
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Ebân b. Yezid arasında inkıta vardır.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Muhammed b. Müslim arasında inkıta vardır.